mahkeme 2024/98 E. 2024/1356 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/98

Karar No

2024/1356

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :
KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2023
NUMARASI : Esas - Karar

DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ...)
...
VEKİLİ : Av. ... - [

İSTİNAF EDEN DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tapu İptali ve Tescil

İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptali ve tescil davasında 14/12/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı kooperatifin sonradan özel statülü üyesi olduğunu, davalının dava konusu taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin 04.03.2002 tarih, 76 karar numarasıyla kooperatif üyeliğine kabul edildiğini ve davalı kooperatifin Konya İli Selçuklu İlçesi .... Mah. ...ada ... parsel .. nolu bağımsız bölümünün sahibi olduğunu, ancak taşınmazın şu an davalı kooperatif üzerinde olup tapu kaydının davacı üzerine verilmesi gerekirken bunun yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla varsa eksik aidat ya da borç olduğunun mahkemece ve bilirkişi incelemesi ile tespiti halinde, derhal bu miktarı davalı kooperatife ya da mahkemece açılacak nemalı bir hesaba ödeyeceklerini belirterek; her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle Konya İli Selçuklu İlçesi .... Mah. ...ada .. parsel sayılı ana taşınmazdaki davalı adına mevcut bulunan 9 nolu bağımsız bölümün mevcut tapu kaydının -varsa üzerindeki tüm takyidatlardan ari olarak- iptali bu taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmaması halinde bu taşınmazın dava tarihi itibariyle hesaplanacak piyasa rayiç bedeline karşılık şimdilik 340.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının, dava dilekçesinde terditli olarak açmış olduğu tazminat davasının açıkça belirsiz alacak davası olduğunu belirttiğini, davacının açmış olduğu, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... esas sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesi sonucu taşınmazın rayiç bedelinin belirlenmiş olması gözetildiğinde, söz konusu davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesinin mümkün olmadığını, şartları oluşmadığı halde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacının kooperatif üyesi olmadığını, taşınmazın arsa sahipleri adına kayıtlı olduğunu, söz konusu davanın müvekkili kooperatife yöneltilmesinin mümkün olmadığını, 09/02/1987 tarihli arsa karşılığı inşaat sözleşmesinde; dava konusu ...Ada . nolu parsel üzerine inşa edilecek dükkanın ....’a ait olacağının kararlaştırıldığını, söz konusu dükkanın arsa sahibi ....’a ait olup, fiilen kendisi tarafından kullanıldığını, davanın tapu maliklerine yöneltilmesi gerekip husumet yokluğundan reddi gerektiğini, 25.01.1988 tarihli inşaat sözleşmesinin ise müteahhitler ile kooperatif arasında imzalanmış ise de genel kurul tarafından onaylanmış bir sözleşme olmadığını ve yok hükmünde olduğunu, bu sözleşmeye dayanılarak yapılan işlemlerin tamamının geçersiz olduğunu, 03.03.2003 tarihli protokol incelendiğinde; müteahhitlerden ... ve ....’nın usulsüz bir şekilde 1. ve 2. gruptan 22 dükkanın satışını gerçekleştirdikleri ve satın alan kişilerin kooperatif üyesi gibi kaydettirileceği hususlarının düzenlendiğini, protokolün, ... ve .... ile Kooperatif tarafından imzalandığını, kooperatif yönetim kurulu üyelerinden.......’nin, ...’nin oğlu olduğunu, davacının ise Mehmet Kale’nin yakını olduğu bilinmekte olup, satış karşılığı bir bedel ödeyip ödemediği hususunun da muallak olduğunu, protokolün 2. maddesinde “ kooperatife devredilen arsaya yapılacak dükkanların %10 unu üçüncü kişilere satmalarından dolayı” denildiğini, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman kooperatife devrinin gerçekleşmediğini, müteahhitlerin yok hükmündeki sözleşme kapsamında yapmış olduğu satış işlemlerinin de geçersiz olduğunu, davacı ile kooperatif arasında yapılmış geçerli herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının kooperatif üyesi olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafından kooperatife tek kuruş ödeme yapılmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda; davacının kooperatifin diğer üyeleri gibi ödemesi gereken ödentilerinin güncel değerlerinin hesaplanması gerektiğini ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek; davanın reddi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "… Davacının terditli taleplerinden olan tapu iptal ve tescil talebi yönünden Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Mahkememizde görülmekte olan iş bu davanın tarafları ve konularının aynı olduğu Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen 27/10/2022 tarihli ilam ile ; mezkur tapu kayıtlarına göre ilgili yerin halen arsa vasfında olduğu ve davalı kooperatif adına herhangi bir mülkiyet kaydının bulunmadığı anlaşıldığından tapu iptal ve tescil taleplerinin kabulü mümkün görülmeyerek yargılamaya esas alınan 04/05/2021 tarihli bilirkişi raporundaki ilgili yerin rayiç değerine ilişkin tespitler nazara alınarak terditli taleplerinden 10.000,00 TL tazminatın tahsiline karar verildiğinin, söz konusu ilamın tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 04.01.2023 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumda davacı tarafından yeniden dava konusu edilen tapu iptal ve tescil talebi ile ilgili Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas,... Karar sayılı 27/10/2022 tarihli ilamının tarafları açısından kesin hüküm teşkil etmesi nedeni ile davacının terditli taleplerinden tapu iptal tescile yönelik talebinin HMK nun 114/1-i maddesi ve HMK nun 115/2. maddesi gereğince dava şartlarından olan aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması ile ilgili dava şartı dosyamızda gerçekleşmediğinden ve bu hususun sonradan giderilmesi mümkün olmadığından bu konuda davacıya ek süre vs. verilmesine gerek olmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacının terditli taleplerden olan tazminat talebi yönünden Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Esas sayılı dosyasında Mahkemece yapılan keşif sonrasında düzenlenen İnşaat Mühendisi Bilirkişi ve Fen Bilirkişinin sunmuş oldukları 04/05/2021 tarihli raporlarında neticeten; dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin 350.000,00 TL olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas, ... Karar sayılı 27/10/2022 tarihli ilamı ile davacı terditli taleplerinden tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak karar verildiği, söz konusu kararın kesinleştiği, davacı vekilinin bilirkişi raporu ile tespit edilen değerin hükmedilen tazminattan düşülerek aradaki farkın tazmini için Mahkememize iş bu davayı açtığının görüldüğü, Mahkememizce de Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 04/05/2021 tarihli raporun ayrıntılı, gerekçeli, denetime uygun ve yöntemine uygun olarak hazırlandığı değerlendirilerek hükme esas alındığı, bilirkişiler tarafından taşınmazın değeri olarak tespit edilen 350.000,00 TL'den Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, 2.... Karar sayılı 27/10/2022 tarihli ilamı ile hükmedilen 10.000,00 TL'nin düşülmesi neticesinde talep edilen tazminat tutarı olan 340.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine…" gerekçesiyle;
1-) Davacının terditli taleplerinden tapu iptal tescile yönelik talebinin HMK'nın 114/1-i ve 115. Maddeleri uyarınca kesin hüküm dava şartı eksikliği nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-)340.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar etmekle, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, yerel mahkemece bu husustaki itirazlarının değerlendirilmediğini, ayrıca arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle de davanın usulden reddi gerektiğini, her ne kadar davacının dava konusunu terditli olarak belirlemiş ise de; işbu davanın konusunun ilk açılan davada bilirkişi raporu ile tespit edilen ve ıslah edilmeyen alacağın tahsiline ilişkin olduğunu, dolayısıyla dava konusu esas itibari ile doğrudan ıslah edilmeyen ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat talebi hakkında olup arabulucuk dava şartı kapsamında olduğunu, ilk davada belirlenen tazminat miktarını ıslah etme hakkı mevcut iken davacı tarafça bu hakkın kullanılmadığını, davacının kooperatif üyesi olmayıp, dava konusu taşınmazın arsa sahipleri adına kayıtlı olduğunu, davanın müvekkili kooperatife yöneltilmesinin mümkün olmadığını, 09/02/1987 tarihli arsa karşılığı inşaat sözleşmesi'nin arsa sahipleri ile ... ve .... arasında imzalandığını, sözleşmede dava konusu ...Ada ..nolu parsel üzerine inşa edilecek dükkanın ....’a ait olacağı kararlaştırıldığını, söz konusu dükkan arsa sahibi ....’a ait olup, fiilen kendisi tarafından kullanıldığını, 25.01.1988 tarihli inşaat sözleşmesinin ise müteahhitler ile kooperatif arasında imzalanmış ise de genel kurul tarafından onaylanmış bir sözleşme olmadığını, bu nedenle yok hükmünde olup hüküm ifade etmediğini, bu sözleşmeye dayanılarak yapılan işlemlerin tamamının geçersiz olduğunu, 03.03.2003 tarihli protokolün ... ve .... ile Kooperatif tarafından imzalandığını, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman kooperatife devrinin gerçekleşmemiş olup, müteahhitlerin yok hükmündeki sözleşme kapsamında yapmış olduğu satış işlemlerinin de geçersiz olduğunu, davacı ile kooperatif arasında yapılmış geçerli herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının kooperatife tek kuruş dahi ödemeden arsa sahiplerine ait olduğunu bildiği dükkanı kooperatiften aldığı iddiası ile usulsüz üyeliğine dayanarak kooperatiften haksız taleplerde bulunduğunu, 03.03.2003 tarihli protokolde yer alan “Bu kişiler ile ile ... ve .... arasında yapılan sözleşmeler kooperatifi bağlamayacaktır” ifadesi de kooperatifin davacıya satışı yapılan dükkan ile hiçbir bağının olmadığını açıkça gösterdiğini, mahkemece bu husustaki itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu hususta da herhangi bir araştırma yapılmadığını, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ....E. sayılı dosyasından aldırılan 04.05.2021 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava şartı yokluğundan davanın reddine, aksi kanaatte hukuki yarar ve husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, yine mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil, bu talep kabul edilmediğinde rayiç bedelin tahsili talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, davalı kooperatife peşin ödemeli üye olduğunu, davacıya verilmesi gereken taşınmazın tapu kaydının verilmediğini ileri sürerek davacıya verilmesi gereken taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini, bu talep kabul edilmediğinde taşınmazın rayiç bedelinin tahsilini talep etmekte,, kooperatiften değil, arsa sahibi ile sözleşme imzalayan müteahhitten taşınmaz satın aldığını, davalı taraf ise davacının kooperatif üyesi olmadığını, davacının üyeliğine ilişkin işlemlerin usulsüz olduğunu, davacının kooperatife karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre dava dışı ... ve .... ile arsa sahipleri arasında 09/02/1987 tarihli "arsa karşılığı dükkan yapımı inşaat sözleşmesi" imzalandığı, 25.01.1988 tarihinde de davalı Kooperatif ile ... ve .... arasında 09/02/1987 tarihli arsa karşılığı dükkan yapımı inşaat sözleşmesine konu taşınmazlar üzerine dükkan yapımı konusunda sözleşme imzalandığı, bu sözleşmede yapılacak dükkanların %10'unun ... ve ....'ya ait olacağının kararlaştırıldığı, yine davalı Kooperatif ile ... ve .... arasında düzenlenen 03/03/2003 tarihli protokolde ... ve ....'nın kendilerine düşen paya istinaden dükkan sattığı davacının da aralarında bulunduğu 16 kişinin kooperatife üye olarak kaydedilmesinin kararlaştırıldığı, davacının bu protokol doğrultusunda davalı kooperatif yönetim kurulunun 04/03/2003 tarihli 76 sıra numaralı kararı ile davacının üyeliğe kabulüne karar verildiği, 04/03/2003 tarihinde kooperatif üye kayıt defterine üye olarak kaydedildiği, ancak kooperatifin 2018 -2020 yılları yevmiye defterinde davacının kooperatif üyeleri arasında bulunmadığı, yine davacının 16.05.2022 tarihli ortak cetvelinde ortak olarak yer almadığı, dava konusu taşınmazın tapuda halen arsa vasfında olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı kooperatif yönetim kurulunun 04/03/2003 tarihli 76 sıra numaralı kararı ile davacının üyeliğe kabulüne karar verildiği, 04/03/2003 tarihinde kooperatif üye kayıt defterine üye olarak kaydedildiği hususu davalı kooperatif kayıtları ile sabit olduğundan davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi gereği eşitlik ilkesi gereği üyeler arasında kooperatifin üyelere eşit davranma yükümlülüğü vardır. Davacı tapu iptal ve tescil, devredilecek tapu bulunmaması halinde ise daire karşılığı güncel değer üzerinden tazminat ödenmesini talep ettiğine davacıya da eşitlik ilkesi gereği öncelikle devredilecek tapu bulunması halinde tapu verilmesi, devredilecek taşınmaz bulunmaması halinde ise, tazminat istemi, çıkma iradesi olarak değerlendirilerek taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden hesaplama yapılarak, bu tarih itibariyle güncel borç mahsup edilerek tazminata karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu somut olayda Konya..Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .. Esas, ... Karar sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarında davacıya devredilecek herhangi bir tapu bulunmadığı, taşınmazın rayiç değerinin 350.000,00 TL olduğu yönünde görüş belirtildiği, davacının davalı kooperatif yönetim kurulunun 04/03/2003 tarihli 76 sıra numaralı kararında belirtilen 5.500 DM'yi ödediği hususunda davalı tarafa yemin teklif ettiği, davalı tarafa yemin davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafın duruşmaya katılmadığı, bu nedenle mahkemece davacının 5.500 DM borcunu ödediğinin kabul edildiği ve bilirkişi raporları doğrultusunda tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf kanun yoluna başvurmamaları nedeniyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece davacının tapu iptali ve tescil talebinin kesin hüküm nedeniyle reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gereken 23.225,40 TL harçtan, peşin alınan 5.806,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.419,05‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim