mahkeme 2025/341 E. 2025/402 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/341

Karar No

2025/402

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/341 Esas - 2025/402
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/341 Esas
KARAR NO : 2025/402

BAŞKAN :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ : 15/05/2025
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan davada yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde isimli şahsa 1.000.000,00 TL bedelle keşide ettiği 19.06.2025 tarihli seri numaralı çeki ile yine isimli şahsa 449.000,00 TL bedelle keşide ettiği 26.07.2025 tarihli seri numaralı çekinin (iki adet çek) farklı bedeller ve tarihlerle davalı şirket adına keşide edilmiş şekliyle sahtelerinin oluşturulduğunu belirterek bu sahte çeklerin iptali talebiyle dava açmıştır.
Davacı davasını sahte olduğunu belirttiği çekler üzerinde lehtar görünen davalıya husumet yönelterek açmış ancak çek iptali istediğini belirtmiş, dilekçesinde TTK 792 maddesinden bahsetmiştir. Davacının talebinin açıkça yazıldığı şekliyle (zayi sebebiyle) çek iptali mi olduğu yoksa sahtelik sebebiyle menfi tespit talebinde mi bulunduğu belirsizdir. Zayi sebebiyle iptal talebi hasımsız bir çekişmesiz dava olmasına karşılık menfi tespit davası bahsi geçen çeke dayanarak hak iddia eden tarafa karşı husumet yöneltilerek çekişmeli olarak açılacaktır. Kastedilen dava menfi tespit davası ise, ticari dava olarak nitelendirilen bu menfi tespit davası öncesinde arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olması zorunludur. Davacı tarafça arabuluculuğa ilişkin bir bilgi de verilmemiştir. Ayrıca menfi tespit davası dava değeri üzerinden nispi harca tabi bir davadır. Davacı taraf çek bedelleri toplamı 1.500.000 TL olmasına rağmen dilekçesinde dava değerini göstermeyip maktu harç yatırmıştır.
Mevcut haliyle ortada yargılama yapılabilir bir talep bulunmadığı gibi usuli eksiklikler sözkonusudur.
HMK nun 119/1.ğ maddesinde dava dilekçesinin açık bir şekilde talep sonucu içermesi gerektiği , bunun eksikliği halinde ise ikinci fıkra gereği davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verileceği ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Dava dilekçesindeki talepler yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya elverişli şekilde belirtilmemiştir. Neticei talebin açıkça bildirilmesi hem karşı tarafın savunma yapabilmesi hem de mahkemesin sağlıklı bir yargılama yapıp doğru bir hüküm kurması açısından zorunluluktur.
6100 sayılı HMK’nın "Hâkimin davayı aydınlatma görevi" başlıklı 31. maddesine göre; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir."
Mahkemeye yöneltilen talebin formüle edilmesi ve ileri sürülmesi tarafların görevi, bunları anlamlandırmak veya gerektiğinde açıklattırmak hâkimin görevidir. Ancak bu durum, hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları ileri sürmelerine imkan vermesi veya hatırlatması anlamını taşımaz. Burada mevcut olmayanın talep edilmeyenin ortaya çıkartılması değil, talep edilenin netleştirilmesi, aydınlatılması, belirlenmesi söz konusudur. Dolayısıyla taraflarca getirilme ilkesi, hâkimin soru sorma ve davayı aydınlatma ödevi (m. 31) çerçevesinde yumuşatılmıştır. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir. Görüldüğü üzere, hakimin davayı aydınlatma ödevine ilişkin 31. maddede, hakimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü konular hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, kanıt gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/11-652 Esas 2022/1269 Karar)
Dava dilekçesinde talep sonucu kısmında talebin ne olduğu açık bir şekilde belirtilmelidir. Çünkü, taleple bağlılık ilkesi gereğince hâkim talep sonucuyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu ilke uyarınca davacının talep etmediği bir şey hakkında karar verilemez. Dava sonucunda kurulacak hükmün sınırını, tarafların karara bağlanmasını istediği talep sonucu belirler. Bu nedenle talep sonucu yeterince açık değilse hâkimin davayı aydınlatma ödevi (HMK. m. 31) kapsamında açık olmayan talep sonucunu açıklatması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1-1236 Esas 2018/1568 Karar) Davacının sonuç talebi açık olmadan ne karşı tarafın sağlıklı savunma yapması ne de mahkemece sağlıklı bir yargılama yapılması ve hüküm verilmesi mümkündür.
Aksini kabul yargılamanın belirsiz bir ortamda sürüp gitmesine ve hüküm aşamasında karmaşaya sebep olacaktır. Yargılama usulünü düzenleyen HMK; yargılamanın en hızlı ve en sağlıklı bir şekilde yapılması hususunda mahkemeye görev yüklerken davayı açan ve davaya cevap veren davalıya da dava malzemesini en düzgün şekilde mahkeme önüne getirme, talebi yargılama yapmaya elverişli şekilde açık ve net olarak ortaya koyma ve dayanılan vakaları somut ve gerekçeli şekilde sunma ve delillendirme ödevi yüklemektedir.
Bu sebeple; Dava dilekçesine konu sonuç talebini açıklaması, dilekçedeki "çek iptali" ifadesi ile kastedilenin ne olduğunun bildirmesi, davanın neye ilişkin olduğunu açıkça ortaya koyması amacıyla HMK 119/2 maddesi gereğince davacı vekiline bir haftalık kesin süre içerir muhtıra gönderilmiştir. Muhtıra tebliğinden itibaren başlayacak bir haftalık kesin süre içinde sonuç talebin yukarıda tarif edildiği biçimde açık bir şekilde bildirilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu ihtar edilmiştir.
Somut davada davacı vekili dava dilekçesinde yargılama yapmaya elverişli biçimde açık olarak talebini bildirmediği gibi kendisine tebliğ edilen ve sonuçların ihtar edildiği muhtıraya da cevap vermemiştir. Bu sebeple davanın HMK nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi gereğince talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
6-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; HMK 320 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer ticaret mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2025

Katip

Başkan

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim