mahkeme 2025/273 E. 2026/55 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/273
2026/55
3 Şubat 2026
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20.../... Esas - 20.../...
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 20.../.... Esas
KARAR NO : 20.../....
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2025
KARAR TARİHİ : 17/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: tarafların ticari ilişki kurduklarını, bu kapsamda 16.06.2021 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme uyarınca düzenlenen 13.09.2021 tarihli faturanın davalı tarafından kabul edildiğini, kısmi ödeme yapılmasına rağmen bakiye 226.200 TL’nin ödenmediğini, yapılan ihtarnameye de cevap verilmediğini, başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, alacağın likit ve kesin olduğunu, bu nedenle davalının itirazının iptali ile aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: tarafların ticari ilişki kurduklarını, bu kapsamda 16.06.2021 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme uyarınca düzenlenen 13.09.2021 tarihli faturanın davalı tarafından kabul edildiğini, kısmi ödeme yapılmasına rağmen bakiye 226.200 TL’nin ödenmediğini, yapılan ihtarnameye de cevap verilmediğini, başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, alacağın likit ve kesin olduğunu, bu nedenle davalının itirazının iptali ile aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı tespit edilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Taraflar arasında ticari ilişkinin olup olmadığı, Sakarya .... İcra Müdürlüğü 20.../.... Esas sayılı takip dosyası kapsamında fatura ilişkisinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında olduğu anlaşıldı.
Açılan davanın Mahkememizin görevine girip girmediği yönünde inceleme yapılmıştır.
Davalı hakkında yapılan tacir araştırmasına göre davalının dava tarihinde bilanço esasına göre defter tuttuğu, uyuşmazlığın meydana geldiği 13.09.2021 tarihinde ise işletme esasına göre defter tutmuş olsa da defterdarlığa bildirdiği matrahın esnaf haddini aştığı tespit edilmekle davalının tacir olduğu ve açılan davanın nispi ticari dava mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
Sakarya .... İcra Müdürlüğü 20.../.... sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 226.200,00 TL asıl alacak ve 3.318,63 TL işlemiş faiz, 325,74 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 229.844,37 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "04/02/2022 tarihli 13/09/2021 TARİHLİ 401.200 TL LİK FATURANIN KALAN BAKİYE BORCU 226.200,00 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, 01.12.2023 tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
Dava dilekçesinde Sakarya .... İcra Müdürlüğü 20.../.... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali talep edilmiş olmasına rağmen dava değeri 226.200,00 TL olarak gösterilmiştir. Mahkememizin 23.09.2025 tarihli duruşmasında işlemiş faizin ve ihtarname masrafının talep edilip edilmediği konusunda somutlaştırma yapılması istenmiştir. Davacı vekili 07.10.2025 tarihli beyan dilekçesinde işlemiş faiz ve ihtarname masraflarını talep ettiklerini ve buna yönelik eksik harcı ikmal ettiklerini bildirmiştir. Bu beyan ve harcın ikmal edilmesi nedeniyle dava değeri ödeme emrindeki asıl alacak miktarı olan 229.844,37 TL'dir.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.
..YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.
Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanununda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur." (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2014/10398 esas 2015/140 karar sayılı emsal ilamı).
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Somut olayda;
Davacı taraf, tarafların ticari ilişki kurduklarını, bu kapsamda 16.06.2021 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme uyarınca düzenlenen 13.09.2021 tarihli faturanın davalı tarafından kabul edildiğini, kısmi ödeme yapılmasına rağmen bakiye 226.200 TL’nin ödenmediğini belirterek icra takibine giriştiğini beyan etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış ve münkir sayılmıştır.
16.06.2021 tarihli sözleşme incelendiğinde çelik konstrüksiyon malzeme, montaj, merdiven grubu, baklavalı sac kaplamadan dolayı fiyat teklifi içerdiği, sözleşmede davalının kaşesi ve imzasının olduğu görülmüştür. Sözleşme montaj işini de içerdiğinden eser sözleşmesi mahiyetindedir. Ayrıca takip doyasında yer alan borca itiraz dilekçesinde ve yargılamanın aşamalarında sözü edilen sözleşme ve altındaki imza inkar edilmemiştir.
Taraflar süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce tarafların defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi .....sunduğu 31.10.2025 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, faturalara karşı itiraz işlemi yapılmadığı, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 226.200,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ......sunduğu 17.11.2025 tarihli raporda davalının uyuşmazlık olan dönemde işletme esasına göre defter tuttuğu, davaya konu faturanın işletme defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından yapılan ödeme toplamının 175.000,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Alınan raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itirazlar incelenmiştir.
Dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 31.10.2025 tarihli ve 17.11.2025 bedelli bilirkişi raporu dikkate alınarak; takibe konu faturaların davacının ticari defterlerinde ve davalının işletme defterinde yer aldığı, tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı, sunulan sözleşmenin kurulmadığına ve altındaki imzaya yönelik itirazın olmadığı, davalının kısmi ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, takibe konu faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediği anlaşıldığından, takibe konu fatura kapsamında satışın ve montajın gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Sunulan sözleşmeye göre yüklenici konumunda olan davacı edimini yerine getirmiş olup iş sahibi olan davalının bakiye ödemeyi yapmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf kendi ticari defter ve kayıtlarıyla da alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Davalı tarafın işletme esasına göre tuttuğu defter kayıtlarında da takibe konu fatura yer almıştır. Bu kapsamda, davacının davalıdan 226.200,00 TL alacaklı olduğu hususu, tarafların ticari defter kayıtlarıyla ispat edilmiştir.
Davalı tarafından borcun bulunmadığı ya da ödemenin yapıldığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu nedenlerle, davalının 226.200,00 TL tutarındaki asıl alacağa yönelik itirazı yerinde görülmeyerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili sunduğu dilekçe ile işlemiş faiz ve ihtarname masrafının da talep edildiğini belirtmiştir. Takibe konu edilen işlemiş faiz hesabı resen hesaplanmıştır. Öncelikle temerrüt tarihinin tespiti gerekmiştir. Sözleşme üzerinde iş avansından itibaren 5 hafta içerisinde işin teslim edileceği yazılıdır. Ayrıca sipariş onayında %40 oranında ödeme yapılacağı da belirtilmiştir. Davalı taraf iş avansı olarak 100.000,00 TL bedel ödemiş olup bu miktar fatura miktarının %40'ı yapmamaktadır. Bu durumda işin teslim tarihi sözleşmeye göre net değildir. Belirli bir vadenin belirlenmediği durumlarda borçlunun temerrüdünün gerçekleşebilmesi için ihtarda bulunmak gerektiğinden davacının davalıya gönderdiği ihtarname temerrüt tarihi bakımından dikkate alınmıştır. Bakırköy .... Noterliğinin 30.12.2021 tarihli ve 15... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davaya da konu edilen borcun ödenmesi için davalıya 3 iş günü verildiği, ihtarnamenin 20.01.2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalının 25.01.2022 tarihinde temerrüte düştüğü tespit edilmiştir. 25.01.2022 temerrüt tarihi ile 10.03.2022 takip tarihi arasında geçen 44 gün için 10,75 oranında avans faizi miktarının 2.972,02 TL olduğu hesaplanmıştır. Belirlenen miktar oranında davalının itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacının yüklenici olarak işi yapması ve bedelin eksik ödenmesi nedeniyle davalının kusurlu olduğu, davalıyı temerrüte düşürme amacını taşıyan ihtarname masrafı olan 325,74 TL'den davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının bu yönde yaptığı itiraz da yerinde görülmemiştir.
Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
2-Davalının Sakarya .... İcra Müdürlüğü 20.../.... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 226.200,00 TL asıl alacak, 2.972,02 TL işlemiş faiz ve 325,74 TL ihtarname masrafı yönünden iptali ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 229.497,76 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 15.676,99-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.112,94-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.564,05-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 346,61-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 3.862,94-TL Peşin/nisbi Harcı, 250,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 4.728,34TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
8-Davacı tarafından yapılan; 16.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 256,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.256,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%99,85 oranında kabul) 16.232,12-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL ücretin, kabul red oranı dikkate alınarak (%99,85 oranında kabul) 4.593,10-TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye kısmının ise Davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/02/2026
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.