mahkeme 2024/1778 E. 2025/1513 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1778
2025/1513
11 Eylül 2025
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1778 - 2025/1513
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1778
KARAR NO : 2025/1513
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2024
NUMARASI : 2021/247 Esas - 2024/373 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Kılıçali Paşa Mah. Meclis-İ Mebusan Cad. Axa Oyak Genel Müdürlüğü Kapı No: 15 Daire No: 1 Beyoğlu/ İSTANBUL
VEKİLİ : Av...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle )
BAŞVURU TARİHİ : 12/09/2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 15/10/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
YAZIM TARİHİ : 11/09/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2013 tarihinde davalı tarafından ZMSS ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın ...'nın oğlu ...'ya çarpması sonucunda ...'ın yaralandığını ve malul kaldığını, sol bacak boyunda kısalık ve sinir kaybı meydana geldiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500,00 TL sürekli maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 16.05.2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 245.811,37'ye arttırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 03.06.2013 - 03.06.2014 tarihleri arasında KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyetinin bulunmadığı hususu bizzat davacı tarafından hasar aşamasında müvekkil şirkete sunulan maluliyet raporu ile sabit olduğunu, davacı ... kaza tarihinde 7 yaşında olup taşıt trafiğine açık bir alanda bisiklet sürmekte olduğundan her halde anne babasının bakım ve gözetim yükümlülüğü kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile, 245.811,37 TL iş göremezlik tazminatının 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 15.06.2022 tarihli maluliyet raporu ile Alerta Kurumsal Sağlık Yönetimi ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. tarafından düzenlenen 06.11.2019 ve 18.10.2023 tarihli medikal firma raporunda davacının maluliyetinin bulunmadığının belirtildiğini, kaldı ki 04.01.2024 tarihli maluliyet raporunda da davacının aldığı arazın askerlik için engel teşkil etmediğinin belirtildiğini, yerleşik Yargıtay kararları çerçevesinde davacının -var ise- başvuru konusu kaza nedeniyle meydana gelen maluliyet durumunun belirlenebilmesi ve çelişkilerin giderilmesi için dosyanın ATK 3. İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 23.10.2019 tarihli kusur mütalaa raporu uyarınca davacının %75 oranında, 31.01.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur bilirkişi raporu ile kusur mütalaa raporu arasında çelişkilerin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'den rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosunda yer alan veriler ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerekirken progresif rant üzerinden hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu, davacının hasar aşaması esnasında eksik belge ile sigorta şirketine başvuru yaptığını, belgelerini tamamlaması ve sigorta şirketinin başvuruyu değerlendirmesini beklemesi gerekirken bu usulü süreci işletmeden dava açtığını, dava konusu kaza haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğunu ve yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faize hükmedilmesi yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 05.07.2013 tarihinde, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın olay tarihinde 9 yaşlarında olan davacıya çarpması sonucu davacı yaralanmıştır.
Kaza sonrası polis memurlarınca görgü ve tespit tutanağı düzenlenmiş, ( soruşturma dosyasında şikayet yokluğundan takipsizlik (KYYO) kararı verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişisi raporuna göre davalı sürücünün kazanın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Yine hükme esas alınan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 22.05.2023 tarihli maluliyet raporuna göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanma nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %2,1, geçici iş göremezlik süresinin 1 yıl olduğu,4 ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görüldüğü, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiği ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin KTK'nın 90.maddesinde yapılan değişikliği iptal etmesi üzerine Yargıtay uygulama birliği sağlanması için tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasını, ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması yönünde içtihat geliştirildiği, hükme esas alınan hesap raporunun bu yöntemle hazırlandığını, 2918 sayılı KTK'nun 99/1.maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigorta şirketinin temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi esas alınıp kazaya sebebiyet veren aracın ticari niteliği de dikkate alınarak avans faize hükmedildiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/2024 tarih ve 2021/247 esas, 2024/373 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 16.791,37 TL harçtan peşin olarak alınan toplam 4.197,84 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.593,53 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11.09.2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.