mahkeme 2024/282 E. 2024/301 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/282
2024/301
21 Mayıs 2024
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/282 Esas - 2024/301
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/282 Esas
KARAR NO : 2024/301
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak talebi
DAVA TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. Dava dilekçesinde bahsi geçen icra dosyası, dava dosyaları, Yargıtay ilamı Uyap'tan temin edilerek incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf Sapanca Asliye Hukuk mahkemesinin 2015/458 esas sayılı dosyasında açtıkları itirazın iptali davasının reddedilmesi sebebiyle davalı lehine 30.703,05 TL vekalet ücretine hükmolunduğunu, bu kararın tehiri icra talepli olarak istinaf edildiğini, bu ücretin tahsili amacıyla başlatılan Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2018/5731 Esas sayılı icra dosyasına 41.323,84 TL teminatın nakit olarak yatırıldığını, icranın geri bırakıldığını, istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine dosya borcu 37.622,06 TL nin 02/10/2020 tarihinde teminattan ödendiğini, kararın temyiz üzerine Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2020/3203 esas 2021/5326 karar sayılı kararı ile bozulduğunu ve icra takibinin dayanağı hükmün ortadan kalktığını, yargılamanın Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/269 esas sırasında devam ettiğini, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek davalıya ödenmiş olan ...TL nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı mahkememizde bu davayı açmadan önce aynı yöndeki talebini Ankara 8 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/162 esas sayılı dosyasında ilk kez ileri sürmüş, görevsizlik ve yetkisizlik süreçlerinden geçen dava nihayetinde Sapanca Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmiş, Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi de 2024/52 esas sayılı dosyada mahkememize görevsizlik kararı vermiş, davacı yasal süresinde gönderme talebinde bulunmadığından bu dava 20/02/2024 tarihinde açılmamış sayılmış ve karar istinaf olmaksızın kesinleşmiştir. Davacı bu aşamadan sonra eldeki bu davayı tekrar açmıştır.
Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/269 esas (eski 2015/458 esas) sayılı dosyası Uyaptan getirtilmiş, dosyanın derdest olduğu ve 10/07/2024 tarihine duruşma bırakıldığı görülmüştür.
Ankara 6. Genel icra Dairesinin 2023/175146 esas sayılı dosyası (kapatılan Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5731 esas sayılı takip dosyası) uyaptan ilgili dosya olarak eklenmiş ve incelenmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun 40/2. maddesinde "Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." hükmü yer almaktadır.
İcra İflas Kanunu'nun ''icranın iadesi'' başlığı altında düzenlenen 40. maddesinde; bir ilama dayanarak takip borçlusundan tahsil edilen paranın takip alacaklısına ödenmesinden sonra, takip dayanağı ilamın bozulması ve takip konusu alacağın haksızlığının daha sonra tesis edilip kesinleşen bir hükümle ortaya konması halinde, ayrıca hükme hacet kalmaksızın takip alacaklısından icra dairesi tarafından ve gerektiğinde cebri icra yolu ile geri alınıp takip borçlusuna iade edileceği öngörülmüştür. Buna göre, bir ilam tamamen icra edildikten sonra Yargıtay'ca bozulursa, icra hemen eski haline iade edilmez. Bunun için, hükmü veren mahkemenin Yargıtay'ın bozma ilamına uyarak davanın tamamen veya kısmen reddine karar vermesi ve bu ret kararının kesinleşmiş olması gerekir.Mahkemenin bozma kararına uyarak davanın tamamen veya kısmen reddine karar vermesi ve bu ret kararının kesinleşmesi üzerine borçlu, icra dairesinden (daha önce yapılmış olan ilamlı icra takibi dosyası üzerinden) icranın tamamen veya kısmen eski haline iade edilmesini isteyebilir.( m 40,II) İcranın eski haline iade edilebilmesi için borçlunun bir ilamlı icra takibi yapmasına ve alacaklıya icra emri gönderilmesine gerek yoktur. Bu nedenle borçlunun, bu halde icra dairesinden icranın iadesini isteyeceği yerde ayrı bir dava açmasında hukuki yararı yoktur. İcra dairesinin, icranın iadesi talebinin kabulüne veya reddine ilişkin kararına karşı şikayet yoluna başvurulabilir. İcra mahkemesinin şikayetin kabulüne veya reddine ilişkin kararları, takip konusu alacakta ihtilaflı kalan değer veya miktarın temyiz sınırını geçmesi şartı ile temyiz edilebilir (m.363-366).
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/458 esas 2018/48 karar sayılı itirazın iptali davasının reddi kararı, İcra İflas Kanunu'nun 40/2. maddesinde belirtilen, “hiç veya o kadar borcu bulunmadığına” dair esasa yönelik kesin bir ilâm olmadığından İİK'nın 40. maddesinin olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Davacıdan, itirazın iptali davasının reddi sebebiyle (vekalet ücreti olarak tahsil edilen ... TL miktarda) borçlu bulunmadığı kesin bir ilâmla esastan çözülmediğinden, bu durumda da ilâmlı takiple ödenen bedelin iade şartı gerçekleşmemiştir. Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/269 esas sayılı dosyasında verilecek karar ile bu şartın gerçekleşmesi ve İİK 40/2 maddesinin tatbiki mümkün olacaktır. (Emsal Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2022/1368 Esas 2023/1305 karar sayılı 14/09/2023 tarihli kararı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/9040 Esas 2022/18007 Karar sayılı 12.12.2022 tarihli ilamı)
Hukuki yararın varlığı dava şartlarındandır. HMK nun 138/1 maddesindeki "Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir." hükmü ile aynı yasanın 320/1 maddesindeki "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." düzenlemesi ve "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Verilen kararın mahiyetine göre davalı açısından hukuki dinlenilme hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Maktu karar harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla alınan 214,90 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacıya iadesine,
4-Arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, HMK 320 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/05/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.