Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/399

Karar No

2025/82

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/399 Esas - 2025/82
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/399 Esas
KARAR NO : 2025/82

BAŞKAN : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirketin bir dönem işçisi olan dava dışı ...'a asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı -TİS farkıda dahil olmak üzere ödediğini, davalı ile 29/01/2018 tarihli sözleşme akdedildiğini ve dava dışı işçi ...'un bu sözleşmeye istinaden davalı nezdinde çalıştığını, davacı şirketin yalnızca, sadece ücret alacaklarıyla sınırlı olmak üzere davalının çalıştırmakta olduğu işçilerin alacaklarından sorumlu olduğunu, bunun dışında şirketin iç ilişkide davalıya karşı bir sorumluluğu olmadığını, dış ilişkide her ne kadar davalı şirketle birlikte kanun gereği işçilik alacaklarından müteselsil sorumluluk olsa dahi, iç ilişkide sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını, sözleşme hükümleri incelendiğinde şirketin işçi alacaklarından sorumluluğunun sadece ücret alacağıyla sınırlı olduğunu ve ücret alacağında da azami 3 aylık ücret nezdinde sorumlu olduğunun sözleşmeyle kabul edildiğini, iş bu nedenle dava dışı işçiye şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsilinin gerektiğini, iç ilişkide ücret alacağı dışındaki diğer tüm işçi alacaklarının ödenmesindeki sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, davalı hakkında Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/3692 Esasına kayıtla ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini belirterek, Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/3692 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesini süresinde sunmadığı ve münkir sayıldığı anlaşıldı.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3692 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde davalının çalıştırdığı işçilerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa dava dışı işçiye ödenen tazminattan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davacının davalıya ödenen tazminat nedeniyle rücu edip edemeyeceği, davaya konu takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı yönündedir.
Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3692 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, takibe konu asıl alacağın 5.451,27 TL, işlemiş faizin 587,81 TL olduğu ve toplamda 6.039,08 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "Takip dışı işçi ... a ödenen kıdem tazminatı TİS farkının rücuan tahsili 5.451,27 T” olarak gösterildiği, davalı borçlunun süresi içerisinde borca itiraz ettiği, takibin durmasına karar verildiği görüldü. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği ve davanın süresinde açıldığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Hizmet Alımına ilişkin sözleşme ibraz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde, müteselsil sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki bu hükümde, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği belirtilmiştir.
Dava konusu olayda da davacı idare ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenle işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işveren, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7 ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.
Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi’nin 31/05/2022 tarih, 2021/1473 Esas ve 2022/1183 Karar sayılı kararı: "…Genel olarak; "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar...İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir(Yargıtay 23.HD 2019/296 E-2020/340 K,2019/1047 E-2020/2188 K). Bu durumda, yukarıda ayrıntısı ile belirtilen ilkeler uyarınca davalıların davaya konu işçilik alacağının tamamından ve ödeme tarihinden işleyen faizi ile sorumlu olduğu, dosyaya aldırılan bilirkişi raporunun tam rucü yönünden görüş içerdiği, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/42932 E. ve 2015/35485 K. sayılı önceki ilamında da, "...Hizmet işleri genel şartnamesi öncelikle uygulanması gereken ihale dökümanı olarak sayılmıştır. Bu açıklamalara göre işçinin işçilik alacakları için iş mahkemesinde açtığı davada davacı kurumun sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur. Davacı tarafından ödenen kısmın rücuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. ve 36/4 maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup şartnamenin 6. Bölüm 38. maddesi hükmüne göre çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davalı yüklenici sorumludur." şeklindeki izaha göre de, dava dışı işçinin diğerleri yanında davalının da işçisi olup sözleşmenin muvazaalı sayılamayacağı, İş Kanunun 112. maddesi değişikliğinin tahsilat kolaylığı sağlamak için konulduğu, aynı kanunun 2/6 maddesi 6. maddelerinin açık hükmüne ve sözleşme eki genel şartname hükümlerine göre, işçiye ödenen bedelin çalıştırılan süre ile sorumlu olduğu kabul edilerek kurulan hüküm isabetlidir.” şeklindedir.
Mevcut dosyada taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesine bakıldığında davacının asıl işveren ve davalının alt işveren olduğu tespit edilmiştir. Anılan özleşmesinin 22. Bendinde" Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." şeklindeki, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin Altıncı Bölümü 38. Maddenin 4. Bendinde "Personel alacakları , hak ediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki ( işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez " şeklindeki düzenlemeler, uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararıyla birlikte değerlendirildiğinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren davalı) lehine herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu durumda yüklenicinin (alt işveren davalı) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işverenin (davacı) işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla takibe ve davaya konu ödemeden yüklenicinin sorumlu olduğu, davalı yüklenicinin takip konusu işçilik alacağından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin 05.11.2024 tarihli celsesinde dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde işçilik alacaklarından sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa kimin hangi oranda sorumlu olduğunun tespit edilmesinin istenmesine, dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarının tespiti ile icra takibine konu miktarın yerinde olup olmadığı, takip öncesi işlemiş faizin yerinde olup olmadığı hususları da değerlendirilerek rapor tanzimi istenmiştir.
Bilirkişi ...'ün 24.01.2025 tarihli raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Bu raporda dava dışı işçinin giydirilmiş brüt ücreti üzerinden ve davacı tarafça ödenen tazminat miktarınca alternatif hesaplama ve ayrıca faize yönelik değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya ve kapsamına göre, dava dışı ...'un farklı işverenler sigortalısı olarak davacı asıl işveren nezdinde 01.01.2011-25.04.2023 tarihleri arasında çalıştığı, davalı işyeri sigortalısı olarak 01.01.2011-22.01.2012 tarihleri arasında 385 gün süre ile çalıştığı, iş yeri devri usulü ile başka işverenler nezdinde çalışmaya devam ettiği, 25.04.2023 tarihinde kıdem tazminatını hak edecek şekilde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiği, banka dekontuna göre asıl işveren olan davacıdan toplamda 178.117,58 TL kıdem tazminatı ödemesi ve 62.518,32 TL kıdem tazminatı TİS farkı ödemesi aldığı, TİS öncesi en son giydirilmiş brüt ücretinin 14.748,40 TL olduğu, dosyada ekli Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığı'nın kararına göre TİS sonrası en son giydirilmiş brüt ücretinin 19.925,01 TL olduğu, buna göre dava dışı ...'un TİS sonrası 63.129,22 TL kıdem tazminatı TİS farkını alması gerektiği, belirlenen miktara ve sorumluluk oranına göre davalının TİS sonrası 5.420,33 TL fark kıdem tazminatından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.Bilirkişi raporunda giydirilmiş brüt ücrete göre yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Bilirkişi raporundaki 1. alternatife itibar edilmiş ve asıl alacak miktarı bakımından talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının dava dışı işçinin işçilik alacağı bedelinden ödeme tarihinden işleyen avans faizi ile sorumludur (Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi’nin 09/06/2022 tarih, 2021/1593 Esas ve 2022/1236 Karar sayılı kararı). Bu kapsamda davaya konu takipte asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bilirkişi raporunda giydirilmiş brüt ücrete göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek asıl alacağa avans faizi işletilmesi neticesinde talep edilebilir faiz miktarının 565,12 TL olduğu sonucuna varılmıştır. İşlemiş faize yönelik talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ödeme emrinde "Alacağın tahsili tarihine kadar %.... faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili," şeklinde talepte bulunulduğu ve faizin nevi belirtilmediğinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Açıklanan tüm gerekçelerle takibe yönelik itirazın kısmen iptaline karar verilmiş olup takibe yapılan itirazın haksız olması ve takip konusu alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3692 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 5.420,33 TL asıl alacak ve işlemiş 565,12 TL faiz olmak üzere toplam 5.985,45-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalının takibe yapılan itirazın kabuk edilen miktarca haksız olması nedeniyle asıl alacak miktarı olan 5.985,45 TL 'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 5.985,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 72,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.072,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%99,11 kabul oranı) dikkate alınarak 3.044,66-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 3.567,96-TL'sinin davalıdan alınarak, bakiyesinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
Dair, davacı vekili yüzünde, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/02/2025

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim