mahkeme 2024/618 E. 2025/577 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/618
2025/577
16 Eylül 2025
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/618 Esas - 2025/577
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/618 Esas
KARAR NO : 2025/577
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2024
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalının ortak tanıdıkları vasıtasıyla telefonla ile tanıştıklarını, davalının özel hastane satın almak istemesi, satın almak istediği hastanenin borca batık olmasından dolayı satın almaktan vazgeçmesi üzerine bu tanışıklığın gerçekleştiğini, Davacı ile davalının yüz yüze gelmediğini, davacının 'deki hesaplarına vasıtasıyla davalının gönderdiği ve elden teslim aldığı miktarlar ve dava dilekçesinde gösterilen hesap hareketleri ile toplamda 590.000,00-TL'yi davalıdan tahsil ettiğini, davalı tarafından gönderilen paraların davalı adına 2B kapsamında arazi satın alması için gönderilmiş paralar olduğunu, davacının taahhüt ettiği işlemlerin gerçekleşmemesi üzerine davalının bu paraların iadesini istediğini, davacının istenilen işlemleri yapamaması nedeniyle, davalı ve tarafın savcılığa şikayetçi olmakla tehdit edildiğini, şikayetçi olmamaya karşılık 1.750.000,00-TL bedelli senedi davacının imzalamak zorunda kaldığını, bu süreçte davacının babasının Mahallesi 188 ada 27 parselde kayıtlı arazisini davalının üzerine devrettiğini, davacı tarafından parça parça toplamda 188.400,00-TL ödendiğini, borca karşılık devredilen taşınmazın rayiç bedelinin o tarihte 350.000,00-TL civarında olduğunu, davalı, davacının kendisine 528.000,00-Tl ödeme yapmış olmasına rağmen davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, bu tutarın verilmiş olmasına rağmen evin değerini 320.000,00-TL kabul ederek ve bu bedeli düşerek icra takibi başlatıldığını, davacının babasının maaşından yapılan maaş kesintileri ile 191.817,25-TL daha ödeme yapıldığını, toplamda 720.217,00-TL ödeme yapıldığını, davalının zararının giderildiğini ve davacının borcunun kalmadığını, davacının davalıya Sakarya 3. İcra Dairesinin 2021/423 esas sayılı dosyasında takip konusu alacak kadar borçlu olmadığının tespitini, varsa bakiye borcun tespitini, davalı hakkında borçlu olunmayan miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mediklinik isimli hastaneyi satın almak istediğini, SGK ve maliye açısından borcu olması üzerine bundan vazgeçtiğini, 'nun, almaya niyetli olduğu hastane için davalıyı arayarak tanıdığı olduğunu, bu şekilde hizmet verebilecek şirketlerin kapanmaması için bir projesi olduğunu, bu konuda kendisine yardımcı olabileceğini söylediğini, davalının yanında çalışan 'ın üzerine Tuzla'da 2B arazisi aldığını bilen , davacıya 'a bu konudan da bahsederek Milli Emlak'tan 2B tapusu alınması hususunda da yardımcı olabileceğini söylediğini, marmariste bulunan 22 dönüm arazisini 100 dönüme çıkarmak istediği, bu hususu sorduğunda yardımcı olabileceğini söylemesi üzerine parça parça toplamda 880.000,00-TL tutarında parayı banka havalesi ve hastane müdürü vasıtasıyla gönderildiğini, davacının Sapancada bulunan bir arazi için 400.000,00-TL daha verdiğini aradan geçen süreye rağmen bir işlem yapılmadığını, davacı ve babasının güven kazanmak adına 1.750.000,00-TL tutarında bonoyu düzenleyerek davalıya verdiklerini, ancak aradan geçen süre zarfında dolandırıldığını düşünmesi üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davacı ve babasının soruşturma aşmasındaki beyanlarının doğrudan ikrar ve davalıyı dolandırdıklarını açık bir şekilde dile getirdiklerini, davacının babasına ait evin kredi borcundan kaynaklı takyidatlı şekilde devredildiğini, işbu dosyanın yine Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/91 Esas sayılı dosyasıyla bağlantılı olduğunu, davanın reddini talep ve dava etmiştir.
Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/441 Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu'nun 2024/16121 soruşturma sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1300 Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizin 2024/491 Esas sayılı dosyası işbu dosya arasına UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2021/423 Esas sayılı dosyasında yer alan senet aslı celp edilmiştir.
Adapazarı Tapu Müdürlüğü, QNB Finansbank, Serdivan İlçe Emniyet Müdürlüğü, Adapazarı İlçe Emniyet Müdürlüğünden celp edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde,
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacının, davalıdan para aldığı, takip ve davaya konu senedin iş bu borç ilişkisi nedeni ile düzenlendiği hususları ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, senedin tehdit ile alınıp alınmadığı, senet karşılığının ödenip ödenmediği, bu nedenle senedin bedelsiz kalıp kalmadığı, senet nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı hususlarındadır.
Davaya konu senedin düzenleyenin davacı olduğu, davalı adına düzenlendiği, 1.750.000,00 TL bedelli, 27.03.2020 düzenlenme tarihli, 27.06.2020 vade tarihli olduğu görülmüştür.
Davaya konusu senet üzerinden Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2021/423 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi yürütüldüğü görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Ancak takip kambiyo senedine dayandığı zaman, ispat yükü yer değiştirir ve ispat yükü davacı/borçluda olur.
Mevcut dosyada, zorunlu unsurları ihtiva eden kambiyo senedi vasfındaki çekten kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıdadır.
Davacı taraf dava dilekçesinde savcılığa şikayetçi olmakla tehdit edildiğinden bahisle şikayetçi olunmaması adına davaya konu 1.750.000,00-TL bedelli senedi davacıya verdiklerini beyan etmiştir. Bir kimsenin savlığa suç duyurusunda bulunacağını söylemesi şikayet hakkı kapsamında anayasal bir hak olup bundan dolayı irade fesadı hali ileri sürülemez. Dolayısıyla davacının tehdit ile senedin verildiği yönündeki beyanlarına itibar edilmemiştir. Davacının Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/441 Esas sayılı dosyası ile yargılandığı da tespit edilmiştir.
Davacı taraf bedelsizlik iddiasında da bulunmuştur. Öncelikle davalının davacıya farklı tarihlerde para gönderdiği, senedin davalının zararının giderilmesi yününde verildiği tarafların kabulündedir. Davacının itirazı gönderilen para miktarının senet üzerinde yazılı miktar kadar olmadığı ile ilgilidir. Esasında senedin meblağı konusunda bir ihtilaf yokken daha sonradan mevcut dava açılmıştır. Genel anlamda, çekin verilişindeki temel ilişkinin ancak senede karşı senet kuralı ile ispat edilebileceği gözetildiğinde davacı tarafça senet bedelinin miktarına ilişkin delil başlangıcı sayılabilecek delil veya deliller dosyaya sunulmamıştır. Senedin talimat senedi olarak verildi yönünde de delil ibraz edilmemiş ve senet üzerinden de bu durum anlaşılmamıştır. Davacı taraf bedelsizlik iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığından bedelsizlik iddiası yerinde görülmemiştir.
Davacı taraf davalıya taşınmaz devri yapıldığını, rayiç bedelinin ve yapılan ödemelerin senetten mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürse de mahkememizce getirilen resmi satış evrakı dikkate alınmış, davalının takip dosyasında resmi satış evrakında yazılı bedelin de altında bir miktar üzerinden icra takibi açtığı tespit edilmiştir. Davacının Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/441 Esas sayılı dosyasında borcun miktarına yönelik ifadelerinde çelişki olduğu ileri sürülse de davalının ceza dosyasında verdiği ifadelerdeki zarar miktarının takip dosyası miktarı ile ciddi denebilecek farklılık taşımadığı, beyanın hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu nedenle davacı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
İddiasını ispatlayamayan davacı tarafa yemin tekli edilmiş ve 16.09.2025 tarihli celsede davacı vekili yemin teklif etmediklerini beyan etmiştir. Bu nedenle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı taraf kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olup takip dosyasının ihtiyati tedbir kararı ile durmadığı, tazminatın şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalının talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 25.871,49-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 229.137,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
7-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.