Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1155

Karar No

2025/278

Karar Tarihi

18 Şubat 2025

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ....
KARAR NO : ....

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2024
NUMARASI : ....... Esas ....... Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

İSTİNAF EDEN DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali İstemli

İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
YAZIM TARİHİ : 21/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali istemli davada 07/05/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...’nin %33,3’üne tekabül eden 163 adet (A) grubu ve 170 adet (B) grubu hissesine sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 2020 - 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının birinci oturumunun 09.03.2023 tarihinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin 6102 sayılı TTK. 420. maddesinde tanımlanan hak ve yetkisini kullanarak finansal tablolar ve buna bağlı konuların müzakeresinin ertelenmesini ve TTK m.437’de düzenlenen bilgi alma hakkı uyarınca kendisine tebliğ edilmeyen mizan, gelir tablosu ve bilançonun incelenmek üzere teslimini talep etmesi üzerine toplantının ikinci oturumunun 08.04.2023 günü gerçekleştirildiğini, davalı Şirket Genel Kurul Toplantısının, TTK m.420’nin emredici düzenlemesi nedeniyle, finansal tablolar ve buna bağlı konuların görüşülmesi amacıyla bir ay sonraya ertelendiğini, 2020 - 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının kalan diğer gündem maddelerinin görüşülmesine 08.04.2023 tarihindeki 2. oturumla devam edildiğini, müvekkilinin, işbu Genel Kurul Toplantısının 2.oturumu öncesinde davalı şirkete Beyoğlu .....Noterliği kanalıyla 06.04.2023 tarihinde ....... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarname ile Genel Kurul Toplantısının 2.oturumunda görüşülmesi ve cevaplanmasını istediği sorularının yöneltildiğini, ihtarnameyi aynı zamanda Genel Kurul Toplantısının 2.oturumu sırasında Divan Başkanlığına sunduğunu, sorularını yazılı olarak Genel Kurul Toplantısı tutanağına ek olarak derç ettirdiğini ve davalı şirketin idari ve mali kapasitesi ile ilgili her biri spesifik, somut ve önem arz eden sorularının yanıtlanmasını istenildiğini, davalı şirketin, müvekkilinin haklı ve yerinde olan sorularını şeffaf ve hesap verilebilirlik ölçütlerine uygun bir şekilde yanıtlanmadığını, davalı şirketin, müvekkilinin finansal tablolar ve yönetim kurulu faaliyet raporlarına dair dile getirdiği çelişkiler geçiştirilerek savuşturulmaya çalışıldığını, davalı şirketin muhasebe hileleri ile şirketin gerçek finansal durumunu gizlediğini, bu durumun muhasebe hileleri yoluyla gizlenen verilere dayanılarak oluşturulan faaliyet raporu ve finansal tabloların tasdikini geçersiz hale getirdiğini, müvekkilinin huzurdaki davayı açmak için gerekli tüm yasal şartları yerine getirdiğini, toplantı sırasında tüm itirazlarını usulüne göre ileri sürdüğünü, katılmadığı konularla ilgili oylamadan sonra muhalefet şerhini açıkça tutanağa derç ettirdiğini, Kanun ve esas sözleşme hükümleri ile dürüstlük kuralarına açıkça aykırı olan dava konusu kararların yokluğunun tespiti veya her halükarda iptali isteminin yasal şartlarının oluştuğunu, faaliyet raporuna dair 3 numaralı gündemin, faaliyet raporunun yasal şartları taşımaması, çelişki ve hatalar içermesi nedeniyle yoklukla malul olduğunu, batıl ve her durumda iptalinin gerektiğini, Genel Kurul Toplantısının ikinci oturumunda görüşülen üçüncü gündem maddesinde davalı şirkete ait 2020-2021 yılı faaliyet raporunun okunduğunu, müvekkilinin söz alarak faaliyet raporundaki çelişkileri ve izaha muhtaç kısımları belirterek bilgi verilmesini istediğini, davalı Şirket’in faal olmadığı ifade edilmesine rağmen 2.200.247,24 TL kredinin kullandırıldığını, bu kredinin mahiyetinin belli olmadığını, davalı şirket’in bu krediyi grup içi işlerde kullandığı belirtilmiş ise de bu iş ve işlemlerin neler olduğunun izah edilemediğini, 2021 faaliyet raporunda davalı şirketin 18 kişiyi çalıştırdığını belirttiğini, faal olmadığı ve işlemleri grup içi işlem olan davalı şirketin bu kadar personele 2021 yılında 1.442.090,00 TL maaş ödemesi yapmasının şüpheli olduğunu, 2020 yılında davalı şirketin zararının 19.404,00 TL iken ertesi yıl bu zararın 46.612,00 TL’ye yükseldiğini, faal olmadığı belirtilen davalı şirketin zararının artmasının nedenlerinin izah edilemediğini, davalı şirketin muhasebe düzeninin çelişkilerle dolu olduğunu, kanunun zorunlu tuttuğu özellikleri taşımadığını, kanuna aykırı olduğunu, davalı şirket adına açıklama yapan yönetim kurulu üyesinin sorularına genelgeçer yanıtlar vermekle yetindiğini, cevaplarını destekleyecek ek belge ortaya koymadığını, çoğu kez tartışma konusu edilen finansal tablolara ve yönetim kurulu faaliyet raporuna atıfta bulunmakta yetindiğini, toplantının 3 numaralı gündem maddesinde .......’ın da ifade ettiği gibi davalı şirketin tüm iş ve işlemleri grup içi işlem niteliğinde olduğunu, davalı şirketin tüm faaliyetleri diğer grup şirketlere yönelik lojistik, malzeme ve hizmet tedarikinden ibaret olduğunu, tüm işlemleri grup içi işlem olan bir şirketin finansal tablolarında yer alan bu nedenli yüksek giderlerin açıklanmasını talep etmenin pay sahibi olan müvekkilinin meşru hakkı olduğunu, davalı şirketin diğer grup şirketlere yaptığı bu işlemleri izah etmekten, delillerini ortaya koymaktan özellikle imtina etmesinin, çelişkili bir faaliyet raporu sunması, transfer fiyatlandırması yoluyla davalı şirketin zarara uğratıldığı şüphesini kuvvetlendirdiğini, nitekim müvekkilinin aynı gündem maddesinde söz alarak grup şirketlerden olan ....... Anonim Şirketi ile 90.000.000,00 TL tutarında faturalaşmanın olduğunu belirttiğini ancak davalı şirketçe bu faturaların mahiyetini açıklanmadığını, davalı şirketin 2019 yılı Genel Kurul Toplantısında müvekkilinin diğer ortakların oyları ile yönetim kuruluna seçilmiş fakat geçen zamanda müvekkilinin hiçbir davalı şirket toplantısına davet edilmediğini, hiçbir görüşmeye alınmadığını, davaya konu faaliyet raporlarının hiçbir zaman müvekkilinin onayına sunulmadığını, davalı şirketin Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun, Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun, Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak düzenlendiğinden, açık ve anlaşılır olmadığından, gerçek dışı bilgiler ihtiva ettiğinden, muhasebe hilesi ile veri gizlendiğinden geçersiz olduğunu, ayrıca faaliyet raporunun hiçbir zaman müvekkilinin onayına sunulmadığını, müvekkilinin rapora itiraz etme ve rapora şerh düşme hakkının elinden alındığını, bu nedenlerle usulüne uygun onayı ihtiva etmeyen faaliyet raporunun yok hükmünde olduğunu, geçersiz bir faaliyet raporunun görüşülmesinin de mümkün olmadığından Genel Kurul Toplantısının üç numaralı gündem maddesi öncelikle yoklukla malul ve batıl olup aksi halde iptalinin gerektiğini, şaibeli ve çelişkili verilere dayanılarak hazırlanan Bilanço ve Gelir Tablosunun tasdikinin geçersiz olduğunu, Genel Kurulun 4 Numaralı Gündem maddesinin iptalinin gerektiğini, Genel Kurul Toplantısının 4 numaralı gündem maddesinde davalı şirketin 2021 yılı bilanço ve gelir tablolarının görüşüldüğünü, bu gündem içerisinde müvekkilinin, Genel Kurul Toplantısı tutanağına derç ettirdiği ve ekte sundukları ihtarnamedeki sorularının yanıtlanmasını istediğini, davalı şirket yönetim kurulunun sorulara dürüst cevap verme ilkesine aykırı, tatminkâr olmayan yanıtlar verdiğini, müvekkilinin ilgili gündem maddesinde yanıtlanan soruların tam ve tatminkar bir şekilde yanıtlanmadığını ortaya koyduğunu, bu sorular özelinde özel denetim talebinde bulunmuş ise de bu talebinin makul bir gerekçe olmaksızın reddedildiğini, tüm işlemleri grup içi işlem olan davalı şirketin finansal tablolarında ciddi çelişki, belirsizlik ve şüpheler bulunduğunu, davalı şirketin transfer fiyatlandırması yoluyla davalı ... zarara uğratmış olma riskinin yüksek olduğunu, davalı Şirket’in bilanço ve gelir tabloları, grup içi işlemlerin mahiyetini açıklamaktan uzak olması bir yana, çok ciddi çelişkiler barındırdığını, finansal tabloların tasdiki geçerli olmadığından Genel Kurul Toplantısının dört numaralı gündem maddesinin öncelikle yoklukla malul ve batıl olup aksi halde iptalinin gerektiğinden bahisle; Huzurdaki haklı davalarının kabulüne, davalı şirketin 08.04.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2020 - 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan faaliyet raporuna ilişkin üç numaralı, bilanço ve gelir tablosunun onayını içeren dört numaralı gündem maddelerinde alınan kararların yokluğunun ve butlanının tespitine, ancak her halükarda işbu gündem maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava dilekçesinde mevcut hususların müvekkili şirket aleyhine veya davacı lehine olan kısımlarını kabul etmediklerini, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın, genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti veya TTK m. 445 uyarınca iptali davası olduğunu, yokluk davasının genel kurula dair kurucu unsurların eksikliği halinde söz konusu olabildiğini, İptal davasının ise, kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kararlar aleyhine açılabildiğini, dava dilekçesinde iddia edilen hususların "Yokluk" değil "İptal Edilebilirlik" halini oluşturduğunu, dava konusu kararın hangi yönlerden yoklukla malul olduğuna dair bir açıklamaya yer verilmediğini, Genel kurul kararlarının yokluğunun, genel kurula dair kurucu unsurlarının mevcut olmaması hali olduğunu, yokluk kavramının, genel kurul kararının temel ilkelerine aykırı iş ve eylemler sebebiyle toplantı yeter sayısının mevcut olmamasında olduğu gibi hiç olmayan, gerçekleşmeyen toplantı ve kararlar açısından söz konusu olabildiğini, oysa dava konusu olayda, usulüne uygun şekilde toplanan, yeterli toplantı nisabına sahip bir genel kurul toplantısı ve usulüne uygun şekilde alınan yeterli karar nisabına sahip kararların mevcut olduğunu, dolayısıyla dava konusu kararın yoklukla malul olmasının mümkün olmadığını, davacının sorduğu tüm sorulara doğru ve açıklayıcı cevaplar verildiğini, davacının sorduğu bütün soruların cevabını eksiksiz bir şekilde aldığını, dava dilekçesinde beyan edildiği gibi, cevapların net bir şekilde verilmemesi veya geçiştirilmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde, şirketin faal olmadığı halde neden 2.200.247,24 TL kredi kulladığı, bu kredinin mahiyeti ve grup şirketlerde kullandığı ifade edilmişse de bu işlerin neler olduğu, faal olmayan şirkette 2021 yılında şirkette nasıl 18 kişi çalıştığı, davalı şirketin 2020 yılı zararının 19.404,00 TL'den nasıl 46.612,00 TL'ye yükseldiği hususlarının izah edilemediğini beyan ettiğini, Genel Kurul Tutanağında yer alan bahsi geçen kredinin yıllık %9 gibi çok makul bir faizle kullanıldığını, bu şirketler için son derece avantajlı bir kredi olduğunu, gerçekten davacının şirket yönetim kurulu üyelerini tebrik etmek yerine eleştirmesinin anlaşılabilir olmadığını, şirketin personelinin ise gruba dahil ....... AŞ- ....... A.Ş.'nin işlerinde çalıştıklarını, tamamının aynı gruba dahil şirket arasında bu tür ilişkilerin son derece doğal olduğunu, esasen davacının sorularının hiç birinin şirketin zarara uğratıldığı veya kötü yönetildiğine yönelik olmadığını, davacının iddialarının şirket muhasebe kayıtlarındaki bazı rakamların birbirini tutmadığından öte gidemediğini, Faaliyet Raporunun mevzuatın aradığı şartlara uygun bir şekilde hazırlandığını, davacının iptalini talep ettiği kararlarda dava şartı olan muhalefet şerhinin bulunmadığını, davacının Genel Kurul Kararlarını İptal talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğundan bahisle; Fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla TTK.m.448/3 uyarınca müvekkili şirketin muhtemel zararlarına karşı davacının en az 1.000.000,00 TL veya mahkememizin takdir edeceği tutarda teminat göstermesine, yapılacak yargılama sonunda davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Dava konusu yapılan davalı şirketin yönetim kurulunun 20/02/2023 tarihli kararına istinaden 2020-2021 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 09/03/2023 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığı, gündem maddelerinin belirlenerek gerekli ilanların yapıldığı, genel kurul toplantısında davacı ortağın genel kurul toplantısının ertelenmesi talep etmesi üzerine anılan genel kurul toplantısının 08/04/2023 tarihine ertelendiği, ertelenen genel kurulunun 08/04/2023 yılında yapıldığı, genel kurulda dava konusu 3.nolu gündem maddesinde, yönetim kurulunun 2020-2021 yıllarına ilişkin faaliyet raporunun görüşüldüğü, davacının muhalefetine karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği, gündemin 4. Maddesinde 2020-2021 yıllarına ilişkin bilanço ve gelir tablosunun görüşüldüğü, davacının muhalefetine karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu yapılan 3 nolu gündem maddesinde, yönetim kurulunun 2020-2021 yıllarına ilişkin faaliyet raporununa ilişkin alınan karar yönünden yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı TTK'nun madde 514. maddesinde;"(1) Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar. " şeklinde düzenleme yapıldığı, TTK'nun 516. maddesinde ise yıllık faaliyet raporunun niteliği ve yer alması gereken hususlar hüküm altına alındığı, yine buna ilişkin olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan “Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik” 28.08.2012 tarih ve 28395 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığı, mahkememizce davalı şirketin ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, SMMM bilirkişi ....... tarafından düzenlenen 20/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre faaliyet raporunun ticari defterlerle uyumlu olduğunun bildirildiği, faaliyet raporlarının davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına , kanun ve yönetmelikte belirtilen şekil şartlarına uygun olduğu, bu nedenle butlan ve yokluk ile iptal edilebilirlik sebeplerinin bulunmadığı,
Dava konusu yapılan 4 nolu gündem maddesinde, 2020-2021 yıllarına ilişkin bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin alınan karar yönünden yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı TTK'nunun 424.maddesinde; "(1) Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur. Bununla beraber, bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onama ibra etkisini doğurmaz." şeklinde, TTK'nun 436.maddesinde; "(1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. " şeklinde düzenleme yapıldığı, İbranın hukuki niteliği itibariyle menfi borç ikrarı olduğu, İbra edilen işlemler hakkında sonradan maddi bir hataya dayanılmadan ibradan dönülerek ibraya konu işlemler hakkında dava açılmasının mümkün olmadığı, ancak, ibranın borçtan kurtarıcı sonucu doğurabilmesi ibraya konu işlemlerin açıkça ortaya konulması, bilinmesi ve tartışılmasına bağlı olduğu, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 28/11/2016 tarih 2015/11856 E. 2016/9175 K.) ibranın açık olabileceği gibi örtülü ibra şeklinde de olabileceği, TTK'nun 424.maddesi gereğince olağan genel kurul toplantı gündeminde ibra kararı alınmasına yönelik bir gündem maddesi olmayıp da aksi karardan anlaşılmadıkça bilançonun onaylanmasıyla yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibra edilmiş varsayılacağı bunun uygulamada örtülü ibra olarak adlandırıldığı, yine 436. Maddesi gereğince şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları, bu kuralın sadece açık ibra değil, TTK 424 e göre örtülü ibra kararlarında da uygulama alanı bulacağı, Ancak bilançonun onaylanması ve ibra ayrı ayrı gündem maddelerini teşkil ediyorsa bu durumda bilançonun onaylanması ibra anlamına gelmeyeceğinden bu oylama sırasında müdürler ve ibra oylamasında oydan yasaklı diğer kişiler oy kullanabilecekleri, davalı şirketin 08/04/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ilişkin yapılan genel kurul toplantısında ibraya ilişkin gündem maddesi bulunmadığı, 4.madde ile bilançoya ilişkin gündem maddesinin görüşüldüğü ve kararın oy çokluğu ile alındığı, olumlu oy kullanan dava dışı ortak ....... ve .......'ın aynı zamanda yönetim kurulunda görevli oldukları ve oy kullanma yasağı kapsamında oy kullanamayacakları, bu nedenle 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yeterli nisapta alınmadığı, bilançonun onaylanmasına ilişkin kararın, gerekli nisabın sağlanmamış olması yönünden yoklukla malul olduğu, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarih ve 2020/1587 Es. 2023/1233 Kar. sayılı ilamı benzer) anlaşılmakla davacının, davalı ...'nin 08/04/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespiti talebinin kabulüne, davalı ...'nin 08/04/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yokluğuna, butlanına ve iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir...." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalı ...'nin 08/04/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespitine, davacının davalı ...'nin 08/04/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yokluğuna, butlanına ve iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen itirazları karşılar şekilde ek rapor yahut yeni rapor alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar mahiyette inceleme yapılmaksızın, itiraza uğramış bilirkişi raporuna değer verilerek sonuca gidilmesinin isabetli olmadığını, 3 numaralı gündem maddesi kapsamında kabul edilen faaliyet raporu gerekli yasal şartları sağlamadığından yoklukla sakat olduğunu, öncelikle yerel mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunun dava konusu vakıaları aydınlatmak bakımından yetersiz olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin haklı ve yerinde olan sorularını şeffaf ve hesap verilebilirlik ölçütlerine uygun bir şekilde yanıtlamadığını, dava konusu faaliyet raporunun, yasal şartları taşımamakla birlikte, içeriği, çelişki ve hataları nedeniyle yoklukla malul olduğunu, her halükârda iptali gerektiğini, davalı şirketin faal olmadığı ifade edilmesine rağmen 2.200.247,24-TL kredi kullandırıldığını, bu kredinin mahiyetinin belli olmadığını, davalı şirketin bu krediyi grup içi işlerde kullandığı belirtilmiş ise de; bu iş ve işlemlerin neler olduğunu izah edemediğini, 2021 faaliyet raporunda davalı şirketin 18 kişiyi çalıştırdığını belirttiğini, faal olmadığı ve işlemleri grup içi işlem olan davalı şirketin bu kadar personele 2021 yılında 1.442.090,00-TL maaş ödemesi yapmasının şüpheli olduğunu, 2020 yılında davalı şirketin zararı 19.404,00-TL iken ertesi yıl bu zararın 46.612,00-TL’ye yükseldiğini, faal olmadığı belirtilen davalı şirketin zararının artmasının nedenlerinin izah edilemediğini, somut uyuşmazlık değerlendirilecek olursa, toplantının 3 numaralı gündem maddesinde de görüleceği üzere .......’ın da ifade ettiği gibi davalı şirketin tüm iş ve işlemlerinin grup içi işlem niteliğinde olduğunu, davalı şirketin tüm faaliyetleri diğer grup şirketlere yönelik lojistik, malzeme ve hizmet tedarikinden ibaret olduğunu, tüm işlemleri grup içi işlem olan bir şirketin finansal tablolarında yer alan bu nedenli yüksek giderlerin açıklanmasını talep etmek pay sahibi olan müvekkilinin meşru hakkı olduğunu , davalı şirketin diğer grup şirketlere yaptığı bu işlemleri izah etmekten, delillerini ortaya koymaktan özellikle imtina etmesi, çelişkili bir faaliyet raporu sunması, transfer fiyatlandırması yoluyla davalı şirketin zarara uğratıldığı şüphesini kuvvetlendirdiğini, finansal tabloların ve faaliyet raporununda bu şüpheleri ortadan kaldırmak için gerekli içeriği taşımadığını, taraflar ve ortaklar arasında uzun yıllardır uyuşmazlık devam etmekte olup, diğer kardeşleri gibi %33,33 oranında hissedar olan müvekkili şirket ile ilgili bilgi verilmediğini, müvekkilinin tüm haklarını dava açmak yoluyla kullanmak zorunda kaldığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı şirketin 08.04.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2020-2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda alınan faaliyet raporuna ilişkin 3 (üç) numaralı gündem maddesinde alınan kararın yokluk ile malul olduğunun tespitine, ancak her halükarda işbu gündem maddesi ile alınan kararın iptaline yönelik yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili vekili istinaf dilekçesinde; iddianın genişletilmesi yasağına aykırı hüküm tesis edildiğini, dava dilekçesinde davacının gündemin 3. Ve 4. Maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin oy kullanamayacakları yönünde bir iddiasının olmadığını, oydan yoksunluk halinin re'sen gözetilemeyeceğini, davacının iddiaları arasında yer almayan oydan yoksunluk sebebine dayanılarak hüküm tesis edilemeyeceğini, oydan yoksunluğun "yokluk" halini oluşturmayıp iptal sebebi oluşturduğunu, ibra kararında olumsuz oy kullanan davacı ... da yönetim kurulu üyesi olduğundan diğer yönetim kurulu üyeleriyle aynı hukuki konuma sahip olduğunu, bu sebeple diğer yönetim kurulu üyelerinin oyları geçersizse davacının oyunun da geçersiz olacağını ve olumsuz kullanılmış oy olmadığından yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesinin de mümkün olmayacağını, ilk derece mahkemesi kararının yönetim kurulu üyelerinin kendilerini ibra edememeleri gibi ilginç bir durum ortaya çıkardığını, esasen tüm ortakların yönetim kurulu üyesi olması halinde ibranın doğal durum olarak kabulü gerektiğini, dava konusu genel kurulda açık bir ibra kararı alınmadığını, sadece bilançonun onaylanmasına dair karar alındığını, Yüksek Mahkemenin oydan yoksunluk halinin örtülü ibra kararında uygulanmayacağına dair ilk derece mahkemesi kararını onayarak bu yönde bir içtihat geliştirdiğini, davacının iptalini talep ettiği kararlarda usulüne uygun dava şartı olan muhalefet şerhi bulunmadığını, davacının genel kurul kararlarını iptal talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin 07.05.2024 tarihli kararının 4 nolu gündem maddesine dair kısmının kaldırılmasına, yeniden yapılacak yargılama sonunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı şirketin 08/04/2023 tarihli 2020-2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespiti ile 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yokluğu, butlanı ve iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre 08/04/2023 tarihinde yapılan genel kurulun gündem maddesinde, yönetim kurulunun 2020-2021 yıllarına ilişkin faaliyet raporunun görüşüldüğü, davacının muhalefetine karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği, gündemin 4. Maddesinde 2020-2021 yıllarına ilişkin bilanço ve gelir tablosunun görüşüldüğü, davacının muhalefetine karşılık oy çokluğu ile kabul ve ibra edildiği, 6102 sayılı TTK'nın 436/2 maddesinde yer alan "Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." hükmü gereğince genel kurulda ibraya ilişkin alınan kararın nisaba aykırılık nedeniyle yok hükmünde olduğu, bu nedenle mahkemece genel kurulda alınan 4 no'lu kararın yoklukla malul olduğunun tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının genel kurulda alınan 2020 ve 2021 tarihli bilanço gelir tablosunun oy çokluğu ile kabulü kararına karşı ileri sürdüğü nedenlerin yokluk ve iptal sebebi oluşturmadığı, bu nedenle mahkemece davacının genel kurulda alınan 3 no'lu kararın iptali talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, buna göre taraflarca ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Tarafların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5- İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
7- Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 18/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Katip ...
e-imzalıdır

....

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim