Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/744
2026/63
6 Şubat 2026
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20.....Esas - 20....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 20....
KARAR NO : 20....
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunanN"Tazminat (Rekabet Yasağından Kaynaklı) Davasında" yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İş sözleşmesindeki rekabet yasağının işçi tarafından ihlalinden kaynaklı, davacı işverenin hak kazanmış olduğu cezai şart tazminatının yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunduklarını, iş sözleşmenin haksız şart niteliğinde olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; iş akdinin sona ermesinden sonra haksız rekabet nedeniyle açılan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, İş Sözleşmesinin bulunduğu ve sözleşme ilişkisinin sona erdiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; talebin zamanaşıma uğrayıp uğramadığı, taraflar arasında yazılı sözleşmesindeki rekabet yasağına ilişkin hükmün haksız şart niteliğinde olup olmadığı, davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra rekabet yasağına ilişkin sözleşmeye aykırı eyleminin bulunup bulunmadığı, sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükümlerinin batıl olup olmadığı, davacının maddi tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususlarından ibarettir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Dava dilekçesi ve ekindeki belgeler incelenmiştir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
6098 Sayılı Kanun'un 444.maddesinde "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir."
Aynı Kanun'un 445.maddesinde "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.
Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." düzenlemeleri mevcuttur.
Davacı şirket ile davalı arasındaki 19/06/2014 tarihli iş akdinin gizlilik ve rekabet yasağı başlıklı 8.maddesinde "8.1 Çalışan bu sözleşmenin koşulları ile ilgili her türlü bilgiyi, şirket hakkındaki bilgileri- ki bunlara şirketin iş faaliyetleri ve ilişkileri dahildir.("gizli bilgi")- ve bu bilgilerin gizliliğini korur ve üçüncü bir kişinin bu gizli bilgilere ulaşmasını ilgili yasa emretmemişse veya bir taraf böyle bir gizli bilginin halihazırda kendi tasarrufunda bulunduğunu, kanunun ulaşabildiği bir bilgi olduğunu, bu sözleşmenin gizlilik yükümlülüğü ihlal edilmeden üçüncü kişilerce elde edilmiş olduğunu veya bu bilgiyi diğer tarafın bağımsız olarak geliştirmiş olduğunu, yasal olarak gösteremezse, izin veremez.Çalışan çalıştığı süre boyuncada sahip olduğu hiç bir bilgiyi hiç bir sebeple, hiç bir zaman, hiç bir kimseye açıklamayacağını, şirketlerin mali yapısı, müşteri ve taderikçi ilişkileri, ortaklık durumu vb.konularda vakıf olduğu bilgileri ticari ve gizli bilgiler olarak saklayacağını, özellikle müşteri ilişkileri hakkında sahip olduğu bilgileri gerek kendi hesabına ve gerekse ileride çalışması veya ortağın veya idaresi olması muhtemel olan diğer şirketlerin menfaatine, hiç bir şekilde kullanmayacağını kabul eder.Bu yükümlülük sözleşme sona erse bile geçerlidir.
8.2 Çalışan işverenin faaliyet gösterdiği iş kolunda, ilgili pazarlarda faaliyet gösteren hiç bir seyehat acentasında, şirketin Türkiye sınırları içinde faaliyet gösterdiği coğraya dahilinde, 6 ay süre ile doğrudan ve dolaylı olarak çalışmayacağını, böyle bir şirkete 6 ay süre ile hiç bir şekilde ticari fayda sağlamayacağını açıkça kabul ve taahhüt eder.
8.3 8.1.ve 8.2 maddelerine aykırı eylemin tespit edilen çalışan bu eylemi nedeniyle işverenin uğradığı zarar ve ziyan ile kendisinin veya bu sayede üçüncü kişinin sağladığı ekonomik faydanın hangisi daha büyük ise bu miktarı haksız rekabet tazminatı olarak ödemek zorunda olmakla birlikte, ayrıca aykırı faaliyetin yarattığı zarar miktarına bakılmaksızın en son aldığı net ücretin 15 katı tutarında cezai şart ödemeyi kabul ve tahhüt eder.Burada kararlaştırılan cezai şart, çalışana ödenen ücret miktarı ve çalışana izafe edilen önem ve güven birlikte değerlendirildiğinde, makuldür.Çalışan cezai şartın fahiş olmadığını, cezai şart miktarının matbu olmayıp, kendisi ile müzakere edilerek kararlaştırıldığını, bu anlamda ileride cezai şarttan tenfiz isteme hakkından peşinen feragat ettiğini açıkça kabul ve taahhüt eder.
8.4 Çalışan doğrudan veya dolaylı olarak şirketin faaliyetleri ile rekabet halinde olabilecek, doğruluk ve bağlılık ilkeleri ile bağdaşmayan hiç bir faaliyete, bu sözleşmenin süresi boyunca katılmayacaktır." düzenlemesi mevcuttur.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 gün, 2016/5641 Esas, 2017/1255 Karar sayılı emsal içtihadında, "...Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlığı altında düzenlenen 48. ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 818 sayılı BK'nın 19. maddesinde bir akdin mevzunun, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunabilir denilmekle birlikte 20. maddesinde ise akdin mevzunun gayrimümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) aykırı olması halinde o akdin batıl olacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. 818 sayılı BK'nın 19, 20, 349. maddelerinde bu özgürlüğün sınırları çizmiştir. Sözleşmede öngörülen rekabet yasağı; ancak işçinin iktisadi geleceğinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, yer ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise geçerlidir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davalının imzaladığı hizmet akdinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde bir coğrafi alan sınırlaması bulunmaması işçinin iktisaden mahvına sebep olacak mahiyette olup, davacı şirketin faaliyet alanının tüm inşaat sektörünü ilgilendirmesi nedeniyle yukarıda açıklanan çalışma özgürlüğüne, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırıdır. Bu nedenle haksız rekabete ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir..." düzenlemesi mevcuttur.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri incelendiğinde; davalının belirsiz süreli iş akdi ile davacı kurumda işçi olarak çalıştığı, sözleşme imzalanırken yukarıda belirtilen gizlilik ve rekabet yasağına ilişkin hükümleri kabul ettiği, bu hükümlere aykırı davranılması halinde ücretinin 2 yıllık brüt ücreti tutarında cezai şart ödeyeceğini taahhüt ettiği görülmüştür.
Davacının Türkiye'de faaliyet gösteren bir şirket olduğu, davalının da 07/01/2019 tarihli belirsiz süreli iş akdi ile davacı şirket bünyesinde branda üretici yöneticisi olarak çalışmaya başladığı, iş akdinin 02/10/2023 tarihinde sona erdiği, davalının davacı şirket ile imzaladığı iş akdinin gizlilik ve rekabet yasağına ilişkin maddesinde bir coğrafi alan sınırlamasının Marmara Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, Ege Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi ile sınırlandırıldığı, dolayısıyla da bu sınırlandırmanın uygun bir sınırlandırma (Türkiye sınırları içinde davacı şirketin faaliyet alanının olduğu bölgeler sınırların içine dahil edilerek, faaliyet alanın nerede ise olmadığı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri dışlandığından) olmadığı, bu durumun işçinin iktisaden mahvına sebep olabilecek nitelikte olduğu, bu haliyle sözleşmedeki hükümlerin çalışma özgürlüğüne, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Anılan gerekçelerle gizlilik ve haksız rekabete ilişkin sözleşme hükmünün batıl nitelikte olduğunun kabulü ile davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 304,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 md gereği taraflara tebliğine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 2080-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2 (İki) Hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 05/02/2026
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.