mahkeme 2023/1683 E. 2024/1030 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1683
2024/1030
20 Mayıs 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2023
NUMARASI : Esas - Karar
DAVACI : ... - T.C Kimlik No: ...
VEKİLİ : Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI : ... - T.C Kimlik No: ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
YAZIM TARİHİ : 21/05/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 19/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilk olarak Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasından yapılan tebligat usulsüz olduğundan Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin 2.... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtıklarını, takip konusu bonoda borçlu kısmında yer alan müvekkilinin adının ve T. C. Kimlik numarasının kimin tarafından doldurulduğunun bilinmediğini, atılı imzalar ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, dava konusu takiplerdeki bonoların bedelsiz olduğunu, müvekkilinin alacaklıyı tanımadığını, alacaklı ile herhangi bir akdi veya ticari ilişkisi bulunmadığını, icra takibine konu edilen bonoların seri nitelikte olduğunu belirterek, davanın kabulü ile Konya .. İcra Müdürlüğünün ... ve Konya .. İcra Müdürlüğünün ... E. ve Konya ... İcra Müdürlüğünün.... E. Sayılı dosyalarından takibe dayanak bonolar nedeniyle asıl alacak, faiz, feriler ve avukatlık ücretleri yönünden davalıya borcu bulunmadığının tespitine, davalının kötü niyetli takipte bulunması nedeniyle, davalı aleyhine takip çıktısının %50'si üzerinden tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bono üzerindeki ad ve kimlik numarasının sonradan doldurulmasının bononun geçerliliğini etkilemediğini, bononun zorunlu unsurlarının eksiksiz olduğunu, müvekkili ile keşideciler arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamakta olup bonoların müvekkiline ciro ile intikal ettiğini, durumdan müvekkilinin haberdar olmasının beklenemeyeceğini belirterek; davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....davacının ise senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek iş bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini taleple dava ettiği, menfi tespit talebine dayanak olarak takip konusu senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürmekte olup, bu durumda öncelikle senetlerdeki imzanın davacıya ait olduğunu davalının ispatlaması gerektiği, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 05/09/2022 tarihli raporunda; alacaklısı ..., borçlusu ..., Kefil ... olan 01/08/2019 düzenleme 30/07/2020, 30/08/2020, 30/09/2020, 30/10/2020 ödeme tarihli 30.000 TL bedelli dört adet senet üzerinde yapılan incelemede; inceleme konusu senetlerdeki imzaların aidiyetinin ...'nün eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, söz konusu imzanın davacının eli ürünü olduğu hususunda ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de Mahkememizin 15/12/2022 tarihli duruşmasında davalı vekiline yemin teklifinde bulunup bulunmayacakları konusunda kesin süre verilerek, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı hususunun ihtar edildiği, ancak davalı vekilinin herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla, dava konusu Konya 4.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas ve Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarındaki takibe konu senetlerdeki imzanın davacıya ait olduğu hususunun davalı tarafça ispat edilemediği kanaatine varıldığından, Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas ve Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından, davacı dışında başkaca borçlularında bulunduğu anlaşılmakla, sadece davacı ...'nün borçlu olmadığının TESPİTİNE karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas ve Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından davacının davalı ... yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan adli tıp kurumu raporuna itiraz edilmiş ise de mahkemece itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, hükme esas alınan raporda emsal belgeler eski tarihli, tarihsiz, fotokopi niteliğindeki belgeler olduğunu, Konya CBS ... Sor. sayılı dosyasında davacının şüpheli sıfatıyla vermiş olduğu ifade tutanağı ile davacı tarafça delil olarak bildirilen belgeler toplanmadan dosyanın imza incelemesi için ATK'na gönderildiğini, ATK'ndan alınan rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin imza incelemesinde son merci olmadığını, yeniden uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan yukarıda yapılan açıklamalara ve ilkelere uygun olarak rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin bonoda bakmakla yükümlü olduğu tek nokta ciro silsilesinin sağlığı olup imzaların sahte olduğunu araştırma yükümlülüğü olmadığını, müvekkilinin dava konusu bonoları ciro yolu ile devraldığından ve imzaların gerçek olup olmadığını bilemeyeceğinden, imzaların davacıya ait olmasa da müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin müvekkilinin hak arama hürriyetini ve adil yargılanma hakkını ihlali niteliğinde olduğunu, davacı ile icra dosyası borçlulardan ... baba oğul olup, bonodaki imzaların dava dışı oğlu olan ... tarafından atıldığının kanaatinde olduklarını, zira buna ilişkin oğlunun takip konusu bonoları bizzat diğer borçlulara teslim edildiğine ilişkin belge Konya CBS ... Soruşturma sayılı dosyasında bulunduğunu, davacının imza incelemesi yanısıra ticari mümessil olan diğer borçlu ...'nün de imza örneklerinin alınarak, inceleme yapılması gerekirken mahkeme bu hususu gözden kaçırarak karar verdiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kambiyo senedine dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davalı tarafından davacının da aralarında bulunduğu borçlulara karşı Konya .. İcra Müdürlüğünün... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile Konya .. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyalardan kambiyo senetlerine özgü genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığı, takibe dayanak bonoların keşidecisinin dava dışı takip borçlusu ..., lehtarının ... olduğu, bonolarda davacının avalist olarak yer aldığı, davalının ciro ile bonoları devralan hamil olduğu, davacının bonolardaki avalist olarak imzalarının kendisine ait olmadığı iddiasıyla eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun “Nispi harçlarda ödeme zamanı” başlıklı 28.maddesinin 1. fıkrasında aynen “(1) sayılı tarifede yazılı nispi harçlar aşağıdaki zamanlarda ödenir” denildikten sonra 23/07/2010 gün ve 6009 S.K/18. maddesi ile değişik (a) bendinde “Karar ve ilam harcı” alt başlığı ile “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödenir. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 16/3. maddesinde ise; "Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz" denilmiştir. “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32. maddede ise, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktarı ile maktu başvuru harcı ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmamaktadır.
Nitekim, 492 Sayılı Kanun'un 29. maddesinde, yargılama sırasında tespit olunan dava değerinin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için yargılamaya devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150.ci maddesinde de gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu belirtildiğine göre, dava açıldığında yatırılması gereken başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcının hiç yatırılmaması halinde de, aynı şekilde anılan harçlar ilgilisince ödenmedikçe davaya devam edilmesi olanağından söz edilemez.
Yargılama sırasında, dava konusunun değerinin dava dilekçesinde bildirilenden daha fazla olduğu anlaşılır veya mahkemece tespit edilirse, yalnız o oturum için davaya devam edilerek ondan sonraki oturuma kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadan davaya devam olunamaz. Peşin harç ve ilamın tamamlanmamasının müeyyidesi ise dosyanın işlemden kaldırılmasıdır.
Harç hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gibi istinaf incelenmesinde de resen dikkate alınır.
Menfi tespit davaları nispi harca tabidir. Harç hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gibi istinaf incelenmesinde de resen dikkate alınır. Somut olayda davanın menfi tespit talebine ilişkin olduğu, davacının dava dilekçesinde bonolardan dolayı asıl alacak, faiz, fer'iler ve avukatlık ücretleri yönünden borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu, harca esas değeri ise bonoların toplam değeri olan 120.000,00 TL olarak gösterdiği, davalı/alacaklının davaya konu Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında toplam 30.385,89 TL; aynı icra müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında toplam 30.131,10 TL; Konya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 62.294,79 TL'nin tahsili talebinde bulunduğu, dava değerinin toplam 122.811,78 TL olduğu görülmekle mahkemece davacıya 122.811,78 TL üzerinden eksik harcı tamamlanması için süre verilmesi, eksik harç yatırılmadığı takdirde Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. Maddeleri gereğince işlem yapılması gerekirken yargılamaya devam edilerek ve işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre ise; Mahkemece, dava ve takibe konu bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor aldırılarak karar verilmiş ise de, davalının rapora itiraz ettiği, Adli Tıp Kurumu imza incelemesi ile ilgili nihai merci olmadığından mahkemece üniversitelerin güzel sanatlar fakültesi bölümünde görevli grafoloji alanında uzman bilirkişi heyetinden imza incelemesi raporu aldırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, Adli Tıp Kurumu raporu hükme esas alınarak karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksiklikler giderilerek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2023 tarih ... Esas ...Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 2.049,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/05/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.