Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/428
2024/1925
3 Aralık 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
KATİP : ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2023
NUMARASI : ......... Esas - ......... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : .........
VEKİLİ : Av.......
İSTİNAF EDEN DAVALI : .........
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
YAZIM TARİHİ : 05/12/2024
Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas - ......... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, davalı tarafa yapılan işlere ve malzeme satışına istinaden; 01/03/2018 tarih, ......... sıra ve 30.000,00 TL bedelli, 06/06/2018 tarih, ......... sıra ve 30.000,00 TL bedelli, 15/12/2018 tarih, ......... sıra ve 20.515,20 TL bedelli, 20/06/2019 tarih, ......... sıra ve 38.355,82 TL bedelli, 09/09/2019 tarih, ......... sıra ve 34.000,00 TL bedelli olmak üzere 5 adet fatura keşide edildiğini, davalı tarafça fatura bedellerinin süresinde ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacının kendi adına şahsi işletmesinin yanında ortağı ve yetkilisi olduğu ticari şirketi olduğunu, aynı çatı altında ve aynı faaliyet alanında birlikte ticari faaliyet yürüttüğü kardeşine ait ayrı bir işletmede kardeşi ile birlikte adi ortaklık şeklinde bir ticari işletmelerinin de bulunduğunu, müvekkili şirketin avans niteliğindeki ödemelerden kaynaklı hem davacıdan hem de davacının yetkilisi olduğu şirketten ayrı ayrı alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisine dayanan sürekli edimli bir ticari ilişki olup, 2017 yılından 2019 yılına kadar devam ettiğini, müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, inşaat sektöründeki teamüllere uygun olarak yüklenici işe başlamadan avans ödemesi yapıldığını veya yüklenilen iş tamamlandıkça ödemeler yapıldığını daha sonra da yüklenici tarafından iş bitiminde işveren ile yüklenicinin nihai hesap aşamasına yakın faturalandırmalar yapıldığını, açık hesap ilişkisi nazara alındığında müvekkilinin ödemeleri nazara alındığında faturalardan kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; yargılamaya esas alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp bu durumda fatura karşılığı bedellerin ödendiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir. Yukarıda izah edildiği üzere yargılama safhasında düzenlenen defter inceleme raporlarında tespit edilen miktarlara ilişkin olarak davalı borcun ödendiğine dair herhangi bir muteber delil sunamamıştır. Neticeten davacının davalıdan 152.871,02 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış olup, vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Davalının temerrüde düşüldüğüne dair herhangi bir delil sunulmadığından işlemiş faize yönelik talepler reddedilmiştir. Alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 30.574,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile, takibin 152.871,02 TL asıl alacak üzerinde devamına, hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 30.574,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece verilen kararın işlemiş faiz yönünden yerinde olmadığını, taraf ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda takibe dayanak olan tüm faturaların tarih ve numaraları ile birlikte tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, işbu mal ve hizmete dair faturalardan kaynaklı davalının borçlarının muaccel hale geldiğini ve ödenmeyen fatura alacakları nedeniyle temerrüt hali oluştuğunu aksi kanaatte olunması halinde dahi, TTK'nın 1530. maddesi uyarınca temerrüt ihtarına da gerek olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkemece yemin teklifinin ispat yükü açısından usulen hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığı aksine müvekkilinin davacıda alacaklı olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasında sözleşme ve açık hesap ilişkisi bulunduğunu ve bu ilişkiden ve yapmış olduğu avans ödemelerinden kaynaklı alacaklı olduğunu ayrıca, mahkemece müvekkili tarafından teklif edilen yemin metni yerine mahkemece belirlenen yeminin ettirildiğini, mahkemece dava konusu faturaların bağımsız bir alacak olarak değerlendirmesinin hatalı olduğunu, zira taraflar arasındaki ticari ilişkinin sadece dava konusu edilen faturalardan ibaret olmayıp 2017-2019 yılları arasında devem eden bir ilişki olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin de eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, ayrıca açık hesap ilişkisine dayanan sürekli edimli bir ilişki bulunduğunu, açık hesap ilişkisinde önceki borçlar tahsil edilmesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, alt yüklenici konumunda olan davacının kendisine yapılan avans niteliğindeki ödemeleri iade etme yükümlülüğünün bulunduğunu, mahkemece müvekkili tarafından davacı tarafa avans niteliğindeki ödemelerin dışlanarak salt icra takibine konu faturalar üzerinden alacak hesabı yaparak taraflar arasındaki uyuşmazlığın açık hesap ilişkisi yönünden değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, davalı şirket yetkilisi ile davacı arasındaki whatsapp görüşme kayıtlarının dikkate alınmadığını, mahkemece, inşaat hukukundaki ticari teamüllerin nazara alınmadığını ayrıca, alacağın likit ve muayyen olduğu gerekçesiyle hükmedilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin likit ve kesinliğinden bahsetmenin mümkün olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılarak benimsenen bilirkişi raporu uyarınca yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça takip konusu 5 adet fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine takip başlatıldığı, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğu iddia edilmiş, davalı tarafça taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu, işbu ilişki kapsamında davacıya avans ödemeleri yapıldığı, anılan avans ödemeleri nazara alındığında da davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı savunulmuştur.
Her ne kadar mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, davanın itirazın iptali davası olup, takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip de faturaya dayalı olduğundan incelemenin bu kapsamda yapılması gerekmesine rağmen bilirkişi tarafından açık hesap ilişkisi kapsamında inceleme yapılması yerinde değil ise de, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla, ödeme iddiasında bulunan davalının bu iddiasını kanıtlaması gerektiği, davalının ödeme savunmasının ispatı için sunduğu makbuzlardaki ödemelerin fatura tarihlerinden önce olduğu, bu kapsamda 10/07/2018 tarihli 10.000,00 TL'lik ödemenin değerlendirilebileceği, işbu ödeme yönünden makbuzda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, mahkemece anılan ödemeye ilişkin olarak taraflar arasında farklı ticari ilişkiler bulunmasına rağmen takip konusu faturaya istinaden ödendiğine dair herhangi bir açıklamanın bulunmaması, yine defter kayıtlarında fatura ödemesi yapıldığı takdirde ilgili fatura numarasının belirtildiğinden bahisle ödemenin takip konusu fatura bedeline ilişkin olmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de, anılan gerekçenin yerinde olmadığı zira, 10/07/2018 tarihli, 10.000,00 TL'lik ödeme yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece işbu hususta ispat yükünün tayininde hataya düşülmesi yerinde olmadığı gibi, davacı tarafça 10.000,00 TL'lik ödeme yönünden iddianın mevcut delillerle ispat edilemediği kanaatine varılması halinde de, davacı tarafça yemin deliline de dayanıldığı anlaşılmakla, davacıya yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıdaki yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2023 tarih, ......... Esas-......... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 2.610,66 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6- İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7- Konya.... İcra Dairesi'nin ......... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehir-i icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırlan teminatın yatırana iadesine,
8- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/12/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ......... Üye ......... Üye ......... Katip .........
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
......
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.