mahkeme 2023/1369 E. 2024/1234 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1369
2024/1234
25 Ekim 2024
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .......
KARAR NO : .......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .......
ÜYE : .......
ÜYE : .......
KATİP : .......
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2023
NUMARASI : ........ Esas - ........ Karar
DAVACI :.......
VEKİLİ : Av. .......
DAVALI : .......
VEKİLLERİ : Av. .......
Av. .......
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25/10/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 05/11/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353.maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında 14/10/2018 tarihinde taşınmaz satın alımına yönelik sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereği 10.000,00 Dolar kapora ödediğini, sözleşmede de bunun belirtildiğini, sonrasında tarafların sözleşmeden karşılıklı caydıklarını ve davalının aldığı kapora bedelini müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin kapora bedelinin tahsili için Konya...... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek davanın kabulü ile Konya...... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden asıl alacak faiz ve ferileri ile birlikte devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, sözleşmede yer alan taşınmazın bir adet depolu market ile 27 müstakil dükkandan oluşan ..... Alışveriş Merkezi'nin satışına ilişkin olduğunu, sözleşmenin Ticaret Hukuku kapsamında akdedildiğini, görevli mahkemenin Konya Ticaret Mahkemesi olduğunu, ticari davalar yönünden kanun tarafından öngörülen zorunlu arabulucuk süreci davacı tarafça yerine getirilmediğini, usulden reddi gerektiğini, davacının icra takibine konu alacağının zamanaşımına uğradığını, davayı kabul manasını taşımamak kaydı ile dava dilekçesinde müvekkiline söz konusu paranın ödendiğini gösterir herhangi bir dekontunda bulunmadığını beyan ederek öncelikle davanın görevsizlik kararı verilerek Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın usulden reddine davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...
Dosya incelendiğinde taraflara arasında gayrimenkul satımına ilişkin şifai bir sözleşmenin yapıldığı, sözleşme karşılığında taraflarca adi yazılı bir sözleşmenin oluşturulduğu, bu sözleşme uyarınca davacı alıcının davalıya 10.000 Dolar kapora vermiş olduğu, ancak söz konusu satışın yapılmaması nedeniyle ödenen kaporanın iadesi konusunda mahkememizde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki deliller , davalı tarafın taraflar arasındaki aracılık sözleşmelerinde kaporanın geriye iade edilmeyeceğine dair teammül hakkındaki odalardan getirmiş olduğu yazılar ve çeşitli gerekçelerle davanın reddini istemiş ise de; davamızın konusu harici satış sözleşmesine dayılı satış vaad edilen gayrimenkulün satılmaması nedeniyle ödenen kaporanın iadesi talebi olduğu anlaşılmakla, söz konusu kaporanın taraflar arasındaki yapılan sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmemesi ve hukuken geçerli olmaması için sözleşmenin geçersiz olduğu bir durumda, ferilerin de kabul edilemeyeceğinden aynı zamanda taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekil şartına haiz olmasa da; Medeni Kanunun 2. Maddesi gereğince iyi niyet kuralları doğrultusunda karşılıklı olarak ödenen bedellerin de herhangi bir fayda sağlanmaması nedeniyle geri iadesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Bununla beraber Medeni Kanunun 706. Maddesi ve Noterlik Kanunun 89. Maddesi ve devamı hükümleri gereğince taşınmaz satış vaadi sözleşmesi noter önünde re'sen düzenlenmesi gerekirken, geçerli şekil şartına bağlı kılınan sözleşmelerdendir, somut olayımızda adi yazılı sözleşme kanunun aradığı resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir.
Bununla beraber davacının davalı aleyhine icra takibi yaptığı ve davalı tarafın buna itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın %20'si kadar icra inkar tazminatı ödemesine karar verilirken, her ne kadar asıl olacak dolar kuru üzerinden istenilmiş ise de; Yargıtay'ın yerleşik hükümlerine göre asıl takibe yönelik icra inkar tazminat talebinin Türk Lirası üzerinden hesaplanması gerektiği ve yapılan hesabın mahkememizin açıldığı tarihteki asıl alacak miktarının Türk Lirası karşılığındaki miktarına göre hesaplanarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle Davacının davasının KABULÜ ile davalının Konya...... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. sayılı takibine yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile 10.000,00 Dolar üzerinden takibin devamına, Hükmedilen 10.000,00 Dolar ( Takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 129.813,99 TL)'nin % 20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; *Alacak talebinin zamanaşımına uğradığını bu nedenle öncelikle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini,
*Taraflar arasında akdedilen protokolün 9.maddesi uyarınca gizlilik kararı alınmasına karar verildiğinden protokolün delil olarak kullanmasına izin vermediklerinden davanın reddinini gerektiğini,
*10.000,00 USD'nin ödendiğine ilişkin dosya içerisinde dekont bulunmadığını, bu miktardaki büyük paranın eden ödendiği iddiasının Yargıtay kararları doğrultusunda kabul edilemez olduğu gibi tanıkla ispat sınırını aştığından dolayı ödemenin belgeyle ispatlanmasının gerektiğini,
*Kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasındaki protokolün MK.m.2 uyarınca geçerli sözleşme olup davacının kötü niyetli olduğunu,
*İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava geçersiz sözleşmeden kaynaklı ödenen yabancı paranın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı istemine ilişkindir.
TBK’nın“Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun "takip talebi ve muhtevası" başlıklı 58/3. maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk Parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun "ödeme emri ve muhtevası" başlıklı 60/1-1. maddesinde alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Davanın dayanağı olan ilamsız icra takibi incelendiğinde, Uyap üzerinden e imzalı olarak hazırlanıp gönderilen takip talebi ve bu doğrultuda davalıya gönderilen ödeme emrinde alacağın döviz cinsinden talep edildiği, Türk Lirası karşılığının gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, mahkemece, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır (Hukuk Genel Kurulu’nun 12/05/1999 tarih ve 99/12-271 Esas, 99/301 Karar sayılı emsal kararı).
Diğer yandan itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması özel dava şartıdır. HMK'nın 114/2. maddesine göre, diğer kanunlardaki özel dava şartlarına ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. HMK'nın 115/1. maddesine göre, mahkemece dava şartları kendiliğinden araştırılır. Hal böyle olunca, yabancı para alacağının tahsili talebi ile ve İİK'nin 58/3. maddesine aykırı olarak başlatılan icra takibinin usulüne uygun başlatıldığı kabul edilemeyeceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
6100 HMK’nın 353/1-a-4 maddesi gereğince Konya...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2023 tarih ve ........ Esas - ........ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Davalı tarafından yatırılan 2.216,90 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Karar tebliğ ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/10/2024
.......
Başkan
.......
¸e-imzalıdır.
.......
Üye
.......
¸e-imzalıdır.
.......
Üye
.......
¸e-imzalıdır.
.......
Katip
.......
¸e-imzalıdır.
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.