Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2165
2024/2404
10 Aralık 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/12/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkiline ait .....plakalı araç 09/02/2023 tarihinde saat 14:25 sularında park halindeyken davalı ..... idaresindeki .... plakalı iş makinesinin arka kısımlarıyla müvekkilinin aracının ön kısımlarına çarpması sonucunda müvekkilin aracının hasarlandığını, meydana gelen trafik kazasında olay yerinde trafik polisleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı Koski'ye ait........ plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, kaza tespit tutanağına derç edildiğini, müvekkiline ait .... plakalı aracın ise meydana gelen trafik kazasında kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracında dava konusu kaza nedeniyle yapılan tamiratlar neticesinde KDV hariç 22.000,00 TL hasar meydana geldiğini, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçalarının ise tamir görerek onarılmış olduğunu, aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişiminin tramer kayıtlarına işlendiğini, bu nedenlerle davalı ..... yönetimindeki aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracında oluşan değer kaybına binaen şimdilik 10.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, diğer yargılama giderleri ile lehimize hükmedilecek vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacının davayı Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış ise de davalı Koski Tüzel Kişiliğine yöneltilen dava hakkında yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının zararının davalılardan .....'ın haksız fiil niteliğindeki eylemi nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilinin meydana gelen eylemle bir ilişkisi olmadığını, zarara neden olay ile müvekkili arasında bir illiyet bağının da bulunmadığını, zararın oluşmasına neden olan olayın resimlerde de görüleceği üzere iş makinesinin kar temizleme çalışması yaptığı sırada meydana geldiğini, dava konusu kazada olay ana arterde ise büyükşehir belediyesine ana arterde değilse Cihanbeyli ilçe belediyesine de yöneltilmesi gerektiğini, davacının davalı sigorta şirketinden işbu davayı açmadan zararını tahsil edebileceğini, kaza tespit tutanağında her ne kadar davalı .....'ın tam kusurlu olduğu iddia ediliyorsa da, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini, davacının, aracında toplam 22.000 TL değer kaybı olduğunu ileri sürdüğünü, ancak şimdilik 10.000 TL'sinin tahsili için iş bu davayı açtığını, davacının talebinin somut bir veriye dayanmadığını, davacının açmış olduğu tazminat davasının, öncelikle ilgili belediyelere ihbarına karar verilmesini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Sigorta A.Ş. vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ...... plakalı aracın müvekkili tarafından .... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin araçtaki değer kaybı bedelini görevlendiren eksper vasıtasıyla tespit edilen 8.778,60 TL'nin başvurucu vekili hesabına 07.07.2023 tarihinde ödendiğini, ödeme ile müvekkilinin her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybı genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan işbu davada aleyhe olan hususları kabul etmediğini, zaman aşımı itirazında bulunduğunu, davacının değer kaybına yönelik talepleri için öncelikle sigorta şirketine başvurulması gerektiğini, yine, dava konusu edilen ve var olduğu iddia edilen değer kaybı alacağı; poliçe kapsamında sigorta şirketi tarafından ödenebilir olduğunu, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacının sigorta şirketine usulüne uygun şekilde yapılmış yazılı başvurusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu kazada %100 kusurlu olduğuna yönelik iddialarının yersiz olduğunu, müvekkilinin kazanın yaşandığı yerde Cihanbeyli belediyesinin görevlendirmesi ile kar temizleme çalışması yapmakta iken; davacının müvekkilinin kullandığı araçtan, aynaların da yardımıyla göremeyeceği kör bir noktaya aracını park ettiğini, o sırada çalışması devam eden iş makinesine yakın bir mesafeye parkeden aracın davacının park ettiğini ve aracından indiğini müvekkilinin görmesinin iş makinesinin gürültüsü sebebiyle de duymasının imkansız olduğunu, müvekkiline atfedilen veya atfedilecek kusuru kabul etmediklerini, kazaya davacının sebebiyet verdiğini, davacının aracında kaza öncesi ve sonrasındaki değişen, boyanan parçalar olup olmadığı, model yılının araştırılması gerektiğini, ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte; davacı tarafın hasarlı parçaların onarımı yerine değişimi yönündeki seçim ve beyanları sebebiyle müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinden, araçta oluştuğu iddia edilen (kabul anlamına gelmemek üzere) değer kaybının, (fazlasıyla) davacı tarafa ödendiğini ve davacının, sigorta şirketi ile anlaştığını, ödemeleri ve tespitleri kabul etmiş olması nedeniyle konusuz kalan davanın reddine, bu da mümkün olmadığı takdirde müvekkilinin kazada kusurlu olmaması ve davacının aracında herhangi bir değer kaybı meydana gelmemiş olması sebebiyle, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık kusur bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde .........plakalı sayılı davalı araç sürücüsü .....'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ......'ın kusurunun bulunmadığı, davacının maddi tazminat talepleri, hesaplanan tazminat miktarı ve talep konusu hususa ilişkin daha evvel 8.778,60 TL ödemenin mahsubu ile birlikte nazara alındığında, dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 1.221,40 TL'nin davalı KOSKİ ve..... yönünden 09/02/2023 olay tarihinden, davalı sigorta şirketinden 23/06/2023 temerrüt tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, (sigorta firması poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine kazar verilerek;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 1.221,40 TL'nin davalı ... ve..... Yönünden 09/02/2023 olay tarihinden, davalı sigorta şirketinden 23/06/2023 temerrüt tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ,(sigorta firması poliçe limiti dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ..... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece görevsizlik talepleri konusunda bir karar verilmediğini, davacının işbu davayı sigorta şirketinin ..... ile birlikte idareye karşı açtıklarını ancak ortada meydana gelen bir zarar varsa bu zararın davalılardan .....'ın haksız fiil niteliğindeki eyleminden kaynaklandığını iddia ettiğini ancak idarenin meydana gelen eylemle bir ilişkisinin olmadığını, zarara neden olay ile idare arasında bir illiyet bağının da söz konusu olmadığını, yolların bakım ve onarımı ile temizliği ve karla mücadele görevinin belediyelerin görevleri arasında olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, gerekirse mahallinde keşif yapılarak kusur tespitinin yapılması gerektiğini ve burada davacının müterafik kusurunun ortaya çıkarılması gerektiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracında yapılan tamiratlar neticesinde KDV hariç 22.000,00 TL hasarın meydana geldiğini, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçalarının ise tamir görerek onarıldığını, aracın gördüğü bu işlemlerin tramer kayıtlarına işlendiğini, dosya içindeki raporların üstünkörü ve hakkaniyetsiz olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden rapor alınmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı aleyhine yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile araçtaki değer kaybın tazminat istemine ilişkindir.
1-Davalının itirazının incelenmesinde :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar" başlığı altında düzenlenen 341. Maddesinde; "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
(2) Miktar veya değeri 28.250 TL'yi (mahkeme karar tarihi itibariyle) geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.
(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 28.250 TL Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz" denilmektedir.
İstinafa konu edilen 1.221,40 TL vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik istinaf karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı (28.250 TL TL) altına kaldığından davalının istinaf dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davacının itirazının incelenmesinde :
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur.
Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.
Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır.
Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybının bu ilkeye uygun olarak belirlenmesine,raporun usul ve yasaya uygun olduğunun tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usulsüzlük olmamasına göre itiraz yersizdir.
Bu karara karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvuruların HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/12/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.