Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1151
2025/215
11 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
ÜYE : ...... (.........)
KATİP : ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2024
NUMARASI : ......... Esas ......... Karar
DAVACI : .........
VEKİLLERİ : Av...... & Av....... Av.......
İSTİNAF EDEN DAVALI : .........
VEKİLİ : Av.......
DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
YAZIM TARİHİ : 14/02/2025
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 09/05/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı dosyası ile 20.04.2022 tarih ......... seri numaralı 178.500,00 TL bedelli çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, müvekkil hakkında Konya.... İcra Ceza Mahkemesinin ......... Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için dava açıldığını, söz konusu çekler üzerinde bulunan imzanın müvekkilline ait olmadığını, çek üzerindeki müvekkiline ait olduğu iddia edilen imza ile dava dilekçesi ile sunulan vekaletname suretindeki imzanın birbiri ile örtüşmediğini, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı gibi, çekte cirosu olan firmalar ile de müvekkilinin herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Konya.... İcra Hukuk Mahkemesinin ......... E. Sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtığını, davanın derdest olduğunu, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, dava dışı çek lehtarı ......... Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında vukuu bulan ticari ilişki neticesinde, davacının keşidecisi olduğu ......... Bankası Bingöl Şubesi'ne ait 20.04.2022 keşide tarihli ......... seri nolu 178.500 TL bedelli çekin davalıya verildiğini, bu çek vade gününde bankaya ibraz edildiğinde, karşılığı çıkmadığından arkasına yazılmış olup, davalı şirketin alacağını tahsil edemediğini, söz konusu borcun Konya.... İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı dosyadan icra takibine konu olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının çekte yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, bu hususun araştırılması amacıyla çekin imzalandığı tarihteki şirket yetkililerinin Ticaret Odasından sorulmasını ve çekin vekaleten keşide edilmiş olma ihtimaline binaen, bankalardan ve noterliklerden temsil yetkisi verilen kişilerin sorulmasını, bu kurumlardaki vekaletname-talimat evrakı-yetki belgesi-imza sirkülerleri örneklerinin celbedilmesini talep etiklerini, ayrıca davacının ......... Bankası A.Ş. ve çek karnesi aldığı diğer bankalardan davacının ödenen-karşılıksız çıkmayan çeklerinin görüntülerinin istenmesini talep etiklerini, davacının dava konusu çekle ilgili herhangi bir şikayette bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamedeki imza ile çekteki imzaya çıplak gözle bakıldığında birebir aynı olduğunu, ayrıca muhatap bankanın çek yazılırken imza kontrolü yaptığını ve imzanın çek sahibine ait olduğu için karşılıksız işlemi yapıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; ".....davacılar vekilinin Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe dayanak yapılan 20.04.2022 tarih ......... seri numaralı 178.500,00 TL bedelli çek ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, söz konusu çek üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı gibi çekte cirosu olan firmalar ile de davacının herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını iddia ettiği, davalı vekilinin davacının çekte yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının mesnetsiz olduğunu beyan ettiği, davalı tarafından davacı aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe dayanak yapılan 20.04.2022 tarih ......... seri numaralı 178.500,00 TL bedelli çek nedeni ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, takip dayanağının çek olduğu, davacının takibe konu bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiği, sahtecilik (imza inkarı) def'inin senetin geçersizliğine ilişkin mutlak nitelikte def'i olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, mahkememizce imza incelemesine esas davacının imza örneklerinin bildirdiği kurumlardan temin edildiği, mahkememizce imza incelemesi yaptırıldığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 02/04/2024 tarihli raporunda; inceleme konusu çekte keşideci imzası ile .........'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla .........'ın eli ürünü olmadığı belirtildiği, aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, davacının dava konusu takibi başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacı aleyhine kötüniyet tazminatı talebinin reddi...." gerekçesiyle davanın kabulüne; davacının Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, mahkemece hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu mahkemece rapora itirazları kabul edilmeyerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı şirket tarafından herhangi bir çek iptal davası açılmadığı gibi, savcılığa yapılan herhangi bir çalıntı veya kayıp başvurusu da bulunmadığını, mahkemece delillerinin toplanmadığını, cevap dilekçesinde belirtmelerine rağmen çekin imzalandığı tarihteki şirket yetkililerini Ticaret Odasından sormamış ve çekin vekaleten keşide edilmiş olma ihtimaline binaen, bankalardan ve noterliklerden temsil yetkisi verilen kişiler olup olmadığının sorulmadığını, bu kurumlardaki vekaletname-talimat evrakı-yetki belgesi-imza sirkülerleri örneklerinin celbedilmesi taleplerinin yerine getirilmediğini, mahkemeden davacının ......... Bankası A.Ş. ve çek karnesi aldığı diğer bankalardan ödenen-karşılıksız çıkmayan çeklerinin görüntülerinin istenmesini talep etmelerine rağmen bu taleplerinin yerine getirilmediğini, davacı şirket yetkilisi hakkında savcılık soruşturma dosyası veya açılmış ceza davalarının olup olmadığının araştırılması taleplerinin yerine getirilmediğini, müvekkili dava konusu çeki ciro yoluyla devraldığından imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını bu nedenle müvekkilinin yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, Konya.... İcra Ceza Mahkemesinin ......... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin davada davacı şirket yetkilisi ......... hakkında 174.900 TL adli para cezasına hükmedildiğini, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, icra takibinde 194.650,52 TL'nin tahsilinin talep edildiğini, davanın ise 178.500,00 TL çek bedeli üzerinden harç yatırılarak açıldığını, eksik harç tamamlanmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, davalı tarafından icra takibine konu edilen 20.04.2022 tarih 178.500,00 TL bedelli çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmakta, davalı ise davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, çekin vekaleten düzenlenmiş olabileceğini, bu hususun araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin 368.maddesi ile yönetim kurulunun ticari mümessil ve ticari vekil atayabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ticari mümessile ilişkin 547.maddesi "Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir. İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisi verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak ticari işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu, tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir." ticari vekile ilişkin 551 inci maddesi ise "Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir. Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez." hükmünü haizdir. Bu kanun hükümlerine göre ticari temsilci ve açıkça yetkili kılınmak şartıyla ticari vekilinin tacir adına çek keşide etme yetkisi bulunmaktadır. Dava konusu somut olayda davalı, dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının vekaleten atılmış olabileceğini savunarak davacı şirket yetkilisi tarafından vekalet verilip verilmediğinin davacı şirketin çek hesabının bulunduğunu ileri sürdüğü Garanti Bankası Diclekent/Diyarbakır, ......... A.Ş Diyarbakır, ......... Bankası A.Ş. ...... Sitesi/Diyarbakır Şubesi ve ......... Bankası Bingöl Şubesinden sorulmasını talep etmiştir. Mahkemece davacı şirket tarfaından çek düzenleme konusunda yetkilendirilmiş herhangi bir kişi bulunup bulunmadığı hususu davalının bildirdiği banka şubelerinden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; dava konusu icra takibinde davacı dışında ......... Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine de takip yapıldığı anlaşılmakta olup davada taraf olmayan bu şirket yönünden takibin iptaline karar verilmesi mümkün değildir. Mahkemece davanın kabulü halinde icra takibinin sadece davacı yönünden iptal edilebileceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan tüm takip borçlularını kapsayacak şekilde "takibin iptaline" şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2024 tarih ......... Esas ......... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 3.048,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan .........
e-imzalıdır
Üye .........
e-imzalıdır
Üye .........
e-imzalıdır
Katip .........
e-imzalıdır
......
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.