mahkeme 2022/958 E. 2025/637 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/958
2025/637
7 Ekim 2025
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/958 Esas - 2025/637
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/958 Esas
KARAR NO : 2025/637
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 21/11/2022
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı olan sigortalısına ait Plakalı traktör ile 08/09/2018 tarihinde ehliyetsiz ağır kusurlu ve istihap haddinde fazla yolcu taşınarak meydana gelen kazada bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiğini, ölenin yakınlarından sigorta tahkim komisyonu tarafından tazminat verildiğini, tüm tazminatı davacının ödediğini, davacının ehliyetsiz ağır kusurlu ve istihap haddinden fazla yolcu taşıması nedeniyle rücu şartlarının oluşması sebebiyle 221.871,12-TL'nin 18/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olmadığını, sigorta şirketinin rücu hakkının bulunmadığını, kaza tarihinde ehliyetinin var olduğunu, itiraz ve temyiz sürelerinde taşınma haline ilişkin olarak hatır taşıması olup olmadığı hususunda savunma yapılmasının gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Karasu İcra Dairesi'nin 2019/268 Esas, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/360 D.iş ve 2019/5090 Hakem dosyası, ve Karasu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/662 Esas UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
Karasu İlçe Nüfus Müdürlüğü, Karasu İlçe Emniyet Müdürlüğü, Karasu Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Noterler Birliği, Sigorta Tahkim Komisyonu, İstanbul Teknik Üniversitesinden temin edilen belgeler incelenmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemi taleplidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık; Davalının kaza tarihinde ehliyetinin bulunup bulunmadığı, kazanın istihap haddinden fazla yolcu taşımasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, meydana gelen kaza nedeniyle davacı sigorta şirketinin ödediği tazminatın davalıdan rücu hakkının olup olmadığı, varsa rücu edebileceği tazminatın miktarı hususlarındadır.
Kusur yönünden değerlendirme;
Davacı taraf meydana gelen kazada davalının kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf ise davanın reddini talep etmiştir.
Davaya konu kazanın, 08.09.2018 davalının maliki olduğu plakalı traktöre dava dışı müteveffa olan Yusuf Sakacı'yı yolu olarak kabul ettiği, seyir halindeyken "ok" olarak tabir edilen demirin kırılması ile sol çamurluk üstünde yolculuk eden dava dışı Yusuf Sakacı'nın traktörden düştüğü, sol arka lastiğin altında kaldığı ve lastiğin üzerinden geçtiği, nihayetinde dava dışı 'nın öldüğü şeklinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Davacının rücuen tazminat ödemesine dayanak kıldığı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 25.10.2018- 2018.E.83178 tarih ve sayılı dosyasında verilen kararda plakalı araç sürücüsü olan davalının %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davalı taraf tahkim kararına karşı itiraz yoluna gitmiştir. İtiraz üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2022 tarihli 2022/878 Esas ve 2022/7703 Karar numaralı ile sadece vekalet ücreti yönünden verilen hükmü düzelterek, sair temyiz itirazlarını reddetmiştir. Davacının hakem kararına itiraz dilekçesinde kusura yönelik açık itirazı da yer almaktadır.
Mahkememizce Karasu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/662 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, ATK raporu ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından tespit edilen kusur oranları arasında çelişkiler bulunduğu anlaşılarak, bu çelişkilerin giderilmesi amacıyla rapor alınması yoluna gidilmişse de meydana gelen kaza ile ilgili yukarıda sözü edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2022 tarihli 2022/878 Esas ve 2022/7703 Karar numaralı ile karar verildiğinden davalının meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Tahkim dosyasına davalı yer almasa da mevcut davada davalının kazanın meydana geliş şekline yönelik açık itirazı ya da olayın Yargıtay'ın kabul ettiğinden farklı olduğuna dair açık delili yoktur.
Sorumluluk yönünden değerlendirme;
6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesinde;"(1)Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.(2)Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." hükmü düzenlenmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebepleri(Yargıtay 17. H.D'nin E:2016/19215 K:2017/10256 sayılı ilamı) olarak düzenlenmiş olup ağır kusur kavramı ile ilgili olarak ağır kusur, yargısal kararlarda "aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel (basit) dikkat ve özenin gösterilmemesi" şeklinde tanımlanmaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartları'nın B.4/b maddesi hükmü uyarınca tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, B.4/ç maddesi hükmü uyarınca tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu edebilir. Davacı sigortacının; aracın ehliyetsiz kullanılmış olması nedeniyle; bu aracın neden olduğu kaza sonucu 3. kişiye ödenen sigorta tazminatını talebe hakkı bulunmaktaysa da, bu talebi sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden miktarla sınırlı olup, ayrıca; münhasıran alkol etkisiyle kazanın meydana gelmiş olması gereklidir.
Dosya içerisinde yer alan Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin geçerlilik tarih aralığının 01.08.2018-01.08.2019 tarihleri arasında olduğu, 54 FF 865 plakalı aracın sigortalandığı, sigortalının davalı olduğu, davaya konu kazanın poliçe geçerlilik tarihleri arasında gerçekleştiği görülmüştür.
Karasu İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 05.12.2022 tarihli yazısında davalının 19.03.2015 tarihinde alkollü araç kullanması nedeniyle 184 gün süre boyunca ehliyetinin geri alındığı, tüm trafik cezalarını ödemediğinden ehliyetinin iade edilmediği, kaza tarihi olan 08.09.2018 tarihinde araç kullanmasının yasak olduğu bildirilmiştir. Cevabi müzekkere dikkate alınarak davalının kaza tarihinde ehliyetsiz olduğu tespit edilmiştir.
Bununla birlikte, davalının maliki olduğu plakalı aracın yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlardan olmasına rağmen yolcu kabul ettiği, sonrasında kazanın meydana geldiği dikkate alınarak davalının kurala aykırı davrandığı tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, davacının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartları'nın B.4/b ve ç maddelerine dayanarak rücu talebinde bulunabileceği, davalının da kusurlu olduğu tespit edildiğinden rücu miktarınca sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Hesaplama yönünden;
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 25.10.2018- 2018.E.83178 tarih ve sayılı dosyasında verilen karar üzerine yürütülen Karasu İcra Müdürlüğü'nün 2019/268 Esas sayılı dosyasında takipte kesinleşen miktarın 191.746,36 TL olduğu, harç, masraf, vekalet ücreti, faiz ile birlikte kapak hesabının 221.871,12 TL olduğu, davalının 18.07.2019 tarihinde ödeme yaptığı tespit edilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 25.10.2018- 2018.E.83178 tarih ve sayılı dosyasında verilen kararı incelendiğinde davalının tam kusuru üzerinden yapılan hesaplama sonrası %20 oranında müterafik kusur indirimi yaptığı görülmektedir. Hesap ve sigorta uzmanından alınan raporlara bakıldığında %40 oranında indirim yaptığı görülmektedir. Kusur değerlendirilmesi yukarıda belirtildiği üzere Yargıtay ilamına dayandığından hesap raporundaki kusura denk indirim esas alınmamıştır.
04.08.2025 tarihli aktüerya ve sigortacı bilirkişinin sunduğu ek raporun 4. Sayfasında belirtilen tabloda "olan" olarak belirtilen değerlendirmeye,Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2022 tarihli 2022/878 Esas ve 2022/7703 Karar numaralı ilamına, yukarıda kusur ile sorumluluğa ilişkin açıklamalara dayanarak davacının destekten yoksun kalma tazminatı olarak ödediği miktarı davalıdan talep etmeden haklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı taraf hatır indirimi yapılması itirazında bulunsa da plakalı traktörün yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlardan olmasının yanında yolcu taşımaya müsait de olmadığı, buna rağmen yolcu taşındığı, bu nitelikteki bir araca yolcu alınması hatır taşımacılığı sayılamayacağı anlaşılmakla itiraz yerinde görülmemiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ İLE,
-221.871,12 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 18.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 15.156,02-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.789,01-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.367,01-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 35.499,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 3.789,01-TL Peşin/nisbi Harcı, 18.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 7.516,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 29.385,71TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
6-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
07/10/2025
Katip
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.