Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/252

Karar No

2025/254

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 19/12/2024
NUMARASI : ...... Esas

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
YAZIM TARİHİ : 14/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 19/12/2024 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: Davacı vekili 01/11/2024 tarihli talep dilekçesinde özetle; dosyada mevcut kaza tespit tutanağındaki davalının kusursuz olduğu tespiti ve Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Bakanlığı'nın 07/06/2024 tarihli raporundaki davalının %75 kusurlu olduğunun tespiti ile ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi adına mahkemece 19/09/2024 tarihli duruşmada ara karar oluşturarak, Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazmak suretiyle 3 kişilik fen heyetinden yeni bir rapor alınmasına karar verildiğini, davalının işleticisi/taşıyıcısı olduğu ...... - ...... plakalı araca yüklenmiş ve Beylükdüzü/İstanbul'a doğru yola çıktığı ve malın taşınması sırasında, dava dışı üçüncü şahsa ait olup aynı istikamette yolun sağ tarafında park halindeki ...... plakalı araca çarpması neticesinde kendi aracı üzerinde yüklü "elektrikli boru makinesinin" düşerek hasarlanması olayında davalının % 75 oranında kusurlu olduğunun 31.10.2024 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, dosyadaki mevcut deliller değerlendirildiğinde, davalının kusursuz olduğuna yönelik şüpheler giderildiğini ve davalının davaya konu olayda % 75 oranında kusurlu olduğu hususunun netleştiğini beyan ederek alacaklarına yeter oranda davalının menkul ve gayrimenkul mallarına ve üçüncü kişilerdeki alacak ve haklarına ihtiyaten haczine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 14/11/2024 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı ve dava dilekçesi ile ekleri birlikte değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde;"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme yapıldığı,
İİK'nın 258/1. maddesinde ise; ihtiyati haciz isteyenin alacaklı olduğunu yaklaşık ispat kuralına göre ispat edebilmiş olması düzenlendiği, geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispatın yeterli görüldüğü,
Somut olayda; Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi, Karayolları Fen Heyetinden oluşturulan bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu 31/10/2024 tarihli bilirkişi raporundaki kusur durumu, Ankara ATK'nın 07/06/2024 tarihli raporundaki kusur durumu dava dilekçesi ve ekli deliller ile birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispat şartı gerçekleştiği nazara alınarak, ihtiyati haciz talebin kabulü ile dava değeri olan 331.359,10-TL'lik alacağa yetecek kadar kısımlarının dava değerinin %15'i olan, 49.703,87 TL teminat karşılığında İİK'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile bankalardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine vicdani kanaat ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''gerekçesiyle, ihtiyati haciz talep eden davacının İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince yasal koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, vadesi gelmiş ve rehinle temin olmadığı anlaşılan dava değeri olan 331.359,10 TL'lik alacağın temini için davalı/borçlunun menkul gayrimenkul malvarlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile banka hesaplarının haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin, İİK'nın 259.maddesinin amir hükmü uyarınca alacaklıdan takdiren dava değeri olan 331.359,10 TL'nin %15’i 49.703,87 TL miktarındaki nakdi teminat tutarını yatırması halinde ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının varlığının gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta ise belirlenmiş bir para alacağı olmadığı gibi davacının talebinin yargılamayı gerektirdiğini, yargılamanın henüz sonuçlanmadığını, muaccel olmayan bir alacak hakkında ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için İİK'nın 257/2 maddesinde belirtilen borçlunun kaçma şüphesini doğuracak işlemlerin olması gerektiğini, ancak bu hususa dair davacı tarafça ortaya konulan somut delil bulunmadığını, kesinleşmeyen ve itirazlarının bulunduğu bilirkişi raporuna dayanılarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, mahkemenin bu tutumunun hüküm kurmadan ihsası rey niteliğinde olup açıkça kanuna aykırı olduğunu beyan ederek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 19/12/2024 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dosya kapsamı tarafların beyanları ve ileri sürdükleri deliller karşısında, İİK'nın 265/1 maddesindeki nedenlere hasren inceleme yapılabileceği kuralı karşısında, ihtiyati hacze itiraz eden tarafın ileri sürdüğü iddia ve savunmaların, dosya içinde yer alan deliller karşısında; gelinen aşamada, alacağın varlığı hususunda mahkememizde yaklaşık kanaat oluşturmuş, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davalının ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; KTK'nın kazaların oluşumundaki asli kusurlu sayılan haller başlıklı 84. maddesinin K fıkrasında yer alan "Yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama" ve KTK'nın duraklama ve park etme başlıklı 59. maddesinde yer alan "yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır." maddeleri göz önünde bulundurulduğunda kazanın; dava dışı Tayfun Kaplan'ın trafik düzenlemelerinin asli kusurlu sayılan kurallarını ihlal ederek, durmasını gerektirecek hiç bir sebep yokken sadece arıza lambasının yanması sebebiyle 200 metre ilerisinde park alanı olmasına rağmen hareket edebilecek durumdaki aracıyla park alanına kadar gitme zahmetinde dahi bulunmadan durulması yasak olan Tem Otoyolunda yine kanunda sayılan hiç bir güvenlik önlemini ve tedbirini almadan durması ve çok yoğun trafik akışının sağlandığı otoyolda 3.20 metre genişliğe sahip emniyet şeridine 2,67 metre genişliğindeki aracını sığdırabilecekken kendisine ait tırı sağ şeride taşar şekilde tüm trafiğin can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak şekilde bırakması sebebiyle gerçekleştiğini, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi heyetinin Karayolları Trafik Kanunun asli kusurlu sayılan haller başlıklı maddelerinin görmezden gelerek olay ile hiçbir ilgisi olmayan arkadan çarpma gibi kanun maddelerini dikkate alarak kanuna aykırı şekilde müvekkiline %75 oranında kusur verildiğini, mahkemece de bu kusur raporundan yola çıkılarak müvekkili aleyhine ihtiyati haczi kararı verildiğini, düzenlenen raporun, hem kanuna hem olayın oluşuna açıkça aykırı olduğunu, rapora itiraz etmelerine rağmen mahkemece itiraz hakkında bir değerlendirme yapılmadan salt bu rapor göz önünde bulundurularak ihtiyati haciz kararı verilmesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının varlığının gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta ise belirlenmiş bir para alacağı olmadığı gibi davacının talebinin yargılamayı gerektirdiğini, yargılamanın henüz sonuçlanmadığını, muaccel olmayan bir alacak hakkında ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için İİK'nın 257/2 maddesinde belirtilen borçlunun kaçma şüphesini doğuracak işlemlerin olması gerektiğini, ancak bu hususa dair davacı tarafça ortaya konulan somut delil bulunmadığını, kesinleşmeyen ve itirazlarının bulunduğu bilirkişi raporuna dayanılarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, mahkemenin bu tutumunun hüküm kurmadan ihsası rey niteliğinde olup açıkça kanuna aykırı olduğunu beyan ederek mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz rehinle temin edilmemiş bir alacağın tahsilinin güç ya da imkansız olduğu iddiasıyla alacağın tahsilini güvence altına alan bir geçici hukuki koruma önlemidir. İhtiyati haczin hangi koşullarda verileceği İcra ve İflas Kanunu'nun 257'nci maddesinde gösterilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK’nın) 257.maddesinin 1.fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz:
Madde 265 – (Değişik: 18/2/1965-538/105 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
(Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.
Yukarıda metni yazılı İİK'nın 265/1. maddesi gereğince dinlenmeyen borçlu aleyhinde verilen ihtiyati hacze; ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminatla ilgili huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği, aynı yasanın 265/4. maddesi gereğince itiraz edenin dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri eklemesi gerektiği, itiraz üzerine mahkemenin iki tarafı davet edip ilgilileri dinledikten sonra itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya tamamen kaldırabileceği, tarafların gelmemesi halinde evrak üzerinde inceleme yapılmak üzere karar verilebileceği yasanın amir hükmüdür.
İlk derece mahkemesince 04/04/2024 tarihli ara kararı ile, dosyada kaza tespit tutanağında davalının kusursuz olduğu gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, mahkemece verilen ara karara karşı davacı tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, dairemizin 27/05/2024 tarih, ...... Esas - ...... Karar sayılı kararı ile; "...Somut olayda dosyadaki mevcut delillere göre yaklaşık ispat şartının yerine gelmediği bu sebeple ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin mevcut delil durumuna göre reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine..." karar verildiği, daha sonra mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan ve Karayolları Fen Heyeti'nden alınan bilirkişi raporlarında davalının %75 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, davacının tekrar ihtiyati haciz talep etmesi üzerine ilk derece mahkemesince değişen delil durumuna göre ihtiyati haciz talebinin kabul edildiği anlaşılmakla, somut olayda mevcut delil durumuna göre İİK'nın 257/1. ve 258/1. maddelerinde belirtilen ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, yaklaşık ispat şartının yerine geldiği, bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim