Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/786

Karar No

2024/678

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/786 Esas - 2024/678
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/786 Esas
KARAR NO : 2024/678

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/11/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/12/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacının borçlu olmadığına ilişkin Sakarya Arabuluculuk burosu dosya no:2024/155510 dosya numarası ile başvuruda bulunulduğunu, neticeten anlaşma sağlanamadığından iş bu davayı ikame zorunluluğu hasıl olduğunu, davacının borçlu olmadığı halde hiçbir gerekçe veya sebep gösterilmeden davacının bilgileri hukuka aykırı olarak alınarak davacıya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacının yaşının ileri olması (72 yaşında) nedeniyle enide gelen ihbarnameleri kendi borçu olmaması nedeniyle dikkate almadığını, icra dairesi marifetiyle neticeten son olarak 89/3 haciz ihbanamesinin de gönderildiği ve davacının bunun da kendisiyle ilgili olmadığını düşünerek itiraz etmediğini, alacaklı vekilinin talebi ile dosyaya borçlu olarak kaydının yapıldığını, davacının böyle bir borcunun söz konusu olmadığını, davacı ile ... arasında herhangi bir hukuki ilişki, alacak veya mal teslimi ilişkisinin bulunmadığını, davacı ile ... arasında baba-oğul ilişkisi dışında bir ilişkinin söz konusu olmadığının, takip borçlusunun, davacı-üçüncü kişiden alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkinin davalı (alacaklı) tarafından ileri sürülmesi gerektiğini, böyle bir ilişkiye dayanmadan soyut olarak; takip borçlusunun, davacı/üçüncü kişiden alacaklı olduğunun ileri sürülmesi ve bu ilişkinin neye dayalı olduğu açıklanmadan davacıdan borçlu olmadığının ispatlanmasının istenemeyeceğini ve burada ispat yükünün yer değiştirdiğini, davacının elinde ...’a ait hangi malın olduğu veya hangi ticari ilişkiden kaynaklı alacağı olduğu hususu davalı (alacaklı)tarafından ispatı gerektiğini, Tüm bu nedenlerle; davanın kabulünü, davacının borçlu olmadığının tespitini, mahkemece teminatsız veya mümkün değilse gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulmasını, bu mümkün değilse de icra dosyasına yatan tutarların dosya alacaklısına ödenmesini, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğu zararların yasa gereği yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak davacıya verilmesini, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; İİK' nın 89/3. Mad. Uyarınca 3. Kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. ilişkindir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4 . Madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
İİK'nun 89/3. maddesinde "...İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. ..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Eldeki dava İİK 89. maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır. İcra takibinde 3. Kişi durumda olan davacının açtığı menfi tespit davasında, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklanmakta olup görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/15365 Esas 2016/3253 Karar, 19. Hukuk Dairesinin 2016/3568 Esas 2016/6425 Karar ve yine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2020/71 Esas 2020/680 Karar, 2020/1881 Esas 2021/101 ve 2022/938 Esas ve 2022/748 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere İİK 89. Maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebiyle HMK 114, 115 ve 138. Maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/11/2024

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim