mahkeme 2023/1088 E. 2023/1796 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1088

Karar No

2023/1796

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1088
KARAR NO : 2023/1796
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 29/04/2022
KARAR TARİHİ : 02/05/2023
NUMARASI : 2022/245 Esas -2023/259 Karar

DAVACI : JETBLUE KİMYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ...- ...

DAVALI : MEKSER YAPI İNŞAAT MÜHENDİSLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan edimin ayıplı ifası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davacı vekili

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan edimin ayıplı ifası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
Davacı adblue ürününü muhafaza edecek depo inşaası için davacı firma ile görüştüğünü, davalının 2 ayrı teklif mektubu üzerinde mutabakata varıldığı ve imzalandığı, 3 adet 203 m3 içi membran sıvı kaplı çelik depo, 1 adet 907 m3 içi sıvı membran kaplı çelik depo, 1 adet 544 m3 içi sıvı membran kaplı çelik depo için tarafların anlaştığı, anlaşma konusu tüm depoların bedelleri karşı tarafa ödendiği, depo inşa ve kurulum işlemleri davalı firma tarafından yapıldığı, depoların her biri ürünleri sızdırmaya başladığı, adblue ürünlerinin saklama koşullarına sahip olmaması nedeniyle depo yapımında kullanılan malzemelerin çözeltilerinin ürüne karıştığının tespit edildiği, taraflar arasında bu sorunun giderilmesi için 2 ayrı teklif mektubu imzalandığı, mevcut depoların dıştan takviyeli hale getirilmesi ve çatı yapım işi ile 682 m3 ve 933 m3 depoların sökülüp yerine 300 + 300 içi paslanmaz depo yapım işi için davacının davalıya ödeme yaptığı, üretilen depoların ihtiyacı karşılamaktan yetersiz olması üzerine ürünlerin sökümü ve yerine ihtiyacı karşılayabilecek ürünlerin üretimi ve montajı konusunda taraflar bir kez daha anlaştığı, karşılıklı imzalanan ve kabul edilen teklif mektupları gereği, anlaşma konusu bedellerin karşı tarafa ödendiği, depoların söküm, inşa ve kurulum işlemleri tamamen davalı firma tarafından bir kez daha yapıldığı, revize, söküm ve güçlendirme işlemlerine rağmen, ürünlerdeki sorunlar bitmediğini ve sorunların çözülmediği, davalı sürekli oyalayarak ürünlerdeki ayıbı gideremediği, davalı ilave tedbir ve maliyetler çıkarttığı, 03.07.2020 tarihinde Mekser Mühendislik firmasının paslanmazlık durumunu hala çözemediği, ilave maliyete ihtiyaç duyulduğu, maliyeti karşılamaları halinde bir kez daha inşa ve montaj işlemleri yapılacağı, tarafların aralarında mail ile tekrar çözüm aradıkları, ancak nihayetinde depoların hiç birinin kullanılabilir durumda olmadığını beyanla 5 adet deponun kullanılamaz durumda olması sebebiyle 5.000,00 TL (ıslahla 50.000,00 TL) tazminatın davalıdan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, depoların sökülmüş olması nedeniyle herhangi bir kusur tespitinin yapılmasının mümkün olmadığı, taleplerin belirsiz alacak şeklinde talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişkiyi karmaşık hale getirerek kendi yapmış olduğu hataları telafi etmeye çalıştığını, davacı firmanın depoları amacı dışında kullandığını, tespit dosyasında depoların içme suyuna uygun olup bu standart dışındaki sular için müşterilerin tedbir almaları gerektiği yönünde ifadeler bulunduğunu, bu raporda vekil edenin kusurunun olmayacağının açıkça tespit edildiğini, davacı firmanın sürekli bakım ve servis hizmeti almadığını, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı savunmaları ile davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''davanın reddine'' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
Kötü niyette çığır açan, kendisini sınırlayan bir norm olup olmadığı bilinmeyen davalı şirket yetkilisinin üretim tarihinden sonra “sonuç alınamayacağı bilinen tamirlerle” vekil edenin şirketi oyaladığı yazılı mail kayıtlarıyla dahi ispatlandığını, depoların adblue ürününe özel olarak dizayn ederek üretildiğinin yine mail kayıtları ile açıkça belgelendiği halde tazmin taleplerinin zamanaşımına uğradığı ve ayıp hükümlerinden yararlanılmasının mümkün olmadığı yönündeki değerlendirmenin de hukuken izahı mümkün olmadığını, davalı şirketin, üretimini ve montajını bizzat kendisi yaptığı ve adblue ürününe özel olarak dizayn ederek bu depoları ürettiğini, ürün bedelini de eksiksiz tahsil ettiğini, mühendislik hatası yapması nedeniyle ürünlerde oluşan ayıpları çözemediği, ayıpların ortadan kaldırılması için getirdiği çözümlerin yeterli olamadığı, sonuç alınamayacağı açık olan tamir, söküm, ilave revizelerle oyalanarak zamanaşımı itirazı için zemin hazırlandığı açıkça ortada olduğunu, vekil eden şirket ile davalı şirketin; adblue üretimi, satışı ve pazarlaması ile uğraşan ticaret şirketler olduğunu, husus davalı firmanın, aynı zamanda adblue ürünün üreticiliği ve dağıtıcılığına da üstlenmiş bir mühendislik firması olması gerektiğini, davalı şirketin, adblue ürünün kimyasal bileşimleri hakkında da yeterli düzeyde bilgisi ve tecrübesi bulunduğu, mühendislik hizmeti vererek üretim yaptığı ürünün ise sıradan su deposu olmadığı ihtilafsız bir konu olduğunu, her iki şirketin de iştigal sahası açıkça ortada olup, dava konusu depoların “Su Deposu” olarak inşa edildiği ve bu sebeple kullanılacağı iddiası kötü niyetin tanımı gibi olduğunu, her iki tarafın da su deposu olarak kullanabileceği ne bir ticari işi ne de iştigal sahaları bulunmadığını, tek amacı ticaretinin kesintiye uğramadan devamı olan şirketin, yasal hakkı olmasına rağmen davalı firmanın verdiği söz ve güvencelere itibar ederek yasal bir girişim başlatmadığını ve kısmi bir maliyete de katlanarak depoların revize edilerek ihtiyaca uygun inşa ve montajının yapılmasına onay dahi verdiğini, ayıbın ortaya çıkma süresi de 5 aylık bir sürede gerçekleşmiş olduğunu, bu ayıbın süresinde davalı şirkete ihbar edildiği ancak davalı firmanın ürünün kullanımını imkânsız kılan ayıpları ilave maliyetlerle çözmeye çalıştığını ve nihayetinde de bunu dahi başaramadığı açıkça ortada olduğunu, davanın reddine karar verilmesinde hukuken uyarlılık bulunmadığını, davalı şirket; üretimini ve montajını bizzat kendisi yaptığı ve ürün bedelini de eksiksiz tahsil ettiği ürünlerdeki ayıpları çözemediğini, ayıbın ortadan kaldırılması için getirdiği çözümlerde yeterli olmadığını ve yine depoların kullanılabilmesi için bulduğu çözümler içinse sürekli ilave ek maliyetler çıkararak bunlara vekil edenin katlanmasını beklediğini, vekil eden şirketin, ticaretinin aksamaması adına katlandığı tüm iyiniyetli yaklaşımlarına karşılık sonuç alınamayacağı açık olan tamir, söküm, ilave revizelerle oyalandığını ve ürünlerdeki ayıplar bir türlü giderilemediğini, yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka aykırılığını, davalı şirket yetkilisi ... tarafından vekil edene whatsapp üzerinden gönderilen 29.06.2021 tarihli mesajdaki ifadeler daha net bir şekilde gözler önüne serdiğini, vekil eden şirket, oldukça yüksek maliyetlere katlanarak, 5 ayrı depo inşa ve montaj bedelini ödediğini, ayıpların giderilmesi için ilave bedellere de katlanmış olmasına rağmen sözleşme konusu depolardan faydalanamadığını, Yerel mahkeme gözetiminde aldırılan bilirkişi raporunda depolardaki ayıbın gizli ayıp olduğu ve zararın bulunduğuna yönelik değerlendirme ve tespitlerin, gerekçesiz şekilde dikkate alınmadığını, davalının zamanaşımına uğratmak amacıyla sonuç alınamayacağını bildiği tamirler hesap edilmeksizin zamanaşımı değerlendirmesi yapıldığını ve işin mahiyeti tarafların sıfatı iş hacmi ve yazılı maillerdeki ikrarlar dikkate alınmaksızın su deposu değerlendirmesi yapılarak vekil edenin yasal hakları görmezden gelindiğini, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın daha önceki dava dilekçesinde, beyanlarında ve istinaf dilekçesinde de belirtmiş olduğu gibi adblue, üretimi, satışı, pazarlaması ve sair işleri yapan ticari bir firma olduğunu, yapmış olduğu sözleşmeler ile hangi ürünün yapımı yönünden anlaşma yaptığını ve kullanmış olduğu malzemelerin vasıf ve mahiyetini bilmesi gerekli olduğunu, dava safahatı içerisinde ki beyanlarında ayrıntılı olarak açıklama yapılmış olup aynı şeylerin yeniden tekrarlanmasının doğru olmadığını düşündüğünü, mahkemede vermiş olduğu karar da doğru tespitlerde bulunduğunu, dava dosyası içerisinde yapılmış olan bilirkişi incelemelerinde yapılmış olan depolara ait teklif mektuplarında su deposu olduğunu, içme suyu haricinde suların kullanılmaması gerektiği yönünde açıklama olduğu belirtildiğini, sunulan belgelerin davacı tarafından kazandırılmış olup teklif mektuplarından haberdar olmaması mümkün olmadığını, davacı tarafın tamamen bilgi sahibi olduğu ancak sanki kandırıldığı yönünde kanaat oluşturmaya çalışılması kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, Teklif mektupları ve kullanım esasları yazılı delil olup aksinin kararlaştırıldığının da aynı kuvvette yazılı bir delille ispat edilmesi gerektiği açık olduğunu, davacı tarafın talepleri ile yapılan iş birlikte değerlendirildiğinde talebin net olmadığı hangi depoya ait talepte bulunulduğunun anlaşılmadığı hem bilirkişi raporuna hemde sayın mahkemenin gerekçeli kararına yansıdığını, davacı tarafın yaptırmış olduğu tespitler ve talepler birbiriyle uyumlu olmadığını, esasen davacı tarafın yapmış olduğu açıklamalara da dikkat edilirse arabuluculuk görüşmelerine de konu edilmeyen su depoları hakkında da talepte bulunulduğu sonucuna varmak mümkün olduğunu, dava dilekçesinde de soyut şekilde talep belirtilmiş olup ayıbın giderilmesi, sözleşmeden dönme veya benzer nitelikte bir talepte anlaşılamadığını, davacı tarafın davasının reddinin gerektiği açık olduğunu, davacı taraf davasının haklılığını kendisi de inanmamakta belirsiz alacak talebini 50.000,00 TL ye yükselterek istinaf sınırına taleplerini çektiğini, davacı tarafın her ne kadar taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olsa da depo bedellerini tamamen istemekte olup ödemelere göre hesap edilebilir nitelikte olduğunu, kısmi davaya konu taleplerin belirsiz alacak olarak talep edilmesinin de doğru olmadığını, davacı tarafın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan edimin ayıplı ifası ve bu ayıbın giderilmesi için yapılan iş ve işlemlerin ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK

3. Değerlendirme
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan edimin ayıplı ifası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekillince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla ödevlidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır. Kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işinin ehli ve basiretli bir iş adamı olarak yükümlendiği imalâtı fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye, iş sahibinin amacına uygun tamamlayarak teslim etmek zorundadır. Yüklenici sözleşmesine uygun ayıpsız bir eser meydana getirmek ve bunu teslim etmekle yükümlüdür. TBK'nın 475/I maddesi uyarınca eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması durumunda iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Ayıbın bu derecede önemli olmaması halinde TBK'nın 475/II-III maddesi hükmünce ayıp oranında bedel indirimi veya aynı eserin ücretsiz onarılmasını ve onarım bedelinin ödenmesini isteme hakkına sahiptir. Her üç halde yüklenicinin kusurlu bulunması durumunda ayıp dışında gerçekleşen zararlar için de tazminat istenebilir. 6098 sayılı TBK’nın 475/II. fıkrasında eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu hükmü getirilmiştir. Burada talep edilebilecek olan TBK’nın 112. maddeleri gereğince istenebilecek bir tazminat olup, anılan maddelerde borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir. Eserdeki açık ve gizli ayıplar ortaya çıktığından bu tarihten itibaren makul sürede ayıp ihbarında bulunulması gerekir.
Somut dosyada, tarafların sırasıyla 06.11.2018 tarihli teklif mektubu kapsamında 3 adet çelik deponun inşasına dair kdv dâhil 200.000,00 TL bedelle, 1 adet çelik deponun inşasına dair kdv hariç 215.000,00 TL bedelle, 1 adet çelik deponun inşasına dair kdv hariç 135.000,00 TL bedelle sözleşme akdedildiği, sonrasında depoların revize edilmesi için mevcut bulunan 2 adet deponun dıştan takviyeli hale getirilmesi ve çatı yapım işi için KDV Dâhil 100.000,00 TL bedelli 18.06.2019 tarihli, yine 2 adet deponun sökülmesi ve yerine içi paslanmaz 2 adet depo yapım işi için KDV Dâhil 100.000,00 TL bedelli 13.08.2020 tarihli sözleşme akdedildiği, sözleşme bedellerinin ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, davalı şirket tarafından imalatı ve montajı yapılan 5 adet depo imalatlarının ayıplı çıktığı, tamiri mümkün olmayan iş ve işlemlerle zarara uğradığı ve depoların tamamının kullanılamaz durumda olduğu iddiasıyla uğranılan maddi zararın tazmini için eldeki davayı açmıştır. Dosyadaki teklif formlarından ve faturalardan sözleşme konusunun su deposu inşası olduğu, davacı tarafın teklif formlarından ve faturaların sıhhatine ilişkin itirazının bulunmadığı, teklif formlarındaki depo bedellerinin su deposu fiyatları ile uyumlu olduğu, sözleşmeye konu depoların su tankı olarak kullanılması gerekirken davacı tarafından adblue depolamak için kullanıldığı, davalı yüklenicinin eserin inşası sonrası su depolarının sızdırmasında bir kusurunun bulunmadığı ve ayıplı bir imalatın bulunmadığı, ayıpların kullanıcı hatasından kaynaklandığının teknik raporla belirlendiği, ayıplı imalatından üretimden kaynaklı olduğunun ispat olunamadığı, sözleşme ve fatura tarihleri ile davacı tarafından bu ürünlere ilişkin e-posta yoluyla yapılan ayıp ihbar tarihleri dikkate alındığında 6098 sayılı yasanın 478. Maddesi kapsamında davacının arabulucuya başvurduğu tarih olan 23/06/2021 tarihine kadar iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2023 tarih, 2022/245 Esas - 2023/259 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 269,80 TL harçtan, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 28/12/2023 tarihinde KESİN olarak karar verildi.
*
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim