mahkeme 2023/655 E. 2024/293 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/655
2024/293
21 Mayıs 2024
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/655 Esas - 2024/293
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/655 Esas
KARAR NO : 2024/293
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı ...'ın, Sakarya 1. İcra Dairesi'nde 2023/14147 Esas sayılı icra takip dosyası ile davacı Süleyman Küçük aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığını, takip dayanağı olarak, 27/07/2023 Düzenleme tarihli, 151.000,00-TL değerinde ve 27/07/2023 düzenleme tarihli 150.000,00-TL değerinde senet gösterildiğinin, ancak davacının talip alacaklısına dayanak olan 150.000,00-TL Bedelli senet yönünden bir borcu bulunmadığının, davacının davalıya sadece 151.000,00-TL borcunun olup bu borcu 13 ziynet altın karşılığı kendisine verildiğinin, borcun kaynağı olarak gösterilen diğer senedin aldatma - hile yoluyla davacıdan alınmış olup, güve ve iyi niyet ilişkisi nedeniyle davacının kandırıldığının, tüm bu nedenlerle; davacının maddi durumunun yetersiz olması sebeplerinden ötürü teminatsız olarak, aksi takdirde ödeme güçlüğü nedeniyle takdir edilecek bir orandaki teminat ile icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, davacının 27/07/2023 düzenleme tarihli, 10/08/2023 Vade Tarihli, 150.000,00-TL Bedelli senet yönünden borçlu olmadığının tespiti ile Sakarya 1. İcra Dairesi'nde 2023/14147 Esas sayılı icra takibinin talepleri yönünden iptalini, icra dosyası üzerinden yapılan haciz işlemlerinin kaldırılmasını, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 16/01/2024 Tarihli cevap dilekçesi ile; Davalı müvekkilinin Sakarya 1. İcra Dairesi 2023/14147 Es. Sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra dosyasının alacaklısı olduğunu, davacı ... ise işbu dosyada borçlu sıfatında olduğunu, davalı müvekkilin inşaat işçisi olduğunu, yıllardır biriktirdiği altınları ile ev sahibi olmak istediğini, uzun yıllardır uygun arsa arayışı içinde olması nedeniyle çevresinin bu durumdan haberdar olduğunu, davalı müvekkilin 2022 yılı Aralık ayında bir tanıdığı vasıtasıyla davacı ile tanıştırıldığını, davacı ... ün, babasından miras kalan Sakarya ili Erenler ilçesi ...Mevkii ... parsel nolu iştirak halinde malik olduğu taşınmazı olduğunu, hisseleri diğer mirasçılardan satın alacağını, taşınmazı tüm hisseleriyle davalıya devredeceğini söylediğini, aradan biraz zaman geçince de taşınmazı kat karşılığı vermek istediğini söylediğini, davalının bu arsada 3 katlı taşınmaz yapılabileceğini, bir dairenin kendisine iki adet dairenin davalıya verilmesine karşılık bu taşınmazın kat karşılığı müteahhitlik işlerini davalıya vereceği şeklinde sözlü olarak anlaştıklarını, davalı müvekkilin amacının yıllardır kirada oturduğundan ev sahibi olmak istemesi olduğundan ve yıllardır inşaat sektöründe çalıştığından birikimleri ve tecrübesiyle, inşaat işçisi tanıdıkları da olması sebebiyle 3 katlı daireyi bitirebileceğini düşündüğünün ve ikinci teklifi de kabul ettiğinin, davacının Ocak 2023 itibariyle iki kardeşinin miras hissesini vermediğini, 200.000 biri, 200.000 TL biri olacak şekilde toplam 400.000 TL para istediklerini, başka türlü imzaya gelmeyeceklerini, davacının bu parayı mirasçılara verecek durumu olmadığından davalıdan talep etmesi üzerine, davalı müvekkilin taşınmaz alımı için evde biriktirdiği tüm altınlarını davacıya bir torba içerisinde ... huzurunda davacıya teslim ettiğini, iki adet mirasçının talep ettiği rakamı tamamen karşılayamasa da büyük kısmını altın olarak kapora vermesine rağmen davacı tarafından bir türlü taşınmaz intikal ve hisse devir işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle davalı müvekkil elden teslim ettiği altınlarını bir daha geri alamayacağını, dolandırıldığını düşünmeye başladığını, bunun üzerine davacıya ulaşmaya çalışmış ancak davacı sürekli davalı müvekkili oyaladığını, bir türlü resmi işlemleri başlatmadığını, davalı müvekkilin kendisine teslim ettiği altınları da talep etmesi üzerine bir türlü geri vermediğini, davalı müvekkilin teslim ettiği altınları geri alamayacağını düşünmeye başladıkça tedirgin olmuştur ve davacıya ulaştığı ilk anda verilen altınlara karşılık gelen 2023 temmuz ayı altın fiyatlarına göre 301.000 TL'yi alabilmek için iki adet bono istediğini, bonolardaki rakamların birbirinden farklı olmasının sebebi de altınların gramına karşılık gelen miktarın küsuratlı olduğunu, davacı tarafın hile ile rakamların yanlış yazıldığı iddiasıyla yeniden senet alındığı iddiası karşısında, iki senet arasında 1000 TL fark göründüğünü, 1.000 TL daha az rakamla davalının zorla senet imzalattırması iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle aynı konu nedeniyle iki adet bono alındığı iddiası asılsız olup hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, senet rakamlarının yanlış yazıldığı iddiasıyla hile ile kandırarak ikinci senet imzalatılması durumunda iki adet bononun bedel miktarının aynı olması gerektiğini, ödeme tarihi gelmesi üzerine davacı tarafından davalının uğramış olduğu zararların ödenmemesi üzerine davalı müvekkil elindeki bonolar ile alacağının tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 31.08.2023 tarihinde Sakarya 1. İcra Dairesi 2023/14147 Es. Sayılı takibin başlatıldığının, davacı tarafın Ocak 2023 'te hissedarların talep ettiği paranın büyük kısmını davalı müvekkilden almasına rağmen arsa veraset intikal ve hisse devir işlemlerini başlatmadığını, dava dilekçesinin ekindeki veraset intikal evraklarından ve tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere Ağustos 2023 tarihinde veraset intikal işlemleri yapıldığının ve taşınmaz halen hisseli olduğunu, müvekkilinin iki kardeşinin hisseleri için verdiği miktarın kardeşlerine verilmediği, halen kardeşlerinin miras hisseleri oranında taşınmazda hissedar bulunduğu, müvekkilin, hisselerin devri için davacıya vermiş olduğu bedelin davacı tarafından harcandığı, davacının iyi niyetli olmadığını, davacı tarafın davalı müvekkili kat karşılığı inşaat yapılması vaadiyle kandırarak birikimlerini kendi menfaatine harcadığını, yıllardır kiracı olan davalı müvekkil bir daire sahibi olma amacıyla girdiği bu anlaşmadan kandırılarak, dolandırılarak zarara uğratıldığını, davacının, davalının ev sahibi olmak için biriktirdiği altınları harcamış, malvarlığını artırmış, davalıyı maddi ve manevi zarara uğrattığını, hatta söz konusu taşınmazın Aralık 2022 tarihi için 900.000 TL karşılığında satın alınması kararlaştırıldığını, davalı müvekkilinin eksik kalan bedeli tamamlayabilmek adına Erzurum'daki kardeşinin hayvanlarını sattırdığını, ancak taşınmaz alınamadığı ve aradan aylar geçtiği için satılan hayvanlar da enflasyondaki hızlı değişimler nedeniyle aynı bedelle geri alınamadığını, davacının davalının kardeşini dahi dolaylı olarak zarara uğrattığını, tüm bu nedenlerle; huzurdaki dava kambiyo senedinden doğan borçtan sorumlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, bu durumda HMK m.201 uyarınca senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunmakta olup davacı tarafça bu ispata yarar hukuka uygun yazılı bir delil de ibraz edilmediğini, dava konusu iddianın senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldırmaya veya azaltmaya yönelik bir iddia olduğundan ancak yazılı şekilde ispatının mümkün olduğunu, ayrıca davacının, davalı müvekkilin tüm birikimini taşınmaz satış vaadiyle elinden almış olup, işbu dava ile icra inkar tazminatı talebinde de bulunarak davalıyı zarara uğratma amacı taşımakta olduğunu, sebepsiz zenginleşmesinin yanı sıra haksız kazanç elde etmeye de çalışmakta olduğunu, bu nedenlerle haksız, mesnetsiz davanın reddini, davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olması sebebiyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin Tensip zaptı (11) Nolu ara kararı ile; "Davacının ihtiyati tedbir talebinin dava değerinin %15'i(22.500,00-TL) oranında teminat yatırılması halinde kabulü ile; teminat yatırıldığında Sakarya 1. İcra Dairesi'nin 2023/14147 Esas sayılı dosyasında sadece 150.000 TL asıl alacak yönünden (dava dilekçesindeki talep dikkate alınarak) icra veznesine yatan paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesine yönelik icra dosyasına müzekkere yazılmasına," şeklinde karar verilmiş olup, bu hususta ara karar oluşturulmuştur.
Davacı vekili tarafından teminat bedelinin dosyaya yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 16/04/2024 Celse Tarihli duruşmasında tanık davacı tanığı ... alınan ifadesinde; TANIK BEYANINDA:"ben ...'ü tanırım, davalıyı tanımam davacının evinin yakınında büfem vardır, davacı benim büfeme ... ile birlikte geldiler, bir senet doldurdular, senedin miktarını o an göremedim ancak bana 151.000 TL olduğunu söylediler, bir alacak verecek davasından dolayı senedi verdiğini söyledi, bu senedi imzalarken davacı, ...'a eski senedin ne olduğunu sorduğunu duydum, iadesini istedi, ...'ta önceden alınan senedin yırtılıp atıldığını söyledi, yeni senedi aldılar, başkaca bilgim yoktur, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 16/04/2024 Celse Tarihli duruşmasında tanık davacı tanığı ... alınan ifadesinde; TANIK BEYANINDA: "ben tarafları mahalleden tanıyorum, dava konusu olaya bizzat şahidim, davacının sahip olduğunu iddia ettiği arsa üzerinden kat karşılığı inşaat yapılması için davalı ile bir anlaşma süreci olmuştu, biz davacının sahip olduğu arsanın hisseli olduğunu bilmiyorduk, bir türlü ...'a arsayı devir etmedi, bugün yarın kardeşim geliyor diyerek bekletti, hatta ablam Almanya'dan gelecek diye bekletti, yaklaşık 6-7 ay geçtikten sonra davalı bana bu işin ne olacağını neden devretmediğini söyleyerek yakındı, bende davacı ile görüştüm, yine bugün yarın diye cevap verdi, taşınmazın üzerinde haciz şerhi olduğunu da sonradan öğrendik, davalı bu hacizin kalkması için 13 adet ziynet altını davacıya vermiş ki haciz işlemleri kaldırılsın, bu altını benim olmadığım bir yerde bakkalda vermiş, üçümüz birlikte iken ... altınların o günkü TL değeri kadar yani 151.000 TL bedelli bir senedi davacıdan aldı, bu senedin üzerinden de 1-2 ay geçmesine rağmen hala arsa davalıya devredilmedi, yine ... yakınmaya başladı, gelip bana önceki senedin geçersiz olduğunu yeni bir senet alınması gerektiğini bunu da benim almamı söyledi, bende davacı ile birlikte biraz önce tanık olarak dinlediğiniz ... beyin büfesinde buluştuk, davacıya önceki senedin geçersiz olduğunu, davalının bu senedi iade edeceğini, bir ara bırakacağını söyledim, o günkü kura göre karşılık TL miktarı olan 150.000 TL'lik senet düzenlendi, davalı senedi hemen iade etmedi, ancak avukatın karşısında ziynet eşyaların teslimi olursa senetleri iade edeceğini söyledi, davacı da haftaya salı günü avukatımın orada buluşuruz dedi, biz avukatın oraya gittik, davacı gelmedi, birden fazla kez davacıyı aradım, hiç bir şekilde davacı ziynet altını iade etmeye yanaşmadı, sonrasında öğrendim ki davalı iki senedi de takibe koymuş, bütün bilgim bundan ibarettir, dedi." Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu; tanık: önce avukatın huzurunda anlaşmaya çalıştık, altınları iade etmesi için, sonrasında takip başlatılmış, Selçuk bana ikinci senedi yırtacağını söylemedi, iade edeceğini söyledi, davacı vekilince karakol ifademde yırtıp atacaklarını beyan ettiğim söylenmekle ben karakolda böyle bir ifadede bulunmadım, ben polis memuruna iade edecek diye beyanda bulundum, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 16/04/2024 Celse Tarihli duruşmasında tanık davacı tanığı ... alınan ifadesinde; TANIK BEYANINDA: "ben çay ocağı işletirim, davacı ve davalı çay ocağıma gelip oturdular, onların kendi aralarındaki olaya şahit oldum, konuşma şöyleydi; bir daire ve 200.000 TL para karşılığında arsanın devri konusunda anlaştılar, kapora olarak da 13 tane altın davacıya verilmesi konusunda anlaşıldı, davacı ... bu kaporayı aldıktan sonra arsanın tabiri caizse temizlenmesi için harcama yaptı, kardeşleri gelip arsayı davacıya davacı da davalıya devredecekti, akrabaları gelmedi, Selçuk'ta bu konuşmanın üzerine ölüm kalım dünyası bir senet yapalım dedi, senet yapıldıktan 2 gün sonra senet yanlış oldu diye yeni bir senet imzalandığı, bunun üzerine senedin yırtılıp atıldığını konuştular, sonrasında iki senedin de icraya konulduğunu söylediler, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 16/04/2024 Celse Tarihli duruşmasında tanık davacı tanığı ... alınan ifadesinde; TANIK BEYANINDA:"ben boyacıyım, davalı da fayansçı olarak çalışır, ben davalı ile birlikte geçmişte iş yaptık, ben maddi sıkışıklığımdan dolayı davalıdan borç almıştım, bir gün beni aradı, iş görüşmesine birlikte gitmek istediğini söyledi, aynı zamanda kendisinden aldığım borcu ödememi istedi, çünkü bir arsa alacağını söyledi, davalıyla buluştuk, davalının elinde bir torba vardı, bunu kapora olarak vereceğini söyledi, birlikte Seyfi kuruyemişe gittik, torbanın içinde ziynet eşyası olduğunu söylemişti, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 16/04/2024 Celse Tarihli duruşmasında tanık davacı tanığı ... alınan ifadesinde; TANIK BEYANINDA: " davalı benim inşaatlarımda ustalardan biridir, ben Sakarya genelde müteahhitlik yapıyorum, benim bizzat şahit olduğum kısım davacının arsasının davalı tarafça alınması için bir araya geldiğimiz tarihtir, pazarlık işi yapılırken oradaydım, arsaya bina yapılacak olsaydı, yapı müteaahhiti olarak ben olacaktım, senedin alınması verilmesi, altının davacıya verilmesi konusunda davalıdan duyduğum kadarıyla bilgim vardır, senedin alınması verilmesi, altının verilmesi hususlarında tanık olarak dinlediğiniz Sıddık şahittir, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, menfi tespit talebinden ibarettir.
Davacı taraf kat karşılığı inşaat yapılması konusunda davalı ile anlaştıklarını, davalının kapora olarak 13 ziynet eşyasını davacıya verdiğini, buna karşılık davacıdan 27.07.2023 tarihli 151.000TL bedelli bononun alındığını, bu bono alındıktan birkaç saat sonra değerin yanlış yazıldığından bahisle ...aracılığıyla davaya konu senetin davacıdan alındığını, önceki senedin yırtılıp atılacağının söylendiğini, ancak önceki senedin yok edilmediğini, davaya konu senedin hile ile kandırılarak alındığını, şikatçi olduklarını ileri sürmüştür.
Davalı taraf kat karşılığı inşaat yapılması konusunda anlaştıklarını, taşınmazın miras malı olduğunu, davacının iki kardeşinin taşınmazın devri konusunda para istediklerini, davacının durumu olmadığından bunu kendisinden istediğini, elindeki altınları davacıya verdiğini, taşınmazın devrinin yapılmadığını, altınlara karşılık iki adet bono alındığını, zorla senet imzalatılmadığını, sonrasında senetlerden dolayı icra takibi yapıldığını ileri sürmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık olmayan konular, taraflar arasında kat karşılığı inşaat yapma yönünde anlaşmış olmaları, arsanın devrinin davalıya yapılamaması, davalının davacıya ziynet eşyası vermesidir.
Taraflar arasında 27.07.2023 tarihli 151.000TL bedelli bono yönünden de bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 10/08/2023 Ödeme günlü, 150.000,00-TL Bedelli, 27/07/2023 Düzenleme Tarihli, Sakarya Düzenleme Yerli, Borçlusu ..., Lehtarı ... olan senedin hile yolu ile imzalatılıp imzalatılmadığı, senet sebebiyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, senedin bedelsiz kalıp kalmadığı yönündedir.
Öncelikle davaya konu bono incelendiğinde borçlunun davacı, lehtarın davalı, 27.07.2023 düzenleme tarihli, 10.08.2023 ödeme tarihli, Sakarya düzenleme yerli, 150.000 TL bedelli olan senet olduğu ve bononun yasal şartlarını taşıdığı tespit edilmiştir.
Davalının davaya konu senet ve 27.07.2023 tarihli 151.000TL bedelli senet nedeniyle Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2023/14147 esas numaralı dosyası ile davacı aleyhine takip başlattığı görülmekle iş bu dosya incelenmiştir.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/34787 soruşturma numaralı dosyasının bir sureti UYAP Sistemi Üzerinden mahkememiz dosyası arasına celp edilmiştir. Bu dosyada davacının müşteki olduğu, davalının şüpheli olduğu, davaya konu senet nedeniyle şikayetçi olunduğu, dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın itiraz sonucu sonrası kesinleştiği görüldü.
Davacının hile iddiası bakımından yapılan değerlendirmede:
TBK'nın 39. Maddesi "Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır." şeklindedir.
Davacı taraf davaya konu 10/08/2023 Ödeme günlü, 150.000,00-TL Bedelli 27/07/2023 Düzenleme Tarihli bonoda irade sakatlığı iddiasını 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürdüğü tespit edilmiştir.
TMK'nın 6. maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İrade sakatlığı hallerinden biri olan hile halinde ispat külfeti hile maruz kalan kişi üzerindedir. Somut olayda bu yöndeki ispat külfeti davacı üzerindedir.
Davacı davaya konu bono üzerinde yazı ve imza inkarında bulunmamış olup senedin kandırılmak suretiyle alındığını ileri sürmüştür. Davacı taraf hile yolu ile aldatıldığı hususundaki ispatı tanık dahil her türlü delil ile ileri sürebilir. Bu kapsamda davacı yazılı delil sunamamış olup tanıkları dinlenmiştir.
Dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarına göre, davaya konu senedi davacının imzalamasındaki sebebi her ne kadar 27.07.2023 tarihli 151.000TL bedelli senedin geçersiz sayılacağı, yırtılıp atılacağı, iade edileceği şeklindeki söylemler olduğu ileri sürülse de söz konusu ifadelerin aldatma kabiliyetine haiz olmadığı, davacının bu söylem dışında aldatma kabiliyetine haiz hileli bir harekete maruz kalmadığı, senedin zorla imzalatılmadığı, aksi yönde beyanları doğrulayıcı delil ibraz edilmediği anlaşılmakla hile iddiası yerinde görülmemiştir.
Davacının bedelsizlik iddiası bakımından yapılan değerlendirmede;
Kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, dava konusu senetlerin bedelsiz olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre, davaya konu senetlerin tanzim edilmesinin nedeni taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat yapılması anlaşması sonrası verilen ziynet eşyaların karşılığıdır. İspat külfeti üzerinde olan davacı tarafça davaya konu 10/08/2023 Ödeme günlü, 150.000,00-TL Bedelli 27/07/2023 düzenleme tarihli senedin bedelsizliğine yönelik yazılı delil ibraz edilmemiştir. Kambiyo senedinin mücerretliği ve senede karşı senetle ispat kuralı karşısında davacı tarafın beyanları yerinde görülmemiştir. Yine senede karşı senetle ispat kuralı gereği hayatın olağan akışına aykırılık değerlendirmesi yapılmamıştır. Senede konu borcun bulunmadığını tanıkla ispat etmek de, kambiyo senetlerine yasa koyucu tarafından tanınan nitelikler ile bağdaşmamaktadır. (Yargıtay 19 HD T.27/09/2017 E.2016/11418 K. 2017/6326 ve Yargıtay 19 HD T.27/09/2017 E.2016/11418 K. 2017/6326 ; Yargıtay 19 HD T.29/01/2018 E.2017/2614 K.2018/184)
Dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmadığından mahkemece bu yönde bir hatırlatma yapılmamıştır.
Davacının kambiyo senedine karşı hile ve bedelsizlik iddiası ile açtığı menfi tespit davasında iddiasını elverişli deliller ile ispatlayamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.134,03-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 24.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle ödenen 3.120,00-TL masrafın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.