Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/227
2025/264
13 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2023
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : .....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
İHBAR OLUNAN : ... - (Konya.... İcra Dairesinin ... İflas Dosyası)
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
YAZIM TARİHİ : 14/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 06/12/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iki ayrı süt alım satım sözleşmesi olduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin çiğ süt satışı yapacağı ve müvekkilce kesilen fatura bedellerinin içinde bulunduğu ayın 30'una kadar davalı tarafça müvekkilinin ilgili hesabına yatırılması hususunda tarafların anlaştığını, davalı tarafın kesilen faturalara bedellerini tam olarak ödemediğini, müvekkilinin faturaya dayalı olarak toplamda 1.828.467,41TL bakiye alacağının olduğunu, davalı tarafça müvekkili tarafından kesilen fatura bedellerine süresinde bir itiraz olmadığını kanunen itiraz edilmeyen fatura bedellerinin karşı tarafça kabul edildiği anlamına geldiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, davalı tarafın süt alımlarını yaptığının açık olduğunu, müvekkili tarafından ilgili bölgelerden süt toplanarak davalı tarafa teslim edildiğinin de açık olduğunu, davalı kooperatif yetkilisi ........'ın müvekkili ile yaptığı görüşmelerde kooperatif yetkilisince müvekkile ........ firmasından müvekkile ödenmek üzere para almaya çalıştıklarını söyleyerek de borcun ikrar edildiğini, müvekkilinin bölgede toplamış olduğu süt bedellerini ödeyebilmek için kredi çekmek zorunda kaldığını, müvekkilinin kredi çekerek zor duruma düştüğünü, müvekkilinin alacağının tahsili için Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça yetkiye ve borca itiraz edildiğini, icra müdürlüğünce yetki itirazının kabulü ile dosyanın Konya İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve Konya.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı sırasına kaydedildiğini, bu dosya üzerinden de davalı tarafın itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle göreve yönelik itirazlarının olduğunu, davaya bakmakta görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiş, esasa ilişkin beyanlarında da açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, başlatılan icra takibine konu borcun sebebinin 01/01/2021 tarihli süt alım satım sözleşmesinden kaynaklı 2.008.695,66TL bakiye borç olarak gösterildiğini, davacı tarafın iş bu davada icra takibine konu edilmeyen fatura ve belgeler sunarak yeni belgeler sunduğunu buna muvafakatlerinin olmadığını, iddianın genişletilemeyeceğini ve değiştirilemeyeceğini, açılan davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın alacağını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiğini, müvekkili kooperatifin davacı tarafa bir borcunun olmadığını, davacı tarafın toplamış olduğu sütleri kendi bulmuş olduğu süt fabrikası olan ........ şirketine desteklerden yararlanabilmek için müvekkili kooperatifi aracı kılarak müvekkili şirkete faturalandırdığını, süt teslimi sonrasında teslim edilen süt karşılığı olarak bono, çek ve çeşitli ödemeler aldığını, süt satışına ilişkin pazarlamanın bu şekilde gerçekleştiğini, ilk satış işlemlerinden sonra ödemelerin müvekkili kooperatife yapıldığını sonrasında davacı tarafın müvekkili kooperatifi aradan çıkartarak ödemeleri kendisinin almaya başladığını, ........ firması tarafından ödemelerin doğrudan davacı tarafa yapılmaya başlandığını, ticari kayıtlarda davacının doğrudan aldığı ödemeler nedeniyle ........ firmasına borçlu göründüğünü, müvekkili kooperatifinde ........ firmasından alacaklı görüldüğünü, bu durumun ........ firması ile yapılan mutabakat sonrası davacıya ödenen doğrudan ödemelerin kendilerinin alacak hanesinden ve ........ firmasının borç hanesinden düşülerek cari hesap kayıtlarının bu şekilde düzenlendiğini, bu durumun kayıtların incelenmesiyle ortaya çıkacağını, davaya konu ihtilafın bu durumla ortadan kalktığını, buna rağmen davacı tarafın icra takibi başlattığını, dava dışı ........ firmasının konkordato başvurusunun olduğunu, mahkemece geçici mühlet kararı verildiğini ve komiser atandığını, konkordato komiserinin düzenlemiş olduğu raporda da bu durumun ortaya konulduğunu beyanla açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....davacı yan, üreticilerden toplanan sütlerden bir kısmını ürün desteği alabilmek amacıyla, dosyaya sunulu alım-satım sözleşmesine istinaden davalı kooperatife satıldığını ve fatura edildiğini, davalı kooperatifin de süt üreticilerine ayrı ayrı müstahsil faturası kestiğini, müstahsillere yapılacak ödemenin kendisi aracılığıyla yapıldığını, fakat davalı kooperatifin ödeme yapmaması üzerine üreticilere kendisinin ödeme yapmak durumunda kaldığını belirterek bakiye kalan alacaklarının itirazın iptali yoluyla tahsilini talep etmiştir. Davalı kooperatif ise, vekili aracılığıyla sunduğu dilekçelerinde, süt alım-satım sözleşmesini doğrulamakla birlikte, davacının sütleri ........ ... Ltd. Şti. unvanlı dava dışı müflis şirkete sattığını, fakat ürün desteği alabilmek adına sütlerin davalı kooperatife faturalandırıldığını, başta ödemelerin ........ ... Ltd. Şti. tarafından kooperatife yapıldığını ancak sonradan ödemelerin doğrudan davacıya yapıldığını, kooperatife bir ödeme yapılmadığını, davacının bizzat faturalandırarak kooperatife süt satışının olmadığını ve dolayısıyla kooperatifin davacıya bir borcunun olmadığını savunmuştur.
İş bu davada ispat yükü, davacı taraf üzerinde olup, davacı, takip dayanağı satım sözleşmelerine istinaden davalıya ürün sattığını ve teslim ettiğini ve teslim edilen ürünlerin bedelinin ödenmediğini ispatla yükümlüdür. Davacı tarafından dosyaya sunulan faturalarda, kooperatife süt satımına ilişkin bir faturanın bulunmadığı, fakat nakliye ve süt soğutma içerikli faturaların düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Dava taraflarının ve dava dışı ........ .... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan 09/03/2023 tarihli kök raporda ve 01/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının iddialarını destekler mahiyette bir ticari defter kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı, iddialarının ispatı için yemin deliline dayanmış ise de, mahkememizce düzeltilen yemin teklifi davalı kooperatif yetkilileri tarafından usulünce eda edilmiştir. Bu itibarla ispatlanamayan davanın reddi gerekmiştir.
İtirazın iptali davalarında davası reddedilen davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilebilmesi için takibin sadece haksız başlatılması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olduğu ispatlanmalıdır. Dosya kapsamından ulaşılan vicdani kanaate göre takibin kötü niyetli başlatıldığı sabit olmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine, yasal koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında imzalanan süt alım satım sözleşmelerine göre davalı, belirli miktarlarda çiğ inek sütü satın alacak ve müvekkiline belirtilen süre içinde ödeme yapacağını ancak davalı sözleşmelere uygun olarak tam ödeme yapmadığını ve müvekkilinin alacağı olan 3.620.085,02 TL'nin sadece 1.791.617,61 TL'sini ödediğini, bu nedenle müvekkili süt toplama ve nakliye işlerinden kaynaklanan maliyetleri karşılamak için kredi çekmek zorunda kaldığını, davalı, hukuki ilişkiyi kabul ettiğini ancak borcun kendisi tarafından değil, başka bir firma tarafından ödendiğini savunduğunu, davalı borçlu olduğu hukuki ilişkiyi kabul edip itirazını ödeme yapıldığına dayandırdığını ancak Yargıtay kararlarına göre, borçlu böyle bir iddiayı ispatlamakla yükümlü olduğunu, mahkeme bilirkişi raporuna dayanarak davalının borcunu kısmen ödediği sonucuna vardığını ancak davacının ticari defterlerinde ilgili alacak kayıtlarına rastlanmaması nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, alacaklarının muhatabının davalı olduğunu, borcun dış yüklenilmesine muvafakatlerinin olmadığını, müvekkili kooperatiften alınan sütün satış detayları hakkında bilgisinin olmadığını, sadece davalı kooperatif ile fatura ilişkisinde olduğunu ve borcun sadece kooperatife ait olduğunu ancak ilk derece mahkemesi, bu itirazı görmezden gelerek ve dava dışı ........ Ltd Şti firmasına ait ticari defterlerin bilirkişice incelemesi sonucunda aleyhlerine karar alınmasına sebep olduğunu, müvekkilinin ticari defter kayıtlarında müstahsil makbuzlarına rastlanmaması hukuki ve olağan olduğunu, müvekkili, müstahsil makbuzlarının çiftçilere kesildiğini ve bu nedenle ticari defterlerinde yer almadığını, müvekkiline düzenlenen faturalar sütlerin taşınması karşılığı ödenen ücretleri içerdiğini ve ticari defterlerde kayıtlı olduğunu, bilirkişi raporu da müstahsil makbuzlarının çiftçiler adına düzenlendiğini ve ödemelerin müvekkiline yapıldığını belirttiğini ancak mahkeme bu raporu göz ardı ettiğini, bilirkişinin düzenlemiş olduğu kök ve ek rapor arasında çelişki olmasına rağmen karara gerekçe gösterildiğini, mahkeme, borcun dış yüklenilmesine karşı muvafakatlerinin olmadığı halde dava dışı ........ Firmasının cari hesapları ve ticari defter kayıtlarını dikkate aldığını, bilirkişi raporlarındaki lehlerine olan bulguların dikkate alınmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 101/01/2021 tarihinde 2.008.695,66 TL asıl alacak, 85.727,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.094.422,94 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin ''01/01/2021 tarihli Süt Alım Sözleşmelerinden Kaynaklanan Borç'' olarak gösterildiği, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacının dava değerini 1.828.467,41 TL göstererek davalının bu miktara yaptığı itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 01/01/2021-31/12/2021 tarihleri arasında geçerli ''Süt Alım-Satım Sözleşmesi'' yapıldığı sabit olup, sözleşmeye göre sözleşmenin konusunun davacı aracılığıyla toplanan çiğ sütün alım satımı olduğu, süt fiyatının pazarlık fiyatı olduğu, sözleşme boyunca tek fiyatın geçerli olacağı, davacının sütleri süt toplama merkezine teslim edeceği ve fatura kesiminden itibaren takip eden ayın en geç 30'unda ödemenin yapılacağı anlaşılmaktadır.
Tarafların ve ihbar olunan ........ Ltd.Şti.'nin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davalının ticari defterlerine göre davacının davalıya 2021 yılı içerisinde 13 adet nakliye bedeli faturası kestiği, bu nakliye faturaların toplam bedelinin 305.164,75 TL olduğu, nakliye faturalarına göre taşınan sütün 1.293.071 litre olduğu bedelinin ise 3.361.984,60 TL olduğu, davalının 305.164,75 TL bedelli nakliye faturalarına karşılık davacıya 1.791.617,61 TL ödeme yaptığı, davalının ticari defterlerine göre davacıdan 1.486.452,86 TL alacaklı olduğu, davacıdan olan alacağının davalı tarafından müstahsillere olan borcuna mahsup edildiği ayrıca davalı tarafından dava dışı ........ firmasından alacağı olan 1.802.476,73 TL'yi davacıyı borçlandırmak suretiyle mahsup işlemi yaptığı, davacı ticari defterlerine göre davacının davalıya 14 adet nakliye faturası kestiği, faturaların toplamının 325.859,71 TL olduğu ve davacının defterlerine göre fatura bedellerini tahsil ettiği anlaşılmıştır.
Davalı, davacının toplamış olduğu sütleri kendi bulmuş olduğu süt fabrikası olan ........ şirketine desteklerden yararlanabilmek için birlik aracılığıyla faturalandırıp satışını ve teslimini yaptığını, süt teslimi sonrasında teslim edilen süt karşılığı olarak bono, çek ve çeşitli ödemeler aldığını, süt satışına ilişkin pazarlamanın bu şekilde gerçekleştiğini, silsile bu şekilde iken davacı ile ........ Ltd.Şti.'nin aralarında anlaşarak birliği bertaraf ettiklerini, ilk ödemeler ........ Ltd.Şti. tarafından birliğe yapılmasına rağmen daha sonraki ödemelerin ........ Ltd.Şti.tarafından birliğe yapılmadığını, doğrudan davacıya yapıldığını, birliğin de ........ firmasından alacaklı görüldüğünü, bu durumun ........ Ltd.Şti. ile yapılan mutabakat sonrası davacıya ödenen doğrudan ödemelerin birliğin alacak hanesinden ve ........ Ltd.Şti.'nin de borç hanesinden düşülerek cari hesap kayıtlarının bu şekilde düzenlendiğini savunmuş, davacı ise ........ Ltd.Şti.ile ayrı bir ticari ilişkisi olduğunu, topladığı sütlerin tamamını değil bir kısmını davalı birliğe sattığını bir kısmını da doğrudan ........ Ltd.Şti.'ye sattığını davalı birlikle olan hesabın ........ Ltd.Şti.ile olan hesaptan ayrı olduğunu iddia etmiştir.
İhbar olunan ........ Ltd.Şti.'nin ticari defterlerine göre hem davacı ile hem de davalı birlik ile ticari ilişkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki süt alım satım sözleşmesi ve dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde davacının ........ Ltd.Şti. ile ayrı bir ticari ilişkisi bulunmaktadır. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı nakliye faturalarına göre satışı yapılan ve davalıya teslim edilen süt bedeli 3.361.984,60 TL, nakliye bedeli ise 305.164,75 TL , davalının yaptığı ödeme ise 1.791.617,61 TL'dir. Bilirkişi kök raporunun 7 ve 8.sayfalarında ''Davacının banka ekstrasına göre davalıdan yaptığı tahsilatlar'' olarak belirtilen toplam 2.160.000,00 TL ödemenin davacıya davalı tarafından yapılan ödeme değil, ........ Ltd.Şti. tarafından yapılan ödeme olduğu, dosyadaki hesap ekstresinden de bu durum anlaşıldığı, bilirkişi raporunda maddi hataya dayalı olarak sehven 2.160.000,00 TL ödemenin davalı tarafından yapıldığının yazıldığı anlaşılmıştır.
Davalı, davacının, ........ Ltd.Şti.'ye verdiği sütleri, davacının davalı birlikle olan sözleşmesi kapsamında verdiğini savunarak buna ilişkin ........ Ltd.Şti. ile davalı birlik arasında imzalanan 02/10/2021 tarihli cari hesap mutabakat metnini sunmuş ise de bu mutabakat metninde davacının imzası bulunmamakta olup, davacı dışında ........ Ltd.Şti. ile davalı birlik arasındaki bir mutabakat belgesidir. Bu sebeple davalının, davacının, ........ Ltd.Şti.'ye verdiği sütleri, davacının davalı birlikle olan sözleşmesi kapsamında verdiğini yazılı delillerle ispatlaması gerekmektedir. Davalı bu konuda yazılı bir delil ibraz edememiş, ancak yemin deliline de dayanmıştır. Bu sebeple davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
(muhalif)
...
MUHALEFET ŞERHİ: Açılan dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraflar arasında bila tarihli süt alım - satım sözleşmesine dayanarak davalı aleyhinde Konya.... İcra Dairesinin ... esası ile 01/10/2021 tarihinde 2.008.695,66 TL asıl alacak, 85.728,28 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere 2.094.422,94 TL üzerinden takip başlattığı,
Davalının icra dairesinin yetkisine, takip konusu borca ve ferilerine süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, iş bu davanın yapılan itirazın iptaline yönelik açıldığı,
Davacının, üreticilerden süt toplayarak (pirimden yararlanmak maksadıyla) davalıyı aracı kılmak suretiyle, dava dışı ...... Gıda Ltd. Şti.'ne teslim ettiği, taşınan sütlerin nakliyesi ile ilgili davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalı tarafından ödendiği konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın; taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dayalı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.008.695,66 TL asıl alacak, 85.727,28 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.094.422,94 TL alacaklı olup olmadığı konusunda olduğu anlaşılmıştır.
- Davacı ile davalı arasında süt nakliyesi ile ilgili 28/02/2021 - 30/06/2021 tarihleri arasında hukuki ilişki bulunduğu, bu süre içerisinde 14 adet fatura karşılığı olan 325.859,71 TL'nin davalı tarafından ödendiği, davacı defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan alacağı bulunmadığı,
Davalı defterleri:
Davalı defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak tutulduğu, davalı lehine delil olarak kullanılabileceği belirtildikten sonra yapılan incelemede;
- Davalı ile davacı arasında 28/02/2021 tarihi ile 22/06/2021 tarihleri arasında hukuki ilişki bulunduğu, davalı defterlerine göre; taraflar arasında nakliye ve süt bedeline ilişkin 13 adet fatura düzenlendiği, davacının 1.293.071 lt. süt taşıdığı, bunun bedelinin 3.361.984,60 TL olduğu, davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen 20.599,15 TL'lik nakliye bedeli faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, sağlıklı hesap için müstahsil makbuzlarının dosyaya kazandırılması gerektiği, mevcut kayıtlara göre davalının davacıdan 1.802.746,73 TL alacaklı olduğunun görüldüğü,
Dava dışı ...... Ltd. Şti. bir kısım defter ve cari hesap kayıtlarına göre;
- Davacı ile hukuki ilişkisini gösteren cari hesap ekstresi belgesine göre 900.000,00 TL'si senet, diğerleri banka EFT havalesi ile gerçekleştirilen 3.481.337,75 TL davacıya ödeme yapıldığı, davacıdan 1.678.861,02 TL mal alındığının, dava dışı şirketin, davacıdan 1.802.746,73 TL alacaklı olduğunun göründüğü,
İlk derece mahkemesince, dosyadaki delillerin esastan değerlendirilmesi sonucunda; davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf talebi üzerine yapılan inceleme sonucunda; ispat külfetinin tayininde hata yapıldığı, ispat külfetinin davalı tarafta olduğu, davalı tarafın delilleri arasında yemin deliline dayandığı, mahkemece yemin delilinden yararlanıp yararlanmayacağı davalı tarafa hatırlatıldıktan sonra değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı defterleri usulüne uygun tutulmamış ise de; defter kayıtlarının kendisi aleyhinde delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı defter kayıtlarına göre; davacının davalıdan alacağının bulunmadığına ilişkin kayıt ile usulüne uygun tutulduğu belirtilen davalı defterlerine göre de davalının davacıdan alacaklı olduğu belirtilmesi karşısında, davacının davasını ispatlayamadığı, davacı tarafından davalı kooperatife yöneltilen yeminin usulüne uygun eda edilmiş olması neticesinde ilk derece mahkemesince delillerin taktir ve değerlendirilmesi sonucu davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı kanaatinde olduğumdan;
Sayın çoğunluğun ispat külfetinin davalı tarafta olduğuna ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Başkan ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.