mahkeme 2024/1568 E. 2024/1751 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1568
2024/1751
5 Kasım 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/08/2024
NUMARASI : Esas - Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
DAVALI : ...
DAVA : Ticaret Sicilden Terkin ve Tescil
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
YAZIM TARİHİ : 06/11/2024
Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas - .... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı temsilcisi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı temsilcisi, Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı İnceleme Dairesi Başkanlığı'nın yazısında, kurul tarafından yürütülen inceleme sürecinde ilgi şirketten bilgi talep edildiğini fakat tebligatın muhatabın adresinden ayrılmış olması sebebiyle tebliğ edilmediğini, şirketin son tescilli adresine tebligat gönderildiğinin anlaşıldığını ve bu hususa ilişkin müdürlüklerinden bilgi talep edilen yazı gönderildiğini, davalı şirketin yer tespiti için ilgili yazının müdürlükleri tarafından ilgili şirkete 03/01/2023 tarihli, ......... sayılı yazı ile şirket yetkilisi olan "...."a 03/01/2023 tarihli, ...........sayılı yazı ile tescile davet yazısı gönderilmiş ise de, gönderilen tebligatların bila tebliğ iade edildiğini, ulaşmayan tebligatlar sonucunda müdürlükleri tarafından haricen Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne şirket yetkilisinin adres tespiti için yazı gönderilmişse de İl Göç İdaresi tarafından gönderilen 20/05/2024 tarihli yazıda, ilgili şahsın geçici koruma statüsünün iptal edilen şahsın adres bilgisinin bulunmadığının bildirildiğini, ilgili şirket için TTK'nın 33. ve Yönetmeliğin 36.maddeleri gereği yapılan tescile davetler iade geldiği için sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 6102 sayılı TTK'nın 33/3 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36/4 maddeleri gereği davanın kabulü ile davalı şirketin ".... Mahallesi, .... Caddesi ... Sitesi No:....Selçuklu/KONYA" şeklindeki merkez adresinin ticaret sicilinden terkin ve iptali ile kararın hükmen tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...TTK'nun 31.maddesinde; "(1) Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur. (2) Tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir. (3) Her iki hâlde 27 ilâ 30 uncu madde hükümleri geçerlidir." şeklinde, TTK.'nun 33.maddesinde; "(1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) (Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./4.md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz." şeklinde düzenleme yapıldığı,
Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36.maddesinde; "(1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir.(2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir.(3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır.(4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir." şeklinde, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 28. maddesinin 2. fıkrasında; " Tescil, bir olgunun sicile geçirilmesini; değişiklik, tescil edilmiş bir olgudaki değişiklik dolayısıyla sicildeki kayıtların değiştirilmesini veya düzeltilmesini; silinme ise tescil edilmiş olan bir olgunun ortadan kalkması veya sona ermesi sebebiyle ona ait kayıtların silinmesini ifade eder" şeklinde, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 37. maddesinde; " (1) Tescil başvurusuna ilişkin müdürlüğün herhangi bir kararı veya işlemi üzerine kişisel yararı bulunmasa bile üçüncü kişiler, bu kararın veya işlemin gerçeği tam olarak yansıtmadığını yahut Kanuna uygun olmadığını, kamu düzenine aykırı veya üçüncü kişilerde yanlış düşünceler uyandıracak mahiyette bulunduğunu isbata elverişli bir takım olguları, müdürlüğe bildirebilir. Bu iddiaların yerinde olduğuna kanaat getirilmesi ve henüz bir işlem yapılmamış olması halinde başvuru reddedilir. İşlem gerçekleştirilmiş ise, 36 ncı maddeye göre işlem tesis edilir. Ayrıca, üçüncü kişilerin başvurusu bir ticaret ünvanının tescil edilmediğine, Kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edildiğine veya kullanıldığına ilişkin olması durumunda da 36 ncı maddeye göre hareket edilir." şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.
Limited şirketlerin sona erme hallerini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 636./1-a maddesinde;" Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle" şeklinde, davalı şirketin ana sözleşmesinin 4.maddesinde;"...Tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen, yeni adresini süresi içerisinde tescil ettirmemiş şirket için bu durum fesih sebebi sayılır." şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin adresiyle ilgili olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından 23/12/2022 tarih ve .............sayılı yazı ile davalı şirketin adresi ile ilgili kayıtların düzeltilmesi için Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirmesi üzerine Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünce 03/01/2023 tarih ve.......... sayılı yazı ile davalı şirketin yetkilisine TTK'nun 33. Maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. Maddesi gereğince değişikliğin tescili ile ilgili işlemlerin 30 günlük süre içerisinde tamamlanması aksi takdirde TTK'nun 33/2.maddesinde öngörülen cezaya mahkum edileceğinin ihtar edildiği, davalı şirket yetkilisine gönderilen ihtarın iade edildiği, TTK'nun 33. Ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. Maddesindeki düzenlemenin TTK'nun 31. Maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 28. Ve 37. Maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde tescil edilmesi gereken hususların tesciline ilişkin düzenlemeleri kapsadığı, terkini kapsamadığı, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi"nin 27/02/2017 tarih ve 2017/32 Es. 2017/48 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır) 6102 sayılı TTK.nun 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. Maddesi gereğince Ticaret sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda TTK’nun 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin , 04.07.2012 tarih ve : 2011/6117 Es. 2012/11976 Kar. sayılı ilamı benzer doğrultudadır) davacı Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün böyle bir dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2020/2091 Es. 2021/1857 Kar. sayılı ilamı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 tarih ve 2023/1512 Es. 2023/1477 Kar. Sayılı ilamı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 05/09/2023 tarih ve 2022/1338 Es. 2023/4650 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması'nın dava şartı olduğu, aynı kanunun 115.maddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve taraflarında her zaman ileri sürebileceği anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine..." gerekçesiyle, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı temsilcisi, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalı şirket ve yetkilisine ulaşmak için hukuki yollara başvuruşmuşsa da herhangi bir sonuç alınamadığını, işlemlerin sonuçsuz kaldığını, davalı şirkete idari para cezası kesilmesine rağmen davalı şirketin olguların tescili için müdürlüğe herhangi bir başvuruda bulunmadığını, mahkemece verilen kararla hem Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı'nın hem de müdürlüklerinin mağduriyetinin herhangi bir çözüme ulaşamadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı şirket merkez adresinin ticaret sicilden terkini ile kararın hükmen tescili istemlerine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça, 6100 sayılı TTK'nın 33/3 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36/4 maddelerine dayalı olarak açılan işbu davada mahkemece yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri ve 6102 sayılı TTK'nın 31, 32, 33. maddeleri ile Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 28, 36, 37. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı bu itibarla, davacı temsilcisinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı temsilcisinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 05/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.