mahkeme 2025/1296 E. 2025/1159 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1296
2025/1159
15 Eylül 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 20/06/2025
NUMARASI : ... Esas
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
YAZIM TARİHİ : 10/09/2025
Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 20/06/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, Konya Ticaret Sicili nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı olan davalı şirkette toplam 5482 adet paylarının bulunduğunu, davalı şirketin, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasında yer aldığını ve Türkiye’nin en büyük un üreticilerinden biri olan, Konya Ticaret Sicili nezdinde ...... sicil numarası ile kayıtlı olan ...... Fabrikası Anonim Şirketi’nde %54,48 oranında paya sahip olduğunu, davalı şirketin, ......’un TTK 195. maddesi kapsamında hakim şirketi konumunda olup dava konusu genel kurul tarihine kadar hakim şirket yönetim kurulu üyelerinin aynı zamanda ......’un da yönetim kurulu üyeliğini ifa ettiklerini, hakim şirket ile bağlı şirketin karar mekanizmalarının aynı kişilerin hakimiyetinde olup davalı şirket ......’un ortağı olmak dışında herhangi bir ticari faaliyetinin de bulunmadığını, davacı pay sahiplerinin, 2023 yılı genel kurulu sürecinde, bağlı şirket olan ......’un mizanını incelediklerinde ilişkili taraf olan ...... Şirketi ile yüksek hacimli işlemler yapıldığını, transfer fiyatlandırması ve örtülü kazanç hususunda sorunlar olabileceğini, bağımsız denetim raporunda bu firmanın ilişkili firma olarak denetçi tarafından belirtilmediğinin tespit edildiğini, ......’nin ortaklık bilgilerine bakıldığında, davalı şirketin ve bağlı şirket ......’un yönetim kurulu başkanı olan ......’ın oğlu olan ......’ın bu şirkette kurucu pay sahibi olduğu, ......’ın vefatı sonrasında paylarının mirasçılarına intikal ettiğinin görüleceğini,
......, bağlı şirket ......’un 31/12/2023 tarihli mizanından tespit edildiği üzere, 320 borçlar listesinde sadece 2023 yılı içinde yaklaşık 453.000.000 TL tutarında mal satışı ile ......’un en büyük tedarikçisi konumunda olduğunu, bu husus ve benzeri nedenlerle davacı pay sahipleri tarafından açılan davalı şirketin 2023 yılı genel kurulu hakkında Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen iptal davası ve ilgili tarihte yönetim kurulu üyeleri hakkında Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından açılan sorumluluk davasının halen derdest olduğunu, bahsi geçen davaların ikame edilmesinden sonra düzenlenen 2024 yılına ilişkin genel kurul öncesinde sunulan konsolide bağımsız denetçi raporunda ......’in ilişkili taraf olduğunun ikrar edildiğini, genel kurul toplantısında alınan ve işbu davada iptali talep edilen kararların davalı şirketin yönetim hakimiyetini elinde bulunduran kişilerin asaleten ve vekaleten kullandıkları olumlu oylarıyla alındığını, toplantı tutanağından açıkça anlaşıldığı üzere, davalı şirket yönetiminin, hakimiyetlerini azlık haklarının çiğnenmesi amacıyla kullandıklarını ve yetkilerini suiistimal ettiklerini, geçici yönetim kurulu üyesi ilk genel kurulun onayına sunulmadığını, davacı pay sahiplerinin geçici yönetim kurulu üyesinden kendi çabaları ile haberdar olduklarını, 2024 genel kurulunda açıklanamayan hususların örtülü kazanç aktarımı iddiasının haklılığını pekiştirdiğini, finansal tablolarda yer alan tutarsızlıkların, bu tabloların güvenilir olmadığını gösterdiğini, genel kurulda yönetim kurulunun mali hakları ve şirketle işlem yapma yasağı konusunda yönetim kuruluna verilen yetki ile ...... genel kuruluna davalı şirketin temsili için katılacak kişinin seçimi konusunda yönetim kuruluna verilen yetkinin iptalinin gerektiğini, genel kurul tutanağında kâr dağıtım kararının pay sahiplerinin kâr payı hakkının ihlali sebebiyle iptal edilmesi gerektiğini beyan ederek davalı şirketin 27.03.2025 tarihli genel kurul toplantısının 4,6,7,8,9,10,11,12,13 numaralı kararlarının iptali ile davalı şirkete ihtiyati tedbir olarak temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Somut olayda; Davacı taraf her ne kadar davalı şirkete tedbiren temsil kayyımı atanmasını istemiş ise de, temsil kayyımı tayini tedbir yolu ile değil, dava yoluyla istenebilecek taleplerdendir.
Diğer yandan temsil kayyımı atanması için 4721 s. MK'nin 426. maddesinde yazılı şartların oluşması gerekmektedir.
Dava dilekçesi ekindeki Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 09/04/2025 gün ve ...... sayılı nüshasının...sayfasındaki ilana göre, davalı şirketin temsilcilerinin ...... (münferiden) ve Mustafa Yapıcı (...... ile müştereken) olduğu, davacıların davalı şirketin temsilcisi olmak gibi bir nedenden dolayı davalı şirket ile aralarında menfaat çatışmasının bulunmadığı, davalı şirkete temsil kayyımını gerektiren 4721 s. MK'nin 426. maddesi kapsamında bir menfaat çatışmasından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacıların davalı şirkete tedbiren temsil kayyımı tayin edilmesi yönündeki tedbir taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
6102 s. TTK'nin 449. maddesi gereğince tedbir kararı verilmeden önce davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması gerekli ise de, bu düzenleme genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin tedbirler yönünden bir zorunluluk olup, bunun dışındaki tedbirler yönünden yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması gerekli olmadığından, tedbir konusunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmamış ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararı gerekçesinde belirtilenin aksine huzurdaki uyuşmazlıktaki menfaat çatışmasının, doğrudan müvekkilleri ile davalı şirket arasında olmadığını, davalı şirket ile mevcut yönetim kurulu üyeleri arasında bulunduğunu, davalı şirketin, azlık haklarını çiğnemek konusundaki açık hukuka aykırı işlemleri dikkate alındığında işbu davada yönetim kurulunun davalı şirketi temsil etmesinin menfaat çatışmasına yol açacağının görüleceğini, yönetim kurulu aracılığı ile azlık hisse sahiplerinin oylarının değersizleştirilmesi için hukuka aykırı aksiyonlar alındığını, yönetim kurulu, genel kurul toplantılarını bu minvalde organize edebildiğini, örtülü kazanç aktarımını mahkeme huzuruna taşıyan azlığın hukukunu çiğnemekten Bakanlık Temsilcilerinin yazılı uyarılarına rağmen çekinmediklerini, iptali istenilen dava konusu kararların alınmasını sağlayan ve davalı şirketin yönetim hakimiyetini elinde bulunduran yönetim kurulu üyelerinin, huzurdaki davada davalı şirketi temsil etmeleri halinde açık bir menfaat çatışmasının ortaya çıkacağını, bu hususta yaklaşık ispat koşulunun da sağlandığını, TMK’nın 426. maddesinin huzurdaki davada kıyasen uygulanması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 390. maddesinde '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerekli yasal şartların oluşmadığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmesinde sonucu itibariyle herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacıların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.