mahkeme 2023/1716 E. 2023/1791 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1716
2023/1791
28 Aralık 2023
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1716
KARAR NO : 2023/1791
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 09/10/2020
KARAR TARİHİ : 05/10/2023
NUMARASI : 2020/464 Esas - 2023/516 Karar
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın iptali
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davacı vekili
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil davalıya yapılan işlerin bedeline karşılık 18.12.2019 tarihinde 76.700,00 TL iş bedeli faturası kestiği, davalı da 26.12.2019 tarihinde 80.418,18 TL'lik fatura ile yaptığı işleri fatuaralandırdığının, ancak davalının düzenlediği bu fatura bedeli anlaşmaya aykırı bedeller içerdiğinden müvekkilde 07.01.2020 tarihinde 27.730,00 TL'lik iade faturası kestiğinin,alacaklar karşılıklı mashup dildikten sonra müvekkilin toplamda 24.011,82 TL alacağı kaldığının.bu bedel ödenmeyince müvekkilde Kocaeli 8.İcra Müdi ün 2020/5844 sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğinin,bu nedenlerle itiraz iptali ile takibin devamına davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin vermiş olduğu teklifin fahiş olduğu tespit edildiği,imalat süreci devam işi davacı taraf Teknik/bilgi eksikliğinden dolayı yapamayınca müvekkil kendi bünyesinde istihdam ettiği mühendisin imalat süreci tamamlanabils,n diye yaklaık olarak 1 ay monte izörü olarak davacı şirkete gönderdiği ve birfiil davacı şirketin görevini kendisi yerine getirmiş gibi gösterdiği, davacının proje süreci boyunca işten çekilmesi akabinde müvekkile fahiş faturayı keşide ettiği,müvekkile süpervizörlük için hak ettiği ücretin öödenmediği,müvekkile atfedilecek bir borç bulunmadığından davanın reddine ve 9020 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini arz ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; " ...Dinlenen tanık beyanlarından da davalı tarafından istihdam edilen ...'in lazer kesimlerinin kontrolü ve montajın ilerlemesi için 1 ay boyunca süpervizörlük hizmeti verdiği anlaşılmıştır. Bilirkişi montajın yapılarak devreye alınması ve çalışır hale getirilmesi için 30 gün sürebileceği bu süre içeresinde süpervizörlük hizmeti verilmeden montajın yapılamayacağını ve yapılan işin büyüklüğü ve süresi dikkate alındığında 21.000,00-TL süpervizörlük hizmet bedelinin kadrı maruf olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Esasında davacı taraf süpervizörlük hizmetini inkar etmemekle birlikte projenin tam ve imalata uygun olarak teslim edilmediğini bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itiraz dilekçesinde ileri sürmüştür. Bilirkişi raporunda açıkça konveyör ve platformun çok teferruatlı ve komplike bir makine olması nedeniyle süpervizörlük hizmeti verilmeden tamamlanmasının mümkün olmadığı açıkça belirtildiğinden süpervizörlük hizmetinin verilmesinin sebebinin projedeki bir eksiklikten kaynaklanmadığı makinenin teferruatlı ve komplike bir makine olmasından kaynaklandığı yönünde mahkememizde tam bir kanaat hasıl olduğundan davacı şirketin süpervizörülük hizmet bedeli için kesilen alacak kalemine istinaden iade faturası düzenlemesi haksız bulunmuştur. Davalı tarafından süpervizörlük hizmeti verildiği ve bu hizmet karşılığında talep edilen ücretin kadrı maruf olduğu anlaşıldığından bu durumda her iki tarafın ticari defter ve belgeleri tekrar karşılaştırıldığında davalının borçlu olmadığı anlaşılmış olup davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili Caner Makine İmalat Sanayi İnşaat Taahhüt Mühendislik Ticaret Limited Şirketi, davalı ...’ya, yapılan işlerin bedeline karşılık, 76.700,00 TL iş bedeli faturası kesildiğini, davalının da 80.418,18 TL’lik fatura ile yaptığı işleri faturalandırdığını, bu fatura bedeli yapılan anlaşmaya aykırı bedeller içerdiğinden dolayı müvekkil tarafından davalı tarafa 27.730,00 TL iade faturası kesildiğini, bu şekilde karşılıklı alacaklar mahsup edildikten sonra müvekkilin toplamda 24.011,82 TL alacağı kaldığını, bu bedel ödenmeyince alacağı tahsil etmek için Kocaeli 8. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2020/5844 numaralı dosyası ile icra takibi yapıldığını, Bu takibe davalı taraf borcu olmadığı iddiası ile itiraz ettiğini. bu nedenle bu haksız itirazın kaldırılarak takibin devamına ve haksız itiraz nedeniyle İ.İ.K. uyarınca davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ederek açtıkları davanın mahkemece reddedildiğini, anlaşmazlık konusu olan bu faturaya davalı Gestamp Fikstür Nakliyesi olarak 3.000,00.TL, Kütaş Konveyör Projesi Süpervizörlüğü bedeli olarak da 21.000,00.TL ( artı KDV bedeli ) olarak iki kalem eklediğini. oysa taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı gibi, davalının kendi hatasını müvekkil firmaya fatura etmesinin kabul edilmediğini, bu kalemlerin anlaşmaya aykırı olarak talep edildiği belirtilerek 27.730,00.TL( KDV dahil ) iade faturası noter kanalı ile davalıya yollandığını, Süpervizörlük bedeli olarak talep edilen bedel, tasarımların dağınık, usulüne, tekniğine uygun olarak yapılmaması nedeni ile projelerin davalının elemanları tarafından müvekkil firma çalışanlarına izah edilmesinin bedeli olarak açıklandığını. ancak 23.724,40.TL proje bedeline 21.000,00.TL düzeltme bedeli talep edilmesinin uygun olmadığı, kendi düzgün yapmadığı iş için müvekkilden proje bedeli kadar talepte bulunması nedeniyle anlaşmazlık meydana geldiğini, Mahkemece tayin edilen bilirkişi, projenin kapsamlı olması nedeniyle projenin çok teferruatlı ve komplike bir makine projesi olması nedeniyle montajının mutlaka teknik destek alınarak montajının ve teslim edilmesinin şart olduğunu iddia ederek, süpervizörlük hizmeti olmadan bu işin yapılamayacağı yönünde rapor verdiğini. İşin büyüklüğü nedeniyle de 21.000,00.TL + KDV hizmet bedelinin normal olduğunu belirterek rapor düzenlendiğini, oysa bu projenin düzenleme bedelinin 23.724,40.TL olduğunu, projenin eksiklikleri nedeniyle verilen süpervizörlük hizmetinin normal görülmesinin iş bilmezlik olduğunu, Mahkemenin bilirkişiden istediği projede eksiklik bulunup bulunmadığı iken bu şekilde düzenlenen raporun yeterli görülerek davamızın red edilmesinin kanuna ve usule aykırı olduğunu, Ayrıca 3.000,00.TL nakliye bedeline itirazının hiç değerlendirilmemiş olduğunu, bu nedenlerle öncelikle bilirkişi raporunu projeyi yeterince değerlendirmemesi, yapılan işin proje bedeli kadar açıklama bedeli talebinin uygun görülmesinin hangi gerekçeye dayandığının belirtilmemesi, nakliye faturasının değerlendirilmemiş olması nedeniyle verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, TBK, TTK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, itirazın iptâli davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya yapılan işlerin bedeline karşılık 18.12.2019 tarihinde 76.700,00 TL iş bedeli faturası kestiği, davalının da 26.12.2019 tarihinde 80.418,18 TL'lik fatura ile yaptığı işleri faturalandırdığını, ancak davalının düzenlediği bu fatura bedelinin anlaşmaya aykırı bedeller içerdiğinden müvekkilin 07.01.2020 tarihinde 27.730,00 TL'lik iade faturası kestiğini, alacaklar karşılıklı mahsup edildikten sonra müvekkilin toplamda 24.011,82 TL alacağı kaldığını beyanla sözkonusu alacağın tahsili için itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iade faturasına konu ettiği kalemlerin müvekkilin süpervizörlük için hak ettiği alacaklar olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (Yargıtay 15.H.D. 2016/4742 E, 2018/652 K sayılı ilamı)
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki iş ilişkisi kapsamında davacının düzenlediği 18.12.2019 tarihinde 76.700,00 TL iş bedeli faturası ve davalının düzenlediği 26.12.2019 tarihinde 80.418,18 TL'lik fatura tarafların defter ve kayıtlarında işli olduğu dosyaya sunulan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Buna karşılık davacı tarafça düzenlenen davalının düzenlediği 26.12.2019 tarihinde 80.418,18 TL'lik faturaya ilişkin 07.01.2020 tarihinde 27.730,00 TL'lik iade faturası davalı kayıtlarında yer almamaktadır. Bu durumda, davacı, davalının düzenlediği 26.12.2019 tarihinde 80.418,18 TL'lik faturayı defterlerine kaydetmekle sözkonusu fatura bedeli kesinleşmiş olup davacı tarafından anılan faturaya ilişkin iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Kaldı ki, mahkemece toplanan delillerden iade faturasına konu davalı tarafından süpervizörlük hizmeti verildiği de anlaşıldığından davalının iade faturası düzenlemesi de haksızdır.
Belirtilen nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen karar yerinde görüldüğünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 28/12/2023 tarihinde KESİN olarak karar verildi.
...
Başkan ...
¸e-imzalı
...
Üye ...
¸e-imzalı
...
Üye ...
¸e-imzalı
...
Katip ...
¸e-imzalı
¸Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca E-İMZA ile imzalanmıştır.¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.