Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/627
2025/88
13 Şubat 2025
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/627 Esas - 2025/88
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/627 Esas
KARAR NO : 2025/88
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili Av. ...tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen 27/09/2024 tarihli dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili, ... şubesini dava dışı ...' dan ... tarihinde devraldığını; müvekkilinin ... şubesinin yaklaşık 1 km uzağına ...'nin karşısına başka bir ... şubesi açıldığını, bu şubenin açılmasıyla birlikte müvekkilinin ürün satış oranları düştüğünü ve daimi müşterilerin de azalmasıyla birlikte hedef satış miktarları azaldığını; dava konusu ... sözleşmesinin 6. Maddesi D bendinde "... verilen lokasyonda 2 km çapında başka bayilik veremez." hükmünün yer aldığını; sözü geçen diğer şube müvekkilinin işlettiği şubeye yaklaşık 1 km uzaklıkta olduğunu, bu sebeple, davalı tarafın müvekkilinin bu sözleşmeden doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu belirterek davacının yoksun kaldığı kar mahrumiyetinin mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesini talep edilmiştir.
Davalı vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen 22/11/2024 tarihli ceevap dilekçesi ile özetle; davacı ...isimli şahsı, müvekkili şirketin tanımadığını, kendisi ile imzalanan bir franchise sözleşmesi de bulunmadığını, ... sözleşmesi müvekkili şirket ile ... arasında akdedildiğini; dava dışı ...ile imzalanmış olan ...sözleşmesinin Genel Şartlar bölümü m.7/3 ile ...'in Yükümlülükleri başlıklı m.5/J maddesi "Sözleşme maddeleri gereği, ... sözleşmesi imzalayan şubeler; franchisee verenin muvafakati olmadan, sözleşmeyi devir edemez, sözleşme konusu ürünlerin reçetelerini 3. Kişilerle paylaşamaz." şeklinde olduğunu; müvekkili şirket; franchise firması olan ...'ın, davacı şahsa: işbu sözleşmeyi devir ettiğini işbu dava ile öğrendiğini, öncesinde de müvekkili şirketten devir işlemi için yazılı bir muvafakatın alınmadığını; dava dışı sözleşme yükümlüsü ...; çalışmaya başladığı günden beri, ödemeleri müvekkili şirkete kendisi yaptığını, kendisi yetkililerle muhattab olduğunu ve fakat faturaları başka başka kişiler adına kestirdiğini, ancak bu süreçte de; müvekkili şirketin muhatabı, sadece ... olduğunu; davacının, işbu davada taraf sıfatından söz edilemeyeceğini; açılan yeni şube 1,9 km uzaklığa açıldığını, kötü niyetli davacı, başkasına ait sözleşmeyi kullanarak haksız kazanç elde etme gayesiyle satış miktarlarının neredeyse yarı yarıya düştüğünü iddia ettiğini; satışların düşmesi tüm Türkiye'de mevcut şubelerimiz için geçerli olup, bunun yegane nedeni de ülkedeki enflasyon oranları , alım gücünün düşmesi ve fiyatların üretim maliyetlerinden kaynaklı artmasından mütevellit olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, dava dışı ...ile davalı şirket arasında akdedilen ... sözleşmesine aykırılık iddiasıyla açılan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı, davalı tarafın franchise sözleşmesine aykırı hareket edip etmediği, davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarı hususlarında toplanmaktadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Davacı vekiline, dava değerini belirlemek üzere, süre verildiği, davacı vekilinin verilen süre içerisinde dava değerini belirlediğine dair beyan dilekçesi sunduğu görülmüitür.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. Maddesi, "Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde;
6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, Mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/(17)4-584 E., 2022/200 K. sayılı kararında "...Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Kuru, Baki: Medeni Usul El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve 2014/13-684 E., 2016/106 K.; 30.11.2021 tarihli ve 2018/(20)8-343 E., 2021/1515 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir..." denilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 16/03/2023 Tarih, 2020/1902 Esas ve 2023/446 Karar numaralı ilamında "...dava, ...sözleşmesine dayalı açılmış olup, davacı şirket, sözleşmeyi imzalayanlardan sadece ...'ın katılımıyla kurulmuş olup, anılan kişi de hissesini dava tarihinden önce dava dışı üçüncü kişiye devretmiştir. Şirketin dava tarihindeki ortakları, arasında ... sözleşmesini imzalayan kimse bulunmadığından, sözleşmeye imza atan kurucu ortak ...'ın da davacı şirketteki hissesini devredip, davalı şirket ile başka bir ... Sözleşmesi imzaladığı anlaşıldığından, davacı şirketin sözleşmenin tarafı olmamasından dolayı haksız fesih iddiasına dayalı olarak davalıdan tazminat isteme hakkına sahip olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: dava, ... sözleşmesine dayalı açılmış olup, davaya konu sözleşme dava dışı ... ile davalı şirket arasında akdedildiği, davacı ...'in sözleşmeye taraf olmadığı, sözleşmenin 7 maddesinin 3 . fıkrasında ...'un muvafakati olmadan 3. Şahıslara devir ve temlik edilmeyeceğinin belirtildiği, davacı tarafın muvafakate ilişkin bir kısım whatsapp yazışmaları sunmuş ise de, sunulan delillerin süresinde olmadığı, dolayısıyla da davacı taraf, dava tarihinde, davacı tarafın muvafakati olmadan devir edilmesi mümkün olmayan sözleşmenin tarafı olmamasından dolayı sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı olarak davalıdan tazminat isteme hakkına sahip olmadığı anlaşıldığından, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
7-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.