Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/923
2025/250
13 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
KATİP : ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2024
NUMARASI : ......... Esas - ......... Karar
DAVACI : .........
VEKİLLERİ : Av....... Av.......
İSTİNAF EDEN DAVALI : .........
VEKİLLERİ : Av....... Av.......
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
YAZIM TARİHİ : 14/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 07/05/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça 35.045,08TL, 5.000,00 TL, 10.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli senetler için müvekkili aleyhine Konya.... İcra Dairesi'nin ......... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe konu senetlerden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, senetteki imzaların ve senet üzerinde bulunan yazıların müvekkiline ait olmadığını beyan ederek müvekkilinin davalıya senede bağlı olarak borcu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli olarak takip başlatılması nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.05.2018 tarihinde takibi başlatılan 13.06.2018 tarihinde Mernis adresine yapılan tebligatta aynı konutta yakını (abisi) bulunan şahsın teslim aldığı usule uygun olan ve tebliğin usulüne herhangi itirazın bulunmadığından ve herhangi itiraz edilmediğinden Konya.... İcra Dairesinin ......... Esas sayılı dosyasında borçluluğunun kesinleştiğini, davacı tebliğin yapıldığı tarihten bu yana genel süreler içerisinde dahi menfi tespit davası açmadığını, zamanaşımı def-inde bulunduklarını, davanın süre yönünden usul eksiliği oluşturduğunu, davacı dava dilekçesinde bahse konu icra takibinin dayanağı bulunan kambiyo evraklarındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmişse de süresi içerisinde imzaya itiraz etmeyen borçlunun imzayı kabul ettiğini, davacının bahse konu icra dosyasında herhangi imzaya itirazının bulunmadığını, tebligatı ve borcu, bahse konu icra dosyasını da öğrenmesine rağmen herhangi gecikmiş itirazı vs. bulunmadığından dosya içerisinde davacının söz konusu bonoların kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, yeni bir imza incelenmesine gerek olmadığını, icra takibinde söz konusu borcun varlığı ve yokluğuna ilişkin hiçbir iddiada bulunmadığını, yalnızca söz konusu imzanın kendisine ait olmaması sebebiyle böyle bir borcu olmadığını iddia ettiğini, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda yapılan icra takibine karşı menfi tespit davası açıldığını, menfi tespit davasının, niteliği itibariyle tespit davalarının bir türü olduğunu, bu davada bir hakkın ya da hukuki ilişkinin yokluğunun veyahut bir belgenin sahte olduğunun saptanmasının konu edildiğini, menfi tespit davasının icra hukukuna etki edebilmesinin İİK'nın 72. maddesi aracılığıyla gerçekleştirildiğini, burada borcun olmadığın ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacının bu ispatını ancak kambiyo vasfına haiz bir belge ile ispatlaması gerektiğini, fakat 4 yıldır davacının bu iddiasına ilişkin olarak tek bir delil öne sürmediğini, imzaya da süresi içerisinde itiraz etmemesi sebebiyle kabul ettiğinden şu an söz konusu dosyada hiçbir şekilde iddiasını ispatlar kesin delil hükmünde belge sunmadığından davanın reddi gerektiğini beyan ederek davanın öncelikle dava şartı noksanlığından usulden reddine, bu talepleri uygun görülmez ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının Konya.... İcra Müdürlüğünün ......... Esas sayılı dosyada takibe konulan bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığı, davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususları olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın imzaya itiraz etmiş olduğu nazara alınarak gerekli imza örnekleri toplanıp Jandarma Kriminal Labaratuvar Müdürlüğünden rapor aldırılmıştır. 23/06/2023 tarihli ilk raporda özetle: imza örneklerinin az ve kifayetsiz olması nedeni ile rapor tanzim edilemediği belirtildiğinden bu doğrultuda yeni imza örnekleri celp edilmek suretiyle dosya tekrar Jandarma Kriminal Labaratuvar Müdürlüğüne gönderilmiştir.
23/02/2024 tarihli raporda dava kapsamındaki 4 adet bonodaki imzaların ......... eli ürünü olmadığı yönünde rapor tanzim edilmiştir. Bu rapora itibar edilerek mahkememizce davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulüyle, Konya.... İcra Dairesi'nin ......... esas sayılı dosyasında takibe konu 4 adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin kabulü ile; takibe konu bonoların toplam bedeli olan 60.045,08 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 12.009,01 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, 31.05.2018 tarihinde takibi başlatılan 13.06.2018 tarihinde Mernis adresine yapılan tebligatta aynı konutta yakını (abisi) bulunan şahsın tebligatı teslim aldığını, bu suretle usule uygun olan tebliğin geçerli olduğu ve davacının da itirazının bulunmadığını, dava dilekçesinde de ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğuna ilişkin bir iddiasının da bulunmadığını, bu nedenle davanın esasına girilmeden usulden reddinin gerektiğini, mahkemece def-ileri ve itirazları göz önüne alınmadan dosyanın esasının incelenip usulen hukuka aykırı bir karar verildiğini, İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açması bağlamının üzerinde durulması gerektiğini, söz konusu maddenin genel ilamsız takipler için geçerli olduğunu, kambiyo senetlerine özgü takipte imzaya itiraz İİK'nin 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, menfi tespit davasında davacının borçlanma iradesinin olmadığını veya bu iradesi olsa da sonradan bu iradenin ortada kalktığını ileriye sürebileceğini, ancak somut olayda senelerce süren haciz işlemlerine ve devam eden icra dosyasına rağmen borçlunun imzaya itirazda bulunmaması ve işbu davayı açmasının, söz konusu kanunu suiistimal edilebilecek konuma getirdiğini, bu süre hukuksal bakımdan hak düşürücü nitelikte olup mahkemece itirazın süresinde olmadığı anlaşıldığı takdirde talebin süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, alacaklı icra takibinde adi senede veya kambiyo senedine dayanmışsa ve borçlu takibin dayanağı olarak gösterilen senetteki imzaya itiraz edebilecek durumda ise menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, kambiyo senedinin oluşturduğu hukuki güven nedeniyle, borçlunun borcunun olmadığını senetle ispat etmesi gerektiğini, dosyada taraflar arasındaki ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, senet üzerindeki bedelin büyüklüğü, tarafların ekonomik durumu ve yaptıkları iş, hayatın olağan akışının irdelenmediğini, somut olayda yeterli inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının göz önünde bulundurulmadığını, bilirkişinin mukayeselerin görüntülerini ve sair hususları rapora eklemediğini, söz konusu görüntüler rapora eklenmediğinden inceleme konusu imza ile mukayese imzanın başlangıç ve bitiş hareketleri itibariyle farklılıkların gözükmediğini, bilirkişi, dayandığı kanıtları rapora eklemediğinden yapılan inceleme sonucu tanzim edilen raporun hükme esas alınamayacağını, başka bir rapor alınıp eksikliklerin giderilmesi gerekirken hüküm kurulduğunu, mahkeme kararının gerekçesinin somut olaya uygun olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacı aleyhine, davacının keşidecisi olduğu 21/02/2018 tanzim, 20/05/2018 vade tarihli 10.000,00 TL, 21/02/2018 tanzim, 05/05/2018 vade tarihli 10.000,00 TL, 27/12/2017 tanzim, 31/01/2018 vade tarihli 35.045,08 TL ve 21/02/2018 tanzim, 10/04/2018 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli 4 adet bonoya dayalı olarak Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... E. sayılı dosyası ile toplam 61.499,49 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, davalının bonoda lehtar konumunda olduğu anlaşılmıştır.
Davacı bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek menfi tespit davası açmıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup lehtar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir. Hamilin iyi niyetli olması durumu değiştirmemektedir.
Ayrıca borçlu ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde icra hukuk mahkemesinde takip dayanağı bonolardaki imzaya itirazda bulunmamış olsa bile genel mahkemede İİK'nın 72.maddesine dayalı olarak herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmaksızın takip dayanağı bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açabilir.
Somut olayda davaya konu bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda Jandarma Genel Komutanlığı Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nden rapor alındığı, alınan raporda bonolardaki davacıya atfen atılan imzaların davacının el ürünü olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, Jandarma Genel Komutanlığı Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nden alınan raporla davaya konu bonolardaki davacıya atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olmadığının belirlendiği, raporun yeterli açıklamayı içerdiği, raporun hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 4.201,03 TL harçtan, peşin alınan 1.050,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.150,77 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ......... Üye ......... Üye ......... Katip .........
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
......
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.