mahkeme 2023/1157 E. 2023/1786 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1157

Karar No

2023/1786

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1157
KARAR NO : 2023/1786
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 15/12/2020
KARAR TARİHİ : 25/05/2023
NUMARASI : 2020/811 Esas - 2023/544 Karar

DAVACI : ATAKSOY İNŞAAT TAAHHÜT TESİSAT MÜŞAVİRLİK MÜHENDİSLİK OTOMOTİV KİMYA TEMİZLİK TURİZM GIDA ÖZEL SAĞLIK MOBİLYA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. -... -...
VEKİLİ : Av. ... -...

DAVALI : ... - ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...

DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali

HÜKÜM : Kararın kaldırılması-Yeniden hüküm kurulması
İSTİNAF EDEN : Davacı vekili - Davalı vekili

Taraflar arasındaki itirazın iptali (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale edilen"Kocaeli GEnelindeki Park ve Bahçelerde Kullanılmak Üzere Kameriye Alımı" işini 6.228.400,00.-TL sözleşme bedeli ve 180 gün teslim süreli olarak aldığını, 11/07/2016 tarihinde başlanılan işin 23/02/2017 tarihinde bitirildiğini, davalı şirketin aldığı iş kapsamında teslimi yapılacak olan 1439 adet kameriyeden 60 adet altıgen kameriye ve 60 adet sekizgen kameriye haricindeki 1319 adet kameriyenin montajı için (işçilik ve bağlı işlemleri) davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözlü olarak anlaşma kurulduğunu, anlaşmanın kapsamının; 479 adet 200250262 cm ebatlarında Kameriyenin montajı, 480 adet 250250262 cm ebatlarında Kameriyenin montajı, 180 adet 200250262 cm ebatlarında Kameriyenin montajı 180 adet 250250262 cm ebatlarında Kameriyenin montajı şeklinde olduğunu; kameriye montaj işinin, kameriye zeminini oluşturan metal aksama ahşap oval dikmeleriri montajı, oturma, yaslanma ve masa kısmını oluşturan tahtaların civata ile metal aksama birleştirilmesi, çatının oval dikmelere birleştirilmesi işini kapsadığını, taraflar arasında ilk anlaşmanın bu şekilde (kameriye montajı) olduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından tanzim edilen faturaların yapılan işten doğan alacağın bir kısmına ait olduğunu ve bazı faturaların eser sözleşmesi kapsamında yapılan işin tesliminden sonraki tarihlerde olduğunun görüldüğünü, bu durumun sebebinin taraflar arasında 2011 yılından başlayıp 2017 yılına kadar devam eden ticari işbirliğinin mevcut olması olduğunu, işbu dava konusu "kameriye montajı ile imalat ve tadilat" işinden önceki tarihlerde de taraflar arasında aynı minvelde ticari ilişkiler kurulduğunu, davacı müvekkili şirketin işbu dava konusu alacağın doğumundan önceki tarihlerde başka işler sebebiyle doğan alacaklarının ödememiş bakiyelerini 2016 yılında ancak tahsil edebildiğini, davacı müvekkili şirketin, davalı şirket ile aralarında olan ticari işbirliğini bozmamak ve faturaların vergisel mahiyeti itibariyle hak kaybına uğramamak (henüz tahsil edemeyeceği bir alacak için KDV ve gelir vergisi ödeme yükümlülüğü altına girmemek) adına diyalog sağlayarak tahsilat yapabileceği kertede fatura tanzim etmek suretiyle alacağını tahsil etmeyi amaçladığını, bu kapsamda bir kısım alacaklarını tahsil edebildiğini, ancak daha sonraki süreçte davalı şirket tarafından ödeme yapılmaya yanaşılmaması üzerine fatura tanzim edilemediğini, bu sebeple hesap mutabakatı yapılmasının da mümkün olmadığını, hak ediş konusu alacağının tamamının ikili ilişkiler ile alınamayacağının anlaşılması üzerine alt yüklenici davacı müvekkili şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, başlatılan Gebze İcra Müdürlüğünün 2020/5829 Esas sayılı takibinde borçlu tarafça "borca itiraz" edildiğini ve takibin durduğunu beyanla; davalı borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın 941.521,21-TL üzerinden iptali ile 941.521,21-TL üzerinden icra takibinin devamına, haksız davalı borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili Armaplast Polyester Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin 1986 yılında kurulmuş ve 1990 yılından günümüze Gebze DOSB'da bulunan fabrikada üretim yapan sanayi firması olduğunu, davacı Ataksoy firmasının kamu kuruluşları ile ilgili işlerde firmalara komisyon karşılığı ticaret veya iş yapan firmaların işlerinde ekip-personel çalıştırıp iş takibi yapan aracı firma olduğunu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin Kocaeli genelindeki park ve yeşil alanlarda kullanılmak üzere kameriye alım işi ihalesinin 11.07.2016 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı Armaplast firmasına verildiğini, ihale ile alınan bu işe ait malzemelerin kısmen nihai mamul, kısmen yarı mamul olarak Gebze fabrikalarında ve dış atölyelerde hazırlandığını, bu işe ait malzemelerin belediyenin yönlendirdiği adreslere fabrikalarından nihai ve/veya yarı mamül olarak sevk edilip kameriye haline getirildiğini,Ataksoy firmasının ödemesi yapıldığı halde kameriye işi için 1 yıldır kesmediği 305 adet kameriye için faturasını kesmesinin istendiğini ve yapılan kesin hesap çalışmasına göre KDV dahil genel toplam tutardan kesilmeyen faturanın KDV'sinden kaynaklanan bakiye tutar olan 47.200 TL daha ödeme yapılarak keseceği faturaların da KDV sinin de ödenmiş olarak hesapların netleştirildiğini, Ataksoy'un bu görüşme sonrası kameriye işi için 305 adet kameriye faturasını kesmekten kaçındığını, sadece 47.200 TL tutarlı fatura kesmiş olduğunu, kesinleştirilmiş kameriye işi bakiye ödemesi olan 47.200 TL'nin hemen 27.03.2018 tarihinde Ataksoy firmasına ödendiğini, firmalarının yaptırmış olduğu işin ödemelerini yapmış olmasına rağmen davacı Ataksoy'un bakiye 305 adet kameriye için faturasını günümüze kadar kesmekten kaçındığını ve hala kesmemiş olduğunu, davalı Armaplast ile davacı Ataksoy arasında çalışmaların problemsiz devam ettiğini ve ortada sorun olmadığı dönemde kameriye işinin bitiminden 14 ay sonra 06.04.2018 tarihinde İSU Dilovası arıtma tesisinin 18 aylık işletme işi ihalesini davalı Armaplast firmalarının kazanmış olduğunu, bu işlerin de Ataksoy firması ile Armaplast şirketlerinin; Dilovası arıtma tesisi ile Kocaeli İSU merkezi arasında idari işlerin takibi, Dilovası arıtma tesisinin yapılabilecek işler / işlerin takibi ve yapılması konusunda; şirketlerine hizmet edeceği aylar için, aylık 5.300 TL + KDV bedelle anlaşılmış olduğunu, Ataksoy firmasının Dilovası arıtma işi için davalı Armaplast firmasına 9.4.2018 tarihinden 9.2.2019 tarihine kadar 10 aylık hizmet verdiğini kabul edildiğini bu tarihten sonra hizmetinin sonlandırıldığını ve telefonlara dahi cevap vermemiş olduğunu, yapılan ödeme toplamının 11 ay karşılığı olmasına rağmen 6 ay karşılığı fatura kesildiğini beyanla; kötü niyetli davacının davasının reddine, alacak likit olmadığından ve dava sonucunda varsa alacak miktarı belli olacağından %20 icra inkar tazminatı ödenmesi yolundaki taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; " ....taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, sözleşmenin "1319 adet kameriyenin montajı işi" olduğu, tanık beyanları ve hak ediş evrakına göre 1319 kameriyenin tamamının davacı yüklenici tarafından montajının yapıldığı, davacı tarafça düzenlenen faturaların 500 TL + KDV birim fiyatla düzenlendiği; ayrıca kameriye tahtalarının pahlanması, tahtalarına vida deliği açma, verniklenmesi, koruyucu yapışkan sürme, demir aksanlara vida deliği açılması, tahtalarının zımparalanması ve çatı imalatı yapılması (lambri çakılması, membran serilmesi kum silisli çatı örtüsü yapılması) işlerini içeren fatura düzenlenmediği; kameriye tahtalarının pahlanması, tahtalarına vida deliği açma, verniklenmesi, koruyucu yapışkan sürme, demir aksanlara vida deliği açılması, tahtalarının zımparalanması ve çatı imalatı yapılması (lambri çakılması, membran serilmesi kum silisli çatı örtüsü yapılması) işlerinin ilave iş niteliğinde olmadığı, iş bedelinin kameriye tahtalarının pahlanması, tahtalarına vida deliği açma, verniklenmesi, koruyucu yapışkan sürme, demir aksanlara vida deliği açılması, tahtalarının zımparalanması ve çatı imalatı yapılması ( lambri çakılması, membran serilmesi kum silisli çatı örtüsü yapılması) işleri dahil olmak üzere 500 TL + KDV birim fiyatla götürü bedel olarak taraflar arasında kesinleştiği; 1319 adet imalat ve 500 TL + KDV birim fiyata göre davacının bakiye 118.337,00.-TL alacağı bulunduğu, davacının 118.337,00.-TL asıl alacak bakımdan davasını ispat ettiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/5829 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 118.337,00.-TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı borçlu itirazında haksız olduğundan hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si olan 23.667,40.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacı alacaklının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış olduğunu, davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin, davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretini geçememesi gerekirken, toplam tazminat bedeline yakın miktarda vekalet ücreti hükmedilmesi yasaya ve hakkaniyete aykırı ve ilk derece mahkemesi hükmünün bu yönden kaldırılması gerektiğini, mahkeme tarafların sahtelik iddiası ile ilgili olarak hiçbir işlem yapmamış, toplaması gereken delilleri toplamadığını, bu durumda mahkemenin yapması gereken iş, sahteliği iddia edilen tüm belgelerin asıllarının davalı elinde olması nedeniyle belgelerin incelenmek üzere mahkemeye ibrazının istenmesi olduğunu, davalı hem belgelerin sahteliğini iddia etmiş hem de bu belgelerin vergi usul kanununa göre değerinin kalmaması sebebiyle imha edildiğini ileri sürerek mahkemeye ibrazdan imtina ettiğini, mahkeme ise bu deliller dava dilekçesinde değil de sonradan sunuluyormuş gibi değerlendirmiş ve 22.03.2023 tarihli ara karar evrakı ile bu talebimizi reddettiğini, bu duruma karşı ise tarafımızca TTK m.82'ye göre belgelerin saklama süresinin 10 yıl olduğu şeklinde itirazda bulunulmuş ise de mahkeme bu itirazı dikkate alarak yeni bir karar vermediğini, son olarak belirtmek gerekir ki dava dilekçemizin 12 sayılı delili olarak mahkemeye sunulan ve ticari vekil tarafından imzalandığı ileri sürülen bu irsaliyelerin hükme esas alınıp alınmadığına dair gerekçede bir açıklık olmadığını, Anayasa'da HMK'da yer alan mahkeme kararlarının gerekçeli olması ilkesi, taraflara hukuki dinlenilme hakkının tanındığını ve bu kapsamda dava süresince ileri sürülen hususların mahkemece dikkate alınıp alınmadığını görme ve gerektiğinde kanun yoluna başvurarak verilen kararın denetlenmesini sağlar. mahkeme bu delillere itibar edip etmediğini, etmiş ise hangi yönde kanaatine etki ettiğini gerekçesinde açıklamak zorunda olduğunu, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli diğer deliller de toplanmadığını, mahkeme hukuka aykırı olarak iddia ettiğimiz hususlarda delil toplamayı reddettiğini, ticari vekil sıfatının ispatı ile sözleşme içeriğinin ispatı birbirinden ayrı konular olduğunu, mahkeme sistematik bir yargılama yapmadığı için çözümlenmesi gereken ön sorun eser sözleşmesi ile ilgili uyuşmazlık içinde eritilmiş ve çözümlenmeden ortada bırakıldığını,
ilk raporu sunan teknik bilirkişi ...'ın red talebine ilişkin ara karar doğru olmadığını,
muhasebe bilirkişisi ticari defterleri değil, yardımcı defterleri incelediğini, defterlerin tamamı incelenmeden hüküm kurulduğu gibi, bizim delil olarak dayandığımız defter kısımları inceleme konusu yapılmadığını,
mahkeme karşı tarafın iddiasını takdiri deliller ile ispat edemez. HMK m.200 esasen davalı için uygulama alanı bulacağını, mahkeme hukuki altlama faaliyetinde ve ispat yükünün taraflara yüklenmesinde hataya düştüğünü, mevcut delil durumu itibariyle dahi davanın kabulüne karar verilmesi mümkün olduğunu, istinaf sebepleri ve mahkemenin kendiliğinden gözeteceği hususlar dikkate alınarak, kabul edilen ve reddedilen istinaf sebepleriyle ilgili olarak tarafımıza ve ilk derece mahkemesine yol göstermek üzere gerekçeli olarak;
istinaf istemimizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını,
yeniden yargılama yapılması halinde davanın kabulünü,
başvurunun haklı görülmesi hâlinde tehiri icra için verilmiş olan teminatın geri verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
söz konusu karar maddi gerçekler göz önünde bulundurulmadan verildiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesinin maddi gerçeklere ve hukuka aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında gerçekleşen süreç, ilk derece mahkemesi kararının haksızlığını ve hukuksuzluğunu ispatlar nitelikte olduğunu,
mali kayıt ve belgelerde, bilirkişi mali değerlendirmelerinde borçlu olan davacı olduğunu, hakedişlerin taraflarca kabul edilip edilmediği konusu bilirkişilerce incelenmiş, davacının talep ve beyanlarını doğrulayan belgeye rastlanmadığını, ilave işi yapılıp yapılmadığı konusu bilirkişilerce incelenmiş, davacı iddialarını ispatlayan belge olmadığı ortaya konulduğunu,
1319 adet mi 1180 adet mi ürün teslim edildiği konusu bilirkişilerce incelenmiş, davacının iddiasını ispata yarayan belge olmadığı ortaya konulduğunu, müvekkilim aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu, zira müvekkilimin itirazında haklıdır ve alacak iddiası likit bir alacağa dayanmadığını, yukarıda ve ilk derece mahkemesinde sözlü ve yazılı beyanlarımıza iştirakle; mahkemece re’sen dikkate alınacak sebeplerle;

tehiri icra ve duruşma taleplerimizin kabulüne karar verilerek;

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/811 E., 2023/544 K. sayılı, 25/05/2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; hak edişlerin taraflarca kabul edilip edilmediği konusu bilirkişilerce incelenmiş, davacının talep ve beyanlarını doğrulayan belgeye rastlanmadığını, ilave işi yapılıp yapılmadığı konusu bilirkişilerce incelenmiş, davacı iddialarını ispatlayan belge olmadığı ortaya konulduğunu, mahkemece davalı vekili olarak tarafımız lehine hükmedilen vekalet ücreti kanuna ve tarifeye uygun olup; davacının aksi yöndeki iddialarının kişisel ve taraflı yorumunun dışında herhangi bir somut dayanağının olmadığını, işin başında belirlenemeyen ve iş yapıldıkça görülen işçilik ve diğer giderlerinde değerlendirilmesi ile karşılıklı görüşme sonucu 22.08.2016 tarihinden 29.11.2016 tarihine kadar yapılan çalışmalar tecrübesinde parça başı 500 TL+KDV olarak Ataksoy firması ile fiyat tespiti yapıldığını, davacı ve yandaşları işin tamamını yapmamalarına rağmen hepsini yapmışlar gibi sahte hak edişler düzenlediklerini, haksız kazanç temin etmek için suç arkadaşlığı ve ortaklığı oluşturduklarını, davacı senet ile ispat edeceği, ya da yasal ticari kayıtları ile ispat edeceği iddialarını tanıkla ispat etmeye çalıştığını, çünkü ticari defter ve belgelerini usule uygun tutmadığını, elinde de müvekkil firmayı bağlayan hiç bir senet, belgenin olmadığını, yukarıda ve ilk derece mahkemesinde sözlü ve yazılı beyanlarımıza iştirakle, mahkemece re’sen dikkate alınacak sebeplerle;

tehiri icra ve duruşma taleplerimizin kabulüne karar verilerek;

davacı tarafın haksız, mesnetsiz, maddi gerçeğe aykırı ve kötüniyetli iddialarının nazara alınmayarak istinaf taleplerinin reddine,

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/811 E., 2023/544 K. sayılı, 25/05/2023 tarihli kararının İstinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda davanın reddine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, İİK

3. Değerlendirme ve karar
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; davalı şirketin dava dışı idareden aldığı iş kapsamında teslimi yapılacak olan 1439 adet kameriyeden 60 adet altıgen kameriye ve 60 adet sekizgen kameriye haricindeki 1319 adet kameriyenin montajı için (işçilik ve bağlı işlemleri) davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözlü olarak anlaşma kurulduğunu, herbir montaj işi için 500,00.-TL+KDV birim fiyat üzerinden anlaşıldığını, işin devamı sırasında montaj işleminin devam ettiği sahaya gelen montaja elverişsiz haldeki kameriye tahtalarına işlem uygulanması ve montaja elverişli hale getirilmesinin davalı şirketin talebi ile davacı müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bu kapsamda “montaj işinin haricinde imalat işi”nin de davacı müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ayrıca, işveren idare kabul komisyonu tarafından “montaj alanına davalı şirket tarafından getirilen malzemelerdeki eksiklik/ayıp” tespiti sebebiyle montaj ve imalat işinin haricinde tadilat işinin de müvekkili şirket tarafından yapıldığını, 1319 adet kameriyenin montajı bedelinin 500,00.-TL+KDV birim fiyat üzerinden 659.500 TL+KDV olduğunu, montaj işi haricindeki ilave işlerin bedelinin de dosyaya sundukları hakediş raporu ve uzman mütalaasında belirlendiği üzere 614.009,50 TL+KDV olduğunu, toplam hakedişin 1.273.509,50.-TL+KDV olmak üzere toplam 1.502.741,21 TL olduğunu, müvekkili tarafından toplamda 875 adet kameriyenin montajına ilişkin davalı adına 7 adet fatura kesildiğini, 7 adet adet fatura bedelinin 500,00.-TL+KDV birim fiyat KDV dahil 516.250 TL olduğunu, ayrıca montaj işi haricindeki ilave işlere ilişkin davalı adına KDV dâhil 25.016,00-TL bedelli ve 12.508,00-TL bedelli 2 adet fatura kesildiğini, böylece davalı adına kesilen 9 adet fatura bedeli toplamının 553.774,00-TL olduğunu, faturalandırılmayan alacak bedelinin 948.967.21-TL olduğunu, faturalandırılan 553.774,00-TL nin ve faturalandırılmayan alacaktan da 7.446,00-TL olmak üzere toplamda 561.220 TL nin davalı tarafından müvekkile ödenmesine rağmen bakiye 941.521,21-TL nin müvekkile ödenmemesi nedeniyle bu miktar yönünden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının, müvekkilin dava dışı idareden almış olduğu işin alt yüklenicisi olmadığını, parça başı 500 TL + KDV olarak davalı firma ile fiyat tespiti yapıldığını, tespit edilen yarı mamullerin kameriye nihai ürüne çevirme işçiliği işi 500 TL + KDV fiyat olarak davalı firmanın kestiği tüm faturalarda gözüken fiyat olup geçerli olduğunu, tespit olan (500 TL + KDV'lik) bu fiyatın değişimini sağlayacak hiçbir ek ilave iş olmadığını, davalının gerçekleştirdiği işin toplamda 1180 adet kameriye montajından ibaret olduğunu, kameriye işi için davacıya toplamda 695.853 TL ödeme yapıldığını, davacının öne sürdüğü tadilat işleri, imalat işleri, metale ve ahşaba delik açma, köşeleri pahlama, zımparalama, vernikleme, ahşap doğal çatlakların tamiri, çatlamaya karşı koruyucu yapışkan sürme, çatıların yapılması, örtülerin serilmesi ve parçaların birbirlerine cıvata ile birleştirilmesi ile idare tarafından teknik şartnamesine göre teslimini gerektiren tüm uygulamaların işçilik işlerinin davacı uhdesinde olduğunu ve bu işlerin karşılığı bedelin parça başı 500 TL + KDV olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Dosya kapsamına göre; davalının dava dışı idareden "Kocaeli GEnelindeki Park ve Bahçelerde Kullanılmak Üzere Kameriye Alımı" işini 6.228.400,00.-TL sözleşme bedeli ve 180 gün teslim süreli olarak aldığı, bu işin bir kısmının davacıya yaptırılmasına ilişkin taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ihtilafsızdır. Uyuşmazlık, davacı tarafından gerçekleştirilen kameriye imalatının 1319 adet mi yoksa 1180 adet mi olduğu ve sözleşmenin kapsamının belirlenmesiyle davacının ilave iş alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktalarındadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini ve bedele hak kazanıldığını ispat yükleniciye, bedelin ödediğini kanıtlama yükü iş sahibine aittir. Öte yandan, sözleşmenin fesh edilmemiş olması ve hukuken ayakta bulunması halinde kural, gerçekleştirilen imalâtı yüklenicinin yapmış olmasıdır. Bunun aksini süren iş sahibi, yüklenicinin işi eksik bıraktığı ve eksikliği kendisinin giderdiğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Yapılan imalatların sözleşme kapsamı dışında ve birim fiyat tariflerindeki fiyatlara dahil olmamaları halinde ise bu imalâtlar halen davalı tarafından kullanılmakta olduğu dikkate alındığında davalı iş sahibinin yararına olduğunun kabulü ile sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 526 ve devamı maddeleri uyarınca yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla hesaplattırılarak yüklenici alacağına dahil edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, fatura düzenlenmesi vergi hukukunun ilgilendiren bir husus olup fatura düzenlenmemesi alacağın istenmesine engel değildir. Çünkü iş bedelinin talep edilebilmesi için fatura düzenlenmiş olma zorunluluğu yoktur.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut dosya ele alındığında; davalının dava dışı idareden aldığı işin bir kısmının davacıya yaptırılmasına ilişkin taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, davacı tarafından toplamda 875 adet kameriyenin montajına ilişkin davalı adına “malzemeli kameriye temini ve montaj işi” açıklamasıyla 500,00.-TL+KDV adet birim fiyatıyla 7 adet fatura kesildiği, 7 adet fatura bedelinin 500,00.-TL+KDV birim fiyat KDV dahil 516.250 TL olduğu, ayrıca davalı adına “işçilik dahil muhtelif tadilat işleri” açıklamasıyla KDV dâhil 25.016,00-TL bedelli ve 12.508,00-TL bedelli 2 adet fatura kesildiğini, davalı adına kesilen 9 adet fatura bedeli toplamının 553.774,00-TL olduğunu, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre davacı tarafından düzenlenen toplamda 9 adet 553.774,00-TL bedelli faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin toplamının 659.873 TL olduğu, düzenlenen teknik bilirkişi raporlarına göre, yapılan işlerin sözleşme şartlarına uygun olarak yapıldığı ve dava dışı idarece işin kabulünün yapılarak imalatların teslim alındığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece toplanan delillere, dinlenen tanık beyanlarına göre; davacı tarafından 1319 adet kameriyenin montajı işinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflarca her bir kameriye için 500,00.-TL+KDV adet birim fiyatı kararlaştırıldığından davacının kararlaştırılan sözleşme fiyatıyla 1319 adet kameriye için toplamda KDV dahil 778.210 TL bedele hak kazandığının kabulü gerekmektedir. Nitekim mahkemenin de kabulü bu yöndedir. Buna karşılık, mahkemece, kameriye tahtalarının pahlanması, tahtalarına vida deliği açma, verniklenmesi, koruyucu yapışkan sürme, demir aksanlara vida deliği açılması, tahtalarının zımparalanması ve çatı imalatı yapılması (lambri çakılması, membran serilmesi kum silisli çatı örtüsü yapılması) işlerini içeren fatura düzenlenmediği, kameriye tahtalarının pahlanması, tahtalarına vida deliği açma, verniklenmesi, koruyucu yapışkan sürme, demir aksanlara vida deliği açılması, tahtalarının zımparalanması, çatı imalatı yapılması (lambri çakılması, membran serilmesi kum silisli çatı örtüsü yapılması) ve tadilat işlerinin ilave iş niteliğinde olmadığı, bu işlerin 500 TL + KDV birim fiyata dahil olduğu değerlendirilmişse de, gerçekleştirilen imalat işlerine hak kazanılması için fatura düzenlenmesi zorunlu olmadığı gibi mahkemece aldırılan 14.10.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki teknik bilirkişi incelemesine göre bu işlerin montaj işinin kapsamı dışında ilave işler niteliğinde olduğu değerlendirmesi yapıldığı, yine, mahkemece başka heyetten aldırılan 10.3.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da sözkonusu işlerin ilave işler niteliğinde olduğu ve maliyetlerinin 500 TL + KDV birim fiyata dahil olmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan, davalı adına “işçilik dahil muhtelif tadilat işleri” açıklamasıyla KDV dâhil 25.016,00-TL bedelli ve 12.508,00-TL bedelli 2 adet fatura da davalı defterlerine işlenmiş, sözkonusu faturadaki imalat ve bedelin de montajdan ayrı bir kalem olduğu açıkça yazılı olup davalı tarafça sözkonusu faturalar bizzat defterlerine işlenmek suretiyle içerikleri kabul edilmiştir. Sözleşme kapsamının belirlenmesi ve sözleşme kapsamına dahil imalatlar ile sözleşme dışı imalatların tespiti teknik değerlendirme içeren hususlar olup ihtilaf halinde ayrımın yapılacak işin niteliğine göre o işlerde uzman teknik bilirkişilerce değerlendirilmelidir. Dolayısıyla, dava konusu olayda mahkemece aldırılan iki ayrı bilirkişi raporunda teknik bilirkişilerce ihtilaf konusu imalatların sözleşme dışı ilave işler olduğu tespit edildiğinden bu işlerin bedeli işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayici bedeli ile belirlenip davacı alacağına dahil edilmesi gerekeceğinden mahkemece aldırılan 10.3.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda bu işlerin bedeli KDV hariç 614.009,50 TL olarak tespit edildiğinden, piyasa rayicinde ayrıca kdv nin de bulunduğu gözetilerek bu bedele kdv eklenmesi gerekmeden bu alacağın da yüklenici alacağına dahil edilerek davacının toplamda 1.392.219,50 TL alacağı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu alacaktan davalı tarafından davacıya yapıldığı bilirkişi raporuyla tespit edilen ödemelerin toplamı 659.873 TL nin mahsubu neticesinde 732.346,50 TL yönünden davanın kısmen kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan; İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca takibe itiraz eden borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için itirazında tamamen haksız olması gerekir. Alacak likid değilse, varlığı ve miktarı yargılama yapılmasını ve bilirkişiden rapor alınmasını gerektiriyor ise borçlunun itirazında haksızlığından söz edilemez. Dava konusu alacak bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden ve bilirkişi raporu ile sonuca ulaşıldığından alacağın likid olduğu ve borçlunun takibe itirazında haksız bulunduğu kabul edilemez. Bu nedenle, mahkemece icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Diğer yandan, davacı alacaklının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair mahkeme kararı ise yerindedir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/05/2023 tarih 2020/811 E. 2023/544 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,
Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/5829 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 732.346,50 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Tarafların tazminat taleplerinin reddine,
Alınması gereken 50.026,59.-TL harcın peşin alınan 9.567,95.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 40.458,64-TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanun gereğince; kabul red oranına göre (0,78) 1.029,60.-TL'sinin davalıdan bakiyesinin davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,(harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
İlk Derece Mahkemesince arabuluculuk ücreti yönünden hesaplanan harç miktarı ile Dairemizce hesaplanan harç miktarının farklı olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davacı taraf adına düzenlenen 22/09/2023 tarih, 2023/536 nolu harç tahsil müzekkeresi ile yine davalı taraf adına düzenlenen 22/09/2023 tarih, 2023/535 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine,

Davacı tarafından yatırılan 9.567,95.-TL peşin harç ve 54,40.-TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 414,30.-TL tebligat ve müzekkere gideri ile 7.700,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 8.114,30.-TL yargılama giderinden; kabul ve ret oranına göre, 6.329,15.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 108.528,51.-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 33.376,21.TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf incelemesi bakımından;
Tarafların istinaf başvurusu kısmen kabul gördüğünden yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Taraflarca yapılan istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Kararın tebliği ve diğer işlemlerin dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 28/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

...
Başkan ...
¸e-imzalı
...
Üye ...
¸e-imzalı
...
Üye ...
¸e-imzalı
...
Katip ...
¸e-imzalı

¸Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca E-İMZA ile imzalanmıştır.¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim