mahkeme 2024/42 E. 2024/350 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/42
2024/350
9 Şubat 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/03/2023
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
VEKİLİ : Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
YAZIM TARİHİ : 13/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 01/03/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ocak 2008- Aralık 2008 dönemleri için İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildiriminin 1.5. maddesinde sayılan ihlaller nedeniyle 2008 yılına ait 29.01.2013 tarih ve ... nolu 142.779,43-TL, ... nolu 63.028,70-TL,..nolu 16.260,87-TL, .. nolu 9.149,30-TL, ... nolu 12.199,06-TL, .. nolu 29.333,32-TL, ... nolu 18.400,01-TL, ... nolu 215.170,72-TL,.. nolu 68.747,88-TL, .. nolu 56.929,17-TL, ... nolu 75.424,97-TL ve .. nolu 72.138,14-TL olmak üzere toplamı 779.561,57-TL tutarındaki 12 adet sistem kullanım ceza faturası düzenlenerek davalı şirket olan MEDAŞ'a gönderildiğini, söz konusu faturaların 14.02.2013 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini ancak davalı şirketin fatura bedellerini yasal süresi içerisinde ödemediğini, iletim sistemini kullanmakta olan kullanıcıların iletim sisteminde arz güvenirliği ve kalitesinin sağlanması amacıyla mevzuatla belirlenen ihlalleri yapması halinde cezai sorumluluklarının olduğunu, ilgili yöntem bildirimlerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun onayladığı şekilde yayımlandığını ve uygulandığını, davalı dağıtım şirketinin ihlalleri nedeniyle cezai yaptırımların uygulandığını beyan ederek davalı tarafça bedeli ödenmeyen 12 adet fatura toplamı olan 779.561,57TL'nin 01/03/2013 tarihinden itibaren amme alacaklarına uygulanan gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; özelleştirme öncesi dönemde dağıtım şirketleri lie TEİAŞ arasında sistem kullanım anlaşması imzalanmadığını, ancak müvekkili şirket iletim sistemini kullanmaya başladığı andan itibaren müşteri haline gelmiş ve taraflar arasında fiili sözleşme ilişkisi kurulduğunu, davacı TEİAŞ ile müvekkili şirket arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması ise Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca imzalanarak 26.05.2010 tarihinde yürürlüğe girdiğini, taraflar arasındaki ilişkiyi her yönüyle düzenleyen metin ise 26.05.2010 tarihinde yürürlüğe giren Sistem Kullanım anlaşması olduğunu, Sistem Kullanım Anlaşması'nın 10. Maddesi uyarınca cezai yaptırım gerektirir ihlalin varlığı halinde davacı TEİAŞ tarafından bu durumun öncelikle müvekkili şirkete ihtar edilmesi, ihtara rağmen ihlal giderilmezse ceza yaptırım uygulanması gerektiğini, ancak TEİAŞ tarafından ocak 2008 aralık 20008 arası iddia edilen ihlale ilişkin faturalar öncesinde hiçbir uyarı , bildirim yapılmaksızın ihlalin üzerinden 5 yıl geçmesinin ardından fatura kesilerek müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, müvekkili şirkete 5 yıl sonra hiçbir ihtar yapılmadan kesilen fatura Sistem Kullanım Anlaşması'nın 10. Maddesinde aykırı olmakla birlikte ve Ocak 2008 Aralık 2008 dönemi arası sessiz kalınması ve iddia edilen ihlalin giderilmesine yönelik müvekkili şirkete hiçbir bildirim yapılmadan beklenilmesi, beş yıl sonra doğrudan fatura kesilmesi taraflar arasındaki ticari ilişki dikkate alındığında Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine ve dürüstlük kuralına açık aykırılık teşkil ettiğini, dikkate alınması gereken bir diğer hususun ise ihlal iddiasında bulunan davalının dönemlik olarak uygulamadığı cezaları yıllar sonra geri dönük uygulamak istemesi olduğunu, söz konusu durumun mevzuata aykırı olduğunu, 5 yıl boyunca sistem kullanım cezası uygulamayan davalının beş yıl sonra geriye doğru ceza uygulaması dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, sistem kullanım cezaları ifaya ekli ceza şart niteliğinde olduğunu, asıl borcun ödenmesiyle cezai şart talep etme hakkı sona erdiğini, sistem kullanım anlaşmasındaki ceza hükümleri genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, yine davacı taraf da cezanın esasına ilişkin hiçbir delil sunmadığını, hiçbir açıklamada bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İşbu dava; 12 adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik alacak davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 22/01/2020 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; "...bilirkişi raporlarında ve emsal Yargıtay kararlarında belirtildiği ve mahkememizce de benimsendiği gibi dava konusu faturalar 2008 yılına ilişkindirler ve 2013 yılında düzenlenmişler olup davalı şirket 2009 yılında özelleştirilmiş ve 26/05/2010 tarihinde taraflar arasında sistem kullanım anlaşması ilk kez imzalanmış olduğundan, davacı tarafından davalıya reaktif tüketim miktarının uygun hale getirilmesi uyarısı yapılmadan ve ve bu konuda davalıya yeterli bir süre verilmeden ceza verilmesi hukuka uygun görülmemiştir. Davacının dava konusu ettiği dönemde taraflar arasında ceza verileceğine ilişkin bir anlaşma hükmü olmadığından 4 yılı aşkın süre sonra ve davacının uzun süre sessiz kalarak cezanın artmasına kendi hareketiyle sebebiyet verdiği ve düzenlediği faturalardan dolayı davalıdan bir hak iddiasında bulunmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı ve bildirimin tek taraflı olarak düzenlemiş olmasının davacıya bir hak bahşetmeyeceği hususları anlaşıldığından davacının davasının reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiş, Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin 30/11/2022 tarih, 2... esas ... karar sayılı kararı ile;
"...02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanunun 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şartları ve diğer yaptırımları uygulamak” TEİAŞ’ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a ek madde 3 ile “8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, aynı yasanın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olması dava şartı olup, yine aynı yasanın 115.maddesi uyarınca da mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden yukarıda belirtilen yasal düzenleme karşısında yargı yolunun caiz olup olmadığı husunda bir değerlendirme yapılmak üzere davacının istinaf talebinin resen kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma sebebine göre davacının istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesinin kaldırma kararı ile dosya 13/02/2023 tarihinde mahkememiz yeni esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce de benimsenen yukarıda belirtilen istinaf mahkemesi kararı uyarınca; somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanunun 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca iş bu davaya bakmaya idari yargı mercileri görevli olduğundan davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle HMK'nun 114.maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeye dayanak olarak verdiği kararın içtihatlara ve hukuka aykırı olduğunu, davalarının konusu; Ocak 2008 - Aralık 2008 dönemleri için İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildiriminin 1.5. maddesinde sayılan ihlaller nedeniyle 2008 yılına ait toplam 779.561,57 TL tutarındaki 12 adet sistem kullanım ceza faturasından kaynaklanan alacağın davalıdan tahsiline ilişkin olduğunu, davanın çözümünde Uyuşmazlık Mahkemesi'nin benzer olayda adli yargının görevli olduğuna karar verdiğini, bilindiği üzere 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un "Yargı Mercilerinin Uyuşmazlık Mahkemesine Başvurmaları" başlıklı 19. maddesinde; "Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." hükmü, 28. maddesinde; "Uyuşmazlık Mahkemesi, vereceği bütün kararların sonuçlarını ilgili Başsavcı ve Başkanun sözcüsüne, görev uyuşmazlığının çözülmesi için kendisine başvuran yargı merciine, kararı beklemesi için yazı yazılmış bulunan yargı merciine veya mercilerine uyuşmazlığın çözülmesi için başvurmuş olan kişilere veya makamlara hemen tebliğ eder. İlgili yargı mercileri ile bütün makam, kuruluş ve kişiler; mahkeme kararlarına uymak, geciktirmeksizin onları uygulamakla ödevlidirler. Gerekçeli kararın birer örneği de birinci fıkrada yazılı yerlere ve kişilere gönderilir." hükmü, "Kararların Kesinliği ve Yayınlanması" başlıklı 29. maddesinde ise; "Bölümlerin ve Genel Kurulun kararları kesindir. İlke kararları ile Başkanın uygun göreceği Bölümlerin kararları Resmi Gazete'de yayımlanır." hükmünün yer aldığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yüksek Planlama Kurulu'nun 17.03.2004 tarih ve 2004/3 sayılı kararıyla kabul edilen Elektrik Enerjisi Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi kapsamında Tedaş, 02.04.2004 tarih 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmış ve bu kapsamda 20 dağıtım şirketi kurulduğunu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 22.01.2005 tarih ve 1980 sayılı yazısına dayanarak Tedaş Yönetim Kurulu'nun 01.03.2005 tarihli kararıyla, sermayenin tamamı Tedaş Genel Müdürlüğü'ne ait olmakla birlikte, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan Konya merkezli müvekkili Meram Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi kurulmuş olup, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya, Karaman elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişiliğinin sona erdirildiğini, ilgili karar uyarınca tüzel kişiliği sona erdirilen müesseseler İl Müdürlüklerine dönüştürülerek müvekkili Medaş'a bağlandığını, buna göre, Medaş'ın kuruluş tarihi olan 01.03.2005'den önce bölgedeki elektrik dağıtım faaliyetleri ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan Konya merkezli, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya, Karaman Elektrik Dağıtım Müesseseleri tarafından yürütülmekte iken 01.03.2005 tarihinden sonra müvekkil Medaş tarafından yürütülmeye başlandığını, müvekkili şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğunun açık olduğunu, eldeki davanın adli yargı yerinde görülmesi ve çözümlenmesi gerektiğini, zira mahkemenin de malumu olduğu işbu davanın sistem kullanım ihlallerine ilişkin olarak kesilen faturalara dayalı olduğunu, müvekkili şirket yönünden bir idari işlem söz konusu olmadığını ve idari yargı yerinde açılmasını gerektirir bir dava türünün mevcut olmadığının izahtan vareste olduğunu, kaldı ki benzer olayda Uyuşmazlık Mahkemesi'nin adli yargının görevli olduğuna hükmettiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; uygulanan cezai şart nedeniyle davacı tarafça düzenlenen faturaların tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanunun 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şartları ve diğer yaptırımları uygulamak” TEİAŞ’ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a ek madde 3 ile “8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 11/12/2023 tarih, ... Esas-....Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, bu halde bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlâllerine yönelik ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği düzenlenmiş olup Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 31.05.2023 tarihli ve 2022/(15)6-300 Esas, 2023/538 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, aynı yasanın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olması dava şartı olup, yine aynı yasanın 115.maddesi uyarınca da mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden yukarıda belirtilen yasal düzenleme karşısında yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvuru taleplerinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Tarafların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinafa başvuran taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
7-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 09/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan .
e-imzalıdır
Üye .
e-imzalıdır
Üye .
e-imzalıdır
Katip .
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.