Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1708
2025/216
13 Şubat 2025
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1708 - 2025/216
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1708
KARAR NO : 2025/216
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 18/09/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
NUMARASI : 2023/454 Esas -2024/540 Karar
DAVACILAR :KASAL KAUÇUK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla yapılan tahakkuk ve bu tahakkukun tahsili talebiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davacı vekili
Taraflar arasındaki kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla yapılan tahakkuk ve bu tahakkukun tahsili talebiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı Sedaş tarafından vekil eden aleyhine Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2018/35090, 2020/74126 ve 2019/140258 esas sayılı dosyalar ile takip başlatıldığını, şirket yetkilisi ...'ın da borçlandırıldığını, takiplerde toplam alacağın 163.765,00 TL olup takiplerin kaçak ve usulsüz elektrik kullanımı nedeniyle yapıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını ve 2015'te faaliyete son verdiğini, 14/07/2016 tarihinde aynı adreste ...'a ait ...'un faaliyete başladığını ve müvekkiline ait trafodan enerji ihtiyacını karşıladıklarını, kaçak elektrik tutanaklarının 24/12/2018, 09/10/2019, 31/12/2019 ve 22/04/2021 tarihlerinde tanzim edildiğini, borçların ... yetkilisine ait olduğunu beyan ederek; borçlu bulunmadıklarının tespitine ve Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2018/35090, 2020/74126 ve 2019/140258 sayılı dosyalarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Talebin iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, vekil edenin elektrik satışı ve abonelik yapmadığını, dağıtım lisansı kapsamında bölgesel elektrik dağıtımı yaptığını, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil teşkil ettiğini, tutanağa konu kaçak elektrik kullanılan adresin davacının ticaret sicil adresi olduğunu, davacı şirketin hala tüzel kişiliğe sahip olduğunu beyan ederek davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' davalı Sedaş çalışanları tarafından davacı şirketin ticaret sicil adresinde kaçak elektrik kullanımı tespit edildiği bu tespit hakkında kaçak kullanım tutanakları düzenlendiği, tutanakların davacı şirket hakkında tutulduğu ve düzenlenen tutanakların bir kısmında davacı şirket yetkilisinin bizzat imzasının bulunduğu, bir kısmında ise kullanım esnasında kimsenin bulunmaması nedeni ile imza bulunmadığı,her ne kadar davacı tarafından kaçak kullanımın diğer davalı ... tarafından yapıldığı iddia etmiş ise bu hususta vergi dairesi tarafından 2016 yılı Haziran ayında düzenlenen yoklama fişi dışında dosyaya yansıyan bir delilin olmadığı oysaki kaçak kullanım tespit tutanaklarının ise ilk olarak 14/11/2016 tarihinde başladığı bu tarihte davalı ...'ın kaçak kullanımın gerçekleştiği adreste çalıştığına dair bir delilin dosyada yer almadığı,davacı tarafından kaçak elektrik kullanımına ilişkin düzenlenen fatura miktarlarına karşı bir itirazının olmadığı, davacının açmış olduğu davada kötü niyet tazminatının yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı sedaş yönünden davanın reddine, davalı Sedaş ın kötü niyet tazminatı isteminin reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Mahkemenin gerekçeli kararında, davalılardan olan ... ve bu şirketin yetkilisi olan ...'a ilişkin pasif husumet yokluğu nedeniyle bu tarafa yönelttiği davayı reddettiğini, vekil edenin borçlu olarak göründüğü icra takiplerine dayanak olan husus ... adlı firmanın elektrik tüketimlerine ilişkin düzenlenen kaçak elektrik tutanaklar olduğunu, tutanakların tanzim ve düzenlenme tarihlerinde bahse konu adreste davalı ... faaliyet gösterdiğini, tutanakların tanzim edildiği tarihlerde davalı ...'un bahse konu adreste faaliyet gösterdiğinin sunulduğunu, davalı tarafın tanıklarının anlatımları da bu hususun doğruladığını, taraflarca tanzim edilen dava yalnızca alacaklı ve borçlu arasında var olan icra takiplerine ilişkin açılmamış olduğunu, işbu icra takiplerine sebep olan elektrik tüketimlerini yapan kurumun tespit edilmesi içinde açıldığını, davalı ...'un eklenmesinin sebebi bahse konu tüketimlerin yine bu firma tarafından yapılmasından kaynaklandığını, mahkemenin pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararı hatalı olduğunu, vekil eden firmanın yetkilisinin bahse konu tutanakları imza etmiş olmasına bahse konu tüketimleri vekil eden şirketin tükettiğini kanıtlamaya yetmeyeceğini, vekil eden ... davalı ...'ta sigortalı olarak çalışmış bir kişi olduğunu, ...'un her türlü iş ve işlemleriyle ilgilendiğini, o tarihte ...'ın davalı ... bünyesinde çalıştığı rahatlıkla anlaşılacağını, duruşmalı olarak yapılmasını, tehiri icra taleplerinin kabulünü, yerel mahkeme kararının istinaf edilerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Davacı yanın tamamen usul ekonomisine aykırı ve yargılama sürecini uzatmaya yönelik girişiminin reddinin gerekli olduğunu, davacının şirkete ilişkin tüm belgelerde imzası bulunurken ve bu şirketi kendisinin kurduğunu ve işlettiğinin açık iken sorumluluktan kurtulamadığını, istinaf başvurusunun reddinin gerekli olduğunu, davacı şirketin yetkilisi ... ile vekil eden davalı şirket yetkilisi ... ocak 2016'da tanışıp 25.08.2016 tarihinde evlendiğini, bu evlilik ...'ın, vekil eden adına şirket kurarak, kendi davacı şirketinin iflasını kurtarma amaçlı yapılan bir evlilik olduğunun anlaşıldığını, ve 2017'de tarafların evlilik birliğinin sona erdiğini, şirket evlilik tarihi sonrasında ve davacı tarafın, vekil edenin duygularını kullanarak adeta bir paravan şirket mahiyetindeki ...'u kurdurtmasından da açık olduğunu, vekil edenin ismi altında şirket açtırılsa da şirket adına faaliyet gösteren ve şirkete ilişkin sözleşmelerde ad ve imzası bulunan ve hatta ad ve imzasının altında adresi dahi şirketle aynı olan davacı şirket yetkilisi ...'ın bizzat kendisi olduğunu, davacı şirketin, vekil edene sadece ismen şirket kurdurarak belirtilen adreste kendi faaliyetlerini sürdüğü belgeler ile açık olduğunu, davacı şirket yetkilisinin, kendi şirketinin iflasından kurtulmak amaçlı evlilik birliği içerisinde davacı vekil eden şirket yetkilisine açtırmış olduğu şirkette sadece ticari sözleşmelerde imzası değil ticari senetlerde de imzası bulunduğunu, 10.01.2017 tarihli senette ... ve yetkili vekil eden ismi de bulunsa da senedin kefil bölümünde davacı şirket yetkilisi ... imzası bulunduğunu, davacı şirketin, davalı şirketin tüm çalışanlarını dahi kendisi işe aldığını ve maaşlarını davacı taraf yatırdığını, yerel mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmasından dolayı davacının istinaf başvurusunun reddini, yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
Davalı Sedaş vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Davacı istinaf başvurusunda, Sedaş çalışanlarınca davacı şirketin ticaret sicil adresinde kaçak elektrik kullanımlarının tespiti üzerine kaçak tutanaklarının düzenlendiği şeklinde değerlendirme yaptığını, davacı şirket yetkilisi ... davalı ...'ta sigortalı olarak çalıştığını, çalıştığı süre zarfında ...'un her türlü iş ve işlemleriyle ilgilendiğini, ...'ın davalı ... bünyesinde çalıştığının anlaşıldığını, gerekli delillerin dosyaya sunulduğunu, kaçak elektrik kullanımının davacı şirkete ait olamayacağı iddiaları ile mahkeme kararının hatalı olduğunu ve kaldırılmasının gerektiğini beyan ettiğini, ... nolu tesisata ilk kez davacı şirket tarafından elektrik bağlantısı talep edilmiş olduğunu, 24.07.2014 tarihinde davacı şirket adına abonelik tesis edildiğini, 16.04.2017 tarihinde abonelik sona erdiğini, davacı tarafından abone sözleşmesi yapılmaksızın elektrik kullanımına devam edildiğini, davacılar ile aynı ünvan ve soyada sahip diğer davalı ... ile davacı firma sahipleri ... ile Belgin Kasal'ın akraba olduğunu, ... adına böyle bir firma var ise de davacı şirket ile arasında bağlantı olduğunu, davacı şirketin aktif olduğuna dair ticaret sicil ve Mersis kayıtlarının davacı şirketin faaliyetinin sonlandırıldığı iddialarını yalanladığını ve davacı şirketin faaliyeti gerçekten sonlandırılmış olsaydı işbu davayı açamayacağı da sabit olduğunu, davacının haksız istinaf başvurusunun reddini, yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla yapılan tahakkuk ve bu tahakkukun tahsili talebiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar
Dava; kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla yapılan tahakkuk ve bu tahakkukun tahsili talebiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, diğer davalı Sedaş yönünden davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; davalı Sedaş tarafından müvekkili aleyhine Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2018/35090, 2020/74126 ve 2019/140258 esas sayılı dosyalar ile takip başlatıldığını, şirket yetkilisi ...'ın da borçlandırıldığını, takiplerde toplam alacağın 163.765,00 TL olup takiplerin kaçak ve usulsüz elektrik kullanımı nedeniyle yapıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını ve 2015'te faaliyete son verdiğini, 14/07/2016 tarihinde aynı adreste davalı ...'a ait ...'un faaliyete başladığını ve müvekkiline ait trafodan enerji ihtiyacını karşıladıklarını, kaçak elektrik tutanaklarının 24/12/2018, 09/10/2019, 31/12/2019 ve 22/04/2021 tarihlerinde tanzim edildiğini, borçların ... yetkilisine ait olduğunu beyan ederek ilgili takip dosyaları nedeniyle borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar; davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... yönünden yapılan incelemede; dava ve takip konusu icra takiplerinde davalı ...'ın alacaklı olarak yer almadığı ve adı geçen davalı tarafından davacı hakkında cebri icra tehdidinin bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile verilen usulden red kararı yerindedir.
Diğer davalı yönünden yapılan incelemede;
Kaçak elektrik tespit tutanaklarının, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK’nın 204/2. maddesinde hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3.HD, 21/10/2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K.) Diğer taraftan, davacının kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespit tutanağına dayanılarak yapılan tahakkuk ve icra takibinden borçlu olmadığının tespitine yönelik açılan davada, ispat yükü davalı şirkete aittir.
Somut davada; her ne kadar mahkemece kaçak tutanağının aksinin ispat yükünün davacıya ait olduğu gerekçesi doğru değil ise de; davalı Sedaş çalışanları tarafından davacı şirketin ticaret sicil adresinde kaçak elektrik kullanımı tespit edilerek 24/12/2018, 09/10/2019, 31/12/2019 ve 22/04/2021 tarihli tutanaklar düzenlendiği, ilgili tutanakların davacı şirket hakkında tutulduğu ve düzenlenen tutanakların bir kısmında davacı şirket yetkilisinin bizzat imzasının bulunduğu, mahkemece dinlenen tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere dava konusu kaçak adresindeki işyerinin davacı şirket yetkilisi ... tarafından bizzat işletildiği, dolayısıyla kaçak tüketiminin davacı şirket tarafından yapıldığının kabulü gerekeceğinden davalının kaçak kullanım iddiasını ispatlamış olduğu, davacı tarafından kaçak elektrik kullanımına ilişkin düzenlenen fatura miktarlarına karşı da bir itirazının olmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine dair mahkemece verilen karar sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararı yerinde görüldüğünden, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gerekli 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,(harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca KESİN olarak karar verildi. 13/02/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.