mahkeme 2023/739 E. 2024/372 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/739

Karar No

2024/372

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2023
NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (...)
VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI : ... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
YAZIM TARİHİ : 13/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 23/02/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya Minibüsçüler ve Umumi Servis Araçları Esnaf Odası Başkanlığına kayıtlı olarak minibüs işletmecisi ve sahibi olduğunu, araç plakasının .... olduğunu, 08/12/2021 günü oda yetkilileri huzurunda satış sözleşmesi düzenlenerek aracın 1/2 hissesinin 950.000,00 TL bedelle 01/01/2022 tarihinde satışı, aracın belirtilen günde devri ve bedelinin alınması hususunda anlaşıldığını, satış sözleşmesine göre; alıcı ve satıcıdan teminat adı altında araç satış bedeli kadar senetlerin alındığını, satıştan vazgeçilmesi durumunda cayma bedeli olarak cayan tarafın 50.000,00 TL tazminat ödeyeceğinin belirtildiğini, söz konusu sözleşmenin imzalandığını ve oda başkanlığında senetlerle birlikte muhafaza edildiğini, 22/12/2021 tarihinde müvekkilin aracının gece 22:00 civarında polis ekipleri tarafından bulunduğu yerden alınarak otoparka çekildiğini, ertesi gün yapılan araştırmada, davalı tarafın Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, Konya .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ihtiyati hacze binaen haciz işlemleri yapılmış ticari minibüsüne de yakalama haczi konulduğunu, bu sebeple de aracın bağlandığını öğrendiğini, durum sebebi ile ilgili olarak oda başkanı ile görüşüldüğünü, ancak durumla ilgili açıklayıcı bir yanıt alınamadığını, sözleşme ve teminat senetleri istendiğinde sözleşmeden cayma olduğu gerekçesiyle senetlerin ve sözleşmenin verildiğini, davalının imzasının olmadığı sözleşmeden bir suretinin ancak alabildiklerini ve sözleşmede belirtilen senetler hakkında sağlıklı bilgi alamadıklarını, davaya konu bono fotokopilerine göre bonoda oynama yapıldığını ve malen düzenlendiğinin görüldüğünü, müvekkilinin davalıyla sözleşme konusu dışında herhangi bir para ve mal alışverişi olmadığını, 08/12/2021 tarihli satış sözleşmesine göre 01/01/2022 tarihinden önce muacceliyet söz konusu olmadığını, yasal olarak da sözleşmeden cayma olmadığına göre ve cayma bedeli tazminatına ilişkin bono da düzenlenmediği sabit olduğundan dolayı, malen olduğu belirtilen bononun davalı tarafından ispatında yasal zorunluluk hali mevcut olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin Konya .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından dolayı borçlu ve sorumlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olduğu açık olduğundan %40’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senette nakten kaydı bulunduğunu, dava dilekçesinin ekinde sunulan n sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, sözleşmenin müvekkili ile yapılmadığını, ayrıca iddia edildiği gibi haciz aşamasında olan aracın da müvekkiline satılmadığını, senedin teminat karşılığı verilmediğini, para borcuna karşılık verildiğini, davacı tarafın senetteki imzaya, senet miktarına, müvekkiline verildiğine, vade tarihine, düzenleme tarihine itiraz etmediğini, sahtelik iddiasında da bulunmadığını, davacının müvekkilini tanımadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, senet miktarı olan 50.000,00 TL’nin müvekkilinden beraber iş yapmak amacı ile borç olarak alındığını ve ödeme yapılmadığını, dolmuş satıldıktan sonra paranın ödeneceğinin belirtildiğini, senet bedelinin icraya konulmadan önce yine istendiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, savunarak davanın reddine ve alacağın %20’si üzerinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARIRININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; " Dosya incelendiğinde öncelikli olarak T.T.K'nun ilgili maddesi uyarınca senet alacaklılarına karşı borçlunun borçlu olmadığını ispatlamasının ancak yine senet yolu ile olacağı, davacının dosya kapsamında davaya ilişkin senedi ödediğine dair herhangi bir belge olmadığı gibi, kendi yapmış olduğu savunmada da senedin hükümsüz olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden verildiğini iddia etmiştir.
Her ne kadar; davacı taraf davaya ilişkin bir takım adi yazılı sözleşme örnekleri sunmuş ise de; söz konusu sözleşme üzerinde davalının herhangi bir imzası bulunmamaktadır. Aynı zamanda davaya konu senetlerin verilmesine ilişkin senetlerin bağlı bulunduğu sözleşmenin aslı da mahkememize sunulmadığı gibi, davacı tanıklarının da vermiş olduğu ifadeler birbirini tam olarak doğrulayamamıştır.
Yukarıda bahsi geçen sözleşmenin üzerinde davalının imzası olmadığı gibi dava konusu senedin de üzerinde her ne kadar tam anlaşılmıyorsa da bile nakten ibaresi görülmüştür, aynı zamanda davacının dosya kapsamında verilen senedin teminat senedi olduğu iddiası da yine dosya kapsamında senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir delil de bulunamamıştır. Aynı zamanda davacı taraf senet üzerindeki imza ve yazılara da itiraz etmeyerek davaya konu senetlerin geçerliliği konusunda herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Davacı vekiline son olarak davaya ilişkin yemin delili hakkı da hatırlatılmış olup, davacı taraf yeminde bulunmayacağını belirterek yemin delili kullanmadıkları dikkate alınarak özetle dosya kapsamında davacının iddialarını ispatlayıcı somut bir delil bulunmadığı,

Usul yasamızın 225-239 maddeleri arasında yer alan kesin delil kabul ettiğimiz yemin kurumu mevcudiyetinden davacı taraf yasanın 227. maddesine dayanarak yemin teklifinde bulunulduğu, Davacı tarafından yemin delilini kullanılmayacağının belirtilerek dosya kapasımındaki delillerle karar verilmesini talep ettiği anlaşılarak ispat edilemeyen davacının davasının reddin ile davalı tarafın mahkememizce davalı tarafın talep etmiş olduğu kötü niyet tazminatı da mahkememizce kesin olarak kabul edilmediğinden davalının da bu talebinin de reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla yerel mahkeme tarafından delillerin tam olarak toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğini, davalı tarafın bononun nakit karşılığı verildiğini iddia etmesine karşın Konya Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Esnaf Odası Başkanlığı yetkililerinin müvekkiline ait bononun davalıya verildiğinin ve taraflar arasında dolmuş hattı görüşmeleri dışında bir para alışverişinin olmadığının beyan edildiğini, bono üzerinde “nakden/malen” kısmı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmadan karar tesis edilmesinin, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmadan doğrudan yemin teklifine yönelinmesinin usule uygun olmadığını, bono üzerinde oynama yapıldığı sabit olmasına karşın bu taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf dava konusu senedin minibüs hattı satış sözleşmesi için teminat olarak verildiğini, senet üzerinde oynama yapılarak oynama yapılarak senede malen kaydının düşüldüğünü iddia etmekte, davalı taraf ise dava konusu senette nakten kaydı olduğunu, senedin borç para karşılığında alındığını savunmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-821 Esas 2019/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Somut olayda dava konusu senedin incelenmesinde bedel kısmında "malen" kaydı mı, yoksa "nakten" kaydı mı bulunduğu anlaşılamamakta, bedel kaydında görünüş itibariyle tahrifat yapıldığı izlenimi oluşmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere bedel kaydı ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespiti açısından büyük önem taşıdığından bedel kaydında tahrifat yapılıp yapılmadığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekmektedir. Mahkemece bedel kaydında tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu'ndan veya üniversitelerin güzel sanatlar bölümünde görevli öğretim üyesi bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespiti ve yapılacak tespit doğrultusunda ispat yükünün hangi tarafa düştüğü hususunun değerlendirilmesinden sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacının istinaf sebeplerinin kabulüne, HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2023 tarih, ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim