Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1071
2025/259
13 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (........)
ÜYE : ..... (........)
ÜYE :..... (........)
KATİP : ..... (........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2024
NUMARASI : ........ Esas- ........ Karar
DAVACI : ........
VEKİLİ : Av......
İSTİNAF EDEN DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
YAZIM TARİHİ : 14/02/2025
Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ Esas - ........ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkili aleyhine başlatılan takibe konu borcun dayanağını teşkil eden 30.9.2022 tanzim, 30.12.2022 vade tarihli, 85.000,00 TL bedelli bono ile ile ilgili olarak takibi yapan avukatın hesabına 05.04.2023 tarihinde yani senedin icraya konulmasından önce açıklama kısmı da yazılmak sureti ile 60.000,00 TL EFT yapıldığını, davalı vekiline 14.04.2023 tarihinde vekaletname verildiğini, bu tarih dikkate alındığında davalı vekilinin vekaleti olmadan müvekkili adına tahsilat yaptığının da ortaya çıktığını, davalı tarafça 14.04.2023 tarihinde ihtiyati haciz alınarak takip başlatıldığını, müvekkilinin banka hesaplarına bloke koymak suretiyle hesabından 30.465,00 TL'nin dosyaya aktarıldığını ve toplam aktarılan paranın 90.465,00 TL olduğunu, takip öncesi yapılan ödeme dikkate alındığında 85.000,00 TL bedelli bono bedelinden kalan 25.000,00 TL üzerinden takip başlatılması gerekirken bono bedelinin tamamı üzerinden takip başlatıldığını, bu durumda 25.000,00 TL üzerinden takip başlatılmış olması halinde dosyaya banka hesabından gelen miktarın hem bakiye alacağı hem de dosya masrafı, vekalet ücreti ve diğer harç ve alacakları karşılayacağını, müvekkilinin takip öncesi yapmış olduğu 60.000,00 TL ödemenin mükerrer tahsil edilmek üzere işlem yapıldığını yine, dosyaya gelen para göz önünde tutulduğunda takip konusu bonoya ilişkin bir borcunun kalmadığını, davalı tarafça mükerrer tahsilat amaçlı olarak takip başlatıldığını ileri sürerek, takibin iptaline, kötüniyetli davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili, davacı tarafça dava değerinin belirlenerek bildirilen değer üzerinden dava harcının tamamlatılması gerektiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının toplamda 3 adet kambiyo senedine dayanan borcu bulunduğunu, davacı ile yapılan anlaşma uyarınca kambiyo senetlerinin tamamını fer'ileri ile birlikte ödemeyi kabul ve taahhüt etmesi üzerine 03.04.2023 tarihinde davacının babasına ait hesaptan 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan anlaşma gereği taraflarına 60.000,00 TL daha ödeme yapılması halinde 30.5.2021 tanzim, 30.7.2021 vade , 25.000,00 TL bedelli senet ile birlikte 30.9.2022 tanzim, 30.11.2022 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli kambiyo senedinin fer'ileri ile birlikte ödemesinin yapıldığı hususunda kendilerini ibra edecekleri ve senetlerin teslim edileceği hususunda anlaştıklarını yani 100.000,00 TL ve 25.000,00 TL bedelli kambiyo senetleri için fer'leri ile birlikte 160.000,00 TL'nin ödenmesi hususunda anlaşılmış olup, ödemenin alınması akabinde bu kambiyo senetlerine ilişkin borçlarının kalmadığını, TBK 100 vd. maddeleri uyarınca da borçlu tarafından yapılan ödemelerin öncelikli olarak vadesi daha önce geçmiş olan iki kambiyo senedine istinaden alındığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 07.03.2024 tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, "...Dava; Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı takibine konu bono dolayısıyla borçlu olunmadığının tespitine ilişkin açılan Menfi Tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle; Konya....İcra Dairesinin ........ E. sayılı dosyasından gönderilen icra emrinin 24.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, takibe konu borcun kaynağını teşkil eden 30.09.2022 tanzim ve 30.12.2022 vade tarihli 85.000,00 TL miktarlı bono senediyle ilgili olarak takibi yapan avukatın hesabına 05.04.2023 tarihinde 60.000,00 TL eft yapıldığını, davalı vekiline 14.04.2023 tarihinde vekaletname verildiğini, vekaleti olmadan tahsilat yaptığının sabit olduğunu, icra dosyasında ihtiyati haciz ile banka hesaplarına bloke konularak ........ Bankası hesabından 30.465,00 TL paranın dosyaya aktarıldığını, eft ve aktarılan bu para ile birlikte toplam 90.465,00 TL olduğunu, icra takibiyle takip öncesi yapmış olduğu 60.000,00 TL ödeme mükerrer tahsil edilmek üzere işlem yapıldığını, bu nedenlerle takibe konulan senet ödenmiş olması nedeniyle borca itirazının kabulüne, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; taraflar arasında tek bir kambiyo senedine ilişkin borç ilişkisi bulunmadığını, davacının toplamda üç adet kambiyo senedine dayanan borcu bulunduğunu, borçlu tarafından yapılan ödemelerin öncelikli olarak vadesi geçmiş olan iki kambiyo senedine istinaden alındığını, bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir.
Konya.... İcra Dairesi ........ Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde; ilgili dosyanın dava konusu edilen 30/12/2022 vade tarihli 85.000,00 TL bedelli senede ilişkin olarak başlatıldığı, 28/03/2024 tarihinde infaz olarak işlemden kaldırıldığı anlaşılmıştır. Bu cihetle işbu dava her ne kadar menfi tespit davası olarak açılmış ise de; yargılama sürecinde borç ödendiğinden istirdat davasına dönüşmüştür.
Mahkememizce dosya icra alanında uzman bilirkişisine tevdi edilerek, bilirkişinin 02/01/2024 tarihli raporunda neticeten;mahkememizce alacaklı tarafın 85.000,00 TL üzerinden takibe girmekte haklı olduğu yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde, borçlu tarafından 23.08.2023 tarihi itibariyle toplam icra dosya borcu 113.663,00 TL olacağı, iş bu dosya borcuna karşılık 113.663,00 TL ödeme yapıldığından, davacının istirdadını isteyebileceği miktarın takipten önce 05.04.2023 tarihinde yapılan 60.000,00 TL olacağı, iş bu 60.000,00 TL ödemeye ise 05.04.2023 ihinden itibaren faiz işlemeye başlayacağı, mahkememizce her ne kadar icra takibi 85.000,00 TL üzerinden başlatılmış ise de takipten önce 05.04.2023 tarihinde yapılan 60.000,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra kalan 25.000,00 TL üzerinden takip başlatılması gerektiği yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde ise, o zaman takip dosyasının 23.08.2023 son ödeme tarihi itibariyle dosya borcu 32.711,00 TL olacağı, iş bu icra takip dosyasına toplam 113.663,00 TL yapılan ödeme dışlandığında davacı/borçlu tarafın istirdadını isteyebileceği miktar 80.952,00 TL olacağı, bu 80.951,99 TL fazla ödemenin 60.000,00 TL kısmına 05.04.2023 tarihinden, kalan 20.952,00 TL kısmına ise son ödeme tarihi olan 23.08.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Ayrıntılı gerekçeli denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Davacı vekili, dava dilekçesindeki taleplerinin tamamına yönelik iptal talep ettiğinden ve bu cihetle 85.000,00 TL dava değeri üzerinden harç tamamlattırıldığından, davacının dava konusu ve değerine ilişkin aşamalardaki beyanları açıklama hükmünde olduğu takdir ve kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafından süresinde sunulmayan delillere davacının muvafakati bulunmadığı, ödemelerin vadesi geçmiş senetlerden mahsup edildiğine yönelik savunmalara, vadesi geçmiş diğer senetler takibe koyulabilecek iken, yapılan ödemelerin bu senetlerden mahsubu ile, davacının açıklamada belirttiği senedin takibe konulduğundan ve işbu dava ilgili senede ilişkin temel ilişki kabul edilerek açıldığından bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir.
Davalı tarafından herhangi bir somut delil sunulmadığından yemin teklifi hakkı hatırlatılmış, 3. celse 2 nolu ara kararı ile; davalı vekiline yemin metnini hazırlaması için kesin süre verilmiş olup, davalı vekilinin süresinde yemin metni sunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce yargılamaya esas alınan bilirkişi raporu, taraf beyanları, davalının süresi içerisinde yemin deliline dayanmamış olması hususları nazara alınarak; davacının Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı takip dosyasında, takibe konu edilen 85.000,00 TL Miktarlı, 30/09/2022 Tanzim Tarihli, 30/12/2022 Vade Tarihli bonodan dolayı takipten önce ödenen 60.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, icra tehdidi altında fazla ödenen 80.952,00 TL'nin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalının tahsil ettiği bedeli yeniden takibe koyması nedeniyle takip öncesi ödenen 60.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 12.000,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı takip dosyasında, takibe konu edilen 85.000,00 TL miktarlı, 30/09/2022 tanzim, 30/12/2022 vade tarihli bonodan dolayı takipten önce ödenen 60.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, icra tehdidi altında fazla ödenen 80.952,00 TL'nin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, davalının tahsil ettiği bedeli yeniden takibe koyması nedeniyle takip öncesi ödenen 60.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 12.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacı tarafça arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafları lehine görevsizlik kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin de yerinde olmadığını, yargılama sırasındaki savunmalarında da belirtildiği üzere davacı tarafından 100.000,00 TL ve 25.000,00 TL bedelli kambiyo senetleri için fer'ileri ile birlikte 160.000,00 TL ödenmesi hususunda anlaşıldığını, her ne kadar davacı 60.000,00 TL ödemenin yapıldığı işlemin açıklamasında 85.000,00 TL bedelli dava konusu kambiyo senedinin ödemesi olduğunu belirtmiş ise de, TBK 100 vd. maddeleri gereğince borçlu tarafından yapılan ödemelerin vadesi daha önce geçmiş iki kambiyo senedine istinaden alındığını, cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle delil bildirildiği ve alınan raporun eksik olduğu yönünde itirazlarda bulunulmuş ise de mahkemece talebin reddedildiğini, ıslah hükümleri doğrultusunda değerlendirme yapılmaksızın verilmiş kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece ıslah yolu ile yeni delil bildirilebileceği hususunun nazara alınmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hesap raporu alınmış ve yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça, takip ve dava konusu 30.09.2022 tanzim, 30.12.2022 vade tarihli, 85.000,00 TL bedelli, keşidecisi ........, lehtarı ........ olan senedin, takibe konulmadan önce 60.000,00 TL kısmının ödendiği, senedin bakiye 25.000,00 TL üzerinden takibe konulması gerekirken davalı tarafından mükerrer tahsilata sebebiyet verecek şekilde 85.000,00 TL üzerinden takibe konulduğu ve takip nedeniyle banka hesabından da 30.465,00 TL'nin takip dosyasına aktarılması dolayısıyla toplam 90.465,00 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle takibe konu senetten dolayı herhangi bir borcun bulunmadığı iddia edilmiş, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, süresinden sonra ibraz edilen dilekçede, davacının 3 adet kambiyo senedinden kaynaklı borcu olduğu, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca davacının 100.000,00 TL ve 25.000,00 TL bedelli senetlere karşılık 160.000,00 TL ödeyerek bu senetlerden kaynaklı borcun fer'ileri ile birlikte sona ereceği, davacı tarafından yapılan ödemelerin vade tarihleri daha önce olan işbu iki senede istinaden yapıldığı, TBK 100 vd. maddelerinin de bu duruma uygun olduğu, bu nedenle davacı tarafından yapılan 60.000,00 TL'lik ödemenin takip ve dava konusu senetle bir ilgisinin bulunmadığı savunulmuştur.
Davalı tarafça, 07.03.2024 tarihli dilekçe ile de cevap dilekçesinin HMK'nın 176. maddesi kapsamında ıslah edildiği belirtilip, cevap dilekçesindeki savunmalar tekrar edilerek bu kapsamda da delil bildirildiği beyan edilmiştir.
Mahkemece, ıslahın sadece tarafların yaptığı usuli işlemlere ilişkin yapılabileceği ve ıslahla yeni delil sunulmasının mümkün olmadığından bahisle ıslah dilekçesinin reddine ve davalının delil sunmasına davacı muvafakatı bulunmadığından davalının delil sunması taleplerinin de reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, süresinde ibraz edilmeyen cevap dilekçesinin ıslahı da söz konusu olamayacağından ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davalı vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 5.529,83 TL harçtan, peşin alınan 1.382,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.147,37 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ........
e-imzalıdır
Üye ........
e-imzalıdır
Üye ........
e-imzalıdır
Katip ........
e-imzalıdır
.....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.