mahkeme 2025/1786 E. 2025/1608 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1786
2025/1608
9 Eylül 2025
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....-.....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
KARAR NO : .....
KARAR TARİHİ : 02/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : .....
VEKİLLERİ :Av.....Av......- Av.....
DAVALI : T.H. ........
DAVA : KAYIT ve KABUL
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/09/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 02/09/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 03/08/2023 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı müflis şirketten alacaklı olduğunu, davalı şirketin ise iflasına karar verilip iflas masasının oluşturulduğunu, alacaklarının iflas masasına bildirilmesine rağmen alacak taleplerinin kabul edilmediğini beyan ederek, davalı müflis şirketten iflas tarihi itibariyle 693.300,23 TL. olan alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı müflis şirketi temsilen iflas idaresi adına iflas müdürlüğü, duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda ; Davanın, yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadında belirtildiği üzere görevli ve yetkili mahkemesinde, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, davanın esas yönünden incelenmesi gerekmiştir.
Davalı müflis şirketi temsilen iflas idare memuru seçilememiş ise de, Yargıtay HGK’nun 01/03/2022 gün ve 2019/11-617 E. 2022/235 K. sayılı emsal içtihadı gereğince, iflas dairesinin (müdürlüğünün) iflas idaresinden sorumlu olduğu sonucuna varılarak tebligatlar iflas idaresi adına iflas müdürlüğüne yapılmıştır.
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/04/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davalı müflis ........ Müh. Nak. İnş. Pet. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına, iflasın 27/04/2022 tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği ve kararın da 09/02/2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan 2. bilirkişinin 16/11/2024 tarihli raporuna göre; davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının iflas tarihi olan 27/04/2022 tarihi itibariyle davalıdan alacaklı değil, davalıya 753.788,96 TL. borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar, davacı taraf kendi ticari defterlerinde iflas tarihinden sonra bir kısım faturalar düzenlemek suretiyle kendi ticari defterlerine göre müflisten son işlem tarihi olan 31/12/2022 tarihi itibariyle 404.069,90 TL. alacaklı hale gelmiş ise de; davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlediği faturalara istinaden müflisten alacaklı hale gelmesine ilişkin kayıtlara itibar edilmemiştir.
İspat yükünün davacı şirkette olması, davacı şirketin bizzat kendi ticari defterlerine göre ve iflas tarihi itibariyle davalı müflis şirketten alacaklı değil, borçlu olması, ticari defterlerin ilgili tarafın hem lehine hem de aleyhine delil teşkil edecek olması nedenleriyle, davacının davalıdan alacaklı olmadığı sonucuna varılmış ve ;
Davacının davasının İSPAT EDİLEMEMESİ NEDENİYLE REDDİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda yer alan müvekkil şirketin müflis şirketten alacaklı olduğu yönündeki somut tespite rağmen vicdani kanaat kapsamında davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı ile muhasebe usul ve esaslarına aykırı olduğu ve nihayetinde sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği yönündeki bilirkişi tespitleri ile davacı müvekkil şirketin ise defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, kayıtların VUK ve TTK hükümleri ile muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu ve nihayetinde sahibi lehine delil teşkil edebileceği yönündeki tespit karşısında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Konya .... İcra hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar ve 02/11/2023 tarihli kesin kararı ile müflis firmanın mühlet içinde yaptığı hizmetlerden kaynaklı alacağının iflas masasına kayıt edilmek üzere müdürlük hesabına gönderilmesi talebinin reddedildiğini, bu karar ile müflis şirketin müvekkilden alacaklı olmadığının kesin olarak tespit edildiğini, bu kesin hükme rağmen yapılan değerlendirmeler ve nihayetinde verilen mahkeme kararının gerçeklikten uzak olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. Sayılı ve 12.02.2025 tarihli davanın reddine ilişkin kararının kaldırılarak; davanın kabulüne, müvekkil şirketin müflis ........ Şirketinden olan alacağına ilişkin kayıt taleplerinin kabulüne, şirket alacağının tamamının sıra cetveline kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
İflas hali görev kurallarını değiştirebilmektedir. iflas, tacir kişinin veya şirketlerin tüm mal varlığının tasfiyesini ve bu şekilde alacaklıların alacaklarına kavuşmasını hedefleyen hukuksal bir kurumdur.
İflas ile tacir – işverenin tüm hak ve yetkileri iflas masasına geçer. İflas eden işverenin tüm mal, hak ve borçları iflas masası tarafından toplanır. İflas idaresi oluşana kadar her türlü önlem ve işlemleri iflas idaresi yerine getirir. İflasın açılmasından sonra tüm yetki, temsil, hak ve yükümlülükler iflas idaresine geçer. İşte bu noktada, icra ve iflas kanunu özel bir yöntemin izlenmesini şart koşmuştur. Buna göre, müflisten alacaklı olduğunu iddia eden kişi iflas dairesine başvurarak, alacaklı olduğunun kabulünü ve alacağının iflas masasına kaydının yapılmasını talep eder.
İİK'nın 234/1. maddesi, "İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir. İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas dairesine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, İkinci Baskı, Ankara, sh. 1327.) Bu itibarla, yapılacak ilanda iflas sıra cetveline de yer verilmesine gerek bulunmayıp, iflas işlemlerinin yürütüldüğü iflas dairesi ve dosya numarası belirtilerek, sıra cetvelinin alacaklıların incelemesine hazır bulunduğunun belirtilmesi yeterlidir. İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi, "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir.
İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. maddesi; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü amirdir.
Yine belirtilmelidir ki; HUMK daki ve HMK daki yazılı belge ile (ki belge kişinin kendi aleyhine olarak kendisi tarafından düzenlenir) ispat ilkesinin yegâne istisnasının tacirlerin basireti ilkesinin sonucu olan ticari defterler olduğunu asla nazardan kaçırmamalıyız.
Tacir basiretlidir, defterlerinde sadece ve sadece gerçekler yazılıdır. Defter delilini delil yapan; tacirle ilgili basiret ilkesidir. Basiret ilkesi olmasaydı, defter delili diye bir delil olmazdı.Tacir basiretlidir, Tacir basireti gereği her işi gibi defterlerini de yasalara göre tutar, silahların denkliği ilkesi önemli bir ilkedir. Ticari defterler hasmın defterlerine hasretme durumu hariç, her iki tacirin de ticari işletmesi ile ilgili davalarda delil olabilir.
Yine HMK nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun tutulmuş olması gerekir.
Anlatılan yasal düzenleme ve ilkeler ışığında somut olayda, davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının iflas tarihi olan 27/04/2022 tarihi itibariyle davalıdan alacaklı değil, davalıya 753.788,96 TL borçlu olduğu; davacı taraf kendi ticari defterlerinde iflas tarihinden sonra bir kısım faturalar düzenlemek suretiyle kendi ticari defterlerine göre müflisten son işlem tarihi olan 31/12/2022 tarihi itibariyle 404.069,90 TL. alacaklı hale gelmesinde davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlediği faturalara istinaden müflisten alacaklı hale gelmesine ilişkin kayıtlara itibar edilemeyeceği, buna göre müflis şirketin, iflas tarihi itibariyle davacıya bir borcunun olmadığının, hatta alacaklı olduğunun birbirini bu yönden teyit eden hem davacı hem müflis şirket defterleri ile tespit edildiği, davacının ticari defterlerinin kendi aleyhine alacağın bulunmadığına dair kayıtların dikkate alınarak davacının kayıt kabule esas olabilecek bir alacağının bulunmadığı sonucuna varılmasında tüm deliller, bilirkişi raporları ve belgelere göre bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın istinafının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.02/09/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.