mahkeme 2025/1244 E. 2025/1158 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1244
2025/1158
15 Eylül 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....-.....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av.....
İSTİNAF EDEN DAVALI: .....
VEKİLİ : Av.....
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
YAZIM TARİHİ : 17/09/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 25/04/2025 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında 06.04.2021 tarihinde başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, bunun üzerine dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak 15.08.2022 tarihli son tutanakla anlaşma sağlanamadığını, davalının yetki ve derdestlik itirazlarının hukuki dayanağının bulunmadığını, takip konusu 23.647,16 TL'lik fatura alacağının mevcut olduğunu, bu alacağa ilişkin e-fatura ve ticari defter kayıtlarının sunulduğunu, fatura içeriğine süresinde itiraz edilmediğinden borcun kesinleştiğini, fatura bedelinin hem davacı hem davalı defterlerine işlendiğini, bu durumda borcun varlığı karine teşkil ettiğinden ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu, alacağın likit nitelikte olması nedeniyle davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşmenin ifa yerinin Mersin olduğunu ve davalı şirket merkezinin de burada bulunduğunu, bu nedenle HMK m.6 ve 10 uyarınca yetkili mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, açılan davanın süresinde açılmadığını, itirazın 10.11.2021 tarihinde yapıldığını ve İİK m.67 gereğince dava açma süresi olan 1 yılın geçtiğini, daha önce aynı alacak için Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ve bu nedenle eldeki davanın mükerrer olduğunu, davacının aynı alacağa ilişkin ikinci kez icra takibi yaptığı için dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davaya konu edilen akaryakıt tankının arızalı olduğunu, paslanma ve arıza nedeniyle kullanılamadığını, bu durumun e-posta yazışmaları ve servis formları ile sabit olduğunu, gönderilen iade faturasına karşı davacı tarafından düzenlenen faturanın da ihtarnameyle geri iade edildiğini, davacı şirketin herhangi bir alacak hakkı bulunmadığını ve davalı şirketin borçlu olmadığını ileri sürerek davanın öncelikle yetki yönünden ve dava şartı yokluğu sebebiyle, esasen de haksız ve dayanaksız olması nedeniyle reddine, davacının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....dava dilekçesi ekinde yer alan ... esas sayılı arabuluculuk dosyası son oturum tutanağının düzenlendiği tarih 15/08/2022 tarihidir. Bu tutanak içeriğinde açıkça Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ibarelerine yer verildiği anlaşılmıştır. Davacının bu tarih itibariyle itirazdan haberi olmuştur. Dava tarihi ise 08/01/2025 tarihi olup davacı için hak düşürücü süre dolmuştur...." gerekçesiyle davanın hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle dava şartı bakımından usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında her ne kadar 15.08.2022 tarihli arabuluculuk sürecinin son oturum tutanağı itibarıyla davacı alacaklının borca itirazdan haberdar olduğunu ve bu nedenle 08.01.2025 tarihli dava itibarıyla hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürmüşse de; bu değerlendirmenin hem hukuken hem de usulen isabetsiz olduğunu, zira 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin başlangıcı itirazın tebliğ tarihi olduğunu, mahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi “itirazın öğrenildiği” tarih olmadığını, yasa metni son derece açık olup yoruma mahal bırakmayacak şekilde süreyi tebliğ tarihine bağladığını beyanla kararın kaldırılmasını, haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı borç iddiasıyla daha önce başlatılan ve yapılan itiraz ile duran mükerrer icra takibi bulunmakta olup derdest davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasını, gerek mükerrer icra takibi bulunması gerekse de hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İstinaf Dilekçesinin Reddi" başlıklı 346/(1). maddesinde; istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemenin istinaf dilekçesinin reddine karar vereceği düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin 2 inci fıkrasında miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiş, aynı kanunun "Parasal sınırların artırılması" kenar başlıklı 1. Ek Maddesinin 1. Fıkrasında 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 44 üncü Maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Parasal sınırların artırılması" kenar başlıklı 1 inci Ek Maddesinin 2 inci fıkrasında; "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır" denilmiş, 14/11/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7531 sayılı kanunun 22 inci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrada, İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan sınırlar esas alınır denilmiş, 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7551 sayılı kanunun 20 inci maddesi ile de 1 inci ek maddenin 2. Fıkrası, "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır" şeklinde değiştirilmiş ve maddenin 3 üncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Davacının Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, takip çıktısının 23.647,16 TL olduğu, ilk derece mahkemesinin karar tarihi 25/04/2025 olup, davanın usulden reddine karar verildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.07.2025 tarih 2024/10-205 Esas 2025/410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi karar tarihi itibariyle uygulanması gereken Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 6763 sayılı Kanun ile ilave edilen Ek-Madde 1 hükmü ve HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Dava dosyasının incelenmesinde; istinaf kanun yoluna başvuran tarafların kabulünü ve reddini talep ettikleri miktarlar nazara alındığında taraflar yönünden kararın kesin olduğu, istinaf kanun yolunun açık olmadığı, ilk derece mahkemesi hakiminin kanunla verilmeyen bir hakkı tanımak suretiyle hükme karşı istinaf kanun yolu açık olduğunu belirtmesinin, taraflara; yasayla verilmemiş bir hakkı bahşetmeyeceği sonuç ve kanaatiyle tarafların istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerinin HMK 352/1-b maddesi gereğince reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Tarafların istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerinin REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/09/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 352 ve 362/1.a maddeleri gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.