mahkeme 2023/1755 E. 2023/1781 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1755
2023/1781
28 Aralık 2023
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1755
KARAR NO : 2023/1781
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 18/09/2023
ARA KARAR TARİHİ : 12/10/2023
NUMARASI : 2023/502 Esas
DAVACI :HAKİKİ CANDANLAR İNŞAAT TAAHHÜT HAFRİYAT NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI :SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
TALEP :İhtiyati tedbir talebinin reddi kararına itiraz
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/502 Esas sayılı dosyasından verilen 12/10/2023 tarihli ara karara karşı davacı tarafça istinaf talebinde bulunulması üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili 05/10/2023 tarihli dilekçesinde özetle; mahkemece 20/09/2023 tarihli ara kararda özetle %15 oranında teminat karşılığı tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, teminat bedelinin süresi içerisinde dosyaya yatırıldığını, dava konusu Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2020/901 Esas sayılı dosyasında davacıya ait araçta yakalama kararı çıkartıldığı ve üzerine kayıtlı taşınmaz için satış işlemlerine başlanıldığını, davacının hak kaybına uğramaması için ivedilikle icra dosyasının tedbiren durdurulması gerektiğini, tedbir istenilen hakkın konusunun acilen korunması gereken bir durumda olması halinde her aşamada tedbir talep edilmesi ve tedbir kararı verilmesi mümkün olduğundan sayın mahkemeden teminatın zaten yatırılmış olması göz önünde bulundurularak yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ivedilikle icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep etmiştir.
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/10/2023 tarihli ara kararı ile; açılan davanın icra takibinde sonra açılan menfi tespit davası olması, 2004 sayılı yasanın 72/3 . Maddesi dikkate alınarak 20/09/2023 tarihli ara kararın alındığı anlaşılmakla takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Ara karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davamızda haklılıkları yaklaşık olarak ispat edildiğinden ve icra dosyasında satış-yakalama-muhafaza işlemleri bulunduğundan müvekkilinin hak kaybına uğramaması açısından tedbir kararı alınması gerekirken mahkemece taleplerinin reddedildiğini, dava konusu Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2020/901 Esas sayılı dosyasında müvekkiline ait araçta yakalama kararı çıkartıldığını ve üzerine kayıtlı taşınmaz için satış işlemlerine başlanılmış olup müvekkilinin hak kaybına uğramaması için ivedilikle icra dosyasının tedbiren durdurulması gerektiğini, tedbir istenilen hakkın konusunun acilen korunması gereken bir durumda olması halinde her aşamada tedbir talep edilmesi ve tedbir kararı verilmesi mümkün olduğundan teminatını zaten yatırılmış olması ve haklılıklarının yaklaşık olarak ispatlanmış olması da göz önünde bulundurularak yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı, kararın eksik incelemeye ve/veya yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK m. 389'da "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
2004 sayılı İİK m. 72'de "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacagın yüzde on beşinden asagı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karsılamak ve alacagın yüzde onbesinden aşağı olmamak üzere gösterecegi teminat karsılıgında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece, davacının talebi üzerine %15 teminat karşılığında icra veznesine yatan paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde 20/09/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, ara kararın davacı vekiline 25/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu karara karşı davacı tarafın itirazda bulunmaksızın, 05/10/2023 tarihli talep dilekçesi ile, icra dosyasının durdurulması yönünde tedbir verilmesi için talepte bulunduğu, Mahkemenin 12/10/2023 tarihli ara kararı ile bu talebin istinafı kabil olmak üzere reddedildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, mahkemece 20/09/2023 tarihli ihtiyati tedbir isteminin kabulü ara kararına karşı davacı tarafça itiraz edilmediğinden sözkonusu ara karar kesinleşmiştir. Dolayısıyla mahkemenin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 12/10/2023 tarihli ikinci ara kararı artık HMK'nın 396. maddesinde açıklanan “durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması” na ilişkin bir karardır.
Maddede açıklandığı üzere, daha önce verilmiş olan kararda değişiklik yapılırsa, bu değişikliğe itiraza ilişkin olarak HMK.nun 394.maddesi 3. ve 4. fıkrası kıyas yoluyla uygulanmalıdır. Buna karşılık verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı da dikkate alınmalıdır. Nitekim, madde gerekçesindeki “İhtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır. Zira hal ve şartların değişmesi hukuki bir değerlendirmeden daha çok, maddi şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde bir çok kez hal ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması yada talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır.” açıklaması da bu karara karşı kanun yolunun öngörülmediğini göstermektedir.
Açıklanan sebeplerle; davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ilk ara kararı süresinde istinaf etmediğinden mahkemece ikinci defa ihtiyati tedbir isteminin reddi ara kararı HMK.nun 396. maddesinde açıklanan “durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması” na ilişkin karar olup istinafı kabil bir karar olmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL maktu istinaf harcının talebi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.