Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1549

Karar No

2024/2058

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1549 - 2024/2058
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1549
KARAR NO : 2024/2058

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ...(...)
ÜYE : ...(...)
KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.07.2023
NUMARASI : 2020/10 Esas - 2023/750 Karar

İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 1 -DOGA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...

İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 2 -...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...

DAVALI : 3 -...

DAVACILAR : 1-...
2-...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 08.08.2023-04.09.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 03.10.2023
KARAR TARİHİ : 29.11.2024
YAZIM TARİHİ : 29.11.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01.04.2019 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç Gebze Center köprü ayağına kasten çarparak araçta bulunan davacıların kızı ... ...'ın ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın oluşunda müteveffanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, asli ve tek kusurlunun davalı ... olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın 01.11.2018 - 01.11.2019 tarihleri arasında geçerli ZMS sigortasının 45118221 numaralı poliçe ile davalı şirket tarafından yapıldığını ve teminatın 360.000,00 TL olduğunu, diğer davalı ... aracın sahibi olduğunu, davalının haksız fiili sonucu davacıların çocuğunun vefat etmesi nedeniyle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine, 01.11.2018-01.11.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 45118221 numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyef Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, davacı vekili tarafından davalı şirkete yapılan başvuru üzerine müteveffanın annesi ve babası için 04.10.2019 tarihinde, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi de uygulanarak toplamda 110.821,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının TRH-2010 Tablosu kullanılarak hesaplama yapılıp ödendiğini, yapılacak hesaplamada sigorta şirketince 04.10.2019 tarihinde ödenen 110.821,00 TL tutarındaki tazminatın, yasal faiz oranında güncellenmek sureti ile tespit edilecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müteveffanın, “ileride evlenme ihtimalinin” gözetilerek tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini, müveteffanın anne payının da hesapamada dikkate alınması gerektiğini, müteveffa ile sigortalı araç sürücüsünün arkadaş olması nedeni ile yerleşik yargıtay içtihatları gereği hesaplanan tutardan hatır taşıması indirimi yapılması geri dosyanın kusur bilirkişisine gönderilmesini talep ettiklerini, ayrıca tüm dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek buradan kusur raporu alınmasını, davacı vekilinin talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu; davacılara hasar başvurusu sonrası yapılan ödeme yeterli bir ödeme olup bakiye tazminat sorumluluğu olmadığından davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından Davanın Kabulü ile, davacı ... için 600.789,25 TL maddi tazminatın, davacı ... için 320.014,85 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 01.04.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Doğa Sigorta Anonim Şirketi yönünden 22.06.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Doğa Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Doğa Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacılara sigorta şirketi tarafından 14.10.2019 tarihinde 110.821,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye tazminatın tespit edilebilmesi için öncelikle 2019 verilerine göre ödemenin eksik olup olmadığının tespiti gerektiğini, işbu sebeple hükme esas alınmış olan; 2023 asgari ücretine göre yapılan hesaplamadan sadece ödemenin güncellenmiş halinin düşüldüğü bilirkişi raporunu kabulü mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tazminat hesaplanmasında kullanılan TRH 2010 mortalite tablosu ve progresif rant yöntemine açıkça itiraz ettiklerini, davalı şirketin başvuru sahibine tazminat ödemesi gerektiği kanaatine varılması halinde tazminat miktarının, zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası genel şartlarınca (yeni genel şartlar) benimsenen TRH-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, kazaya konu poliçe tanzim dikkate alındığında uyuşmazlıkta trafik sigortası genel şartları hükümlerinin uygulanacağı sabit olduğunu, bilirkişi tarafından tespit edilmiş ve hükme esas alınmış kusur oranına itiraz ettiklerini, zira tekli bilirkişiden alınan kusur raporunun hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, bununla birlikte kusur oranının da fahiş olduğunu, kusur hususunun tespit edilmesi uzmanlık alanı gerektirdiği için tekli bir bilirkişiden kusur raporunun alınması kabul edilemeyeceğini, davaya konu kazaya ilişkin tüm ceza evrakları da dahil olmak üzere çelişkiler de giderilecek şekilde İTÜ fen heyetinden üçlü kusur bilirkişi rapor alınması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan kusur raporu denetime elverişli olmadığını, dava konusu olayda müterafik kusur durumu var olduğundan tazminat tutarından %20 oranında tenzilat yapılmaması hukuka aykırı olduğunu, dosyada mübrez ifade tutanaklarında açıkça görüleceği üzere sigortalı araç sürücüsü ve müteveffanın emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereği hesaplanan tutardan hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken işbu itirazları yerel mahkeme tarafından değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, müterafik kusur ve hatır indirimine ilişkin beyanlarının kabul görmesi durumunda, aleyhe karar verilecek ise; hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerin ayrı ayrı yapılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından faiz başlangıç tarihi hatalı belirlenmiş olup faize hükmedilecekse dahi bu tarih davalı şirket yönünden dava tarihi olması gerektiğini, gerekçeli kararda dava tarihi olarak faiz başlangıç tarihi 22.06.2019 olarak belirtilmişse de dava tarihi 07.01.2020 olup bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen gerekçeli kararın şekli olarak gerekçelendirildiğini, kararın tarafların taleplerini içerdiğini ve gerekçesiz olduğunu, kararda davalının tam kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılmışsa da bu hususun gerçeği yansıtmadığını, olay esnasında müteveffa ...'nun emniyet kemeri takılı olmayıp kusur değerlendirilmesi gerekirken dikkate alınmadığını, kusur konusunda hatalı değerlendirme ile verilen karara itiraz ettiklerini, tüm kusurun davalıya yüklenerek %100 kusur değerlendirilmesi ile düzenlenen rapor ile verilen kararın hukuka, hakkaniyete aykırı olduğunu, yapılacak hesaplamada tarafların müterafik kusurunun da göz önüne alınarak bu doğrultuda hesaplama yapılması gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ile hatalı değerlendirme yapıldığını, hatır taşıması hususunun da kararda etkili olması gerekirken bu hususun mahkemece hiç değerlendirilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davaya konu kazada, 01.04.2019 tarihinde, davacılar desteğinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazasında, davacılar desteği ... ... vefat etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve trafik kolluğu tarafından düzenlenen kaza tespit tutağı ile ceza yargılaması sırasında alınan Adli Tıp Kusur raporu ve Trafik Bilirkişisi raporları ile uyumlu olan 02.04.2022 tarihli Trafik Bilirkişisi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde, Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, somut olayda davadan önce davalı sigorta şirketince yapılan ödeme nedeniyle davalıların ibra edilmediği anlaşılmakla 2918 sayılı KTK 111.maddesine göre ibranamenin denetlenmemesinde, 2918 sayılı KTK 99. maddesine uygun olarak temerrüt tarihinin belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; taraf vekillerinin anılan yönlere değinen tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
2- Mahkemesince, davalıların cevap dilekçelerindeki hatır taşıması iddiasının hiç değerlendirilmediği gibi re'sen göz önünde bulundurulması gerekip de davalılar tarafından ayrıca da ileri sürülen müterafik kusur yönünden de değerlendirme yapılmadan karar verildiği ve buna ilişkin hükmün de gerekçe içermediği anlaşılmaktadır.
İlk derece Mahkemesince, olay nedeniyle yürütülen kovuşturma kapsamında Gebze Asliye Ceza Mahkemesi ve Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyaları eldeki dava dosyasına kazandırılmadan karar verilmiş olduğu görülmekle Dairemizce UYAP sistemi üzerinden her iki dava dosyası, duruşma tutanakları, soruşturma dosyası, kaza tespit tutanağı, karar ilamları ve kesinleşme şerhleri birlikte değerlendirilerek gerek müterafik kusura etkisi ve gerekse hatır taşıması indirimin değerlendirilebilmesi için dosyaya kazandırılmıştır.
Buna göre 6098 sayılı TBK 52.madde kapsamında müterafik kusur olarak uygulamada ele alınan hakkaniyet indirimi hususu tartışılmalıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.
6098 sayılı Borçlar Kanunun 52/1. Maddesinde düzenlenen "hakkaniyet indiriminin" konusu olabilecektir. Haksız eylemden kaynaklı maddi tazminat talepli davalarda, indirim sebeplerinin uygulanması şeklinde bir savunma ileri sürülüp sürülmediğinden bağımsız olarak; Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihadına göre uygulamada müterafik kusur olarak adlandırılan ve aslında hakkaniyet indirimi koşulları şeklinde değerlendirilmesi gereken hususlar re'sen göz önünde bulundurulmalıdır.
Kazanın meydana gelmesindeki kusur ile kaza nedeni ile ortaya çıkan zararlı sonuç konusundaki kusur kavramları birbirinden farklıdır. Zarar göreninin, zararlı sonucun ortaya çıkmasına veya artmasına neden olması halinde, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 52/1. Maddesinde düzenlenen "hakkaniyet indiriminin" konusu olabilecektir. Bu hususu ispat ile yükümlülüğü davalıdadır. Dosya içeriğine göre kaza tespit tutanağında da bu yönde bir belirleme olmadığı ancak ceza yargılamasında ifade veren acil yardım görevlisinin desteğinin kemerinin takılı olmadığına ilişkin anlatımın olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, dava konu trafik kazasında, davaya konu aracın otoyol üzerindeki beton üst geçidin ayağına çarpmış olduğu ve davacılar desteğinin araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu, konumunun ise sağ taraftaki ön yolcu koltuğu olduğu görülmektedir. Bu nedenle kazanın gerçekleşme biçimi, kaza görüntüleri ve otopsi raporu da birlikte dikkate alındığında; müteveffanın, aracın sağ ön kısımlarının beton köprü ayağına çarpmasıyla araç içerisinde sıkışarak can verdiği kazada, salt kemer takmama olgusunun başlı başına zararlı sonucun meydana gelmesinde etkili olduğunun söylenemeyecektir. Kazanın oluş biçimine göre araç içerisinde emniyet kemerinin takılı olması halinde dahi ölüm olayının meydana gelmesinin olası olduğu da değerlendirildiğinden; davacıların desteğinin ölümüne neden olayda zararlı sonucun yani ölüm olayının meydana gelmesinde, müteveffanın emniyet kemeri takmamasının etkisinin olamadığı söylenmelidir. Bu nedenle de davalılar vekillerinin dayanağı olmayan müterafik kusur yönünden tazminattan indirim yapılması gerektiği şeklindeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Diğer bir husus ise davalılarca cevap ve istinaf dilekçelerinde açıkça yer verilen, davacının dava konusu araçta ücretsiz taşınıyor oluşu nedeni ile hatır taşıması kapsamında, 6098 sayılı TBK'nın 51. maddesi kapsamında tartışma yapılması gerekliliğidir. Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihadına göre, ancak ilk savunma ve itirazlar arasında ileri sürülmesi gereken "hatır taşıması" hususu ise re'sen göz önünde bulundurulamayacaktır ve sonrasında bu yöndeki itirazlar da dikkate alınamayacaktır.
Hatır taşıması işleten sıfatına bağlı olarak değerlendirilmesi gereken bir husus olup; taşınanın sürücüye değil, işletene karşı olan yakınlığı değerlendirilmesi gerekeceğinden "aile içi taşıma" ve "ahlaki amaçlarla taşıma" kavramlarının da buna göre ele alınması gerekmektedir.
Somut olayda, davacılar desteğinin, işleteni (maliki) diğer davalı ...'ın aracında ücretsiz taşındığı esnada kazanın meydana gelmiş olduğu görülmekle; taşımanın hatır taşıması kapsamında olduğu ve bu nedenle hesaplanan tazminattan bir indirim yapılmasının da uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı araç sürücüsünün hatır taşımasına ilişkin istinaf gerekçeleri dairemizce yerinde bulunduğundan anılan yönlere ilişkin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketi yönünden ise aşağıda yer verilen nedenlerle hatır taşıması yapılması halinde dahi sonuç tazminat miktarı bakiye poliçe limitinden aşağı olamayacağından davalı sigorta vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüş ise de sonuca etkili bulunmamıştır.
Dairemizce "Usûl ekonomisi ilkesi" de gözetilerek "nitelikli hesaplama" gerektirmeyen bu konuda hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacılar hak sahibi anne ve baba için belirlenen destek tazminatı alacağından, yalnızca istinaf eden davalı araç sürücüsü yönünden hatır taşıması nedeniyle %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak; davacıların tazminat alacakları yeniden hesaplanmış işleten ve sürücü yönünden hükmün 1.ve 2.maddeleri değiştirilerek ve kesinleşen hukuksal duruma göre de işleten ve sürücü yönünden tazminat sorumlulukları ayrıştırılarak yeniden hüküm kurulmuştur. Bu nedenle her ne kadar Davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de anılan davalı yönünden 6098 sayılı TBK 51.maddesi kapsamında hakkaniyet indirimi nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden; bu davalı yararına hakkaniyet ilkesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Ancak davalı sigorta şirketi yönünden ise davacılar yararına hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılması halinde bile ulaşılan sonuç tazminat miktarı poliçe limitinin üzerinde olduğundan ve mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminat miktarının bakiye poliçe limiti kadar olduğu görülmekle, davalı sigorta şirketi yönünden hüküm fıkrasının sonuç olarak doğru olduğu değerlendirilerek; 3 numaralı hüküm fıkrası aynen korunmuştur.
Buna mukabil davacıların davalı sigorta şirketinden, bakiye poliçe limitine göre tazminat alacaklarının hükümde ayrıştırılarak ve garame hesabı yapılarak karar verilmemesi hatalı bulunmuş ise de bu hususa ilişkin istinaf talebi bulunmadığından Dairemizce eleştirilmekle yetinilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararındaki anılan eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı Doğa Sigorta A.Ş vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı Doğa Sigorta A.Ş vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2023 tarih ve 2020/10 Esas, 2023/750 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,
A) DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a)Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının KABULÜNE, 600.789,25 TL maddi tazminatın (davalı ... %20 hakkaniyet gereği indirim yapılarak hesaplanan 480.631,40 TL tazminat miktarı ile sınırlı olmak üzere) 01.04.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Doğa Sigorta Anonim Şirketi yönünden 22.06.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının KABULÜNE, 320.014,85 TL maddi tazminatın (davalı ... %20 hakkaniyet gereği indirim yapılarak hesaplanan 256.011,88 TL tazminat miktarı ile sınırlı olmak üzere) 01.04.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Doğa Sigorta Anonim Şirketi yönünden 22.06.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c)Tüm davacılar yönünden, davalı Doğa Sigorta Anonim Şirketi'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sigorta limiti olan 360.000,00 TL'den ödenen 110.821,00 TL'nin mahsubu ile kalan 249.179,00 TL ile sorumlu tutulmasına,
B)Yürürlükteki yargı harçları tarifesi uyarınca alınması gerekli 62.900,13 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL ile 15.725,02 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 47.120,71 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ( davalı ... tamamından, davalı ... 37.696,56 TL lik kısmından, davalı sigorta şirketi 12.722,59 TL lik kısmından sorumlu olmak üzere ) hazineye gelir kaydına,
C)Davacılar tarafından peşin yatırılan toplam 54,40 TL başvuru, 54,40 TL peşin harç ile 15.725,02 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 15.833,82 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... tamamından, davalı ... 13.775,42 TL sinden, davalı sigorta şirketi 4.275,13 TL lik kısmından sorumlu olmak üzere ) alınarak davacıya ödenmesine,
D) Davacılar tarafından bilirkişi ücreti, tebligat, posta, müzekkere gideri olarak sarf edilen 1.785,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... tamamından, davalı ... 1.4218,16 TL lik kısmından, davalı sigorta şirketi 482,00 TL lik kısmından sorumlu olmak üzere ) alınarak davacıya verilmesine,
E) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği kabul edilen kısım üzerinden hesap ve takdir edilen 84.086,82 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen ( davalı ... bu bedelin tamamından, davalı ... 67.269,46 TL sinden, davalı sigorta şirketi 22.703,44 TL sinden sorumlu olmak üzere ) alınarak davacı ...'a verilmesine,
F) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği kabul edilen kısım üzerinden hesap ve takdir edilen 47.802,08 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen ( davalı ... tamamından, davalı ... 38.241,66 TL sinden, sigorta şirketi 12.906,56 TL sinden sorumlu olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
G) Davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de anılan davalı yönünden 6098 sayılı TBK 51.maddesi kapsamında hakkaniyet indirimi nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden; bu davalı yararına hakkaniyet ilkesi gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
H) Arabuluculuk gideri olarak sarf edilen 1.320,00 TL'nin davalı Doğa Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
I) Kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
J) İlk derece mahkemesince düzenlenen 25.09.2023 tarih ve 2023/606- 607-608 nolu harç tahsil müzekkerelerinin işlemsiz iadesinin istenilmesine,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı Doğa Sigorta A.Ş nin ve davalı ...'un yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
4-Davalı Doğa Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 179,40 TL istinaf giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,
5-Davalı ... tarafından yapılan 80,00 TL istinaf giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan istinaf gider avansının hesaplanarak yatıranlara iadesine,
7- Avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29.11.2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
*Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim