Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/150
2024/690
4 Aralık 2024
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/150 Esas - 2024/690
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/150 Esas
KARAR NO : 2024/690
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/01/2022
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın , davalı tarafın davacı hakkında başlatılan Akyazı İcra Müdürlüğünün 2021/542 Esas sayılı takip dosyasına başlatılan takibe dayanak çekin davacıdan çalınan çekler arasında bulunduğu, çekteki imzanın davacıya ait olmadığı, buna ilişkin soruşturmanın devam ettiği, yine imzaya itiraza ilişkin Akyazı İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/40 Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiği, davacının cebri icra tehtidi altında ödediği 68.083,90-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizle birlikte istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin süresinde cevap dilekçesi verdiği ve davacının davalı ile benzer şekilde aldatarak haksız kazanç elde ettiği, buna ilişkin davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, davacı hakkında ceza yargılamasının devam ettiği, davacının iddialarının borçtan kurtulmaya yönelik ve kötü niyetli olduğu, taraflar arasında ortak kamyon satın almaya dayalı olarak ilgili çekin düzenlendiği, davalının çekteki imzanın borçluya ait olmadığının bilecek kimselerden olmadığını ve davanın reddini talep ettiği anlaşıldı.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, istirdat talebinden ibarettir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı aleyhine Akyazı İcra Müdürlüğü 2021/542 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, takibe konu ...Şubesine ait, keşidecisi davacı olan, ...keşide tarihli, ... çek seri numaralı, ... TL bedelli çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığı, imza davacıya ait değil ise davacının kötü niyetli olup olmadığı, ortak kamyon alımından kaynaklı düzenlenen bir çek olup olmadığı, davacının takip dosyasına yaptığı ödemenin istirdatının gerekip gerekmediği konularında olduğu anlaşıldı.
İşbu dava Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup mahkemenin 2022/46 Esas ve 2022/41 Karar numaralı, 21.01.2022 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, verilen kararın kesinleşmesi sonrası dosya Mahkememize gönderilmiş ve 2023/150 Esas numarasını aldığı anlaşılmıştır.
Akyazı İcra Müdürlüğü 2021/542 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, kambiyo setlerine özgü ilamsız takibin yürütüldüğü, alacaklının davalı, borçlunun davacı olduğu, takip sebebinin "30/06/2021 günlü ... Seri No lu çeki ... TL" olarak gösterildiği, davacının takip dosyasına 07.12.2021 tarihinde ... TL ödeme yaptığı, takibin 10.12.2021 tarihinde infazen kapandığı tespit edilmiştir. Ayrıca mevcut davanın ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde, 21.01.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Akyazı İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/40 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının mevcut dava davacısı, davalının mevcut dava davalısı olduğu, dava konusunun Akyazı İcra Müdürlüğü 2021/542 Esas sayılı dosyasına konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığından takibin durdurulmasına yönelik imzaya itiraz olduğu, mahkemece imza incelemesi için ATK raporu alınarak davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın İstinaf incelemesinden geçerek 13.07.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Akyazı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/641 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; mevcut dava davalısının müşteki, davacının ise sanık olarak yargılandığı, davacının üzerine isnat edilen suçun dolandırıcılık olduğu, müşteki olan davalının davacıya ait Durmuşlar Mahallesi ... ada ve ... parsel sayılı taşınmazı anlaşmaların rağmen davacının devri gerçekleştirmediğini, dolandırıldığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasının yetkisizlik kararı ile Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olduğu ve ... numaralı dosyadan işleme alındığı, yine verilen yetkisizlik kararı ile Akyazı C. Başsavcılığında 2023/588 soruşturma numarasını aldığı tespit edilmiştir. Dosya incelendiğinde; mevcut dava davacısının müşteki, davalının ise şüpheli konumunda olduğu, yapılan suç duyurusunun, davaya konu ... Şubesinde ait çek koçanından ... ve ... nolu çeklerin çalıntı olduğu, söz konusu çekin Akyazı İcra Müdürlüğünün 2021/542 esas numaralı dosyasında işleme konulduğu, olayla ilgili şikayetçi olunduğu beyan edilmiştir. Soruşturma dosyasında sözü edilen ...seri numaralı çek işbu davanın da konusudur.
Mahkememizce usule ilişkin incelemeler yapılmış taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış ve başka yer savcılık ve mahkeme dosyaları içeriği dosyaya alınmıştır.
Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK'nın 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir.
İİK'nın 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise; “İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkraları ve 310. 311. ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2.maddesinde yer alan “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır” düzenlemesi nedeniyle uygulanması gereken aynı Kanunun 211.maddesinde ise imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu göz ardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir(Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı).
Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır (HGK.nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararı).
Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celp edilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.(Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2023/218 Esas, 2024/676 Karar, 19.04.2024 tarihli ilamı)
Davaya konu çekin keşide tarihinden öncesine ilişkin davacının imza örneklerinin bulunduğu belge asılları getirilmiş ve dosya ATK'ya tevdi edilmiştir.
23.10.2024 tarihli ATK raporunda "inceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
Yukarıda alıntılanan yüksek mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere imza inkarı durumunda usule uygun olarak toplanan deliler kapsamında yapılan incelemede kesin tespit içeren bir rapor alınması durumunda rapordaki tespite itibar edileceği açıktır. Somut olayda da İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 23.10.2024 raporda yapılan tespitte muhtemel bir görüş bulunmadığı, aksine kesin kanaat içerdiği görülmüştür.
Yürütülen yargılama neticesinde; davacının istirdat talebine konu çekte yapılan incelemede imzanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin raporuna göre davacıya ait olmadığı, ceza dosyalarında ileri sürülen davacının beyanlarında davaya konu çeki davalıya verdiğine dair beyanının olmadığı, davacının kötüniyetli olduğunu gösterir delil olmadığı tespit edildiğinden, çekten dolayı davacının sorumluluğunun bulunmadığı, ispat külfeti üzerinde olan davalının aksi yönde yazılı delil sunmadığı, ortak olarak kamyon satın alımından kaynaklı olarak çekin verildiği yönündeki savunmanın beyandan öteye gitmediği, davacının takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığı, takip dosyasına cebri icra tehdidi altında yapılan ödemenin iadesinin gerektiği sabit görülerek istirdat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Dolayısıyla davanın açıldığı tarih olan 21.01.2022 tarihinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı değildir. Ancak davacı, gerek olmamasına rağmen işbu davayı açmadan önce Sakarya Arabuluculuk Bürosuna zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, 1.560,00 TL sarf bedelinin suç üstü ödeneğinden karşılandığı görüldüğünden arabuluculuk sarf bedelinin davacı tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile;
Davacının Akyazı İcra Müdürlüğü 2021/542 Esas sayılı takip dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, Akyazı İcra Müdürlüğü 2021/542 Esas sayılı takip dosyasında cebri icra tehdidi altında ödemiş olduğu ... TL'nin ... ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.650,81-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.162,71-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.488,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.162,71-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.900,00-TL ATK ücreti, 458,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.601,91TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL tutarın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/12/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.