mahkeme 2022/1765 E. 2023/1840 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1765

Karar No

2023/1840

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1765
KARAR NO : 2023/1840

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14.06.2022
NUMARASI : 2020/596 Esas - 2022/384 Karar

İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 1 -QUİCK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : 2 -... - ... -...

DAVALI : 3 -... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ...- ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

BAŞVURU TARİHİ : 18.07.2022
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 11.10.2022
KARAR TARİHİ : 29.12.2023
YAZIM TARİHİ : 29.12.2023

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davaya konu 23.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in kullandığı ... plakalı Özel Halk otobüsünün yaya geçidinden geçmeye çalışan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu ve sürücünün durmadan yoluna devam ettiğini, kazayla ilgili ceza davasının Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1506 esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, davacının kaza nedeniyle omuzunda kırık tespit edildiğini, tedavi gördüğünü, bu süreçte iki aya yakın işine gidemediğini, işe gidemediğinden dolayı işten çıkarıldığını, davacının kazadan sonrada beden gücü kaybı yaşadığını, ağırlık kaldırmakta zorluk çektiğini, maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, davacının kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın sigortacısının davalı sigorta şirketi olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, trafik kazasından kaynaklı ortaya çıkan sakatlık ve bu süreçte uğranılan işgücü kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yargılama sonucu belirlenecek maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davalı QUİCK Sigorta vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hiçbir asgari miktar belirtmeden açılmış olan iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, dava şartı yerine getirilmediğini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, davacı tarafından sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak eksik belgelerin bulunduğunu ve sunulması gerektiğini ancak sunulmadığı için dava şartı noksanlığı nedeniyle reddi gerektiğini, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, bedeni zarar halinde ise maddi tazminat talepleri şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin geçici maluliyet ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın maliki olduğunu, davaya konu kaza ile ilgili Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan ceza yargılamasında davacının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç şoförünün asli kusurlu olmadığının aşikar olduğunu, davacının tazminat taleplerinin dayanaksız olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının kendi kusuru sebebiyle meydana gelen yaralanmasına ilişkin olarak davalı aleyhine açılan iş bu davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 14.12.2021 tarihli taleplerini açıklayıcı beyan dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik bedeli olarak 5.000,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından; Davanın kabulü ile, 172.976,33-TL nin davalılar ... ... açısından kaza tarihi olan 23.04.2019 tarihinden itibaren, sigorta şirketi açısından 03.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Davalı Quick Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Quick Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; hiç bir asgari miktar belirtmeden açılmış olan iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, dava şartının yerine getirilmediğini ve davalının temerrüte düşürülmediğini, davalı şirket temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, dava açılırken maddi tazminat ve geçici maluliyet istemleri ayrı ayrı talep edilmişken, bilirkişi raporu sonrası yapılan ıslahta dava tutarı birleştirilerek istemde bulunulduğunu, gerekçeli kararda da maddi tazminat ve geçici maluliyet diye bir ayrım yapılmadan yekün şekilde karar verildiğini, ZMSS poliçesinin 1.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş olması nedeniyle (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi‘nin 29.05.2017 tarih ve 2016/14573 E.-2017/6035 K. Sayılı kararı gereği) zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde bulunan hesaplama yöntemi dikkate alınarak tazminat hesaplama yapılması gerekirken progresif ranta göre hesap yapılmasının doğru olmadığını, %1,8 teknik faiz ve aktüeryal yöntem ile hesap yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin maddi tazminat sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise eksik bilirkişi raporlarına dayanılarak verilen kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 23.04.2019 tarihinde, davacının yaya yolundan geçtiği esnada davalı ...'a ait olan, davalı sürücü ...'in kullanmakta olduğu olduğu, diğer davalı Quick Sigorta Şirketinin nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı araç çarpmış ve davacı yaralanmıştır.
Davacı dava dilekçesinde 6.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş ise de davacı vekilinin 14.12.2021 tarihli açıklayıcı beyan dilekçesinde; sürekli iş göremezlik bedeli olarak 5.000,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 1.000,00 TL olmak üzere 6.000,00 TL kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Olay tarihi olan 23.04.2019 tarihinde saat 15.00 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı özel halk otobüsü ile, İnönü caddesi üzerinde Çocuk parkı istikametine seyrederek 50. Yıl ilk öğretim okulunun karşısında yaya geçidinin olduğu kısma yaklaştığında yaya geçidinden geçmekte olan davacı ...’ya aracının sağ aynası ile çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, davacı ...'nun bu kaza nedeniyle yaralandığı, ... plaka sayılı aracın davalı Quick Sigorta A.Ş. de 15.12.2018-15.12.2019 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğu resmi belgelere göre çekişmesiz olgulardır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekmekte olup, davacının da maluliyet oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmiş olup, sürekli iş göremezlik oranının %9, geçici iş göremezlik oranının 3 ay olduğu tespit edilmiştir.
Ceza dosyasında alınan bilirkişi ...’un 31.05.2019 tarihli raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...’in 30 km/h hız sınırlaması olan yolda seyrederken yaya geçidine yaklaştığından dolayı, geçitten geçmekte olan yaylara durarak yol vermesi gerekirken bu dikkat ve özeni göstermediği dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 74 ve Madde 81/d maddelerini ihlal ettiği gerekçesi ile ... plakalı araç sürücüsü ...’in olayda birinci derecede kusurlu olduğu, yaya ...’nun ise yolun karşı tarafına geçerken yoldaki taşıt trafiğini ve kendi can güvenliğini tehlikeye atmamak için, önce yolun soluna sonra sağına bakıp, geçmesi gerekirken bu dikkat ve özeni göstermediği, yolu yeterince kontrol etmeden karşı tarafa geçmeğe çalıştığından dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 68/c kuralını ihlal ettiği için olayda ikinci derecede kusurunun olduğu belirtilmiştir. İlk derece Mahkemesi'nce alınan 29.03.2022 tarihli makine yüksek mühendisi bilirkişi raporunda, kazanın oluşunda; ... plakalı araç sürücüsü ...’in olayda %70 oranında kusuru olduğu, Yaya ...’nun olayda %30 oranında kusuru olduğu tespit edilmiş olup, raporlar arasında çelişki bulunmadığından davalı sigorta vekilinin kusura yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
TRH 2010 tablosuna göre usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan 29.03.2022 tarihli aktüerya raporundaki, %70 kusura göre ve TRH 2010 progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama hükme esas alınarak, bilirkişi raporuna göre davacının 166.849,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, 6.127,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 172.976,33 TL talep edebileceği tespit edilmiş, mahkemece hükme esas işbu aktüer rapor Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre hazırlanmış olup davalı sigorta vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Geçici iş göremezlik zararından davalı sigorta şirketi sakatlık poliçe limitleriyle sorumlu olduğundan bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan evrakta da başvuru dilekçesinin davalı sigorta şirketine 24.03.2020 tarihinde mail yolu ile ulaştığının anlaşıldığı, davalı sigorta şirketinin 03.04.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, bu nedenle ilk derece Mahkemesi'nce 03.04.2020 tarihi davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olarak esas alınması doğru olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davacının olay tarihi itibariyle ne iş yaptığı hiç araştırılmamış ise de aktüerya bilirkişisi de "Davacı taraf davacının ücretine ilişkin beyanda bulunmadığı belirlenmiştir. Yargılama sırasında ücret araştırması yapılmadığı belirlenmiş olup, davacının ücretine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından hesaplamalar yıllar itibariyle AGİ dahil net asgari ücret üzerinden yapılacaktır. Emeklilik/pasif dönemi hesabı AGİ hariç net asgari ücretten yapılması gerekmekte olup, 2022 yılı asgari ücretten AGİ kaldırılmış olduğundan emeklilik dönem hesabı da en son bilinen asgari ücretten yapılacaktır." açıklamasıyla hesaplama yapılmıştır. Davalı sigorta vekilinin davacının çalıştığını gösterir bir evrak bulunmadığından ev hanımı olarak kabul edilerek AGİ'siz asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekir demiş ise de; davacı vekili dava dilekçesinde davacının iş göremezlik raporu ve 2 aya yakın süre ili işyerine gitmekten mahrum kaldığını belirttiği gibi, dosya içeresinde davacının ev hanımı olduğuna dair dosya içerisinde bir belge de bulunmadığından davacının çalıştığına kanaat getirilmiştir.
Eğer davacının gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekeceği, aktüerya bilirkişisince bilgi ve belge bulunmadığından hesaplamalar yıllar itibariyle AGİ dahil net asgari ücret üzerinden yapılması, emeklilik/pasif dönemi hesabı AGİ hariç net asgari ücretten yapılması gerekmekte olup, 2022 yılı asgari ücretten AGİ kaldırılmış olduğundan emeklilik dönem hesabı da en son bilinen asgari ücretten yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı istinaf dilekçelerinde bildirilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak incelenmiş olup, kararda anılan yönlerden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı sigorta vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.06.2022 tarih ve 2020/596 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı Quick Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken 11.816,01 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.000,00 TL + 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.735,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29.12.2023

Başkan ...
e imzalıdır

Üye ...
e imzalıdır

*Üye ...
e imzalıdır

Katip ...
e imzalıdır

İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim