mahkeme 2025/583 E. 2025/435 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/583

Karar No

2025/435

Karar Tarihi

7 Nisan 2025

T.C. KONYA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/... - 2025/...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/...
KARAR NO : 2025/...
KARAR TARİHİ : 07/04/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :...
ÜYE :...
ÜYE :...
KATİP :...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
NUMARASI : 2024/... Esas 2024/... Karar

DAVACI : ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av....
MÜDAHİLLER :1-... A.Ş. ...
VEKİLİ :Av....
: 2-... TOPTAN SATIŞ VE TEDARİK A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
: 3-... SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. ...
VEKİLİ : Av. ...
:4-TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş....
VEKİLİ : Av....
:5-... BANKASI A.Ş. ...
VEKİLİ : Av. ...
: 6-... BANKASI A.Ş.,...
VEKİLİ : Av....
: 7-... BANKASI A.Ş., ...
VEKİLİ : Av. ...
: 8-... BANKASI T.A.O., ...
: 9-... BANKASI A.Ş., ...
VEKİLİ : Av....
: 10- ... BANKASI A.Ş., ...
VEKİLİ : Av....
: 11- ... BANK A.Ş., ...
VEKİLİ :Av....
KONKORDATO
KOMİSERİ : ..., TC:...
DAVA : Adi Konkordato
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 07/04/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 07/04/2025

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 27/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin saç, demir, çelik, plazma kesim ve büküm işleri ile iştigal eden bir şirket olduğunu, ... şirketi ve ... İnovasyon şirketi ile birlikte grup şirketi olduğunu, müvekkili bu şirketin %100 oranında iç piyasayla ticareti olduğunu, müvekkili şirketin 2022 yılına kadar mali durumunun iyi durumda olduğunu, 2023 yılından itibaren ekonomik şartlar, faizlerin artması, döviz kurundaki dalgalanmalar ve maliyet artışları nedeniyle şirketin nakit akışının bozulduğunu ve mali durumunun kötüye gittiğini, şirketin mali durumundan dolayı mal varlıkları, stokları ve ticaretinin devamını sağlayacak ekipmanlarının cebri icra tehdidi altında muhafaza altına alınma ve satılma riskinin oluştuğunu, müvekkilinin iflası ya da malvarlıklarının cebri icra ile satılması durumunda alacaklıların tamamının alacaklarına kavuşamayacağını, İİK'nun 285.maddesi uyarınca şirket borçlarının ödeyememe tehlikesinin oluştuğunu, şirketin alacaklarına vadesi gelince kavuşması, borçlarını da vadesi geldikçe ödemesi için şirketin ticari hayatına devam edebilmesi gerektiğini, kanun uyarınca hazırlanan ön proje kapsamında şirket faaliyetine devam ederek içinde bulunduğu durumdan çıkabileceğini beyanla müvekkil şirket hakkında ivedi olarak geçici mühlet kararı verilmesini, müvekkil şirket hakkında konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemenin 18/12/2024 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında; "...Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından geçici mühlet ve tedbirler kaldırılsın ve davanın reddine karar verilsin..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Hukuk sistemimizde iflas yolları takipli iflas ve doğrudan doğruya iflas olarak ikiye ayrılmaktadır. Doğrudan iflas sebepleri İcra ve İflas Kanunu'nun 177, 178 ve 179'uncu maddelerinde gösterilmiştir. Buna göre borçlunun bilinen bir yerleşim yerinin olmaması, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçması, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli işlemler yapması ya da bunlara teşebbüs etmesi veya haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklaması ve ödemelerin tatili (İİK m.177) doğrudan iflas sebebi olduğu gibi aciz hali de böyledir (İİK m.178). Sermaye şirketleri için borca batıklık da bir doğrudan iflas sebebi olarak gösterilmiştir (İİK m.179).
Davacının borca batıklık durumu değerlendirildiğinde yine iki ihtimalli bir sonuçla karşılaşılmaktadır. Buna göre, davacının kefaleten borçlarının sayılması halinde yukarıda izah edildiği gibi davacı, 122.137.668,06-TL miktarındaki borç fazlası sebebiyle borca batık vaziyettedir. Ancak kefaleten borçlarının sayılmaması halinde ise, yaklaşık 2.400.000 TL tutarında varlık fazlası ile borca batık vaziyette değildir.
Davaya emsal Ankara BAM 23. Hukuk Dairesinin 2020/524 Esas, 2020/656 Karar sayılı kararı:
"...Mahkemece doğrudan iflas sebebi olarak sadece borca batıklık incelenmiş, bu aşamada da Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08.03.2017 gün ve 2016/3302 E., 2017/717 K. sayılı kararına atfen kefalet borçlarının pasifte gösterilemeyeceği gerekçesiyle istem sahibi gerçek kişinin borca batık olmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerek tek düzen hesap planına gerek Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları çerçevesinde düzenlensin bilançolar belirli ilkelere uygun olmak zorundadır. Bu bağlamda kefalet yükümlülüğünün finansal tablolara ne şekilde alınacağı hususu değerlendirilmelidir. Kefalet borçları bir parasal değer hareketi niteliğinde olmadığından doğrudan doğruya bilançonun pasif kısmında yer almasa da bunların istem sahibinin sorumlulukları kapsamında olmadığı düşünülemez. Zira bu riskin gerçekleşmesi kaldıraç (varlık/borç) oranını değiştirecek ve bir anda borca batık hale getirebilecektir. Hal böyle olunca kefalet borçlarının bilançoda gösterilmesi ve yapısı itibariyle nazım hesaplarda takip edilmesi (Kaplanhan, F.: İflas Erteleme Talebinde Bulunan Grup Şirketlerinde Kefalet Çelişkisi, ABD, 2018/1, s.104) ve nihayet gerek şahıs şirketi yönetimini, gerek ortak ve alacaklıları ve gerek yargılama yapan mahkemeyi aydınlatma amacıyla bilanço dipnotlarında gösterilmesi gerekir. Başta Türk Ticaret Kanunu olmak üzere mevzuatta bir çok düzenlemenin atıf yaptığı Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları dışına çıkılarak sırf kefalet borçlarının kötü niyetle bilançoya aktarılmasının önüne geçilmesi gibi bir düşünce ile değerlendirme yapılması doğru değildir. Bu durumda mahkemece borçlunun kefil olduğu alacağı güvence altına alan başkaca ayni ve/veya şahsi teminatlar varsa bunların da değerlendirilmesi sonucunda borçluya isabet edebilecek muhtemel riskin yaklaşık olarak tespiti ile borca batıklık durumunun belirlenmesi gerekir..." şeklindedir.
Yukarıda yer verilen istinaf mahkemesi kararında belirtildiği üzere, kefalet borçlarının istem sahibinin sorumlulukları kapsamında olmadığı düşünülemez. Zira bu riskin gerçekleşmesi kaldıraç (varlık/borç) oranını değiştirecek ve bir anda borca batık hale getirebilecektir. Davacı vekilinin dosyaya sunduğu Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin içtihadı güncel olmayıp, iflas erteleme davasına ilişkin olarak verilen bir karardır ve bu dosya için emsal teşkil edici nitelikte değildir. Zira, istinaf mahkemesi kararında da benzer yöndeki bir Yargıtay kararının somut olayda uygulanma yerinin bulunmadığı belirtilmiştir. Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları dışına çıkılarak sırf kefalet borçlarının kötü niyetle bilançoya aktarılmasının önüne geçilmesi gibi bir düşünce ile kefalet borçlarının değerlendirme dışında tutulması Mahkememizce de yerinde görülmemiştir. Davacının kefil olduğu alacağı güvence altına alan ayni ve/veya şahsi teminatlar değerlendirildiğinde dahi davacının borca batık olduğu sonucuna varıldığından davacının iflasına da karar vermek gerekli olmuş ve
2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesi gereğince, davacı ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - (Mersis No : ... - ... VD. ... -Konya Ticaret Sicili No : ...)'nin KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,
Mahkememizin 01/10/2024 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
Mahkememizin 01/10/2024 tarihli ara kararı ile verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - (Mersis No : ... - ... VD. ... -Konya Ticaret Sicili No :...)'nin İFLASINA, 18/12/2024 günü saat 14:41 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,
İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin davacının projesinin uygulanabilir olup olmadığının tayini açısından kefaleten sorumlu olunan borçların niteliği ve asıl borçlularının hukuki ve mali durumlarına bakılması gerektiğine dikkat çektiğini ve Ankara BAM 23. Hukuk Dairesinin 2020/524 Esas, 2020/656 Karar sayılı kararı somut olaya emsal göstererek kefalet borçlarının istem sahibinin sorumlulukları kapsamında olmadığının düşünülemeyeceğinden bahisle müvekkil şirketi borca batık olarak değerlendirdiğini ve işbu kararı tesis ettiğini, mahkemenin gerekçesi dosyadaki komiser nihai raporuna uygun olmadığını, müvekkil firmanın durumunda geçici mühlet öncesinde kat ihtarı yapılmadığını, kat ihtarı yapılmadığından kefil yönünden muaccel bir alacaktan da söz edilemeyeceğini, bu yüzden komiserin yaptığı ikinci hesaplamanın hatalı olup, hem Yargıtay içtihadına hem de konkordato mevzuatına aykırı olduğunu, kaldı ki grup firmalarının borçları ile müvekkil firmanın borçlarının bankalara olan kısmının tamamına yakını rehinle temin edildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamı ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle mahkemece istinaf incelemesi neticesinde müvekkil şirket lehine ortadan kaldırılmasına ve tedbirlerin devamına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır.
Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur.
Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI)
Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır.
Somut dosyamızda; 27/09/2024 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 01/10/2024 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği; Mahkemece: teklif edilen konkordato ön projesinin uygulama imkânın bulunmadığı, davacının tüm borçlarını karşılayabilecek kaynağı oluşturma imkan ve yeterliliğe sahip olmadığı, kesin mühlet aşamasına geçilmesinin alacaklıları daha da mağdur edeceği sonuç ve kanaatine varılarak, İİK 292/1-b maddelerine gereğince davacı şirketin konkordato isteminin REDDİNE, ŞİRKETİN İFLASINA karar verilmiştir. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 13/01/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde 27/01/2025 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,
b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,
c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse,
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir.
Diğer bir anlatımla borçlunun konkordatoda DÜRÜSTLÜK koşulunun arandığı aşikardır. Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amcı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir. Bu bendin varlığının mahkemece tespiti halinde kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır.Hattı zatında şirket borca da batıktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI)
Yine İİK 292/ son fıkrası “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” hükmü gereğince konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisi ... in katıldığı 18/12/2024 tarihli son oturumda beyanı alınmıştır.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.07/04/2025

...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim