Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/141

Karar No

2026/124

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 04/02/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........ temsilen İFLAS İDARESİ (Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğü ... İflas)
VEKİLLERİ : Av.....- Av.....- Av.....- Av.....- Av.....
DAVA : Kayıt ve kabul
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 04/02/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 13/04/2022 tarihli dilekçesiyle; taraflar arasında rödovans sözleşmesi bulunduğunu, yasal düzenlemeler nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, davacı şirketin sözleşmeye konu olan kömür ocağını davalı şirkete devrettiğini, devir nedeniyle taraflar arasında 03/10/2020 tarihli protokol düzenlendiğini, bu protokole istinaden davacı şirketin davalı müflis şirketten alacaklı olduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine Konya ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takipten sonra davalı şirketin iflasına karar verildiğini, alacaklarının iflas masasına bildirilmesine rağmen önce çelişkili sıra cetvelleri düzenlendiğini, daha sonra da 96.630.631,45 TL'lik alacaklarının sadece 939.750 TL'lik kısmının sıra cetveline kabul edilip, kalan 95.690.881,45 TL'lik taleplerinin ise reddedildiğini beyan ederek, toplam 96.630.631,45 TL'lik alacaklarının sıra cetveline kaydına (alacaklarının kayıt ve kabulüne) karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı müflis şirketi temsilen iflas idaresi vekili, taraflar arasında rödovans sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketin iflasına karar verildiğini, davacı şirket ile davalı şirketin ilgili dönemdeki yetkilileri tarafından 03/10/2020 tarihli protokolün muvazaalı olarak düzenlendiğini, müflis şirketin hileli olarak borçlandırıldığını, davalı müflis şirketin hileli olarak iflasının sağlandığını, müflis şirketin ticari defterlerinin zamanında iflas idaresine teslim edilmediğini, davalı müflis şirketin müdürü ........'in davacı şirket yetkilisi ........ ile birlikte hareket ettiklerini, davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulmadığını, gecikmeli olarak teslim edilen davalı müflis şirkete ait ticari defter ve belgelerin içerisinde 93.600.000 TL'lik borçlanmaya ilişkin muhasebe kaydına dayanak teşkil edecek herhangi bir fatura veya sair bir belge olmadığını, 03/10/2020 tarihli protokolün verilen belgeler içerisinde yer almadığını, davacı şirketin usulsüz belgelere dayalı olarak alacak talebinde bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Somut olayda ; müflis şirketin Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, kararın 08/03/2022 tarihinde kesinleştiği, müflis şirketin iflası üzerine de Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğü'nce ... İflas sayılı iflas masasının oluşturulduğu anlaşılmıştır.
Davacının iflas masasına 96.630.631,45 TL alacak kaydı başvurusunda bulunmasına rağmen, sıra cetvelinde alacağın 939.750 TL'lik kısmının kabul edilip, kalan 95.690.881,45 TL'lik kısmının reddedildiği, sıra cetvelinin davacı tarafa 30/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın 15 gün hak düşürücülük süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 20/10/2008 tarihli rödovans sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmenin 04/12/2015 gün ve 6592 sayılı kanunu gereğince sona erdirildiği, bu amaçla taraflar arasında 03/10/2020 tarihli adi yazılı protokol düzenlendiği, protokole göre davacı tarafından davalıya devredilen rezerv, demirbaş ve sair malzemelerden dolayı davacı şirketin davalı şirkete 93.600.000 TL alacaklı olduğunun, bu alacağın 03/11/2020 tarihinden itibaren ödenmeye başlanmak üzere 6 eşit taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalı müflis şirketin iflas öncesi 16/05/2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda, davacı şirketin hakim ortağı ........'in yazılı teklifi üzerine, ........ şirketinin dolayısıyla bu şirketin müdürü olan ........'in davalı şirkete müdür olarak seçildiği, ........'in aynı zamanda davacı şirketin de ortağı ve müdürü olduğu, ........'in davacı şirketteki müdürlük görevinin 2013 tarihinde başlayıp ........'in müdür olarak atandığı 03/09/2020 tarihine (dava konusu protokolün düzenlendiği tarihten 1 ay öncesine) kadar devam ettiği, ........'in davacı şirket müdürlüğü sona erdikten sonra da davacı şirketin Ermenek Şubesi müdürlüğünün devam ettiği belirlenmiştir.
Davacı şirketin temsilcisi ........'in, aynı zamanda davalı müflis şirket müdürü seçilen ........ şirketinin de müdürü olması taraflar arasındaki 03/10/2020 tarihli protokolü kuşkulu hale getirmiştir.
Diğer yandan protokol ve ekindeki kıymet takdir raporu içeriğinden, davacı rödovans işletmecisi şirketin davalı müflis şirketten sözleşme ile devraldığı maden sahasında kiracı olmasına ve sadece sözleşme döneminde bedelini ödeyerek kömür çıkartma hakkına sahip olmasına rağmen, protokol tarihindeki sahadaki kömürlere yönelik hesabının da rödovans sözleşmesi mantığına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafından sunulan mali müşavir ........'ın 18/05/2022 tarihli uzman görüşü raporu; sadece tarafların ticari defterlerindeki kayda dayalı olması, davalının savunmasının temelinin ise iki taraf temsilcilerinin muvazaası olması nedeniyle uzman görüşünün hüküm kurmaya ve davacı alacağını ispata yeterli bir belge olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan Mali Müşavir bilirkişinin 02/11/2022 tarihli raporuna göre de; davalı müflis şirketin 2020 yılına ait olup, 2021 yılında da kullanılmak üzere ara tasdikleri yaptırılan yevmiye ve kebir defterlerinin 31/01/2021 tarihine kadar yapılması gereken ara tasdiklerinin 23/12/2021 tarihinde yaptırıldığı, 03/10/2020 tarihli protokolün müflis şirketin ticari defterlerine 05/04/2021 tarihinde kaydedildiği, davacı şirketin ise ticari defterlerinin usulüne uygun olmasına rağmen 03/12/2020 tarihli protokolün davacı tarafın ticari defterlerine 01/04/2021 tarihinde kaydedildiği, bu protokole ilişkin olarak davacı tarafın herhangi bir fatura düzenlemediği belirlenmiştir.
Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından alınan bilirkişi heyeti raporunda da; yukarıda yazılı hususlar tespit edilmiş, dava konusu protokolün düzenlendiği 03/10/2020 tarihi itibariyle ........'in davacı şirketin ortağı ve aynı zamanda davacı şirketin Ermenek Şube müdürü olduğu gibi, davalı müflis şirketin de (........ şirketinden dolayı) (fiili) müdürü olduğu, ........'in ise davacı şirketin hakim ortağı ve müdürü olduğu, davacı şirketin yetkilisi ........ ile davalı müflis şirketin (müdürü olan ........ şirketindeki yetkisinden dolayı) fiili müdürü olan ........'in birlikte hareket ederek, 03/10/2020 tarihli protokolü imzalayarak davalı şirketi muvazaalı olarak borçlandırmaya ve zarara uğratmaya çalıştıkları tespit edilmiştir.
08/02/2023 tarihli duruşmada, davacı vekiline, a) Davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu halde 03/10/2020 tarihli protokolün kendi defterlerine 01/04/2021 tarihinde kaydedilmesinin, b) Protokole ilişkin olarak fatura düzenlenmemesinin makul sebeplerini izah etmesi ve ayrıca, c) Davalı vekilinin 28/12/2022 ve 17/01/2023 tarihli dilekçeleriyle, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ........ soruşturma sayılı dosyasına ilişkin şikayet dilekçesinde yer alan davacı şirket ile davalı şirket yöneticilerinin yakınlık ve ortak hareket etme iddiaları yönünden isterlerse karşı beyanda bulunması için 1 ay süre verilmiş, davacı şirket vekilinin 20/06/2023 tarihli dilekçedeki açıklamaları ikna edici ve ticari defter tutma düzenlemeleri ile fatura düzenlemelerine uygun bulunmamış, bu husus da 03/10/2020 tarihli protokolün güvenilirliğini olumsuz yönde etkilemiştir.
Davalı iflas idaresinin şikayeti üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ........ Soruşturma sayılı dosyası üzerinden açılan, Konya .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı davasına ilişkin olarak; ........ ve ........ hileli iflas suçundan sanık olarak yargılanması ve iddianamedeki 93.600.000 TL'lik protokolün faturasının bulunmaması, ........ ile ........ arasında organik bağ bulunduğu kanaatine varılması iddiaları nedeniyle bu ceza davası mahkememiz tarafından bekletici mesele yapılmıştır.
Ancak, özellikle davacı tarafın ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasından vazgeçilerek karar verilmesini istemesi, söz konusu ceza davasının doğrudan 03/10/2020 tarihli protokolün sahteliğine ilişkin olmaması, 03/10/2020 tarihli protokolün, davacı ve davalı şirket yetkilileri tarafından imzalandığının ihtilafsız olması nedeniyle sahteliğinin iddia edilmesinin beklenilemeyecek, bu protokolü imzalayanların yukarıda yazılı konumları, işbirlikleri, davacı ve davalı şirket idaresindeki konumları nedeniyle ancak protokolde muvazaanın değerlendirilebilecek olması, dosyamıza getirtilen Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma ve ... Soruşturma sayılı soruşturmalarının ve (Konya .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı davasını dayanak teşkil eden) ........ sayılı savcılık soruşturmalarının da, 03/10/2020 tarihli protokole dayalı olarak ilgili temsilcilerin görevlerini kötüye kullanmalarına ilişkin yürütülen soruşturmalar olmamaları nedenleriyle, Konya .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının beklenilmesinden vazgeçilmesi talebi yerinde görülmüş ve sonucunun beklenmesinden vazgeçilmiştir.
Kayıt Kabul davalarında ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafta olması, davacının alacağını 03/10/2020 tarihli protokole ve eklerine dayandırması, yukarıda izah edildiği üzere bu protokolün ve eklerinin davacının davalı müflis şirketten alacağının varlığı konusunda ikna edici bir belge olarak görülmemesi nedeniyle davacının davasını yazılı delillerle ispat edemediği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacı taraf, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış ve kural olarak bu durumda yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerekmekte ise de; 03/10/2020 tarihli protokoldeki imzaların taraf temsilcilerine ait olması ihtilafsız olduğu gibi, davalı müflis şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmesi, iflas idaresinin bilgisinin ise (şirket müdürlerinde olduğu gibi) fiili uygulamaya değil, ticari defter ve belgeler ile diğer kendi bilirkişi raporları ve tespitlerine dayanması, bu delillerin de toplanmış olması karşısında, davalı müflis şirketin iflas idaresine yemin teklif edilmesinin yeminin mahiyeti ve mantığı ile bağdaşmayacağı sonucuna varılmış, bu nedenle davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde davacının davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, alacağının 20.10.2008 tarihli rödovans sözleşmesinden kaynaklandığını, bu sözleşme uyarınca 03.10.2020 tarihinde MAPEG verilerine dayalı kıymet takdirine göre protokol düzenlendiğini, protokolün ve alacağın tarafların ticari defterlerine kaydedildiğinin ve bilirkişi raporunca teyit edildiğinin, iflas idaresince hazırlanan sıra cetvellerinin kısa karar sütununda alacağın 92.810.131,00 TL olarak masaya kayıt ve kabul edildiğinin sabit olduğunu, mahkemenin delilleri tartışmadan taraf yakınlığına dayanarak muvazaaya hükmettiğini, rödovansın niteliği ve ocak fiili devrinin varlığı nedeniyle muvazaanın söz konusu olmadığını, ticari defter kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu ve ceza/iflas raporlarında hileli işlem bulunmadığının belirtildiğini iddia ederek, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasını ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemesine iade edilmesini, kabul edilen alacağın 92.810.131,00 TL olarak tespit edilip masaya kayıt ve kabul edilmesini, gerekli görülürse yeni bilirkişi incelemesi sağlanarak yeniden hüküm kurulmasını, hüküm kesinleşinceye kadar icranın tehirine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde “Sıra cetveline itiraz ve neticeleri “ düzenlenmiştir.235/1. fıkrada “...Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda 302’nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. “ ifadelerine yer verilmiştir. Maddede belirtilen 302/6. fıkrasında ise, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğuna yer verilmiştir. 237.Maddenin üst başlığı ise, “ ikinci alacaklılar toplanması “ dır. Maddede, İflas idaresinin, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232. maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, 235. maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanlarında, ikinci toplantıya ilanla davet edeceği belirtilmiştir.
Somut olayda ; müflis şirketin Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, kararın 08/03/2022 tarihinde kesinleştiği, müflis şirketin iflası üzerine de Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğü'nce ... İflas sayılı iflas masasının oluşturulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 20/10/2008 tarihli rödovans sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmenin 04/12/2015 gün ve 6592 sayılı kanunu gereğince sona erdirildiği, bu amaçla taraflar arasında 03/10/2020 tarihli adi yazılı protokol düzenlendiği, protokole göre davacı tarafından davalıya devredilen rezerv, demirbaş ve sair malzemelerden dolayı davacı şirketin davalı şirkete 93.600.000 TL alacaklı olduğunun, bu alacağın 03/11/2020 tarihinden itibaren ödenmeye başlanmak üzere 6 eşit taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalı müflis şirketin iflas öncesi 16/05/2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda, davacı şirketin hakim ortağı ........'in yazılı teklifi üzerine, ........ şirketinin dolayısıyla bu şirketin müdürü olan ........'in davalı şirkete müdür olarak seçildiği, ........'in aynı zamanda davacı şirketin de ortağı ve müdürü olduğu, ........'in davacı şirketteki müdürlük görevinin 2013 tarihinde başlayıp ........'in müdür olarak atandığı 03/09/2020 tarihine (dava konusu protokolün düzenlendiği tarihten 1 ay öncesine) kadar devam ettiği, ........'in davacı şirket müdürlüğü sona erdikten sonra da davacı şirketin Ermenek Şubesi müdürlüğünün devam ettiği belirlenmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan Mali Müşavir bilirkişinin 02/11/2022 tarihli raporuna göre de; davalı müflis şirketin 2020 yılına ait olup, 2021 yılında da kullanılmak üzere ara tasdikleri yaptırılan yevmiye ve kebir defterlerinin 31/01/2021 tarihine kadar yapılması gereken ara tasdiklerinin 23/12/2021 tarihinde yaptırıldığı, 03/10/2020 tarihli protokolün müflis şirketin ticari defterlerine 05/04/2021 tarihinde kaydedildiği, davacı şirketin ise ticari defterlerinin usulüne uygun olmasına rağmen 03/12/2020 tarihli protokolün davacı tarafın ticari defterlerine 01/04/2021 tarihinde kaydedildiği, bu protokole ilişkin olarak davacı tarafın herhangi bir fatura düzenlemediği belirlenmiştir.
Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından alınan bilirkişi heyeti raporunda da; yukarıda yazılı hususlar tespit edilmiş, dava konusu protokolün düzenlendiği 03/10/2020 tarihi itibariyle ........'in davacı şirketin ortağı ve aynı zamanda davacı şirketin Ermenek Şube müdürü olduğu gibi, davalı müflis şirketin de (........ şirketinden dolayı) (fiili) müdürü olduğu, ........'in ise davacı şirketin hakim ortağı ve müdürü olduğu, davacı şirketin yetkilisi ........ ile davalı müflis şirketin (müdürü olan ........ şirketindeki yetkisinden dolayı) fiili müdürü olan ........'in birlikte hareket ederek, 03/10/2020 tarihli protokolü imzalayarak davalı şirketi muvazaalı olarak borçlandırmaya ve zarara uğratmaya çalıştıkları tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasından vazgeçilerek karar verilmesini istemesi, söz konusu ceza davasının doğrudan 03/10/2020 tarihli protokolün sahteliğine ilişkin olmaması, 03/10/2020 tarihli protokolün, davacı ve davalı şirket yetkilileri tarafından imzalandığının ihtilafsız olması nedeniyle sahteliğinin iddia edilmesinin beklenilemeyecek, bu protokolü imzalayanların yukarıda yazılı konumları, işbirlikleri, davacı ve davalı şirket idaresindeki konumları nedeniyle ancak protokolde muvazaanın değerlendirilebilecek olması, dosyaya getirtilen Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma ve ... Soruşturma sayılı soruşturmalarının ve (Konya .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı davasını dayanak teşkil eden) ........ sayılı savcılık soruşturmalarının da, 03/10/2020 tarihli protokole dayalı olarak ilgili temsilcilerin görevlerini kötüye kullanmalarına ilişkin yürütülen soruşturmalar olmamaları nedenleriyle, Konya .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının beklenilmesinden vazgeçilmesi talebi yerinde görülmesi ve sonucunun beklenmesinden vazgeçilmesi isabetlidir.
Kayıt Kabul davalarında ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafta olması, davacının alacağını 03/10/2020 tarihli protokole ve eklerine dayandırması, yukarıda izah edildiği üzere bu protokolün ve eklerinin davacının davalı müflis şirketten alacağının varlığı konusunda ikna edici bir belge olarak görülmemesi nedeniyle davacının davasını yazılı delillerle ispat edemediği sonucuna varılması doğrudur
Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
1-Davacı tarafından alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.06/02/2026

..... ..... ..... .....
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim