mahkeme 2025/1310 E. 2025/1106 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1310
2025/1106
8 Eylül 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2025
NUMARASI : ... D.İş Esas - ... D.İş Karar
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN : ......
VEKİLİ : Av...
KARŞI TARAFLAR : 1- ......
VEKİLİ : Av...
: 2- ......
TALEP : İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 08/09/2025
YAZIM TARİHİ : 11/09/2025
İhtiyati tedbir talep eden tarafından, karşı taraf aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyası ile açılan ihtiyati tedbir talepli davada 19/06/2025 tarihinde tesis edilen talebin reddine ilişkin karara karşı, ihtiyati tedbir talep edenin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; karşı taraf başvurucu tarafa ait olduğu iddia edilen iki çekin yetkili hamili olduğu iddiasıyla Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına başvuruda bulunduğunu, buna göre keşidecisi başvurucu ...... Ltd Şti olarak gözüken 06.06.2025 keşide tarihli ...... seri numaralı 1.450.000,00 TL bedelli çek ve keşidecesi başvurucu ...... Ltd Şti olarak gözüken 12.06.2025 keşide tarihli ...... seri numaralı 740.000,00 TL bedelli çekler, taraflarına ait olmadığı gibi böyle bir çekin keşidecisi (imzacısı) olmadıklarını, dolayısıyla bu çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının iddiaları bulunduğunu, bu sebeple karşı taraf borçlu olunmadığının tespiti (menfi tespit) davası açmak istediklerini, ancak tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın niteliğine göre ticaret hukukundan kaynaklı bir uyuşmazlık bulunması nedeniyle zorunlu olarak arabuluculuğa başvurmak gerektiğini, söz konusu taleplerine konu çekler henüz icraya girilmediğini, ancak her an icraya girilme tehlikesi bulunduğunu, karşı taraf Konya... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu müdahale dilekçesi ile söz konusu çeklerin elinde olduğunu belirttiğini, bilindiği üzere söz konusu bu arabuluculuk sürecinin belli zaman sürmesi muhtemel olup icraya girilmesi halinde hem kambiyo takibi hem de teminat hem de satışların durdurulmaması gibi çeşitli başka zorluklar çıkacak ve müvekkili firma açısından ilerde telafisi imkansız sonuçlar ve ekonomik mahviyet doğabileceğini, işte bu sebeple arabuluculuk sürecinin sona ermesi ile birlikte esas davanın açılmasına kadar devam etmek üzere İİK 72 vd maddeleri kapsamında adı geçen çeklerin menfi tespit davasının kesinleşmesine kadar icraya girilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Somut olayda; davacının iddiaları net olmadığı gibi belirttiği iddiaları somutlaştıran ve yaklaşık ispat ölçüsüne varan bir delil dosyaya sunulmamıştır. Davacının iddiaları yargılamayı ve teknik incelemeyi gerektirmektedir. Dosyanın bu haliyle çek sureti ile mukayese imzalar üzerinde bir karşılaştırma yapmak da mümkün olmamıştır. Yine talep eden taraf iddiasına esas konuda suç duyurusunda da bulunmamıştır. Öte yandan dosya taraflarını aşacak ve üçüncü kişileri bağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı da verilemez. Bu itibarla ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2023/942 Esas, 2023/757 Karar Sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1227 Esas 2023/1162 Karar Sayılı kararı)...." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının aksine söz konusu çeklerin imzacısı olmadıkları iddialarının mevcut olduğunu, bu iddia aynı zamanda çekte sahtekarlık, imza inkarı vs. gibi yönleri de kapsayan bir itiraz olduğunu, yerel mahkemenin yanlış, matbu ve dar bir yorum yaptığını, konuyla birlikte başka çeklerde bulunmakta olup bunlarla ilgili diğer yerel mahkemelerce (örneğin Konya 3.ATM 2025/346, 2025/345, 2025/363 D.iş sayılı dosyaları gibi) lehlerine tedbir kararları çıktığını, bu nedenle lehlerine benzer şekilde tedbir kararı verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenle tedbir talebinin reddine yönelik kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 72/2 maddesinde ''İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
HMK’nın 209.maddesinde ise; "1)Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir (karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2)Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3)Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir.” şeklinde yasal düzenleme mevcuttur.
Menfi tespit davası her ne kadar İİK’da düzenlenmiş ise de icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden ve HMK’daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür.
Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK'nın hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp HMK’daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.
Yine her ne kadar menfi tespit davası, İİK da özel olarak düzenlenmiş ise de borçlu olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında; ödeme borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok iddia gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin def’ilerden gerekse kişisel def’ilere ilişkin olabilir.
Diğer yandan takibin durdurulması bakımından HMK’nın ihtiyati tedbirin koşullarına ilişkin genel düzenlemelerinin dikkate alınarak HMK'nun 390/3.maddesinde; “tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” şeklindeki düzenlemede “yaklaşık ispat” ölçüsünde bir kısım delil ve emarelerle haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı olması koşulu da aranmalıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbir talep edenin, talep konusu çeklerin kaybolduğu veyahut sahte imza ile düzenlendiği iddialarına dayalı herhangi bir hukuki yola başvurmadığı, çeklerin kendilerine ait olmadığını ve keşideci olmadıkları soyut iddiasına dayalı geçici hukuki koruma talebinde bulunduğundan ilk derece mahkemesinin delilleri taktir ve değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, talep edenin istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İhtiyati tedbir talep edenin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinafa başvuran ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/09/2025 tarihinde oy çokluğuyla HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
(Muhalif)
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...
MUHALEFET ŞERHİ: İhtiyati tedbir talep edenin talep konusu çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığı, menfi tespit davası açacaklarını , ancak arabuluculuk sürecinin uzun süreceğinden bu aşamada çeklerin takibe konulması halinde ileride telafisi imkansız zararlar doğacağından bahisle tedbir talebinde bulunduğu, talebin icra takibinden önce yapıldığı ve sahtecilik iddiasına dayandığı , bu nedenle talep tarihinden sonra başlatılan icra takibinin durdurulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Üye ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.