mahkeme 2023/1583 E. 2024/1009 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1583

Karar No

2024/1009

Karar Tarihi

20 Mayıs 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :
KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2023
NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.

İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
YAZIM TARİHİ : 22/05/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ile açılan istirdat davasında 28/09/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin satış sorumlusu ..... ile davalı şirket yetkilisi ..... arasında imza edilen 02.05.2013 tarihli satış sözleşmesi ile “Dulevo 90 EH model” akülü kuru tip süpürme aracının 24.780,00 EURO bedel ile davalı şirkete satıldığını ve makinenin 02.05.2013 tarihinde davalı firmaya teslim edildiğini, sonrasında ise davalı firmanın “ayıplı malın iadesi ve bedelin tahsili” talepli olarak Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket aleyhine dava ikame açtığını ve mahkemece yetkisizlik kararı verildiğini, yetkili mahkeme sıfatıyla davaya bakan İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.....Esas ..... Karar sayılı ve 02.02.2018 tarihli ilamı ile davanın kabulüne 24.750,00 Euro’nun temerrüt tarihi olan 11.03.2015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte iadesine karar verdiğini ve kararın henüz kesinleşmediğini, davalı firmanın yerel mahkeme kararını Konya .. İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğunu, bahse konu dosya borcunun taraflarınca ödendiğini ve dosyanın kapatıldığını, makinenin halen davalı firmada bulunduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, başvuru neticesinde 11.02.2019 tarihinde toplantılara katılımın sağlandığını ve bahse konu iş makinasının yerinde incelenmesi konusunda anlaşıldığını, iş makinasının yerinde, işinin ehli kişilerce incelendiğini, ancak iş makinasının gerektirdiği saklama koşullarında muhafaza edilmediği ve hatta gözle görülür çatlak, kırık gibi hasarlar ve parçalarında eksiklik görüldüğünü, inceleme neticesinde 11.02.2019 tarihli tutanak oluşturulduğunu ve durumun fotoğraflandığını, 18.02.2019 tarihinde davalı firma merkezinde iş makinasının çalıştırılması için teknik ekip gittiğini ve davalı firma vekili Av. ..... ve davalı firma yetkilisi .... huzurunda iş makinasının, incelendiğini, çalıştırıldığını ve servis raporu tutulduğunu, servis raporunda özetle, iş makinasının kaporta kısmında çizikler ve ezilmelerin yanı sıra, arka tarafında 20 cm çapında delik oluştuğu, akülerinin uzun süre şarj almadan beklediği için, akü kanallarında şişme ve kutup başlarında oksitleme oluştuğu, tekerlerinde kullanımdan kaynaklı, aşınma olduğu, fırçalarında kullanım sonucu oluşan aşınma görüldüğü, makinanın çalışan parçaları ve akülerinin üzerinde aşırı derecede döküm tozu olduğu ve makinenin 12690 saat çalıştığının tespit edildiğini, her ne kadar İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ..... Karar sayılı ve 02.02.2018 tarihli ilamı ile bedel iadesine karar vermiş ve bu karar uyarınca bedel iadesi icra dosyasına tarafımızca yapılmış ise de davalı firmanın ürünü hasarsız ziyansız bir şekilde iade/teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, zira iş makinasının hem davalı firma tarafından olağan dışı bir şekilde kullanıldığını hem de şu an iş makinasının olağan dışı kullanımdan kaynaklı hasarlar dolayısıyla hurda şeklinde olduğunu, davalının makineyi iade etse dahi hukuken iadenin gerçekleşmeyeceği ve bu sebeple müvekkilinin zarara uğrayacağını, davalının 02.05.2013 tarihinden bu yana bahse konu makineden herhangi bir bedel ödemeksizin yararlandığını, müvekkili firma aleyhine zenginleştiğini, dolayısıyla davalının makineyi kullandığı döneme ilişkin müvekkiline tazminat ödemekle mükellef olduğunu, mahkeme tarafından iş makinasının bedel iadesinin kabul edilmemesi haline; makinenin, ilgili tarih dönemdeki kiralama bedelinin aylık 1.300 Euro yıllık 15.600 Euro olduğunu, bu tip bir iş makinasının bir yılda ortalama maximum 1000 saat çalıştığını, ancak dava konusu iş makinasının yılda toplam 1269 saat kullanıldığından mütevellit işbu olağan dışı kiralama neticesinde toplam talep edilebilecek kiralama bedelinin aylık 1000 Euro olacağını, iş makinasının çalışır hale getirilmesi için yaklaşık 12.000-14.000 Euro tutarında masraf yapılması gerekeceğini belirterek; her ne kadar Mahkemece bedel iadesine karar verilmiş ve bedel iadesi gerçekleştirilmiş ise de Davalı ..... firmasının bahse konu iş makinasını olağandışı kullanması dolayısıyla oluşan hasarlar sebebiyle teslim yükümlülüğünü yerine getiremeyeceğinden bahse konu iş makinasının bedeli olan 24.780 Euro'nun ödeme tarihi olan 22.10.2018 tarihinden bu yana işleyecek temerrüt faizi ile birlikte iadesine, mahkeme aksi kanaatte ise, 24.000 Euro tutarında kira bedelinin ve 12.000 Euro tutarında tamir bedelinin 02.05.2013 tarihinden bu yana işleyecek temerrüt faizi ile birlikte iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki talebin açıklattırılması ve eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, davacı tarafından dava değeri 2.000,00 TL gösterilerek harç ödemesi yapıldığını, ancak dava dilekçesinin netice ve talep kısmında davasını terditli olarak açtığını, öncelikle 24.780 Euro asıl alacağın ödenmesi aksi halde 36.000 Euro alacağın ödenmesi olarak talep ettiğini, davacının dava değerinin 36.000 Euro'nun dava açılış tarihindeki (24.04.2019) TL bazında tutarı olan 236.880,00 TL üzerinden harç ödenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından Duleve 90 Elite marka yol süpürme aracının 20.05.2013 tarihinde davalı ..... Tic.Ltd.Şti' nden 24.780,00 Euro bedelle satın alındığını, müvekkilinin aracı kullanmaya başladıktan sonra aracın akülerinin sürekli olarak arıza verdiğini, servis çağırıldığını ve araçtaki akülerle ilgili arıza ve vakum motoru ile bilyaları arızaları için 02.01.2014 - 13.01.2014 - 17.03.2014 - 26.05.2014 ve bila tarihli servis onarım belgeleri düzenlendiğini, ancak servis onarım durumlarının süreklilik arzetmesi ve servisin çok uzun sürede onarımı tamamlamasının müvekkilinin araçtan kullanımını engellediğini, araçtan beklenen fayda alınamadığı için 26.02.2015 tarihli ... yevmiye numaralı Konya ..Noterliği'nin ihtarnamesi ile durumun firma yetkililerine yazılı olarak bildirildiğini ve makinanın yenisi ile değiştirilmesinin istendiğini, davalı firmanın 13.03.2015 tarihinde cevabi bir yazı ile akü değişimi yapılabileceğini bildirdiklerini, ancak müvekkilinin bu durumu kabul etmediğini, aracın yenisi ile değiştirilmesini sözlü olarak davalı şirket yetkililerine bildirdiğini, davalı şirketin misli ile değişimi kabul etmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Konya..Asliye Hukuk Mahkemesi' nin .... D.İş E./K. Sayılı dosyası ile aracın ayıplı olarak kendisine teslim edildiğine dair tespit yaptırdığını, akabinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açtığını, ancak dava yetkisizlik ile İstanbul ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... esasını aldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabul edildiğini, ecrimisil davası şartlarının oluşmadığını, mala karşı haksız bir işgal olmadığını, müvekkilinin malı kullanamadığını, davacıya malını teslim almasının istendiğini, ancak davacının almadığını, müvekkilinden de malın teslim edilmesinin istenmediğini, böylelikle ecri misil şartlarının oluşmadığını, davacının müvekkilinden kira tazminatı isteme hakkı olmadığını, aracın azami yıllık 1000 saat çalıştırılması gerektiği iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, kötüniyetli olarak aracı teslim almaktan kaçınan davacının tazminat isteme hakkı olmadığını, müvekkilin aracın teslim edilmemesinden doğan her türlü zarar /ziyandan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, araç muhafazasının yeterli şekilde yapıldığını, akülerdeki arızaların aracın çalışmaması nedeniyle oluşmasının müvekkilinin kusuru olmadığını, aracın çalışma saatinin 1269 olmasına rağmen davacı tarafından 12.690 saat olarak belirlendiğini, dava dilekçesinde 18.02.2019 günlü tutanakta aracın 12.690 saat çalıştığının tespit edildiğine ilişkin iddiada bulunulduğunu, oysa tutanak incelendiğinde 1269 saat olarak tespit yapıldığını, davacının bu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kira bedeli ve tamir bedelinin fahiş olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Dava terditli dava niteliğinde olup, terditli birinci talep iş makinesi bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasından, terditli ikinci talep ise kira ve kullanım bedelinin tahsiline ilişkin tazminat davasından ibarettir.
İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... E. .... K. sayılı kararı ile, taraflar arasındaki satım sözleşmesi niteliklerine haiz ticari ilişki kapsamında eldeki davanın davalısına teslim edilen iş makinesinin ayıplı olduğu, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği kabul edilerek iş makinesinin iadesi şartıyla makine bedelinin satıcıdan tahsili ile alıcıya ödenmesine karar verildiği, kararın 04.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Anılan kararın kesinleşmesi karşısında davacının ilgili kararının hükmünü ortadan kaldıracak şekilde makine bedelinin tahsilini talep etmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığından davacının terditli birinci talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 228. Maddesi uyarınca; Alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik hâlden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez. Bu durumda alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür. Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.
6098 sayılı TBK'nın 229. Maddesi uyarınca; Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi. Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.
Davacının terditli ikinci talebi kullanım bedeli ile tamir masraflarının tahsiline ilişkindir. 6098 sayılı TBK.'nın 229. Maddesi uyarınca alıcı dönme hakkını kullandığında satılanı elde ettiği faydalarla birlikte iade etmek zorundadır. Bu kapsamda davacı satıcının, varsa davalı alıcının satılandan elde ettiği menfaatlerin karşılığının tahsilini istemesi mümkündür. Her ne kadar bu hususun İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...... E sayılı dosyasında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmüş ise de bu hususun ayrı bir dava konusu da yapılabileceği kabul edilmiştir. Yine, 6098 sayılı TBK'nın 228. Maddesi uyarınca ise, satılanda olağan kullanım dışında oluşan hasarlardan da davalı alıcının sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 03.08.2023 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu ile, davalı alıcının satılandan herhangi bir menfaat elde etmediği, makinede olağan dışı kullanımdan kaynaklı zararın ise 2.162,26 Euro olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki satış sözleşmesinin davalı alıcının dönme hakkını kullanması nedeniyle sona erdiği, dönme halinde alıcının satılan ile birlikte satılandan elde ettiği menfaatleri de satıcıya iade etmesi gerektiği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporu davalı alıcının satılandan herhangi bir menfaat elde etmediğinin tespit edildiği, davalı alıcının satılanda olağan dışı kullanımdan kaynaklı hasardan sorumlu olduğu, oluşan hasar tutarının 2.162,26 Euro olduğu sonucuna varıldığından davacının terditli ikinci talebinin bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle;
-Davanın kısmen kabulü ile, 2.162,26 Euro'nun dava tarihi olan 24/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek 3095 s. Kanun'un 4/a maddesi gereğince, Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli Euro cinsinden hesaplara uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından yapılan hasar tespitlerine diyecekleri bulunmadığını, makinedeki tüm hasarların makinenin kapasitesine ve yeterliliğine uygun olmayan şartlarda hor ve kusurlu kullanımından kaynaklandığını, davaya konu makinenin elektrikli olduğunu, oysa ki davalı şirketin kullanım şartlarına "elektrikli bir makine"nin uygun olmadığını, silisyumlu döküm kumu ve ağır metal parçaları süpürülerek makinenin limit ve kullanım amacının dışında bir hizmet beklendiğini, kusur hesaplamalarında hata olduğunu, kusur oranlarının hangi kriterlere göre belirlendiğinin açık olmadığını, kusur oranlarına itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, açıklayıcı bir ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine dosyanın yeniden tevdii edilmediğini, davalının hem makine bedelini avans faizi ile birlikte geri aldığını, hem de 1.269 saat kullanımının yanına kar kaldığını, bu hususun hakkaniyetle bağdaşmadığını, dava konusu makinenin müvekkiline teslim edilmediğini, makinenin iadesine karar verilirken o güne dek kullanımı sebebiyle bedelde indirim yapılmadığını, böylelikle davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu makineden herhangi bir menfaat ve fayda elde etmediğini, söz konusu makinenin ayıplı olduğundan dolayı zaten 2015 yılından beri müvekkilince kullanılamadığını, davacı tarafın her türlü ihtara rağmen makineyi teslim almaya yanaşmadığını, yargılamanın her aşamasında müvekkilinin makineyi kullanamadığının ispatlandığını, makineyi kullanamayan müvekkilinin olağan dışı kullanımdan kaynaklanan zarardan sorumlu tutulmasının ise abesle iştigal olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ayıp nedeniyle iade edilen makinanın olağandışı kullanımından kaynaklanan zararın tahsili talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, davalıya satılan makine bedelinin İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. .... K. sayılı kararı gereğince davacıya iade edildiğini, davalının makineyi teslim aldığı günden bu yana makineden bedelsiz yararlandığını, davalının makineyi uygun şekilde kullanmaması ve muhafaza etmemesi nedeniyle oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek makine bedelinin davalıdan tahsilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde kira ve tamir bedelinin davalıdan tahsilini talep etmekte, davalı taraf ise dava konusu makinenin ayıplı olması nedeniyle açmış oldukları davada bedel iadesine karar verildiğini, bedel iade edilmesine rağmen davacının makineyi iade almaya yanaşmadığını, makinenin davacı tarafından iade alınmaması nedeniyle davalıya herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan raporda davalının dava konusu aracın akülerinin kullanılamaz hale gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu, bu nedenle meydana gelen 1.980 Euroluk zararın 396,00 Eurosundan sorumlu olduğu, davalı konusu makinenin fırçalarının %35 oranında yıprandığı, bu yıpranmanın ağır metal ve döküm kumlarının süpürülmesinden kaynaklandığı, bu nedenle davalının 114,52 Euro aşınma bedelinden sorumlu olduğu, aracın kaputunu tutan amortisörün ayıplı olduğu, amortisör bedeli 180,00 Eurodan davalının sorumlu olduğu, aracın kaporta aksamının tamir ve boyanma bedeli 1.100,00 Eurodan davalının sorumlu olduğu, aracın yeniden çalıştırılması davalı tarafından kabul edildiğinden aracın çalıştırılması için yapılan işçilik bedelinin %20'sinden sorumlu olduğu, bu nedenle davalının 221.86 Euro ödemesi gerektiğinin belirtildiği, daha sonra yukarıda belirtilen bedellerden amortisör bedelleri hesaplamaya dahil edilmeyerek diğer bedellerin toplamı olan 1.832,38 Euro + %18 KDV 329.88 = 2.162,26 Euro ödenecek bedel olarak tespit edildiği, ancak raporda dava konusu makinenin ne sebeple ağır metal ve döküm kumlarının süpürülmesinde kullanılamayacağının açıklanmadığı, dava konusu araçtaki amortisör arızasının davalının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığı, davalının dava konusu aracın boyanma bedelinden ne sebeple sorumlu olduğu hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığı görülmekte olup rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece makine mühendislerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden dava konusu araçta iddia edilen hasarların mevcut olup olmadığı, mevcut ise hasar bedellerinin ne olduğu ve hasarların davalının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Tarafların istinaf taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2023 tarih,.... Esas, ..... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6- İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/05/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan .
e-imzalıdır
Üye .
e-imzalıdır
Üye .
e-imzalıdır
Katip .
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim