mahkeme 2023/1469 E. 2024/259 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1469

Karar No

2024/259

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1469
KARAR NO : 2024/259
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 30/07/2019
KARAR TARİHİ : 14/09/2023
NUMARASI : 2019/326 Esas -2023/464 Karar

DAVACI : PROSİSTEM ELEKTRONİK SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -...

DAVALI : AYYILDIZ GAYRİMENKUL MİMARLIK İNŞAAT MÜTEAHHİTLİK MARKET SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davalı vekili

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
Vekil edeni şirket ile davalı şirket arasında 12/06/2017 tarihinde ses ve görüntü sahne ışık sistemleri yapılmasına ilişkin sözleşmenin imzalandığını, sözleşme doğrultusunda; 31.07.2018 tarihli ... seri nolu ... irsaliye nolu 23.295,09 TL tutarlı (KDV dahil ), 27.12.2017 tarihli ... seri nolu ... irsaliye nolu 189.649,13 TL tutarlı (KDV dahil ),
16.03.2018 tarihli ... seri nolu ... irsaliye nolu 12.859,76 TL tutarlı (KDV dahil ) faturaların düzenlendiğini, faturalarda belirtilen malların davalı şirkete teslim edildiğini,
davalı şirketin kısmi ödeme yaptığını, kalan kısım için sözleşme gereği ödeme edimini yerine getirmediği için bakiye alacak olan 159.090,39 TL'nin tahsili için Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/50769 Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalının borca itirazı nedeniyle durdurulan takibin devamı ile davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine faiz, dava masrafı ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
Vekil edenin yükleniciliğini üstlendiği Serdar Mahallesi Kültür Merkezi yapım işinde bir kısım işlerin yapımı için davacı taraf ile anlaştığını, müvekkili şirketin akdettiği tüm taşeron sözleşmelerinde hak ediş usulünün esas olduğu için yapılan iş neticesinde müvekkili şirkete hak ediş ödemesi yapıldıktan sonra taşeron firmaya ödeme yapıldığını, mevcut olayda da davacı tarafın tamamlandığı işe ilişkin hakediş ödemelerinin tümünün eksiksiz olarak ödendiğini, taşeron firmanın yaptığı işlemlere ilişkin olarak idarenin teslim edilen işlerde bir eksiklik tespit etmesi neticesinde, bu eksikliklerin taşeron tarafından tamamlandığını, yüklenici tarafından taşeron namına eksikliklerin tamamlanıp işin idareye teslim edildiğini, kesin kabulün gerçekleşmediği işlerde kesin hak edişinde söz konusu olmayacağını, davacı tarafın, defalarca yapılan görüşmeler sonucunda sahaya gelip işi teslim etmemesi nedeniyle işlerin eksik kısımlarının tamamlanması için bir başka firma ile anlaşmak zorunda kalındığını, söz konusu kamu ihalesi olduğundan ve geçici kabul teslim tarihleri belirli olduğundan herhangi bir taşeronun yüklendiği işleri tamamlamamış olmasının vekil eden şirket için ihale sahibi idare açısından büyük sorunların yaratılabildiğini, bu nedenlerle işleri tamamlamayan davacı firmanın yerine başka bir firmaya eksik işler yaptırıldığını, ödemelerin senet, çek ve banka havalesi ile yapıldığını, ilerleyen aşamalarda yapılan ödemelere ilişkin çek örnekleri, banka havale dekontları ile diğer ödeme belgelerini sunacaklarını, bu nedenle davanın reddine ve red olunan miktarın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''Davanın kabulüne, davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/50769 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 159.090,39 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine'' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Vekil eden şirket, esas olarak inşaat işi ile iştigal etmekte, ulusal çapta ihalelere girerek bir çok farklı bölgede faaliyet gösterdiğini, vekil edenin yükleniciliğini üstlendiği Serdar Mahallesi Kültür Merkezi yapım işinde; bir kısım işlerin yapımı için davacı taraf ile anlaşıldığını, vekil eden şirketin akdettiği tüm taşeron sözleşmelerinde hak ediş usulü esas olduğunu, vekil eden şirkete hak ediş ödemesi yapıldıktan sonra taşeron firmaya ödeme yapıldığını, davacı tarafın tamamladığı işe ilişkin hak ettiği ödemelerin tümü eksiksiz olarak kendilerine yapıldığını, taşeron firmanın yaptığı işlemlere ilişkin olarak idarenin teslim edilen işlerde bir eksiklik tespit etmesi neticesinde, bu eksikliklerin taşeron tarafından tamamlanması, bu mümkün değil ise yüklenici tarafından ivedilikle taşeron namına eksikliklerin tamamlanıp işin idareye teslim edilmesi gerektiğini, kesin kabulün gerçekleşmediği işlerde kesin hak ediş de söz konusu olamadığını, vekil eden şirket de davacı tarafın eksik ifada bulunması, defalarca yapılan görüşmeler sonucunda sahaya gelip işi teslim etmemesi neticesinde; yüklendikleri işlerin eksik kısımlarının tamamlanması için bir başka firma ile anlaşmak zorunda kaldığını, mahkemece asıl alacağın likit olduğundan bahisle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de bu hususun da tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, icra inkar tazminatının da usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatinde olduğunu, davacı yan işlerini eksik teslim etmiş olmakla tüm hak edişleri ödenmiş olup iddiaları haksız ve mesnetsizken davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan işbu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Yerel Mahkemenin gerekçeli kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının, Yerel Mahkemede açmış olduğu işbu davanın konusu " Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/ 50769 Esas sayılı icra takibine itirazın iptaline'' ilişkin olduğunu, vekil eden şirket tarafından, dava safahatında sunulan delillerin ve yerel Mahkeme tarafından yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde icra takibine dayanak teşkil eden faturaya ilişkin alacaklı olduğu ispat ve tespit edildiğini, davalının önce vekil eden fatura konusu alacağa dayanak olan taraflar arasındaki sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, daha sonra eksik hizmet verdiğini beyan ettiğini, Yerel Mahkeme tarafından mahalde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde davalının bu iddialarının asılsız olduğu tespit edildiğini, davalı bunun üzerine bu defa hizmeti 3. Kişiden aldığını iddia etmiş ve buna ilişkin dosyaya 3. Kişilere ait davalıya kesilmiş faturaları yerel Mahkeme dosyasına ibraz ettiğini, bir takım çek ve senetler ibraz ederek fatura alacağını ödediklerini iddia ettiğini, Yerel Mahkeme tarafından davalının bu itirazı da vekil eden şirketin yetkililerinin imzaları Adli Tıp Kurumu tarafından incelendiğini ve verilen rapo ile iş bu imzaların da vekil edene ait olmadığını, davalının elinde vekil eden şirket yetkilisinin sahte imzası ve kaşesi ile tedavüle çıkartılmış olan çekler olduğu tespit edildiğini, vekil edene bu çeklerin teslim edildiğine dair bordro veya çek/senetlere ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin hiçbir belge ibraz edilmediğini, davalı tarafından her celse yeni bir iddia, sahte belgeler ibraz edilerek iş bu dava 2019 yılından bu yana kötüniyetli olarak uzatıldığını, davalının beyan ve iddiaları birbiri ile çeliştiğini, davalının açıkça kötüniyetli olduğunu ortaya koyduğunu, davalı vekilinin tüm istinaf iddiaları varsayım üzerine olduğunu, davalının taleplerinin reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK

3. Değerlendirme
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Davacı; yanlar arasında ses ve görüntü sahne ışık sistemleri yapımına ilişkin 12/06/2017 tarihli sözleşme bulunduğunu, sözleşme kapsamında edimlerini tamamlamasına ve teslim etmesine rağmen davalının 31.07.2018 tarihli 23.295,09 TL tutarlı, 27.12.2017 tarihli 189.649,13 TL tutarlı, 16.03.2018 tarihli 12.859,76 TL tutarlı faturaların bakiye bedeli ödemediğini, bakiye alacak olan 159.090,39 TL'nin tahsili için davalı şirket aleyhine Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/50769 esas sayılı dosyası ile başlatılmış olan icra takibine karşı davalı şirketin haksız olarak itiraz ettiklerini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; taşeron firmanın yaptığı işlemlere ilişkin olarak idarenin teslim edilen işlerde bir eksiklik tespit etmesi neticesinde, bu eksikliklerin taşeron tarafından tamamlandığını, yüklenici tarafından taşeron namına eksikliklerin tamamlanıp işin idareye teslim edildiğini, davacının tamamladığı işlere ilişkin hak ettiği ödemelerin noksansız şekilde ödendiğini, ödemelerin senet, çek ve banka havalesi ile yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Taraflar arasında davalının yüklendiği İzmit Belediyesi Serdar Mah. Kültür Merkezi Yapım İşi projesinde "Ses, Görüntü ve Sahne Işık Sistemleri yapım işinin" davacıya taşere edilmesine ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, davacı tarafça sözleşme kapsamında düzenlenen 31.07.2018 tarihli 23.295,09 TL tutarlı, 27.12.2017 tarihli 189.649,13 TL tutarlı, 16.03.2018 tarihli 12.859,76 TL tutarlı fatura bedellerinin tahsili amacıyla eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmal etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Eksik işlerle ilgili teslim alınırken itirazi kayıt ileri sürmeye ve ihbarda bulunmaya gerek yoktur. Zamanaşımı süresi içinde işin eksik yapıldığı iş sahibince ileri sürülebilir.
Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi hükmünde bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmazsa faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinde içerikleri kesinleştiğinden işin eksiksiz teslim alındığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirilmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde, iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K sayılı kararı)
Ayrıca, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmesi yapıldıktan sonra işin yüklenici tarafından yapıldığı ve tamamlandığı karine olarak kabul edilmelidir. Ancak bunun aksini iddia eden ispat etmelidir. Bir başka anlatımla iş sahibi eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Taraflar arasında davalı şirketin taahhüdünde yapılan İzmit Belediyesi Serdar Mah. Kültür Merkezi Projesinde imalat ve montajı yapılacak "Ses, Görüntü ve Sahne Işık Sistemlerine" ait malzemelerin temini, irsaliye karşılığı işverenin yükümlülüğünde olan şantiyeye teslimi, montaj aşamasında gerekli mühendislik hizmetlerinin verilmesi, montajdan sonra ve geçici kabul işlemleri sırasında ihtiyaç duyulan eğitimlerin verilmesi ve çalışır durumda teslim edilmesi konulu taraflar arasında 12/06/2017 tarihli sözleşme akdediliği, sözleşme bedelinin 174.276,70 TL+KDV olmak üzere 205.646,50 TL olarak belirlendiği, ödemenin malzeme tesliminde % 50'sinin çekle, kalan %50'sinin işin tesliminde çekle ödeneceği, işin süresinin 60 gün olarak kararlaştırılmıştır.
Davacı yüklenicinin sözleşmede belirtildiği şekilde ürünleri sevk irsaliyesi ile şantiyeye göndererek işverene teslim ettiği, teslim edildiğine dair tanzim edilen tutanakların taraflarca imza altına alındığı, davacı tarafından sevk irsaliyelerinde belirtilen malzemeler karşılığı davalı adına fatura tanzim edildiği, davaya konu ürünlerin teslim edildiğine dair tanzim edilen 06/08/2018 ve 14/09/2018 tarihli formların içeriklerinde; sistemin çalışır durumda olduğu, çalışır durumda olan ses, ışık ve görüntü sistemlerine ait eğitimlerin verildiği, İzmit Belediyeci geçici kabule geldikleri zaman sistemin eğitimi tekrar verildiği, binayı, davalı işverene ihale yolu ile yaptıran İzmit Belediyesinin yapı denetim görevlileri tarafından yapılan geçici kabul ve kesin kabul işlemleri sırasında davaya konu ses, ışık ve görüntü sistemlerine ilişkin her hangi bir eksik ve kusur tespit edilmediği, dolayısıyla nefaset kesintisinin yapılmadığı, ihale makamı tarafından davalı işveren adına tanzim edilen 11 adet ara hakediş ve 12 nolu kesin hesap sonucunda, davaya konu teşkil eden Düğün Salonu Ses Işık ve Görüntü tesisatı kapsamında işverenin taahhüdünde yapılan kablolama ve diğer alt yapı dahil yapılan imalat ve montajların gerçekleşme oranı %1 00 olduğu, ödemeye esas iş grubu pürsantaj oranı ise sözleşme ekinde yaklaşık maliyet hesabında belirtilen grup pürsantaj oranı (0,068395) ile aynı olduğu, bu iki madde kapsamında açıklanan tespitler dikkate alındığında teknik olarak davaya konu ses görüntü ve sahne ışık sistemlerine ait malzeme ve montajların tamamlanmış ve çalışır durumda teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar tacir olup tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre; davacı şirketin defter kayıtlarında, davaya konu düzenlenen 3 adet toplam (189.649,13+12.859,76+23.295,09=) 225.803,98 TL bedelli faturaların alacak olarak kayıtlı olduğu, davalı şirketin defter kayıtlarında, 2 adet toplam (189,649,30+12.859,76=) 202.509,06 TL bedelli faturaların defterinde borç olarak kayıtlı olduğu, sözleşme dışında yapılan işler için düzenlenen 23.295,09 TL bedelli faturanın davalının defterinde kayıtlı olmadığı, tarafların BS/BA bilgi formu beyanlarının da defter kayıtlarına göre yapıldığı, davacı şirketin defter kayıtlarına göre, 31.12.2019 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 159.090,39 TL alacaklı, davalı şirketin defter kayıtlarına göre ise 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete toplam 43.495,31 TL borçlu olarak göründüğü tespit edilmiştir.
Takibe konu iş bedeline ilişkin 27.12.2017 tarihli ... seri nolu ... irsaliye nolu 189.649,13 TL tutarlı, 16.03.2018 tarihli ... seri nolu ... irsaliye nolu 12.859,76 TL tutarlı faturaların davalı taraf TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturaları süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydettiği, fatura münderecatını aynen kabul ettiği ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatladığının kabulü gerekmiş olup, davalı taraf faturaların ticari deftere borç kaydederek fatura içeriğini kabul ettiği ve faturaların ve iş bedelinin kesinleşmiştir. Ayrıca, 31.07.2018 tarih A seri ... Nolu faturada belirtilen malzemeler olup sözleşme dışında yapılan işleri kapsadığı, buna ilişkin 26.07.2018 tarihli döviz tutarlı Proforma/ Teklif fatura ve e- mail üzerinden yapılan bilgilendirme ile proforma faturada belirtilen malzemeleri kapsayan ve olarak düzenlenen 31.07.2018 tarih A seri ... Nolu irsaliyeli faturanın bulunduğu, yerinde yapılan tespitle faturaya konu imalatın yapılarak teslim edildiği belirlenmiştir.
Davalı tarafça işin başkası tarafından yapıldığına ilişkin faturalar ve çeklerin davaya konu işle ilişkili olmaması ve yasal karine dikkate alındığında itibar edilmesi mümkün değildir. Davalı vekilinin ödeme iddiası değerlendirildiğinde ödemeye konu çeklerdeki imzaların davacılara ait olmadığın belirlenmesi sebebiyle ispatlanamadığı kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı tarafın sunduğu ödeme belgelerindeki imzanın davacı tarafa ait olmadığının anlaşılması üzerine yeni ödeme belgeleri sunduğu, sunulan belgelerin bir kısmının önceden denetlendiği anlaşılmakla ödemeyi ispat yükü kendisinde olan davalı sözleşmeden kaynaklı bakiye ödeme iddiasını yasal delillerle kanıtlanamamıştır. Bu belirlemelere göre; davacının davaya konu eser sözleşmesinden kaynaklı edimleri ile takibe konu edilen 23.295,09 TL bedelli faturaya konu ilave işleri eksiksiz olarak yerine getirdiği, yapılan kısmi ödemelerin mahsubundan sonra davacının KDV dahil 159.090,39 TL davalıdan bakiye alacağının kaldığı anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ayrıca, takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

VI.KARAR
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 tarih, 2019/326 E. 2023/464 K. sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 10.867,46-TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.717,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.150,46 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 09/02/2024 tarihinde KESİN olarak karar verildi.
*
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim