Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1154

Karar No

2025/217

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ....
KARAR NO : ....

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : .... (.......)
ÜYE : .... (.......)
ÜYE : .... (.......)
KATİP : .... (.......)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2024
NUMARASI : ....... Esas ....... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : .......
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : .......
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
YAZIM TARİHİ : 14/02/2025
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 23/05/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket
arasında ticari ilişki bulunduğunu ve bu bağlamda müvekkili firma tarafından davalı şirkete satışı yapılan
bir kısım malzemeler yönünden e-fatura düzenlenerek tebliğ edildiğini, davalı şirketin iş bu faturaya herhangi bir itirazının olmadığını ve iş bu faturaya dayalı borç nedeniyle de kısmi ödeme yaptığını, bakiye
kalan alacağın ödenmemesi üzerine Konya....İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyasından
davalı/borçlu şirket hakkında ilamsız icra takibi başlatılmış ise de ödeme emrini alan davalı şirketin iş bu
takibe itiraz etmesine karşın 05.04.2023 tarihinde de bakiye kalan 44.273,00 TL’ yi ödediğini, ancak icra
takibi başlatılması nedeniyle icra vekâlet ücreti ve masrafların ödenmediğini, arabuluculuk
görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, yerleşik Yargıtay kararları gereğince icra takibi başlatıldıktan
sonra yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davalı
şirketin haksız itirazının iptaline ve takibin devamı ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama aşamasındaki beyanları ile özetle; dava konusu faturanın son ödeme tarihinin 17/03/2023 olduğunu, ancak davacının bu tarihten önce icra takibi başlattığını, bu nedenle takibe haklı olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk aşamasında da kalan 44.273,00 TL'nin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Dava, cevap, BA BS formları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında mal alışverişinden kaynaklanan ticari ilişki sebebiyle icra takibine dayanak olan davacı tarafından davalı adına tanzim edildiği, faturaya konu malların teslimi açısından taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, keza faturanın hem tarafların BA BS formları ile bildirildiği ve hem de taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun bilirkişi raporları ile sabit olduğu görülmektedir. Davalı tarafından davacıya söz konusu faturaya istinaden 25.01.2023 tarihinde ....... Şirketim aracılığı ile 15.000,00 TL ve 05.04.2023 tarihinde ....... şirketim aracılığı ile 44.273,00 TL olmak üzere toplam 59.273,00 TL 'nin gönderildiği hususunda da herhangi bir ihtilaf ve tereddüt bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken hususlar davacının davalıdan takip öncesi işletilen faiz talebinin yerinde olup olmadığı ve takipten sonra davadan önce yapılan 44.273,00 TL tutarındaki ödemenin TBK'nun 100. Maddesi uyarınca mahsubu halinde dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığıdır. TTK' nun 1530. maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. İcra takibi tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK nun 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasındaki sözleşme ile ödeme günü kararlaştırıldığına yönelik herhangi bir delil dosya arasında bulunmadığından davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı Mahkememizce değerlendirilmiştir. Bu nedenle nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda takip tarihi itibari ile asıl alacak miktarının 44.273,76 TL olarak kabul edilmesi hususu yerinde görülmüştür. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporun ekinde yer alan tablodan da görüleceği üzere bu miktar üzerinden tahsil harcı, icra vekalet ücreti, icra dosyasından yapılan harç ve posta giderleri hesaplanarak borca ilave edilmiş, asıl alacak miktarına 05/04/2023 ödeme tarihine kadar yine 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesine göre bir yıl 365 gün kabul edilerek avans faiz oranı üzerinden faiz işletilmiş ve davalı tarafından ödemenin yapıldığı 05/04/2023 tarihi itibari ile borç toplamı bulunmuş, bulunan miktardan 05/04/2023 tarihinde yapılan ödeme TBK'nın 100. maddesi gereğince mahsup edilerek davalı şirketin davacı şirkete halen 8.744,26 TL asıl alacak ve ödeme tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan 23,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.767,44 TL tutarında borcunun bulunduğu anlaşılmakla T.C. Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından bakiye kalan kısım yönünden yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.767,44 TL üzerinden devamına karar verilmiş, dava taraflarının tacir olduğu, dava konusu alacağın likit olduğu ve davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince T.C. Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.748,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
Her ne kadar tevzi formunda dava değeri olarak 52.687,46 TL gösterilmiş ise de icra takibinin çıkış miktarının 44.521,51 TL olduğu, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğu dikkate alınarak dava değeri takip çıkış miktarı olan 44.521,51 TL olarak Mahkememizce nazara alınmış, bu miktar üzerinden harç , yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanarak hüküm altına alınmıştır...." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 8.744,26 TL asıl alacak ve 23,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.767,44‬ TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar avans faizi uygulanmasına, davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı kanunun 67/2. maddesi gereğince; Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı icra dosyasında mahkemenin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.748,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili vekili istinaf dilekçesinde; takipten sonra yapılan ödeme kısmı ödeme kapsamına girmekte olup; fer'ilere mahsup edilmesi gerektiğini, hatalı bilirkişi raporu ve eksik inceleme sonucu mahkeme tarafından hatalı hüküm kurulduğunu, somut olayla ilgili icra dosyası içeriğindeki "Dosya Hesabına" bakıldığında açıkça faiz, vekalet ücreti, masraf ve tahsil harcı ayrı ayrı hesaplanarak toplam borca eklendiğinin görüleceğini, Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nde alınan bilirkişi raporunda; feri alacak kalemleri dikkate alınmadan, sanki icra takibi başlamamış gibi hesap yapılmasının fahiş hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda; hatalı değerlendirme sonucunda takip tarihi itibariyle faiz hesabı yapıldığını, buna göre karşı tarafın defterlerinde de faturalar mevcut olduğundan davaya konu borcun ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerekmediğini, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesine gerek olmayıp hükmün hatalı şekilde verildiğini beyanla kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.06.2022 tarih 2020/(19)11-445 Esas 2022/1077 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarih 2011/19-532 E. 2011/640 K., 23.05.2018 tarih 2017/19-910 E. 2018/1111 K., 22.11.2018 tarih 2017/19-822 E. 2018/1754 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Dava konusu somut olayda davacının Konya....İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyası ile 06.03.2023 tarihinde 44.273,76 TL asıl alacak, 247,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.421,51 TL alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, 14.04.2023 tarihinde icra müdürlüğüne 05.04.2023 tarihinde 44.273,00 TL harici tahsilat bildiriminde bulunduğu, 14.04.2023 tarihli dava dilekçesi ile davalının dava tarihinden önce 44.273,00 TL ödeme yaptığını, ancak icra
takibi başlatılması nedeniyle icra vekâlet ücreti ve masrafların ödenmediğini, arabuluculuk
görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, yerleşik Yargıtay kararları gereğince icra takibi başlatıldıktan
sonra yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davalı
şirketin haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiği, dava dilekçesinde herhangi bir dava değeri belirtilmediği ve davanın maktu harç yatırılarak açıldığı görülmekte olup dava dilekçesinden davacının hangi miktar alacak için itirazın iptalini talep ettiği anlaşılamamaktadır. Mahkemece öncelikle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31 inci maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacıya hangi miktar alacak için itirazın iptalini talep ettiği hususu açıklattırılması Harçlar Kanunu'nun 32 inci maddesi gereğince harç ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı gözetilerek davacıya eksik harcı yatırması için usulüne uygun olarak süre verildikten sonra işin esasına girilmesi gerekirken davacıya talebi açıklatılmadan ve eksik harç tamamlanmadan işin esasına girilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2024 tarih ....... Esas ....... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan .......
e-imzalıdır

Üye ......
e-imzalıdır

Üye .......
e-imzalıdır

Katip .......
e-imzalıdır

....

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim