Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/901

Karar No

2025/201

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
KATİP : ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2024
NUMARASI : ......... .........
DAVACI : ......... ......
VEKİLİ : Av.......
İSTİNAF EDEN DAVALI : ......
VEKİLLERİ : Av....... Av. ......
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
YAZIM TARİHİ : 13/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 25/04/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı bankanın Konya/Büsan Özel Organize Sanayi Şubesinde hesap açtırdığını, 10.09.2020 tarihinde müvekkili şirketin yetkilisi ......... tarafından kullanılmakta olan ...... abone nolu telefona kısa aralıklarla "Samsung ......... marka ve model cihazınıza Cep İmza kurulmuştur, işlem veya cihaz size ait değilse ......... u arayiniz." ve "Bilgilendirme: Değerli Müşterimiz. ..... hesabinizdan 400.000,00 TL tutarında ......Bankasina EFT cikisi olmuştur. İşlem bilginiz disindaysa ......’u arayınız. MERSİS: ......" içerikli mesajlar geldiğini, müvekkili şirket yetkilisi ......... mesajları görür görmez, hemen ......... nolu telefondan davalı banka ile iletişime geçtiğini ve 400.000,00 TL tutarlı EFT işleminin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini bildirdiğini, akabinde hesabın bulunduğu ......... Konya/Büsan Özel Organize Sanayi Şubesi'ne gittiğini, davalı banka yetkililerinin "EFT çıkışının gerçekleştiğini, paranın başka bankaya geçtiğini, yapacak bir şeyin olmadığını" beyan ettiklerini, usulsüz EFT işlemi ile müvekkili şirketin hesabından ......... Tic. Ltd. Şti.'nin ......... iban nolu hesabına 400.000,00 TL aktarıldığını, müvekkili şirket ile ......... Tic. Ltd. Şti. arasında hiç bir hukuki ilişki olmadığını, usulsüz EFT'ye konu para ......... Ltd. Şti.'nin hesabından derhal başka hesaplara aktarıldığını, müvekkili şirket yetkisi tarafından 10/09/2020 tarihinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, 6098 sayılı TBK 379-392 maddelerinde düzenlenen ödünç sözleşmeleri ve TBK 661-570 maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmeleri ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na göre davalı bankanın, kendisine teslim edilen müvekkili şirkete ait parayı ödünç akti ve saklama akti hükümlerince güvenli şekilde saklamak ve istenildiğinde ayni veya misli olarak müvekkili şirkete iade etmekle yükümlü olduğunu, usulsüz işlemlerle çekilen para davalı bankadan çalındığından doğrudan doğruya davalı bankanın zararı niteliğinde olduğunu, mevduat sahibi müvekkili şirketin bankaya karşı alacağı yani davalı bankanın ödüncü geri verme borcu aynen devam ettiğini, internet bankacılığı hizmetini sunan davalı bankanın sistemin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri alması gerektiğini, davalı bankanın basiretli tacirden beklenen özeni göstermekte zorunlu olduğunu, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olduklarını, müvekkili şirketin, 358.500,00 TL tutarındaki muhtelif keşide tarihli, muhtelif bedelli 10 adet müşteri çeki karşılığında ......... Konya/Büsan Sanayi Şubesi ......... iban nolu hesaptan kullandığı 358.500,00 TL tutarlı 4505-1001043 nolu KMK Çek İskonto/İştira Kredisi ile hesabından usulsüz yapılan EFT'den dolayı oluşan nakit açığını kapattığını, müvekkili şirketin, yakın tarihli ödemeleri için kullandığı söz konusu kredi sebebiyle 17.534,95 TL faiz, 2.688,75 TL ücret, 876,75 TL vergi ve 134,44 TL BSMV ödediğini, müvekkili şirketin, çek/fatura/bono/elektrik/su/maaş/genel işletme giderleri vb. ödeme tarihi yakın gider kalemlerini ödeyebilmek için gerekli acil nakit ihtiyacı sebebiyle kullandığı kredi sebebiyle .........'na tahsil cirosuyla teslim ettiği 10 adet müşteri çekini olağan ticaretinde kullanamadığından, ticaretinin devamı için elzem malları daha uzun vadeli almak zorunda kaldığını, fiyat artışı/vade farkı gibi olumsuzluklardan etkilendiğini ve aşkın zarara uğradığını, müvekkili şirketin, Konya/Büsan Özel Organize Sanayi Şubesi nezdindeki ........ iban nolu hesabından 10.09.2020 tarihinde usulsüz işlemlerle çekilen 400.000,00 TL mevduatının geri verilmesini davalı bankadan talep ettiklerini, davalı banka, müvekkili şirketin geri verme talebini reddettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalması kaydıyla; davanın kabulünü, ödünç akti ve saklama akti ile davalı bankaya teslim edilen ve 10.09.2020 tarihinde usulsüz tevdiye konu 400.000,00 TL tutarlı mevduatın ileride artırılmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin 10.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı banka tarafından müvekkili şirkete geri verilmesini, mevduatın geri verilmesi mümkün değilse, ileride artırılmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın 10.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı banka tarafından müvekkili şirkete ödenmesini, müvekkili şirketin, usulsüz EFT işlemi sebebiyle oluşan maddi zararları ile aşkın zararlarına istinaden tüm zararlarının bilirkişi marifetiyle tespitinden sonra artırılmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 10.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı banka tarafından müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17/10/2022 tarihli talep artırım dilekçesiyle; ödüncün geri verilmesi talebini 219.000,00 TL artırarak 220.000,00 TL'ye, maddi tazminata ilişkin talebini ise HMK madde 107 hükmü gereğince 80.195,00 TL artırmak suretiyle 81.195,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça 400.000,00-TL lik mevduatın iade edilmesi talep edildiğini bu sebeple alacak miktarının bu yönüyle belirli olduğunu, belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağının aşikar olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı şirketin müvekkili bankanın Büsan Org. San. Konya Şubesi ......... Müşteri numaralı müşterisi olduğunu, internet bankacılığı hizmeti aldığını, 10.09.2020 tarihinde davacı şirketin müvekkili Bankanın hesaplarında şirket rızası dışında 400.000,00-TL eft yapıldığı iddiasında bulunulduğunu, öncelikle davacı şirket yapılan bu işlemin sorumluluğunu müvekkili bankaya yüklemek istediğini, müvekkili bankanın tüm güvenlik önlemleri aldığını ve bu durumdan sorumlu olmayacağını, davacı şirketin hesabından bilgisi ve rızası dışında yapılan işlemlerin internet bankacılığı yolu ile gerçekleştiğini, davacı tarafın banka sisteminde kayıtlı ......... nolu telefonuna olay saatinde internet bankacılığı şifresi ve yapılan işlemler ile ilgili onay şifrelerinin gönderildiğini, müvekkili banka müşterilerinin telefonuna gönderilen internet bankacılığı şifresi üçüncü şahıslar ile paylaşamadığı takdirde işlemlerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın kendisini arayan numaraya kişisel bilgilerini ve şifresini paylaşması nedeniyle üçüncü kişiler tarafından söz konusu işlemlerin gerçekleştiğini, internet bankacılığına EFT işlemi yapılabilmesi için müşteri numarası, müşteri taralından belirlenen bir şifre ve ardından tek kullanımlık şifre sorulduğunu, bir müşterinin sisteme girebilmek için kişiye özel bu üç adet bilginin bilinmesi gerektiğini, banka ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereğince bu şifrelerin deşifre olmasında davacının kusuru olduğunu ve davacının kendi kusurunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, müvekkili bankanın internet 7-24 şubesinde halen sistemin güvenliğinin tam anlamıyla sağlandığını, dava konusu olayda kusuru bulunmadığını bu nedenlerle; davanın usulden reddini, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde belirli olan kısım üzerinden harcın tamamlattırılması ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....Kaldırma kararı gereği rapor düzenlenmek üzere dosya SMMM Bilirkişi ......... ve Metalurji Uzmanı Bilirkişi ......, Metalurji Uzmanı Bilirkişi ......'e tevdii edilmiş olup, bilirkişilerin mahkememize sunmuş olduğu 20/03/2024 tarihli raporunda neticeten; davacı şirket 2017-2020 döneminde alımlarını vadeli olarak yaptığı, alımların
tümü vadeli olduğundan davacı şirkete fiilen uygulanan vade farkı alımlardan tespit edilemediği, ancak sektörde geçerli olan oranlar dikkate alınarak taraflarınca hesaplamada kullanılan aylık % 2,5
oranındaki vade farkının 2020 yılı için uygun bir oran olduğu, davacı vekili tarafından bilirkişi tarafından pik demir birim fiyatı ile USD kuru ile ilgili
olarak da, kök raporda yer alan tespitlerin yerinde olduğu, mahkememizce davacının zararının, davalı bankanın kusurundan kaynaklandığı kanaatine varılması
halinde, kök raporda yer alan tespitlerin halen geçerli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir 20/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; davalının tam kusurlu davranışları neticesinde, davacının bilgisi dışında hesabından çekilen 400.000,00 TL bedelden sorumlu olduğu takdir ve kanaatine varılmış olup; ancak davacının bedel artırım dilekçesindeki talepleri nazara alınarak 220.000,00 TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiştir. Yine her ne kadar Konya BAM mezkur kaldırma kararında munzam zarar sebebi olarak gösterilen pik demirlerin daha evvel peşin veya vadeli olarak alınıp alınmadığı hususu belirtilmiş ise de; davacı vekilinin dava dilekçesindeki munzam zararlara ilişkin talepleri ödeme tarihi yakın gider kalemlerini ödeyebilmek için gerekli acil nakit ihtiyacı sebebi ile kullandığı kredi kapsamında Türkiye İş Bankasına tahsil cirosu ile teslim ettiği 10 adet çeki ticaretinde kullanamadığından ve ticaretin devamı için elzem malları daha uzun vadeli almak zorunda kaldığından vade farkı gibi olumsuzluklar nedeniyle uğradığı aşkın zarar talep edilmiş olup, mahkememizce yargılamaya esas alınan ve munzam zarara ilişkin düzenlenen raporlara göre davacının KMK çek iskonto/iştira kredi kullanması nedeniyle oluşan zararının 21.195,89 TL olduğu ve yine vade farkından kaynaklı 60.000,00 TL aşkın zararının bulunduğu anlaşılmış olup, taleple bağlılık ilkeleri gereği 81.195,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Her ne kadar aşkın zarar taleplerine ilişkin olarak olay tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de; aşkın zararın dava konusu işlem ile arasında doğrudan bağlantı bulunmadığından ve dolaylı zararlara ilişkin olduğundan ilgili tazminat taleplerine ilişkin davalının, dava öncesi temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir delil bulunmadığından, dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir...." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının hesabından bilgisi dışında çekilen 220.000,00 TL'nin 10.09.2020 olay tarihinden itibaren ve aşkın zarara ilişkin 81.195,00 TL'nin 23.10.2020 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili bankanın ......... nolu müşterisi olup internet bankacılığı hizmeti de aldığını, 10.09.2020 tarihinde davacı şirketin müvekkili bankanın hesaplarında şirket rızası dışında 400.000,00-TL EFT yapıldığı iddiasında bulunduğunu, şirketin hesabından bilgisi ve rızası dışında yapılan işlemlerin internet bankacılığı yolu ile gerçekleştiğini, müvekkili bankanın yapılan bu işlemlerden sorumlu olmadığını, internet bankacılığına EFT işlemi yapılabilmesi için müşteri numarası, müşteri tarafından belirlenen bir şifre ve ardından tek kullanımlık şifre sorulduğunu, bir müşterinin sisteme girebilmek için kişiye özel bu üç adet bilginin bilinmesi gerektiğini, banka ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereğince bu şifrelerin deşifre olmasında davacının kusuru olduğu ve davacının kendi kusurunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...... Esas ......Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, bu nedenle müvekkili bankanın sorumlu tutulamayacağını, davacı talebin aşkın zarara ilişkin taleplerini ve buna ilişkin hazırlanan 20.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmamış yeniden başkaca bilirkişilerden rapor alınması talep edilmiş olsa da mahkemece bu husus kabul görmemiş olup, mevcut bilirkişi raporuna göre müvekkili banka aleyhine karar verildiğini, bu yönüyle de kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı tarafın kullanmış olduğu kredinin teminatı olarak vermiş olduğu çekleri teminat olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde munzam zararın olmadığının açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın maddi yönden zarara uğradığı olayın esasında kendi iradesi dahilinde alması gereken güvenlik tedbirlerini almaması ve sonrasında mobil cihazına uzaktan kurulum yapılmasına imkan vermiş olup, bu hususları dikkate alındığında müvekkili bankanın güvenlik zafiyeti ve kusurunun bulunmadığının ortada olduğunu, raporda belirtilen davacı şirketin ödemiş olduğu vade farkının aylık %2,5 oranında hesaplandığını, oluşan vade farkını ve belirtilen oranı da kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili banka aleyhine hükmedilen aşkın zarara ilişkin 81.195,00 TL ile dava tarihinden itibaren işleyecek faizi de kabul etmelerinin mümkün olmadığını, zira yerel mahkeme hesaplamada ve aşkın zarar konusunu tamamen farklı yorumlayarak bu kanaate ulaştığını, açıklanan nedenlerle 25.04.2024 tarihli kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının davalı bankada bulunan hesabından rızası dışında yapılan işlemler nedeniyle alacak ve bu işlem nedeniyle uğradığı munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/11/2018 tarih 2017/11-2224 Esas 2018/1753 Karar sayılı ilamında "...İnternet, birden fazla haberleşme ağının (network) bilgisayarlar aracılığıyla meydana getirdikleri bir iletişim ortamıdır. Bu ağlar arasındaki ilişkiler IP (internet protokolü) kullanılmak suretiyle bilgisayarlar arasında gerçekleşir. Bankaların da bu ağa dâhil olmasıyla banka hizmetlerinin yer ve zaman kısıtlaması olmaksızın internet ortamında sunulmasına başlanmış ve böylece internet bankacılığı adı verilen yeni bir sistem doksanlı yılların ikinci yarısından itibaren yaygınlaşmaya başlamıştır. Günümüzde internet, tüm dünya üzerine yayılmış olan çok geniş bir bilgisayar ağı durumuna gelmiş olup, bu iletişim ağından yararlanan internet bankacılığı; teknolojide meydana gelen gelişmeler sonucu ortaya çıkan ve hemen hemen bütün bankacılık işlemlerinin zaman ve yer sınırı olmaksızın internet üzerinden yapılabilmesini sağlayan elektronik bir bankacılık türü olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bankalar tarafından hazırlanan sözleşmelerde yer alan yaygın tarifiyle ise internet bankacılığı; şahsın kablolu, kablosuz iletişim sistemleri ile teknik şartlara haiz bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi araçlar üzerinden ve internet-wap aracılığı ile otomatik, sesli yanıt sistemi ile şifre ve parolayı kullanarak, bankanın belirleyeceği kurallar ve limitler dâhilinde şahsın banka hesapları üzerinde her türlü işlem yapma yöntemidir.
İnternet bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır.
Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir. Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir (Savaş, Abdurrahman; İnternet Bankacılığı ve Tarafların Yükümlülükleri, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, s. 151.).
Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren 818 sayılı Borçlar Kanununun (818 sayılı BK) 99/2 ve 100/3 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı TBK) 115/3 ve 116/3) maddeleri gereğince, bankaların hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152.).
Buna karşılık, hiç kuşkusuz, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir.
Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 818 sayılı BK’nın 44. (6098 sayılı TBK’nın 52.) maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 818 sayılı BK’nın 96. (6098 sayılı TBK’nın 112.) maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür (Yasaman, Hamdi; Banka Hukuku, İstanbul 2013, C. II, s.105)...." hususunun belirtildiği,
Davacının internet bankacılığı hesabına başka bir telefondan giriş yapılarak bankada bulunan hesabından 400.000,00 TL EFT yapıldığı, davalı bankanın sadece davacı tarafından kullanılan cep telefonu ile internet bankacılığına giriş yapılmasının sağlanamadığı, buna yönelik önlemlerin alınmadığı, davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının kusuru ile 3.kişilerce ele geçirdiğini kanıtlayamadığı, bu nedenle zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının hesabındaki paranın başka bir hesaba EFT yapılması nedeniyle kredi kullanmak zorunda kaldığı, bu kredi nedeniyle toplam 21.195,89 TL faiz ve masraf ödemek zorunda kaldığı, davalının eylemi haksız fiil niteliğinde olduğundan ıslah ile talep edilen aşkın zarara dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu kısımlara yönelik kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda davacının pik demirleri önceden beri vadeli olarak satın aldığı, bu nedenle vadeli satın almaktan dolayı munzam zararını ispat edemediği anlaşıldığından davacının buna yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulü ile, davacının hesabından bilgisi dışında çekilen 220.000,00 TL'nin 10.09.2020 olay tarihinden itibaren ve aşkın zarara ilişkin 21.195,00 TL'nin 23.10.2020 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının vade farkından kaynaklanan munzam zarara ilişkin talebinin reddine, davacının hesabından çekilen paraya ilişkin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına şeklinde yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2024 tarih ......... Esas - ......... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 5.143,66‬ TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının hesabından bilgisi dışında çekilen 220.000,00 TL'nin 10.09.2020 olay tarihinden itibaren ve aşkın zarara ilişkin 21.195,00 TL'nin 23.10.2020 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının vade farkından kaynaklanan munzam zarara ilişkin talebinin reddine, davacının hesabından çekilen paraya ilişkin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,
2-Alınması gereken 16.476,03 TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan 5.163,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.312,13 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından peşin ve ıslah ile yatırılan toplam 5.163,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince kabul edilen miktara göre hesaplanan 38.591,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince reddedilen miktara göre hesaplanan 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kabul ve red oranına göre davacı tarafından yapılan 7.150,00 TL bilirkişi ücreti, 205,70 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.355,7‬0 TL yargılama giderinden 5.890,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul ve red oranına göre davalı tarafından ilk istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının 44,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre hesaplanan 1.057,00 TL'sinin davalıdan, 263,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,
C) Verilen kararın mahiyeti nazara alınarak; konya.... İcra Dairesince ......... esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince alınan teminatın iadesine yer olmadığına,
D) İlk derece mahkemesince davalıdan tahsiline karar verilen bakiye karar harcı ve arabuluculuk ücreti ile ilgili yazılan 01/07/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin İlk derece mahkemesince yapılmasına,
E) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
F) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan .........
e-imzalıdır

Üye .........
e-imzalıdır

Üye .........
e-imzalıdır

Katip .........
e-imzalıdır

......

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim