Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/257
2025/104
18 Şubat 2025
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/257 Esas - 2025/104
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/257 Esas
KARAR NO : 2025/104
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/05/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/06/2023 tarihinde ... isimli şirket önünde davacı şirketin ... plaka aracının park halinde olduğu sırada davalı ... üzerine kayıtlı ve davalı ...'ün kullanımında olan ... plakalı araç tarafından çarpıldığını ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kaza sebebiyle davacıya ait aracın perte çıktığını, kazada ...'ün %100 kusurlu olduğunu, pert karşılığının 3 ay 14 gün sonra ödendiğini, davacının aracının olmaması nedeniyle mağduriyet yaşadığını, şimdilik 100,00-TL hak mahrumiyetinin davalı sigorta şirketinden sorumluluğu tutarında ve diğer davalılar bakımından bilirkişilerce tespit edilecek tazminat rakamının tamamından kaza tarihinden işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açıldığını, belirsiz alacak davası olarak davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, tutarın likidite edilmiş bir tutar olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, davacının iddialarını destekler bir delilin dosyada mevcut olmadığını, kazanın ZMSS poliçesi geçerli olan dönemde meydana geldiğini, trafik kazasında gerçekleşen riskin sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ...süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, iddia edilen vakıalara itiraz etmiş sayılmıştır.
Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğü, Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğü, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı, İlyasbey Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketi yönünden tefrik edilerek mahkememizin 2024/672 Esasına kaydı yapılmıştır.
Tüm dosya ve kapsamına göre;
Açılan dava, tazminat talebinden ibarettir.
Dava başlangıçta davalılar ..., .... Ve ...'ye yönelik açıldığı, davacı vekili 15.10.2024 tarihli celsede...'ye karşı açtığı davadan feragat ettiğini, diğer davalılara karşı taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği, aynı celsede sigorta şirketine yönelik açılan davanın tefrik edilmesine karar verildiği görülmüştür.
Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 02/05/2024 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
Somut olayda;
Davacının, Sakarya Defterdarlığının 16.10.2024 tarihli cevabi yazısına göre mükellefiyet kaydının olmadığı, Sakarya Ticaret ve Sicil Müdürlüğünün 15.10.2024 tarihli cevabi yazısına göre kaydının olmadığı, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 21.10.2024 tarihli cevabi yazısına göre esnaf kaydının olmadığı görülmüş ve davacının tacir sıfatına haiz olmadığı tespiti yapılmıştır.
Dava trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsiline yönelik olduğu, davanın konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,
4-HMK nun 321/2 maddesi gereğince kararın talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek ya da aynı sürede başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.19/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.