mahkeme 2022/2145 E. 2023/1603 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/2145
2023/1603
28 Aralık 2023
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2022
NUMARASI : 2.
DAVACI : ... -
...
VEKİLİ : Av. ...-[.
DAVALI : ..., Mersis No: ...,
VEKİLLERİ : Av. ...-
Av. ...-
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 28/12/2023
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2023
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin Konya ili . adresinde açacağı petrol istasyonu kurarak EPDK lisans onayının alınması için tadilat işlemlerinin yapılması ve Lisanslı üretici ... ... şirketinin istediği şartlara uygun olarak petrol istasyonunun dizayn edilmesi için müvekkili ile aralarında anlaşma sağlandığını, müvekkilinin 2019 yılı şubat ayında davalının kuracağı petrol istasyonunun tadilat işine başladığını, teklif mektubundaki tüm işlerin yapılması noktasında anlaştıklarını, müvekkilinin bahse konu tüm işleri yaparak davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirketin İşletme ruhsatı alabilmesi için müvekkilinin onayı gerektiğinden müvekkilinin onay verdiğini ve davalı şirketin anlaşma gereğince istasyonunu faaliyete geçirdiğini, davalı şirketin bu yapılan işler karşılığında müvekkiline 160.000 TL ödeme yaptığını ancak bakiye borcunu ödemediğini, davalı şirkete düzenlenen faturaların ihtar edildiğini ve bakiye borcu ödemesi için ihtarname keşide edildiğini ve davalı şirketin kendisinin borcu ödediği başkaca borcu kalmadığını belirterek ihtarnameye itiraz ettiğini davalı hakkında Konya 2. İcra Müdürlüğü'nün ....... Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkilinin itirazını arabulucuya başvuru tarihi ile öğrenmiş sayıldığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava süresi içerisinde eksik harç ikmal edilmediğinden davanın 13.11.2020 tarihli mahkeme ara kararı ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, 3 aylık yenileme süresi içerisinde 16.12.2020 tarihinde davacı eksik harcı ikmal ederek dava dosyasının yenilenmesi talebinde bulunmuş ve mahkemenin 21.12.2020 tarihli yenileme tensip tutanağı ile davanın kaldığı yerden devamına ilişkin karar verildiğini, davacı tarafın dosyanın işlemden kaldırılması kararından 1 aylık süre geçtikten sonra yenileme talebinde bulunmuş olduğundan dolayı 2.447,97 TL'lik harcı ikmal etmek suretiyle iş bu davayı yenileyemeyeceğini, yeniden harç ikmal etmesi gerektiğini, davacının üstlenmiş olduğu sözleşmesel yükümlüğünü yani edimini gereği gibi ifa edemeyerek eseri teslim borcunda temerrüte düştüğünü, davacı üstlenmiş olduğu edimleri ayıp ve eksik şekilde yaptığını, müvekkilinin ise daha sonra bu eksiklikleri kendisi, ayıplı yerleri yeniden, eksik yerleri ise sıfırdan yaptırmak suretiyle kapatmak zorunda kaldığını, davacı tarafından iddia olunan ve hem dava dilekçesinde hem de ihtarlarda bahsini geçirdiği "sözleşme haricinde yapılan 19.765 TL değerinde ek iş ile ekstra yapılan 44.840 TL değerinde çevre düzenleme ve peyzaj işi"nin kabulünün mümkün olmadığını, peyzaj işinin asıl iş teklif formunda bulunmadığını, davacı tarafın teklif formundaki işler dışında herhangi bir iş yapmadığını, zaten asıl işi de eksik ve ayıplı yaptığını, davacı tarafa müvekkili tarafından 260.000 TL ödeme gerçekleştirildiğini ve tüm borcun ödendiğini, alıcının temerrüde düşürülmesi için faturanın düzenlenmesi yahut tesliminin yeterli olmadığını, borçlunun temerrüde düşürülmesinin, yani alacağa faiz işletilmeye başlanmasının temel şartının borçlunun ihtar edilmesi olduğunu, bu ihtar, icra takibi ikamesi ile yapılırsa, faiz başlangıç tarihinin ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarih olacağını savunarak, davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; ''...Taraflar arasında görülmekte olan davanın davalıya ait petrol istasyonunun EPDK Lisansı alması için gerekli onarım ve tadilatlarının yapılması hususunda eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise söz konusu sözleşme gereğince davacının üzerine düşen edimi yerine getirip getirmediği, davacının davalıdan herhangi bir alacağı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, davalıya ait işletmenin EPDK'dan faaliyet izni alarak çalışmaya başladığını, bu hususun da edimlerini yerine getirdiğinin kanıtı mahiyetinde olduğu lakin davalı tarafından sözleşmede kararlaştırılan bedelin kendisine ödenmediğini iddia etmekte, davalı ise işin yarım bırakıldığını, davacı tarafından yapılan iş bedelinin fazlası ile ödendiğini, 100.000,00 TL elden 160.000,00 TL de banka havalesi ile toplamda 260.000,00 TL ödeme yapıldığı davacının herhangi bir alacağı bulunmadığı yönünde savunmada bulunmuştur.
Dosya içerisinde yer alan ve taraflar arasında akdedilen 14/02/2019 tarihli "Revizyon İşleri Teklifi" başlıklı 2 sayfadan ibaret belgenin incelenmesinde davacı tarafından yapılması kararlaştırılan işlerin kalem kalem belirlendiği, yapılacak işin karşılığı olan tutarın birim fiyatı ile KDV eklenmek suretiyle tutarının ne kadar olduğunun ifade edildiği, taraflarca kararlaştırılan bu tutarlar üzerinden pazarlık yapıldığı, karalamaların akabinde anlaşılan tutarın yazıldığı, akabinde işin 183.500,00 TL + 33.030,00(%18 KDV) olmak üzere toplamda 216.530,00 TL üzerinden anlaşıldığı, tarafların söz konusu belge altında imzalarının bulunduğu ve yine davalı tarafından 19/02/2019 tarihinde 100.000,00 TL'nin elden davacı şirket yetkilisine verildiği anlaşılmıştır. Söz konusu belgenin ve ödemenin geçerliliği hususunda Mahkememizce mahallinde yapılan 25/11/2021 Tarihli Keşif zaptının 2 ve 3. sayfasında davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisinin beyanları alınmış ve işin 183.500,00 TL + 33.030,00(%18 KDV) olmak üzere toplamda 216.530,00 TL tutar üzerinden yapılacağı hususu ile 100.000,00 TL elden ödeme yapıldığı hususunda ihtilaf kalmadığı anlaşılmıştır.
Bu tespitten sonra; Taraflar arasındaki ihtilafın işin eksiksiz olarak yapılıp yapılmadığı ve elden verilen 100.000,00 TL'nin davacı şirket yetkilisi tarafından daha sonra banka havalesi ile kendisine havale edilip edilmediği, bir başka ifade ile 160.000,00 TL tutar içerisinde bu elden alınan 100.000,00 TL'nin de olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce öncelikle EPDK, İlgili Belediye ve Kurumlara müzekkere yazılarak davalıya ait işletmeye dair ruhsat, yapı kullanım belgesi ve tüm bilgi ve belgeler dosyamız arasına celp edilmiş ve akabinde detayı verilen T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 01/11/2017 Tarih ve 2016/4110 Esas-2017/3724 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 30/10/2013 Tarih ve 2013/5390 Esas-2013/6637 Karar sayılı ilamı çerçevesinde alanında uzman bilirkişi heyetince mahallinde keşif icra edilerek heyet raporu aldırılmış, dosya içerisinde yer alan 03/02/2022 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda işin tamamlanma oranının %100 olduğu rapor edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından davacının işi eksik yaptığı, eksik kalan kısımların kendisi tarafından tamamlandığı ifade edilmiş ise de söz konusu iddia usulüne uygun olarak ispatlanamadığından yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 23/03/2022 Tarih ve ......... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak dava konusu işin davacı işin yüklenici tarafından yapıldığı ve tamamlandığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
Mahkememizce işin davacı/yüklenici tarafından %100 oranında tamamlandığı kabulünden sonra davalı tarafından iş için kararlaştırılan bedelinin eksiksiz olarak ödenip ödenmediği hususunda araştırma yapılmıştır.
Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 14/06/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Dava konusu iş için davacının ticari defterlerinde ise 555708, 55709-10 ve 555704-05-06-07 nolu faturalar ile toplamda 345.846,20 TL tutarında fatura tanzim edildiği lakin bu faturalarında davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının ticari defterlerinde tahsilat olarak 100.000,00 TL kaydın yer aldığı, davacının ihtarnamelerde 160.000,00 TL ödeme aldığını kabul ettiği, davalının kayıtlarında ise 160.000,00 TL ödeme yapıldığı, buna ilişkin dekontların dosyada yer aldığı ve 100.000,00 TL elden ödeme Mahkemece kabul edilir ise 260.000,00 TL ödeme yapılmış olabileceği rapor edilmiştir.
Mahkememizce dosya içerisinde yer alan dekontların suretleri ilgili bankalardan celp edilmiştir. İlgili dekontların incelenmesinde;
-Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O'ya ait 22/05/2019 Tarih ve 239020 numaralı dekont ile davalı firma tarafından tadilat bedeli açıklamasıyla davacı firma yetkilisi ...'ya 20.000,00 TL para havale edildiği,
-Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O'ya ait 22/05/2019 Tarih ve 238927 numaralı dekont ile davalı firma tarafından tadilat bedeli açıklamasıyla davacı firma yetkilisi ...'ya 30.000,00 TL para havale edildiği,
-T.C. Ziraat Bankası Ilgın Şubesinin 22/02/2019 Tarih ve 25/02/2019 Valör olmak üzere dava dışı ... tarafından "... Akaryakıt Ltd. Şti Tadilat Bedeli" açıklamasıyla davacı firma yetkilisi ...'ya 30.000,00 TL para havale edildiği,
-Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O'ya ait 27/05/2019 Tarih ve 244712 numaralı dekont ile davalı firma tarafından tadilat bedeli açıklamasıyla davacı firma yetkilisi ...'ya 10.000,00 TL para havale edildiği,
-T.C. Ziraat Bankası Karatay Sanayi Konya/Şubesinin 19/03/2019 Tarih ve 10260167 nolu hesabından dava dışı ... tarafından "İnternet EFT ...... açıklamasıyla davacı firma yetkilisi ...'ya 20.000,00 TL para havale edildiği anlaşılmaktadır. Bu havaleler yönüyle davalı tarafından davacıya banka havalesi yoluyla 110.000,00 TL tutarında ödeme yapılmış olup taraflar arasında bu dekontlara yönelik ihtilaf söz konusu değildir. Lakin dosya içerisinde yer alan ....... T.A.Ş'ye ait 19/02/2019 Tarihli ve 50.000,00 TL bedelli dekontun incelenmesinde davacı firma yetkilisi ... tarafından yine davacı firmaya ait hesaba "... Akaryakıt Otomotiv Adına Yatan" açıklamasıyla 50.000,00 TL para yatırdığı anlaşılmaktadır. Davacı aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanlarında bu 50.000,00 TL'nin davalı tarafından 19/02/2019 tarihinde elden verilen 100.000,00 TL'ye ilişkin olduğu, davalının söz konusu ödemeye faturalandırması gerektiğini söylemesi sebebiyle elden aldığı parayı kendi şirketi hesabına yine kendisi tarafından yatırıldığını, elden ödeme tarihi ile paranın hesaba yattığı tarihin aynı tarih olduğunu, bu sebeple bu 50.000,00 TL'nin başkaca bir ödemeye ilişkin olmadığı, davacının elden verilen 100.000,00 TL de içinde olmak üzere toplamda sadece 160.000,00 TL ödeme yaptığını iddia etmiştir. Ancak davalı vekili aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanları ile Mahkememizin 24/05/2022 Tarihli duruşmasında alınan beyanlarında 50.000,00 TL'lik Akbank dekontuna ilişkin ödemenin elden verilen 100.000,00 TL'ye ilişkin olmadığı, bu tutarın dışında başkaca elden verilen 50.000,00 TL olduğunu, davacı tarafından bu tutarın davalı adına kendi hesabına yatırıldığını ifade ederek davacının iddialarını inkar etmiştir. Söz konusu dekont bedelinin 50.000,00 TL olması, 6100 Sayılı Kanunun 200/1-2 ve 201/1 maddeleri gereğince dekont aksinin yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, dekont açıklamasında davacının iddialarına yönelik bir açıklama olmaması, davacının delil listesinde açıkça "yemin" deliline dayanmaması karşısında bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiş ve 50.000,00 TL'lik kısmen elden alınan 100.000,00 TL'den bağımsız bir miktar olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporu, banka kayıtları, Yüksek Mahkeme içtihatları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasında davalıya ait petrol istasyonunun EPDK Lisansı alması için gerekli onarım ve tadilatlarının yapılması hususunda 14/02/2019 Tarihli sözleşme ile 183.500,00 TL + 33.030,00(%18 KDV) olmak üzere toplamda 216.530,00 TL üzerinden anlaşıldığı, sözleşmenin eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu, Mahkememizce mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen 03/02/2022 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda işin tamamlanma oranının %100 olduğu, her ne kadar davalı tarafından davacının işi eksik yaptığı, eksik kalan kısımların kendisi tarafından tamamlandığı iddia edilmiş ise de söz konusu iddia usulüne uygun olarak ispatlanamadığından yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 23/03/2022 Tarih ve 2021/1943 Esas-2022/438 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak dava konusu işin davacı işin yüklenici tarafından yapıldığı ve tamamlandığının anlaşıldığı, davalı tarafından yukarıda detayı verildiği üzere banka havalesi yoluyla davacıya 160.00,00 TL ödeme yapıldığı ve yine davacı şirket yetkilisi tarafından Mahkememizin 25/11/2021 tarihli keşfinde kabul edildiği üzere 100.000,00 TL elden ödeme yapıldığı, iş bedelinin taraflarca 216.530,00 TL olarak kararlaştırıldığı ve böylelikte davalının iş bedeline ilişkin edimlerini yerine getirdiğine kanaat edilmekle davacının davasının reddine karar verilmiş ancak yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13/04/2015 Tarih ve 2015/2729 Esas-2015/2509 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının icra takibine başlamakta kötüniyetli olduğu dosyadaki mevcut delillerle davalı yanca ispat edilemediğinden yasal şartların oluşmaması sebebiyle kötüniyet tazminatı talebinin reddine...'' gerekçesiyle davanın ve kötünyet tazminatını talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile yapılan revizyon işleri ile ilgili sözleşme dışında revizyon işlere dahil olmayan ilave ek işler yaptığının mahkemeninde kabulünde olduğunu, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dosya içerisinde bulunan faturaya konu olan ek imalatların ve çevre düzenlemesi imalatlarının eksiksiz olarak tamamlandığını, tamamlanma yüzdesinin % 100 olup fatura bedellerinin yapılan imalatlarla uyumlu olduğunu, bilirkişinin belirttiği ek işlerin ve çevre düzenlemesi imalatlarının davalının sunduğu protokol kapsamında olmayan ilave işler olup bunların revizyon işi dışında olduğunu, mahkemenin kabulüne göre yapılan ek işlerin tamamlandığı ve toplam tutarın 335.688,70 TL olduğu ve bu revizyon dışında kalan ek işlerin davalı tarafından yapılmadığı müvekkili tarafından yapıldığına göre müvekkilinin davalıdan toplamda 335.688,70 TL alacağı bulunduğunu, müvekkiline yapılan toplam ödeme tutarı 160.000 TL olup kalan kısım ödenmediğini, resmi havalelere göre toplam müvekkiline 110.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkili ile davalı arasında 14/02/2019 tarihinde yapılan revizyon sözleşmesinde müvekkili şirket yetkilisinin 100.000 TL aldığına dair beyanı ile birlikte müvekkilinin davalıdan aldığı bu miktarın 50.000 TL'sini kendi hesabına bizzat kendisi tarafından ama davalı borcuna ilişkin olarak yatırdığını, mahkemenin müvekkili şirket yetkilisinin kendi hesabına davalı adına yatırdığı ödemenin ayrı bir ödeme olarak görülmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın 125.688 TL yönünden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ile revizyon sözleşmesi dışında yapıldığı belirtilen ek imalatlar ve çevre düzenlemesi imalatlarına ilişkin alacağı tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.
Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını, ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Nitekim, 07.06.1976 tarihli ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yeralan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye, vurgu yapılmıştır.
Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3.maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Yine HMK'nın 27. maddesinin 2. bendinin “c” bölümünde de hukuki dinlenilme hakkının “Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini” de içerdiği açıklanarak bu husus vurgulanmıştır.
Eldeki davada; davacı tarafından eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ile revizyon sözleşmesi dışında yapıldığı belirtilen ek imalatlar ve çevre düzenlemesi imalatlarına ilişkin fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe davalının itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile iş bu dava açılmıştır. Mahkemece taraflar arasındaki anlaşmaya konu teklif mektubundaki tüm işlerin yapılıp yapılmadığı, bedelinin ödenip ödenmediğine dair gerekçe oluşturulmuşsa da davacı tarafça takibe konu edilen fatura içerikleri uyarınca revizyon sözleşmesi dışında yapıldığı belirtilen ek imalatlar ve çevre düzenlemesi imalatlarına ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmadığı, davacının iş bu talepleri yönüyle gerekçe oluşturulmadığı ve bir karar verilmediği anlaşılmıştır. Bu haliyle; mahkeme kararının taraf ve kanun yolu mahkemesi denetimine gerekçesi bulunmadığından yukarıda açıklanan usul hükümlerine aykırı ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir. Gerekçesiz kararın kanun yolu denetiminini yapılması da mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi ve denetime elverişli, tüm talepler yönüyle açık anlaşılır bir gerekçe yazılmak suretiyle bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca Konya .....Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/10/2022 tarihli, ...... Esas -.......... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
İstinaf karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 28/12/2023
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.