mahkeme 2025/1209 E. 2025/1153 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1209
2025/1153
15 Eylül 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....-.....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/04/2025
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : .....
VEKİLLERİ : Av.....Av.....
DAVALI : .....
VEKİLLERİ : Av...... Av.....
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
YAZIM TARİHİ : 16/09/2025
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 10/04/2025 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 23.08.2021 tarihinde Konya.....Noterliği’nin ... sayılı "Araç Satış Sözleşmesi" ile davalıya ait ........ plakalı kamyonu 397.000,00-TL bedel karşılığında satın aldığını, davacı şirket adına araç satın alım işlemlerini istihdamı altında şoför olarak çalışmakta bulunan Tuncer İyibar isimli işçisi takip ettiğini, davacı şirketçe araç satın alınmadan önce araca ekspertiz yaptırılmak istendiği davalı tarafa bildirildiğini ve davalı tarafın müvekkili şirket çalışanını ‘........ Tamir Bakım Servisi’ne yönlendirdiğini, serviste aracın bilgisayara bağlandığını ve davacı şirket çalışanına aracın motorunun ve motor performansının sorunsuz olduğu beyan edildiğini, söz konusu servisin müvekkili şirket çalışanının tüm ısrarlarına rağmen ekspertiz işlemine dair rapor vermekten kaçındığını, açıklanan işlem sonucunda bakım faturası düzenlediğini, davacı şirketin anılı servis tarafından verilen beyan doğrultusunda aracı satın aldığını, ancak satın alınmasının üzerinden henüz 2 ay geçmemiş olmasına rağmen yolda motorundan ses gelmeye ve egzozundan duman atmaya başladığını, servis tarafından araçta yapılan incelemeler sonucunda müvekkili şirkete, aracın motorundaki sorunlar hakkında bilgi verildiğini ve motorun sıfırı ile değişmesi gerektiği belirtilerek, tamir için %10 iskontolu olarak 170.585,29-TL orijinal yedek parça ve 2.856,00-TL işçilik ücreti ile 30.705,36-TL KDV olmak üzere toplam 201.290,65-TL tutarında fiyat teklifi verildiğini, davacı şirketin satılanda bulunan ayıbı, motorun tamiratı öncesi derhal davalı tarafa bildirildiğini ve ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep ettiğini, davalının, satılanın ayıpsız bir benzerini davacı şirkete devretme imkanı varken kötü niyetli olarak bundan kaçındığını ve keşide edilen ihtara cevap vermediğini, ayrıca davalının müvekkili şirket tarafından başlatılan ilamsız icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyanla davanın kabulüne; davalı tarafından Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan 18/03/2022 tarihli haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davalının adına kayıtlı aktif araç sorgusunun yapılarak dava konusu alacak miktarınca aracı/araçları üzerine ihtiyati tedbir (ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz) konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına taraflarınca 18.03.2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi gönderildiğini, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, borca ve fer'ilerine itiraz dilekçesi ile durdurma kararının davacı tarafça 2022 yılı içerisinde öğrenildiğini, 2022 yılında davacı tarafça itirazın iptali davası açabilmek için zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama tutanağı ile sonuçlandığını, davacının, borca itirazı ve icra müdürlüğünün durdurma kararını, en geç arabuluculuğa başvuru tarihi olan 17.04.2022 tarihinde öğrendiğinin kabulünün gerektiğini, bu nedenle de davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça 06.09.2022 tarihinde Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile; mahkemeniz dosyası ile aynı şekilde tarafları ve konusu aynı itirazın iptali davası açıldığını, HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca takip edilmeme nedeniyle işlemden kaldırıldığını, dava süresi içinde yenilenmediğini, bu şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, değişimi yapılan bütün parçaların, iddia edilen motor problemi ile ilgisinin olup olmadığı, bu sebeple değişiminin gerekip gerekmediği ve araçta meydana geldiği iddia edilen arızanın kullanıcı hatasından kaynaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacı aracının esas bedelinin 397.000,00 TL olduğunu iddia etmişse de bu iddiasının asılsız olduğunu, dava konusu aracın noter huzurunda belirtilen 172.000,00 TL bedelle satıldığını, davacının ihtarnamedeki tercihi ile icra takibindeki talebinin farklı olduğunu, seçimlik hak iddiasının değiştirilmesinin mümkün olmadığını, davacının haksız alacak rakamı, iddia edilen arıza ile de uyumlu olmadığını, haksız ayıp iddiası süresinde olmadığından, haksız alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Alacakla ilgili olarak daha önce icra takibi yapılması davanın alacak davası şeklinde açılmasına engel teşkil etmemektedir. İcra takibi yapan alacaklı, itirazın iptalini isteyebileceği gibi itirazın iptalini istemeden doğrudan alacağın tahsili için alacak davası açabilir. Somut olayda itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin bir belge olmamakla birlikte davacıya itirazın en geç arabulucuya başvuru tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılması gerekmektedir. Arabuluculuk tutanağında tarafların, başlatılan Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve alacağın ödenmesini müzakere ettikleri yazılıdır. Davacının arabulucuya başvurudan sonra tercihini itirazın iptali davası açma yolunda kullandığı anlaşılmaktadır. Davanın açılış tarihi 03/10/2024 tarihi olup arabuluculuğa başvurma tarihi 17/04/2022'dir. Bu halde dava tarihine kadar 1 yıllık hak düşürücü geçmiştir....."gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK m.67/1 uyarınca itirazın iptali davası açmak için hak düşürücü sürenin borca itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başladığını, müvekkili şirkete borca itiraz tebliğ edilmemiş olup itirazın iptali davası açma süresinin henüz başlamadığını, yerel mahkemenin kanundaki açık yazılı hükmü dikkate almayarak ve hukuki dayanağı olmayan bir süre başlangıcı belirleyerek davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 16.09.2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "....2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca itirazın iptali davası bir süreye tabi olup alacaklının bu davayı, itirazın kendisine, eğer varsa vekiline tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açması gerekir. Bir yıllık süre içinde açılan dava, teknik anlamda bir itirazın iptali davasıdır ve ancak bir yıl içinde açılan davanın kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine, alacaklı, itiraz ile durmuş olan icra takibine devam edilmesini (yani haciz) isteyebilir. İcra inkâr tazminatına da, yalnız bir yıl içinde açılmış olan itirazın iptali davasında hükmedilebilir.
İtiraz kendisine tebliğ edilmeden alacaklının, itirazın iptali davası açması ya da itirazın kaldırılması yoluna başvurması mümkündür. İtiraz kendisine tebliğ edilmeden icra hukuk mahkemesine itirazın kaldırılması için başvuran alacaklının, artık icra hukuk mahkemesine başvuru tarihi itibariyle itirazı tam olarak öğrendiği ve itirazın iptali davası açma süresinin de bu tarihte başlayacağı, Dairemizin yerleşik içtihatları ile kabul edilmektedir. Ancak bu husus, Daire önüne gelen konuda, uyuşmazlık teşkil etmemektedir. Öte yandan alacaklının, borçlunun itirazının kendisine tebliğinin usulsüz olduğu iddiasıyla icra hukuk mahkemesine başvurması, itirazın tebliğinin usulsüz olduğuna karar verilmesi durumunda, alacaklının itirazı öğrendiğini beyan ettiği tarihin, itirazın tam olarak öğrenildiği tarih olarak kabul edileceğine dair kararlar da bulunmaktadır. Ancak bu husus da, Daire önüne gelen konuda, uyuşmazlık teşkil etmemektedir.
Kanun hükmünde gösterilen bir yıllık süre, hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre, sahibinin hakkın korunması için kanun veya sözleşme ile öngörülen süre içerisinde belirlenen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkının sona ermesi sonucunu doğuran süredir. Hak düşürücü sürelerin kanunla düzenlenmesi asıldır. Tarafların sözleşme ile hak düşürücü süreleri belirlemeleri, bu süreleri değiştirmeleri veya ortadan kaldırmaları mümkün değildir. Hak düşürücü süreler, hakkı tamamen sona erdiren, yok eden, düşüren sürelerdir. Hak sahibi alacaklı, kanunla veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde öngörülen eylem veya işlemleri yapmadığı takdirde o hak tamamen ortadan kalkmakta, silinmekte, düşmektedir.
2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında açıkça itirazın iptali davasının, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması gerektiği düzenlenmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hak düşürücü süre niteliğinde olan bu bir yıllık sürenin başlangıcını, genişletici yoruma tabi tutarak alacaklı aleyhine, anlaşamama tutanağının imzalandığı tarih olarak tespit etmek isabetli değildir. Dava açma süresi, itirazın tebliği ile başlar. İtirazın tebliğ edilmediği bir durumda, dava açma süresi işlemeye başlamayacağından talep olunan konuda aşağıda açıklandığı şekilde uyuşmazlığın giderilmesine karar vermek gerekmiştir...." hususunun belirtildiği,
Somut olayda; ödeme emrinin borçluya 22/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun takibe 21/03/2022 tarihinde itiraz ettiği, 21/03/2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekiline itirazın usulen tebliğ edilmediği, bu sebeple borçlu itirazının usulen tebliğ olunmaması sebebiyle İİK'nın 67. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin başlamadığı, alacaklının itirazın iptaline ilişkin davayı 03/10/2024 tarihinde açtığı, davacıya itirazın en geç arabulucuya başvuru tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağının kabul etmenin usul ve yasaya uygun olmadığı, İİK'nın 62/2 ve 67/1 maddesindeki düzenlemeler gereğince; davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği bu nedenle; davanın esasına ilişkin deliller toplanarak esastan değerlendirme yapılması gerekirken, 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmadığından; davacının istinaf başvuru talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esasına ilişkin delillerin toplanıp değerlendirilmesi için dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/04/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/09/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.