mahkeme 2024/225 E. 2024/1698 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/225
2024/1698
24 Ekim 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .......
KARAR NO : .......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2023
NUMARASI : ....... Esas - ....... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ..........
DAVALI : ... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLLERİ : Av. ......
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
YAZIM TARİHİ : 31/10/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 28/12/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı aleyhine Konya...... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. sayılı dosyasından 200.000,00-TL lik bonoya ilişkin olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi yaptığını, ayrıca Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile davalı ... ....'ın müvekkili ... ve bir kısım davalılar aleyhine tasarrufun iptali davası da ikame ettiğini, bu davanın da derdest olduğunu, icra takibine konu bononun davacı müvekkilinden sözde alacaklı davalı tarafından nikah, evlenme taahhüdü karşılığı alınmış olduğunu, davacının davalı taraf ile 8,5-9 sene gayri resmi olarak evlilik, karı koca gibi birliktelik yaşadıklarını, tarafların bu birlikteliklerinden bir de çocuklarının bulunduğunu, davaya konu bononun tamamen ahlaka ve adaba aykırı olarak evlenme taahhüdü karşılığı alındığını, icra takibine konu bononun ahlaka ve adaba mugayir bir surette ve tehdit ile alındığını, bu hususta Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ....... sor. sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, davalının davacıya bonodaki miktarda bir bedeli verecek mali durumunun da bulunmadığını, davaya konu bonoda malen kaydı yazmasına rağmen sözde alacaklı davalı tarafın Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ....... sor. sayılı dosyasına ilişkin olarak .... .... Polis Merkezi Amirliğinde vermiş olduğu 18/05/2018 tarihli ifade tutanağında "Kendisi ile bir dönem birlikte yaşadığımızda benim kendi şahsımın olan nakit parayı iş yapmak için kendisine vermiştim ve kendisi bu para karşılığında bana senet verdi, bu senedi hangi tarihte verdiğini tam olarak 2010 yılının Temmuz Ayı içerisinde kendisine vermiştim, kendisinden bu senedi tahsil edemedim" şeklinde beyanda bulunduğunu, dolayısı ile senetteki malen kaydının davalı alacaklı tarafça talil edildiğini, dolayısı ile ispat yükünün yer değiştirdiğini, bu durumun da yazılı belge ile ispatı gerektiğini ileri sürerek davacının Konya...... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı takip dosyasına konu bonodan dolayı davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davalının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; bononun bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, bir illete bağlı olmasının gerekmediğini, ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, davacı tarafın takip müstenidi bonodaki imzasına itiraz etmediğini, dolayısıyla bono sebebiyle borçlu olduğunu kabul ettiğini, ancak davacının iddiasının bononun temelinde yer alan ilişkiyle ilgili olarak bononun tehditle ve evlenme taahhüdü ile alındığı yönünde olduğunu, bu sebeple borç doğurmayacağını iddia ettiğini, davacının borcu inkar etmediği dikkate alındığında ispat yükünün davacıda olduğunu ve davacının borçlu olmadığını bono ile aynı ispat kuvvetine haiz yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, diğer taraftan davacının bononun tehditle alındığı ve temel ilişki de ahlaka ve adaba aykırı bir borç ilişkisinin varlığı yönündeki iddialarına dayanarak bulunduğu suç duyurusu ve akabinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ....... Sor. sayılı dosyası nezdinde başlatılan soruşturmanın da takipsizlikle sonuçlandığını, bu durumda bononun tehditle alınmadığı ve davacının bu bonoyu rızaen verdiğini, diğer taraftan davacı takip müstenidi bonoda yer alan hiçbir yazı ve imzayı inkar etmediğini, bonoda yer alan bedel kaydı, bono yer alması zorunlu olan kayıtlardan olmayıp bononun kambiyo vasfına bir etkisi olmadığını, bulunması zorunlu olmamasına rağmen bu kayıt bonoya yazılarak davacı tarafından imzalandığını, davacının bononun vade tarihinden bu yana 3 yıl geçtikten sonra bono da yer alan bedel kaydını inkar ederek aslında bononun evlilik taahhüdü gibi bir temel ilişki kapsamında verildiğini iddia ederek işbu davayı açmasının davacının kötü niyetli olduğunu ve asıl amacının müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirmek olduğunu savunarak davanın reddine, davacının alacak miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 08/07/2021 T., ....... E. ....... K. Sayılı Kararı: İlk derece mahkemesince; dava konusu senette malen kaydı olduğu, davalı tarafın Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ....... sor. sayılı dosyasına ilişkin olarak .... .... Polis Merkezi Amirliğinde vermiş olduğu 18/05/2018 tarihli ifade tutanağında malen kaydı bulunan senedi talil ederek nakit para karşılığı davacı tarafın senedi verdiğini söylemekle senedi talil ettiği ve ispat yükünü de üzerine aldığı, davalı tarafın senedin borç olarak verilen para karşılığı verildiğini yazılı delillerle ispatlayamadığı, davacının davalı tarafça teklif edilen yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, İİK 72/5. Maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı gerekçesi ile de davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 14/04/2023 T. ....... E. ..... K. Sayılı Kaldırma Kararı:
İlk derece mahkemesinin 08/07/2021 tarihli kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 14/04/2023 T. ....... E. ..... K. sayılı kararı ile; "...Dava konusu somut olayda her iki taraf da senedin malen düzenlenmediği konusunda uyuşmaktadır. Başka bir anlatımla dava konusu senet üzerinde yer alan malen kaydı her iki tarafça da talil edilmiştir. Bu durumda çifte talil sözkonusu olup ispat yükünün yer değiştirmesi sözkonusu değildir. Buna göre davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını ispatlaması gerekir. Davacı taraf dava konusu senedin ahlaka ve adaba aykırı olarak evlenme taahhüdü karşılığı verildiğini iddia etmekte olup bu hususta ispat yükü davacıya düşmektedir. Mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu, davacının yemin deliline de dayandığı gözetilerek davacıya yemin hakkının hatırlatılmasından sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken ispat yükünün hangi tarafa düştüğü hususunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği, kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesine gerek bulunmadığı..." gerekçesiyle; davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile; Konya...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2021 tarih ....... Esas....... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 28/12/2023 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "..Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekili tarafından dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olmakla bu delile başvurup başvurmayacakları hususunda iki haftalık kesin süre içerisinde beyanda bulunmalarına, başvurulacak ise yemin metnini hazırlayıp aynı süre içerisinde karşı tarafa tebliğe çıkarılmasına, aksi halde yemin deliline başvurulmadığının kabul edileceğinin 12.10.2023 tarihli duruşmada kurulan ara karar ile ihtar edildiği, davacı vekili sunmuş olduğu 18.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde yemin deliline başvurulmayacağını bildirmiştir.
Kaldırma kararında da belirtildiği şekilde dava konusu senet üzerinde yer alan malen kaydı her iki tarafça da talil edilmiştir. Bu durumda çifte talil sözkonusu olup ispat yükünün yer değiştirmesi sözkonusu değildir. Buna göre davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını ispatlaması gerekir. Davacı taraf dava konusu senedin ahlaka ve adaba aykırı olarak evlenme taahhüdü karşılığı verildiğini iddia etmekte olup bu hususta ispat yükü davacıya düşmektedir. Davacı buna yönelik herhangi bir yazıl delil sunmadığı gibi kesin delil mahiyetinde olan yemin deliline de dayanmayarak davasını ispat edememiştir. Bu nedenle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Kötü niyet tazminatı açısından Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesinde davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş ise de, davacı tarafından eldeki dava açıldığı anda dava konusu takibin durdurulması talepli ihtiyati tedbir talep edildiği ancak Mahkememizin 14.11.2018 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbirin reddine karar verildiği, T.C. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 26/11/2019 Tarih ve 2016/29984 Esas-2019/11518 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davalı/alacaklının alacağına geç kavuşması gibi bir durum söz konusu olmadığından yasal şartların oluşmadığına kanaat edilerek davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine..." gerekçesiyle, davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, senede karşı senetle ispat zorunluluğunu öngören kural mutlak bir kural olmayıp HMK'nın 203.maddesinde sayılan hallerde senede karşı tanık dinlenilebileceği gibi Yargıtay uygulamasına göre, örneğin borcun kumardan kaynaklandığı ya da ahlak ve adaba aykırı bir amacın tahakkuku için verildiği yolundaki savunmalar da tanıkla kanıtlanabileceğini, somut olayda tarafların 8,5-9 sene gayri resmi olarak birlikte karı-koca gibi yaşamaları, bu birlikteliklerinden müşterek bir çocuklarının olması ve bononun ahlaka ve adaba aykırı olarak alınması hususları birlikte değerlendirildiğinde ve olayın değinilen özellikleri gözetildiğinde tüm bunların tanıkla da ispat edilebileceğini, davaya konu bonoda malen kaydı yazmasına rağmen davalının 18.05.2018 tarihli ifade tutanağındaki beyanı ile senedi talil etmiş olup, temeldeki hukuki ilişki yönünden bonodaki bu ispat kaydının bizzat alacaklı tarafından değişikliğe uğratıldığını, davada ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu, yerel mahkemenin dava konusu bononun her iki tarafça talil edildiği, bu sebeple ispat yükünün davacıda olduğu kanaatinde olsa da dava konusu bononun davalı tarafça talil edildiğini, dava konusu bonoda "malen" kaydı bulunmasına rağmen davalı tarafça bizzat bononun mal karşılığı verilmediği nakit para karşılığı verildiğinin beyan edildiğini, bonoda bulunan malen bedel kaydının aksini iddia eden alacaklının, senedin nakden verildiğini ispatlamak zorunda olduğunu, buna rağmen ispat yükünün taraflarına geçirilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği tekrar borçlu tarafa geçmektedir. Buna göre davacı taraf, dava konusu bono nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlamalıdır. Her ne kadar davacı, dava konusu senedin davalı tarafça talil edildiğini ileri sürmekte ise de Dairemizin 14/04/2023 tarih ve....... Esas, ..... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere dava konusu senet üzerinde yer alan malen kaydı her iki tarafça da talil edilmiştir. Bu durumda çifte talil söz konusu olup ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusu değildir. Davacı taraf dava konusu bononun ahlaka ve adaba aykırı olarak evlenme taahhüdü karşılığı verildiğini iddia etmiş olup bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir yazılı delil sunmamış, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmışsa da yargılama sırasında yemin deliline başvurmayacağını beyan etmiştir. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenle davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.......
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.