mahkeme 2023/666 E. 2024/994 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/666
2024/994
17 Mayıs 2024
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/666
KARAR NO : 2024/994
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19.01.2023
NUMARASI : 2021/112 Esas - 2023/31 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 03.03.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 24.04.2023
KARAR TARİHİ : 17.05.2024
YAZIM TARİHİ : 25.05.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'in yönetimindeki ... plakalı aracın ...'ın şoför olduğu, ... adına kayıtlı ... plakalı tıra çarpması sonucu davacının eşi ...'in vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı uyarınca kazanın oluşumunda ... plakalı TIR sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin soruşturmanın Gölcük Cumhuriyet Savcılığı'nın 2020/3566 numaralı dosyası ile yürütüldüğünü, ... plakalı aracın poliçe numarasının ... olduğunu, taraflarınca davalı şirkete 02.10.2020 tarihinde tazminat ödemesi için başvurulduğunu, şirketin 20.10.2020 tarihli cevabi yazısında taleplerinin reddedildiğini, akabinde Gölcük Arabuluculuk Bürosu'nun 2020/106777 başvuru numaralı kararından da anlaşılacağı üzere davalı şirketle bir anlaşmaya varılamadığını, müteveffanın serbest meslek çalışanı olduğundan tazminat hesaplanması yapılırken kaza tarihi itibarıyle yürürlükte olan asgari ücret tarifesinin baz alınmasını talep ettiklerini, belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik; 500 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma tazminatı) kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul manasında olmamak üzere, zorunlu mali sorumluluk genel şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesaplama esasları açıkca belirlenmiş olup tazminat hesaplaması artık standart hale getirtildiğini, hesaplama yapılırken müteveffanın bireysel özellikleri dikkate alınması gerektiğini, davacının yaşı, destek süresi, mesleği, somut olayda destekten yoksun kalanların destek süreleri, eşin tekrar evlenme olasılığı (TÜİK verileri) gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak, aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğini, buna göre; 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik ile hesaplamanın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında öngörülen usul ve esaslara göre yapılacağı açıkça belirtildiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, işbu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınmasını talep ettiklerini, tarafınca yapılan ödemede de bu hususların dikkate alındığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; somut uyuşmazlık tarafların kusur durumu noktasında birleşmekte olduğunu, uyuşmazlığa ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarında; mevcut Bilirkişi ...'a hazırlatılan 09.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda Sanık ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 62. Maddesinde belirtilen trafik kuralını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda %50 oranında asli kusurlu olduğunu, Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesine sunulmak üzere tanzim edilen 19.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda sigortalı sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu, sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesine sunulmak üzere tanzim edilen 20.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda kazanın oluşumunda sigortalı sürücü ...'ın %40 tali kusurlu olduğu, sürücü ...'in %60 asli kusurlu olduğunu, Gölcük 2.Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere 28.05.2021 tarihli keşfe binaen tanzim edilen 09.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda sigortalı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu, bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda sigortalı sürücü ...'ın %75(yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğunu, yerel mahkeme dosyası kapsamında tanzim edilen 14.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...’in olayda % 50 (yüzde elli) oranında kusuru olduğu, dava dışı ... plakalı çekici sürücüsü ...’ın olayda % 50 (yüzde elli) oranında kusuru olduğu tespite konu edilmiş olduğunu, itirazları neticesinde İTÜ'de görevli trafik ve hasar uzmanı akademisyen bilirkişilerden alınan 02.01.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise; "sürücü ...’a kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusur bulunmadığı, ancak ... plakalı yarı römorka arkadan çarpan N1 sınıfı kamyonetin yarı römorkun altına girmesini önleyecek nitelikte ve vasıfta, teknik olarak uygun olmayan arka koruma donanımı ile donatılarak karayolu trafiğine çıkarıldığı mütalaa edilen maliki veya işleteninin dava konusu zararın doğmasında veya artmasında %25 (yüzde yirmi beş oranında) tali kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." denilmekle hem kazanın meydana gelmesine ilişkin hem de zararın doğmasına ilişkin ikili değerlendirme yapılmış olduğunu, heyet raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmemiş ise de kazanın doğurduğu zarara ilişkin olarak kusur izafesinde bulunulduğunu, yerel mahkemece yalnızca kazanın meydana gelmesine ilişkin kusur değerlendirmesine itibar edilmiş ve zarara ilişkin belirleme hususunda değerlendirme yapılmamış, bu hususun değerlendirilmemesinin gerekçesi de izah edilmediğini, oysa nihayetinde gerçekten de sigortalı araçta bulunması gereken teknik koruma donanımları mevcut olsa idi kusur durumuna iştirak etmemekle birlikte; kaza meydana gelse dahi kazanın bu denli ağır bir netice doğurmayacağı tartışmadan uzak olduğunu, heyet raporundaki her iki değerlendirmenin birbirine bağlı olduğu, nihayetinde rapordaki zararın doğması veya artması değerlendirmesinin somut olay bakımından ölüm ve yaralanma gibi ağır bir neticeye istinaden yapıldığı, bu noktada sigortalı aracın kusurunun bulunduğunun kabulünün gerektiği, heyet raporunda;" arka koruma donanımı değerlendirilmeden tüm kusurun müteveffa sürücü ...’e izafe edildiği 05.09.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporu neden sonuç ilişkisi doğru kurulmadığından, olayın oluşuna uygun ve kusur oranları isabetli olmadığından uygun bulunmayarak heyetimiz tarafından iştirak edilmemiştir. " şeklinde değerlendirme yapılarak sigortalı araçtaki teknik donanımların eksikliği görmezden gelinerek tüm kusurun müteveffaya verilmesine iştirak edilmediğinin açık bir şekilde belirtilmiş olduğunu, raporda açık bir şekilde davalı şirkette sigortalı ... plakalı yarı römorkun maliki ve işleteninin dava konusu zararın doğmasında ve artmasında %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, dosyanın hesap bilirkişiine tevdi edilmeden, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda; 02.09.2020 tarihinde müteveffa sürücü ... sevk idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyir halindeyken kaza mahalline geldiğinde emniyet şeridine yönelerek aracının ön kısmıyla, kendisiyle aynı istikamette emniyet şeridi üzerinde park halinde bulunan dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun arka kısımlarına çarpması neticesinde sürücü ... vefat etmiştir. Davalı sigorta şirketi ... plaka sayılı çekicinin ZMMS sigortacısıdır. Davacı ... ... plakalı kamyonetin sürücüsü olan eşi ...'in ölmesinden dolayı destekten yoksun kaldığı iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Prof Dr. ...'ten alınan 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; '' dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'in olayda % 50 (yüzde elli) oranında kusuru olduğu, dava dışı ... plakalı çekici sürücüsü ...'ın olayda %50 (yüzde elli) oranında kusuru olduğu tespit edilmiştir.
Gölcük 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/327 Esas sayılı sırasında ceza yargılamasının yapıldığı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 31/01/2022 tarih ve 413/93 sayılı raporda ise müteveffa sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın ise kusursuz olduğunun mütalaa edildiği,
Kusur raporlarının çelişmesi nedeniyle İTÜ'de görevli trafik ve hasar uzmanı akademisyen bilirkişilerden 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü müteveffa ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu, ancak dava konusu zararın doğmasında ve artmasında ise %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı çekicinin sürücüsü ...'a atfı kabil kusur bulunmadığı, ancak ... plakalı yarı römorkun maliki ve işleteninin dava konusu zararın doğmasında ve artmasında %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, ölüm ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş veya etkili faktör bulunmadığı,'' tespit edilmiştir.
Her ne kadar, ilk derece mahkemesince, alınan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için son olarak İTÜ öğretim görevlilerinden oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmış ise 02.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda "kazanın meydana gelmesindeki kusur" ve "zararın meydana gelmesindeki kusur" şeklinde ikili ayrıma giderek ve ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkün sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'in tamamen (%100 oranında) kusurlu bulunduğu, zararın meydana gelmesinde ise ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %75, ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkün işleteni ve malikinin ise alt romorkün arka tarafında bulunan alt koruma kapağının yeterli güvenlikte olmaması nedeni ile %25 oranında kusurlu olduğuna ilişkin uzmanlık görüşü belirtmek sureti ile çelişki giderilememiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kanundan doğan özel bir sorumluluk olup; bu sorumluluk kara yolunda ve işletilmekte olan sigortalı aracın sürücüsün kusurunu kapsadığı gibi işletilmekte olan sigortalı aracın, işletenin ve malikinin; ister kusura veya isterse kusursuz sorumluluğa dayalı olsun aracın yapısal hataları ve başka sebeplerle üçüncü kişilere verdiği zararları da kapsamaktadır. Malik ve işletenin sorumluluğu ise hem 2918 sayılı KTK ve hem de 6098 sayılı TBK'nın kusursuz sorumluluk hallerine ilişkindir.
Bu anlamda kazanın meydana gelmesi sürüş kusuru, kazaya karışan araçlardaki yapısal kusurlar, üçüncü kişi veya kişilerin dahil olan kusurları gibi birden fazla asli etkenin bir arada değerlendirilmesini gerektirdiği gibi, aynı haksız eylem nedeni ile farklı paydalarda kusur oranı gösterilmesi de isabetli bulunmamıştır.
Yanı sıra somut olaya özgü olarak mahkemesince 6098 sayılı TBK 74.maddesi gereğince ceza mahkemesi kararının dosya arasına alınmadan karar verilmesi de hatalı olmuştur. Nitekim yukarıda yer verildiği üzere 6098 sayılı TBK 74.maddesi gereğince ceza mahkemesindeki maddi olgular ile mahkûmiyet hükmünün Hukuk hakiminin bağlayacağı da açıktır.
Şu halde ilk derece mahkemesince davaya konu taksirle ölüme neden olma ve yaralama eylemi nedeni ile yürütülen ceza yargılamasının (Gölcük 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/327 Esas sayılı dosyası) HMK 165. maddesi gereğince bekletici sorun olarak ele alınıp değerlendirilmesi ve ceza mahkemesi kararının sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
İlk derece mahkemesinin karanıda tespit edilen ve yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalar, dairemizce H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.01.2023 tarih ve 2021/112 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde iadesine,
4-Davacı vekilinin istinaf başvurusu için yaptığı giderin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17.05.2024
Başkan ...
e imzalıdır
Üye ...
e imzalıdır
*Üye ...
e imzalıdır
Katip ...
e imzalıdır
İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.