Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1165
2025/282
18 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/06/2024
NUMARASI : ....... Esas ....... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : .......
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
YAZIM TARİHİ : 21/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 07/06/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki çerçevesinde 02.09.2022 tarihinde ....... üzerinden 400.000,00 TL mal avansı gönderildiğini, ancak davalı tarafın ne malı teslim ettiğini ne de parayı iade ettiğini, davacının ticari defterlerinde bu avans kaydı mevcut olup, cari hesaptan kalan alacağın tahsilini talep ettiğini, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılacak bir mali müşavir bilirkişi incelemesi ile alacağın tespitinin mümkün olacağını, ayrıca arabuluculuk faaliyetlerinden de olumlu sonuç alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüne, 400.000,00 TL alacağının gönderildiği 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi bir mal avansı gönderilmediğini, davacı tarafından gönderilen paranın açıklaması bulunmamakta olup, bu bedelin var olan bir borcun ödenmesi niteliğinde olduğunu, davacının iddiaları soyut olup, yazılı delillerle desteklenmediğini, davacının sunduğu banka dekontunda avans açıklaması bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile somut dava dosyamızda HMK 222. Maddenin 3 fıkrasında belirtilen hususlardan " ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünün uygulama alanı bulacağı açıktır. Zira davacı tarafın hazır bulunduğu 09/02/2024 tarihli ön inceleme duruşma tutanağında kesin süre içinde ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin bildirilmesi için ara karar kurulmuş ama süresi içerisinde davacı ticari defterleri sunulmamıştır. Bu nedenle HMK 222/3. Madde hükmü gereğince usulüne uygun tutulmuş davalı ticari defterleri davalının lehine delil olarak kabul edilmiştir. Yukarıda belirtilen nedenler ve diğer delil ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının yaptığı 400.000,00 TL'lik ödemenin avans olarak yapıldığı iddiası kanıtlanamadığı...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle yerel mahkemece eksik inceleme ve delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü, tanıklarının dinlenmediğini, tek rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, dosyada ispat yükünün yer değiştiği ve yargılamanın buna göre yürütülmesi gerektiği itirazları bulunduğunu, zira davalı tarafın cevap dilekçesi ile ispat yükü yer değiştirdiği ve bu yükün davalı taraf üzerine geçtiğini, çünkü davalı taraf, davaya konu paranın, cevap dilekçesinin 2 numaralı bendinde şirket tarafından verilen el borcunun iadesi olduğunu açıkça dilekçesinde kabul ve beyan ettiğini, yerel mahkemece ispat hukukuna yönelik bu vakıa sadece tek başına davalarını ispatlamaya yeterli olduğunu, yine davalı taraf TTK kapsamında kurulmuş bir şirket ve tacir olup, bütün para işlemlerini (haliyle borç dahil) ticari defter ve belgelerinde kaydının tutulması gerektiğini, davalı tarafın ticari defterlerinde böyle bir borç verildiğine dair kaydın bulunmadığı da yapılan bilirkişi incelemesi ile ortaya çıktığını, tarafların her ikisinin de gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın büyük ve tanınan bir şirket olduğunu, müvekkili dahil birçok esnafla mal alışverişi bulunduğunu beyanla kararının istinafen incelenerek kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; alacak talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, davalıya sipariş avansı olarak 400.000,00 TL gönderdiğini, ancak davalının kendisine gönderilen para karşılığında herhangi bir mal teslim etmediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmakta, davalı ise havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığının kabul edildiğini, davacıya herhangi bir borcu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacı tarafından davalıya gönderilen havalede herhangi bir açıklama bulunmadığı, ancak davalı defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda davacının göndermiş olduğu havalenin davalı defterlerine "sipariş avansı" olarak kaydedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, davalıya havale edilen paranın mevcut bir borcun ödemesi amacıyla değil, sipariş avansı olarak gönderildiği davalı defterinde yer alan davalı aleyhindeki kayt ile ispatlanmış olup ispat yükü davalıya geçmiştir. Davalı, davacının gönderdiği paranın sipariş avansı değil, borç ödemesi olduğunu veya sipariş avansı karşılığında davalıya mal gönderildiğini ispatla yükümlüdür. Davalı, davacıya mal gönderildiği yönünde herhangi bir savunma ileri sürmemiş, davacının mevcut borcunu ödediğini savunmuş, ancak davacıdan alacaklı olduğunu gösteren herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Mahkemece davalı defterinde yer alan kaydın davalının lehine değil aleyhine delil teşkil ettiği, davacının davalıya gönderdiği paranın sipariş avansı olduğu yönündeki iddiasının davalı defterinde yer alan kayıtla ispatlandığı, davalının dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222 inci maddesinde yer alan ticari defterlere ilişkin düzenlemelere aykırı olarak davalı defterinde tespit edilen davalı aleyhindeki kaydın hatalı olarak davalı lehine bir kayıt olarak değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden karar verilerek yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın kabulü ile 400.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2024 tarih ....... Esas ....... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın KABULÜ ile; 400.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
2-Alınması gereken 27.324,00 TL harçtan peşin alınan 6.831,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493,00 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 6.831,00 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 170,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 10.271,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 64.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,
C) İlk derece mahkemesince arabuluculuk ücreti ile ilgili yazılan 02/08/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin İlk derece mahkemesince yapılmasına,
D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.