Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/628
2024/1929
3 Aralık 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2024
NUMARASI : ....... Esas - ....... Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
YAZIM TARİHİ : 05/12/2024
Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas- ....... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkilleri aleyhine ....... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası ile 14/03/2019 tanzim, 22/03/2019 vade tarihli, 138.000,00 TL bedelli bonoya istinaden 60.000,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinden ...'ın takip konusu bonodan kaynaklı borcunun olmadığı ve takip konusu bononun bedelsiz olduğuna dair şikayetçi olduğunu ancak senedin bedelsiz olduğuna dair şikayeti yok sayılarak resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından takipsizlik kararı verildiğini, soruşturma dosyası incelendiğinde senet metninde senedin veriliş nedeni nakten olarak belirtilmesine rağmen lehtar davalı ...'un senedin veriliş nedenini "tarla alım satım ilişkisi" olarak belirttiğini, müvekkilinin senetten kaynaklı bir borcunun bulunmadığını, alacağı devralan diğer davalı ...'in ise, davalı ...'ın eşi olup, senedi müvekkiline zarar vermek amacıyla bedelsiz olduğunu bilerek iktisap ettiğini, cironun gerçek bir ciro olmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, takip ve dava konusu senedin bir tarla alım satımı sebebiyle verildiğini ancak davacıların bu borcu sürekli erteleyip müvekkillerini büyük zarara soktuklarını, müvekkillerinin borcun ödenmemesi üzerine tarlayı geri istediklerini ancak tarlayı ....... ipotek göstererek ipotek koydurduklarını ve bu nedenle tarlayı iade etmediklerini, 2019 yılında davacı ...'nin müvekkili .......'tan senetle aldığı tarlayı 3. bir kişiye sattığını ve müvekkillerinin parasını yine ödemediğini, ne müvekkillerine ne de dava dışı .......'e elden bir para ödemesi yapılmadığını, kaldı ki bu hususu, senetten dolayı borçlu olmadıklarını ve borçlarını ödediklerini yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda; ....... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhine 14/03/2019 tanzim ve 22/03/2019 vade tarihli 138.000,00 TL miktarlı bonoya istinaden 60.000 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacılar tarafından bonoya bağlı olarak yapılan takip nedeniyle borçlu olunmadığından bahisle mahkememizde menfi tespit davası açtıkları, takibe konu bono fotokopisi incelendiğinde, davalılardan ... ve ...'ın borçlu olarak göründükleri, lehtar ... tarafından bononun cirolanarak ...'a devredildiği, mahkememizce uzman bilirkişiden alınan rapora göre davacılar tarafından bonoya bağlı olarak 90.000 TL dışındaki ödemeye ilişkin bir yazılı delilin bulunmadığına yönelik tespitte bulunulduğu, mahkememiz dosyası içine alınan ....... Cumhuriyet Başsavcılığının dosyası incelendiğinde, davacılar tarafından takibe konu borcun ödendiğine yönelik bir kanaate varılmaması birlikte değerlendirilerek, davacıların davasının reddine...." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, müvekkili ...'ın, davalı ...'dan satın almış olduğu tarlaya karşılık ödemesi gereken 110.000 TL'lik borcuna istinaden vade imkanı tanınması karşılığında yalnızca kendisinin imzasının bulunduğu 138.000 TL'lik senet verdiğini, davalı ...'un da senedi dava dışı .......'e ciroladığını, hamilin kefilsiz senedi yeterli görmemesi nedeniyle müvekkili .......'tan kefillerin bulunduğu yeni bir senet istendiğini, müvekkili .......'ın eşi ..., dayısı ....... ve kayınpederi .......'ın imzasının bulunduğu (....... İcra Dairesi ...... E. Sayılı icra dosyasına konu senet olan) yeni bir senet verdiğini, akabinde müvekkil ...'ın 138.000 TL'lik tek parça halinde olan işbu senedi vadesinde ödeme noktasında güçlük yaşaması üzerine 30.000 TL'si elden nakit olarak, kalan miktar için yeni vadelerin öngörüldüğü 20.000 TL, 40.000TL ve 50.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL'lik senetleri yeni kefil olan ....... imzasıyla birlikte verdiğini, böylece 20.000 TL'lik senedin senet karşılığı bizzat hamiline, 40.000 ve 50.000 TL'lik senetlerin ise bankaya ödendiğini, bu şekilde vade imkanı tanınması karşılığında 138.000 TL olan borcun 140.000 TL olarak ödendiğini ancak, aynı borcun yeni senetlerle yapılandırılması nedeniyle imha edilmesi gereken ilk tanzim edilen 138.000 TL'lik senedin ....... İcra Dairesinin ...... E. sayılı takip dosyası nezdinde icraya konulması nedeniyle işbu borca karşılık menfi tespit davası açma zorunluluğu doğduğunu, borcun yapılandırılması esnasında senet müvekkiline verilmediği gibi, 140.000 TL'nin ödenmesi sonrasında da senedin imha edildiği söylenerek 138.000 TL'lik senedin iade edilmediğini ve hali hazırda takip ve dava konusu olan senedin işbu senet olduğunu, davalı ...'un ....... CBS ....... Sor. nolu dosyadaki 14/04/2021 tarihli ifadesinde; "...Ancak ....... senedin parasını ödemeyince ....... Bey senedi bize iade etti. Biz de .......'tan iki adet senet alarak ....... Bey'e verdik. Bu senetlerin toplam 90.000 TL'ydi. Bunun dışında kalan parayı ....... bize ödemeyince biz de elimizde olan senetle icra takibi başlattık..." şeklinde beyanda bulunduğunu, davalının beyanından açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilin 90.000 TL'lik verdiği senetlerin, davalıların ellerinde bulunan 138.000 TL'lik senede istinaden olduğunu, müvekkilinin davalılara güvenerek senedin imha edildiğine inanarak yeni bir senet vermeyi kabul ettiğini ancak, davalılarca kötüniyetli bir şekilde müvekkilinin borcunu ödemiş olmasına rağmen davalıların ellerinde bulunan senedi takibe koyduklarını, zira davalıların şayet müvekkilinin borcu gerçekten 138.000 TL kalmış olsa idi müvekkilinden yalnızca 90.000 TL'lik senet almayacaklarını, taraflar arasında başka hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, baştan beri davalıların da kabulünde olan tarla alım satım işi dışında başkaca bir sebebe dayanılmamış olması ve ticari hayatta 138.000 TL'lik borç için hiç kimsenin 90.000 TL'lik senet almayacağı gerçeği ile birlikte davalıların bedelsiz senedi takibe koydukları hususunda şüphe olmadığını, davalı ...'un 14/4/2021 tarihli savcılık ifadesinde müvekkilli ile aralarındaki ticarete istinaden borç bedelince yani 138.000 TL'lik yalnızca müvekkil .......'ın imzasının bulunduğu senedi aldığını, akabinde bu senedin ödemesi yapılmadığı ve yalnızca .......'ın imzası olduğu için yeni kefillerin de bulunduğu icraya konu olan 138.000 TL'lik senedi aldığını açıkça beyan ettiğini, davalının alacağına istinaden ikinci kez aldığı senedi yine aynı miktar üzerinden alabiliyorsa üçüncü aldığı senedi alacak miktarından düşük almasının düşünülemeyeceğini, demek ki müvekkili ....... tarafından davalıya ödeme yapılmıştır ki davalının 90.000 TL'lik senedi kabul ettiğini, davalının 138.000 TL'lik alacağı için 90.000 TL bedelinde senet almayı kabul etmesinin olağan hayat akışına uygun olmadığı gibi ticari işleyiş ve geleneklere de aykırı olduğunu kaldı ki, davalıların kötüniyetli olduğunun da aşikar olup, 138.000 TL'lik alacakları için 90.000 TL ödeme aldıklarını kalan miktar üzerinden 60.000 TL'lik takip yaptıklarını iddia ettiklerini, her halukarda müvekkillerin zararına hareket edildiğinin ortada olduğunu, yenilemenin dar anlamda borcu sona erdiren sebeplerden biri olduğunu, TBK'nın 133/2 maddesine göre, mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesinin, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmayacağını buna karşılık, tarafların kambiyo taahhüdünde bulunmak suretiyle eski borcun sona erdiği ve yenilemenin olduğu hususunda anlaşmış olmaları halinde kambiyo taahhüdünün ifa yerine yapılmış ve borcun yenilenmiş sayılacağını, bu yenilemenin sonucu olarak da asıl borç ilişkisi ile ona bağlı teminatların ortadan kalkacağı ve asıl borç ilişkinin yerine kambiyo ilişkisinden doğan borcun geçeceğini, yenileme sözleşmesi için gerekli olan irade beyanının açık bir irade beyanı olabileceği gibi, örtülü bir irade beyanı da olabileceğini bu itibarla, tarafların yeni bir borç kurulurken eskisini ortadan kaldırmak amacıyla hareket edip etmediklerinin yapılan işlemin muhtevasından ya da işin özelliklerinden çıkarılması gerektiğini, somut olayda borca karşılık senet verildiği, akabinde kefilli ikinci senedin verildiği ve devamında yine vade tarihleri farklı senetlerin verildiği, bu suretle yeni senedin tanzimi ve eskisinin iadesi hususlarının tarafların kabulünde olduğunu, bu doğrultuda, aynı borca istinaden birden fazla kez düzenlenen senetlerden her birinin kendisinden önceki senedi dolayısıyla borcu sona erdireceğini ve düzenlenen yeni senetle birlikte yeni bir borcun yaratılmış olacağını, bu nedenle işbu borç ilişkisinin tam olarak 3 kez yenilenmiş olup, dolayısıyla hem tarla satımına ilişkin borcun hem de 138.000 TL'lik kefilsiz ve kefilli olmak üzere tanzim edilen iki senede ilişkin borcun da artık sona erdiğini, kaldı ki senedi takibe koyan davalılar arasındaki ilişki karı / koca arasındaki ilişki olması nedeniyle de kötüniyetli olarak birlikte hareket ettiklerini gösterdiğini, davalı ...'in, müvekkiline zarar vermek amacıyla bedelsiz olduğunu bilerek iktisap ettiğini, taraflar arasındaki cironun gerçek anlamda bir ciro olmadığını ayrıca, icra dairesinde asıl alacak üzerinden faiz harç masraflar ve vekalet ücreti toplamı 78.268,33 TL olmadığına göre, haricen tahsil beyanından 78.268,33 TL sonucunun çıkmasının mümkün olmadığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, tanıklar dinlenmeden alınan bilirkişi raporunun da eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda borcun 140.000 TL olduğu yani borcun yenilendiği kabul edilerek hesaplama yapıldığını ve fakat bu durumun bir çelişki olduğunu zira, borcun yenilenmesiyle müvekkillerinin sorumluluğunun kalmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça ...'ın, davalı ...'dan satın almış olduğu tarlaya karşılık ödemesi gereken 110.000 TL'lik borcuna istinaden vade imkanı tanınması karşılığında yalnızca kendisinin imzasının bulunduğu 138.000 TL'lik senet verdiği, davalı ...'un da senedi borcuna karşılık dava dışı .......'e ciroladığı, hamilin kefilsiz senedi yeterli görmemesi nedeniyle davacı ...'tan kefillerin bulunduğu yeni bir senet istendiği, davacı ...'ın da eşi ..., dayısı ....... ve kayınpederi .......'ın imzasının bulunduğu (....... İcra Dairesi ...... E. Sayılı icra dosyasına konu senet olan) yeni bir senet verdiği, davacı ...'ın tek başına imzalayarak verdiği 138.000,00 TL'lik senedin böylelikle imha edildiği ve davacılar ile birlikte dava dışı ....... ve .......'ın da borçlanmış olduğu 138.000,00 TL'lik yeni bir senet üzerinden alacak borç ilişkisinin devam ettiği, akabinde davacı ...'ın 138.000 TL'lik tek parça halinde olan işbu senedi vadesinde ödeme noktasında güçlük yaşadığı, davalı ... ile dava dışı .......'ın davacıdan yeni kefillerin olduğu başka senetler istedikleri, davacının da yapmış olduğu yeni anlaşmaya istinaden 30.000 TL'si elden nakit olarak, kalan miktar için yeni vadelerin öngörüldüğü 20.000 TL, 40.000 TL ve 50.000 TL'lik senetleri, yeni kefil olan ....... ile birlikte imzalayarak verdiği, davacının aralarındaki son anlaşmaya istinaden 20.000 TL'lik senedin ödemesini senet karşılığı bizzat hamiline, 40.000 TL ve 50.000 TL'lik senetlerin ödemesini ise, senetler bankaya verildiğinden bankaya yaptığı, bankaya verilen işbu senetlerin ödemesinin diğer borçlu ....... ile birlikte davacı tarafından yapıldığı, bu şekilde elden 30.000 TL, vadeli senetler toplamı 110.000 TL olmak üzere vade imkanı tanınması karşılığında 138.000 TL olan borcun 140.000 TL olarak kararlaştırıldığı, diğer 3 senedin ise, vadesi geldiğinde ödenerek borcun bittiği ancak, takip konusu senedin davacıya iade edilmediği, senetten kaynaklı herhangi bir borçlarının bulunmadığı iddia edilmiş,
Davalı tarafça, davalı ...'ın davacı ...'a 2018 yılında tarlasını 138.000 TL'ne sattığı, bu tarla satışı nedeniyle davacı ...'ın davalı ...'a 138.000 TL borcunun kaldığı, davalı ...'ın 2018 yılında dava dışı ....... ile 193.000 TL'ne ev almak için bir anlaşma yaptığı, bu ev bedeli olarak 55.000 TL'ni nakit ödediği, kalan bakiyeyi davacı ...'dan düzenleme tarihi 2018 yılı Aralık ayının son günleri olan 138.000 TL'lik bir senet aldığı ve bu senedi ciro ederek .......'e teslim ettiği, davacı ...'ın senedin vadesi geldiğinde borcunu ödememesi sebebiyle bu senedi davacıya iade ettiği ve ....... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyasına konu olan kambiyo senedini düzenledikleri, .......'in davaya konu senetten alacağını tahsil edemediği, bu nedenle davalı ...'ın, .......'e borcuna karşılık ....... ve ... imzalı 40.000 TL ve 50.000 TL bedelli iki senet verdiği, .......'in alacağının bir kısmını bu senetlerden karşıladığı geri kalan kısmının da müvekkili tarafından ödendiği, .......'in alacağının bir kısmını aldığı diğer iki senetten üzerini de davalı ...'tan alarak karşıladıktan sonra 138.000 TL'lik senedi davalı ...'a teslim ettiği, davalı ...'ın borçlulardan bakiye kalan alacağını tahsil etmek için alacağın kalan kısmı olan 60.000 TL için icra takibi başlattığı, bu takibi diğer davacı eşi ... adına başlattığı, çünkü eşine mehir borcu olması ve alınan evin ....... üzerine kayıtlı olması sebebiyle senedin ....... üzerinden icraya konulduğu, takip ve dava konusu senedin bir tarla alım satımı sebebiyle verildiği ancak davacıların bu borcu sürekli erteledikleri, borç ödenmeyince tarlanın geri istendiği ancak tarlayı ....... ipotek göstererek ipotek koydurdukları ve bu nedenle tarlayı iade etmedikleri, 2019 yılında davacı ...'nin davalı ...'tan senetle aldığı tarlayı 3. bir kişiye sattığı ve yine kendilerine ödeme yapmadığı, davacıların 40.000 TL ve 50.000 TL banka kanalı ile ödeme yaptıkları ve geriye kalan kısmı da elden nakit olarak ödedikleri iddiasının yerinde olmadığı, ne davalılara ne de dava dışı .......'e elden bir para ödemesi yapılmadığı, davacıların iddialarını kesin delillerle ispat etmeleri gerektiği, davacıların halen senetten kaynaklı borçlarının bulunduğu savunularak, davanın reddi istenmiştir.
Dava ve takip konusu senedin, keşidecisi davacı ..., avalistleri davacı ..., dava dışı ......., ....... olan, 14.3.2019 keşide, 22.3.2019 vade tarihli, 138.000 TL bedelli, nakten kaydı bulunan bono olup, davalı ... tarafından davacılar ve dava dışı üçüncü kişiler aleyhine 60.000 TL asıl alacak, 180.00 TL komisyon olmak üzere toplam 60.180,00 TL'nin tahsili istem ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle, dava değeri 60.000,00 TL gösterilerek harcı da bu miktar üzerinden yatırılmış olmakla birlikte, dava dilekçesinde takibin iptalinin talep edildiği, yargılama sırasında da dosyanın haricen tahsil edilerek infazen kapatılmış olması nedeniyle davanın istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmakla, kısmi menfi tespit davası açılamayacağından harç eksikliği giderilmeksizin işin esasının incelenmesi yerinde görülmediği gibi, davanın istirdat davasına dönüştüğü hususunun nazara alınmaması da yerinde olmamıştır.
Ayrıca, davacılar tarafından borcun yenilendiği ve ödendiği iddia edildiğinden, işbu iddiaların yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacılarca ödeme olarak verildiği iddia edilen 40.000,00 TL ve 50.000,00 TL'lik senetlere ilişkin olarak ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak senet suretleri getirtildikten sonra değerlendirilmesi ve davacıların yemin deliline dayandıkları da anlaşılmakla, davacılara yemin teklif etme hakkı da hatırlatarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmedğinden, davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2024 tarih, ....... Esas- ....... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yatırılan 855,20 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,
4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5- İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/12/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.